Bakan Bozdağ'dan muhalefete 'birlik beraberlik' eleştirisi

Adalet Bakanı ve AK Parti Yozgat Milletvekili Bekir Bozdağ, Türkiye'nin muhalefet sorunu olduğuna dikkat çekerek, 'Türkiye'nin bana göre bir numaralı sorunu ne yaptığını bilmeyen bir muhalefet sorunudur' dedi.

Bakan Bozdağ'dan muhalefete 'birlik beraberlik' eleştirisi

Adalet Bakanı ve AK Parti Yozgat Milletvekili Bekir Bozdağ, Türkiye'nin muhalefet sorunu olduğuna dikkat çekerek, 'Türkiye'nin bana göre bir numaralı sorunu ne yaptığını bilmeyen bir muhalefet sorunudur' dedi.

09 Nisan 2016 Cumartesi 12:20
85 Okunma
Bakan Bozdağ'dan muhalefete 'birlik beraberlik' eleştirisi

Adalet Bakanı ve AK Parti Yozgat Milletvekili Bekir Bozdağ, Türkiye'nin muhalefet sorunu olduğuna dikkat çekerek, "Türkiye'nin bana göre bir numaralı sorunu ne yaptığını bilmeyen bir muhalefet sorunudur" dedi.

Adalet Bakanı ve AK Parti Yozgat Milletvekili Bekir Bozdağ, AK Parti Zonguldak Danışma Toplantısı'na katılmak üzere Zonguldak'a geldi. Emirgan Otel'de gerçekleştirilen toplantıya AK Parti Milletvekilleri'nin yanı sıra belediye başkanları ve partililer katıldı. Ankara'nın Türkiye'nin kalbi olduğuna dikkat çeken Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, "Çok net bir şekilde ifade etmek istiyorum ki Ankara'da işler iyi olursa Zonguldak'ta da işler iyi olur. Çünkü Ankara Türkiye'nin kalbidir. Hatırlarsanız 1994 yılında Ankara'da kriz vardı. Zonguldaklı bu kopan kıyametin bedelini ödedi. 28 Şubat 1997 yılında Ankara'da hukuk dışı post modern darbe vardı, bunun bedelini bütün Türkiye ve hepimiz ödedik. 21 Şubat 2001'de kriz vardı bunun bedelini hep beraber ödedik. Kriz ayırmadı. Herkesi vurdu geçti. Onun için Ankara güçlü olursa emin olun bütün iller güçlü olur. Bütün Türkiye güçlü olur. Türkiye'nin yönetimlerinde bugüne kadar ki süreçte Ankara'da her daim güçlü iktidarlar olmadı. Ne zaman güçlü iktidarlar oldu, Türkiye kazandı. Atatürk'ün liderliğinde güçlü bir irade var. Adnan Menderes'in liderliğinde güçlü bir irade var, siyasi istikrar var. Türkiye büyüdü ve kazandı. Turgut Özal'ın liderliğinde güçlü bir siyasi irade var. Türkiye ve Zonguldak büyüdü. Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde güçlü siyasi istikrar, güçlü siyasal irade oluştu. Türkiye yeniden kazandı. Gelirken yolları gördük. Milletvekilimiz Özcan Ulupınar buraların eski halini de anlattı. İnşallah bu çalışmaların hepsi bitecek. Zonguldak'ta yarım kalan hiçbir şeyimiz olmaz. Biz söz verdik mi yaptık, yaparız. Bizden kaynaklanmayan sorunları da hep aştık" dedi.

"SİZ OLSAYDINIZ, ŞİMDİYE KADAR TÜRKİYE'YE DİZ ÇÖKTÜRMÜŞTÜNÜZ"

AK Parti hükumetleri sayesinde Türkiye'nin dört tarafında kara, deniz, demir ve hava yollarının geliştirildiğini ifade eden Bekir Bozdağ, muhalefetin eleştirilerine tepki gösterdi.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nu eleştiren Bozdağ, "Türkiye'nin dört bir yanı, kara, deniz ve yüksek hızlı tren yollarıyla hava yollarıyla son 14 senede yeniden birbirine bağlandı. Hastaneleri, adliyeleri, okulları, adeta Türkiye yeni bir devletmiş gibi sıfırdan yapıldı. Zaman zaman biz bunları anlattığımızda muhalif partiler, 'Vazifeniz, siz yapacaksınız. İktidar biz değiliz, iktidar sizsiniz.' Diyorlardı. Yahu Cumhuriyet döneminde AK Parti'den önceki iktidarlarda siz yok muydunuz? Soruyorum, CHP yüksek hızlı tren ağlarıyla Türkiye'yi birbirine bağlamak istedi de Zonguldaklılar olarak siz 'Aman ha istemeyiz' mi dediniz? Millet mi engel oldu? Hastaneleri modern hale getirip, şehir hastaneleriyle Türkiye'yi donatmak istediler de Zonguldaklılar hayır mı dedi? Hava yollarını halkın yolu hali getirmek istediler de millet hayır mı dedi? Yapamadılar, yapamazlardı da. Çünkü at sahibine göre kişner de ondan. Bunlar atı gördüler kaçıyor. İş bilenin, kılıç kuşananın. Ukrayna, Yunanistan sıkıntıda. Suriye dört senedir yangın yeri. Irak öyle. Düşünün bütün bu coğrafyaların ortasında Türkiye var. Kılıçdaroğlu öte beri konuşuyor. Siz olsaydınız şimdiye kadar Türkiye'yi çoktan diz çöktürmüştünüz. 910 km sınırımız var, Suriye'de yangın var. Şimdi konuşuyorlar. Kapıları kapatacaklarını söylüyorlar" şeklinde konuştu.

"KOMŞUDA YANGIN VARKEN RAHAT UYUYABİLİR MİSİNİZ?"

Suriye'nin yangın yeri olduğunu söyleyen Bakan Bekir Bozdağ, "Siz hiçbir şey yapamazsınız. Siz kulağınızı kapatıp, yan gelip yatağınızda yatabilir misiniz? İnsansanız yatabilir misiniz? Çocuklar, insanlar yanıyor. Siz o kokuları duya duya kapıları kapatıp rahat durabilir misiniz? Adam olan, insan olan, insan olmanın asgari en az bir özelliğini taşıyan hemen elini suya alır koşar. Yetmeyecekse yangını söndürecek başkalarını çağırır. Türkiye'nin Suriye konusunda bu yangını söndürme çalışmaları var. İnsana, hakka, hukuka sahip çıkmasıdır. Türkiye bu gerçeği yıllar yılı ifade etti. Ne batı duydu, ne ABD duydu. Ne de başkaları duydu. Sonuçta Türkiye'nin dediği noktaya onlar da gelecekler. Bizim muhalefetimiz de gelecek, ondan emin olun. Aklın yolu birdir de ondan. Bu kadar yangının ortasında Türkiye'nin yangın yerine çevirmek isteyen terör örgütleri, onlarla içeride ve dışarıda işbirliği yapan hainler, yabancı bir takım örgütler o kadar uğraştılar bu ülkeyi yangın yerine çevirmeyi başaramadılar. Başaramayacaklar. Türkiye bölgesinde huzur adası olmaya devam edecektir. Bütün bu kasırgadan Türkiye'nin gemisi sağ salim ulaşacağı yere gidecektir. Bu geminin kaptanı Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan, Başbakanımız Ahmet Davutoğlu'dur. Öyle rüzgarla, kasırgayla, fırtınayla bu gemiyi batırmak isteyenler çok uğraştılar. Ama hep hayal kırıklığına uğradılar. Bundan sonra da hayal kırıklığına uğramaya devam edecekler" diye konuştu.

"BÜYÜK DEVLET KOLAY OLMAZ"

Milli Mücadele yıllarında Türkiye'nin imdadına Afganistan, Pakistan'da yaşayan insanların koştuğunu söyleyen Bakan Bozdağ, "Büyük devlet kolay olmaz. Büyük milletler de kolay olmaz. 1990'lü yılların başına gidin. Bu ülkenin dört bir yanı düşmanların saldırısı altına girmişti. Herkes bir yerden bu ülkeye hucüm ediyordu. O zaman imdat diyen Türk Milletinin imdadına kimler yetişti. Afganistan'dan, Hindistan'dan insanlar küpelerini, bileziklerini çıkardılar. Türkiye'ye gönderdiler. Biz her zaman böyle değildik, bizim de sıkıntılarımız oldu. Kıbrıs'ta çıkartma yaptık, o zaman da dostumuzu düşmanımızı gördük. Allah darlık vermesin. Zorluk vermesin. Bu gün darda olanlara elinizi uzatmazsanız sizin de yüzünüze bakan olmaz. Hamdolsun bu devletin tarihinde dara düşene yardım eli uzatma ahlakı vardır. İşte hatırlayın. Afganistan'da problem oldu. Oradan Türkiye'ye gelenler oldu. Saddam Halepçe'de kimyasal silah kullandığı zaman Türkiye Kürtlere kapısını açtı. Bulgaristan'da dönemin devlet başkanı oradaki soydaşlarımızı kampa gönderdiğinde orada soydaşlarımıza kapılarımızı biz açtık. Biz sadece bugün yapmadık bunu dün de yaptık. Bu günde yapıyoruz. Allah bu devlete, bu millete güç kuvvet verdiği sürece yapmaya devam edeceğiz. Türkiye büyük bir devlettir. Büyük devlet ve millet olmak, her fırtına ve rüzgar karşısında korkmayı değil onlara karşı meydan okuyup, tedbir alıp, yol yürümektir" diye konuştu.

"ANKARA'NIN GÜVENLİĞİ SURİYE'DEN GEÇER"

Suriye'de yaşananlara kayıtsız kalınamayacağını ifade eden Bakan Bekir Bozdağ, Ankara'nın güvenliğinin Suriye'den geçtiğini ifade etti. Bakan Bozdağ, muhalefete de yüklenerek şöyle dedi:

"Suriye'de olup biten olaylar bizi ilgilendirmez diyenler burnunun dibini göremeyen insanlardır. Ankara'nın güvenliği Suriye'den geçer. Bunu değerlendiremeyenler var. Amerika kendi huzurunu Suriye'den görüyor. Arada kara sınırı yok. Kendi güvenliğini görüyor. Yanı başımızda yangın var. Biz bu olayı Türkiye'nin ulusal güvenliği ile ilgili görmeyeceğiz de neyi göreceğiz. Kör bir siyaset anlayışıyla bu gün Türkiye'nin çıkarlarını göremeyen bir muhalefet görev yapıyor. Türkiye'nin yönetici aklı olan AK Parti, milletin ve devletin çıkarlarını esas alarak yol almaya devam ediyor. Türkiye'de sorun yok mu? Çok. Ama bir numaralı sorunu ne yaptığını bilmeyen bir muhalefet sorunudur. Planı yok, projesi yok. Önündeki hendekleri çukurları görmüyor. Hiçbir şeyin farkında değil, her şeyin yönetimine talip olan bir muhalefet var. Ana muhalefet partisi Türkiye ile Mısır arasında problem var. Kendi milletvekillerini gönderiyor. Türkiye ile Suriye arasında problem var. Türkiye'ye karşı Esatçı politikalar yapıyor. Türkiye ile Rusya arasında problem oldu. Rusya'yı haklı görüyor. İsrail ile Mavi Marmara olayında Türkiye'yi İsrail'e karşı suçladı. Hiçbir ülkede böyle bir muhalefet yok. Onun için Türkiye'nin bir muhalefet sorunu vardır. Biz her zaman bu milletin menfaatinin, bu devletin menfaatinin yanında olacağız. Eğer bu ülkenin muhalefeti yek vücut durabilirse o zaman Türkiye'yi tutamazsınız. Dini istismar eden terör örgütleriyle de Türkiye mücadele ediyor. Bütün terör örgütleri bir araya gelmişler. Birlikte eylem yapma kararı almışlar. Onu da açıklıyorlar. Ne yaparsanız yapın Türkiye'nin kılına zarar veremezsiniz. Peki Türkiye'de muhalefet ne yapıyor, terörle bunca mücadele olurken şimdi çıkıp hükümeti suçlama yarışı içerisindeler. Bir masum vatandaşımız terör örgütleri tarafından şehit edildikçe, hükümete saldırı vazifesi olarak görüyorlar. Allah aşkına bir Cumhurbaşkanı, bir Başbakan terörle mücadelede bir askerinin, vatandaşının zarar görmesini istemez. Ama maalesef böyle bir yaklaşım içerisinde görülüyor."

"HENDEĞİN ARKASINDA ASKERİMİ, POLİSİ ŞEHİT EDEN ELİ KANLI TERÖR ÖRGÜTÜ VAR"

Akademisyenlerin yayınladığı bildirinin Kandil ile aynı olduğuna dikkat çeken Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, "Bakın akademisyenler bildiri yayınladı. Kandil ne yayınlıyorsa onu yayınlıyorlar. CHP'nin parlamentodaki temsilcilerinin yaklaşımlarına bakın. Onlar da farklı düşünmüyorlar. Partilerin sözcülerinden bu hendekleri niye kazıyorsunuz diye haykırdığını duydunuz mu? Hendekleri, barikatları kaldırın dedikleri var mı? Hendeğin arkasında arkadaş yok. Hendeğin arkasında askerimi, polisi şehit eden eli kanlı terör örgütü var. AK Parti hükümetine yönelttiği eleştirinin 10'da birini askerimizi, polisimizi şehit eden terör örgütlerine, onun siyasal uzantıların söylemiyorlar. Böyle bir şey olmaz" diye konuştu.

PARTİLERE "BİRLİK" ÇAĞRISI

Türkiye'nin terörle mücadelede başarılı olabilmesi için partilerin birlikte hareket etmesi gerektiğine dikkat çeken Adalet Bakanı Bozdağ, "Terörle mücadelede Türkiye'nin başarılı olması için en önemli şeylerden bir tanesi, terörle mücadeleye bakışın, bütün partilerin kendi görüşlerini bir kenara bırakıp iktidar kimse kendisi iktidarmış gibi bakması lazım. Bunu başaran ülkeler anca böyle başardılar. Türkiye'nin siyasetçileri bir olmalı, birlik olmalı. Birlik içerisinde hareket etmelidir. Aksi halde terör örgütlerini mutlu eden söylemlerden öteye geçilmez. Senin elinde çözüm önerisi varsa, hükümete söyledi. Onları getir. Beraber konuşalım. Bizim siyasi partilerimizin liderleri terör meselesi için geçmişte Cumhurbaşkanımız randevu istedi de randevu verip konuşmadılar. Ben 30 yılı aşkın bu ülkede can yakan bölücü terörü Türkiye'nin ana muhalefet lideriyle, Türkiye'nin iktidar partisi lideri müzakere edemeyecek de neyi konuşacak? Biz neden bir araya gelemiyoruz" dedi.

"SİYASETİ ZORLAYIN"

Terörle mücadele konusunda ayrıştırıcı bir dil kullanımından vazgeçilmesi gerektiğinin altını çizen Adalet Bakanı Bozdağ, "Artık siyaseti bu anlamda lütfen zorlayın. Siyaseti zorlayın. Terör konusunda ayrıştırıcı bir dil kullanmaktan vazgeçin. Birlik olun dirlik olun. Hangi partiye oy veriyorsanız verin, partinizi zorlayın. Türkiye'nin gerçek anlamda buna ihtiyacı var. Yekvücut olmuş bir Türkiye'yi hiç kimse Allah'ın izniyle dize getiremez. Biz böyle bir konuda bir araya gelemez miyiz? Eyvahlar olsun, yazıklar olsun böyle siyasete. Siyaseti zorlayın. Bölgede terörle mücadele etkin bir şekilde devam ediyor. Hükumetimizin aldığı kararlar, güvenlik güçlerinin ortaya koyduğu kararlılık devam etmektedir. Algı operasyonlarıyla Türkiye'nin terörle mücadelesini insan haklarına karşı mücadeleymiş gibi gösterenler var. Sokağa çıkma yasağı vatandş zarar görmesin diye yapılıyor. Can ve mal zarar görmesin diye sokağa çıkma yasağı ilan ediliyor. Kamu güvenliği, kamu düzeni, can ve mal güvenliği tesis edilsin diye yapılıyor. Bölge terörist faaliyetlerden arındırılsın diye yapılıyor. Bu hendekleri oraya kim kazdı. Otomatik silahlarla, roket atarlarla askerimizin ve polisimizin üzerine kimler saldırıyor. Bunu niye CHP'nin genel başkanı bağıra bağır söylemiyor. Pensilvanya'nın sözcülüğünü bağıra bağır yapıyor. Bu milletin sözcülüğünü niye yapmıyorsun. Cumhurbaşkanımıza, Aile Bakanımıza, Başbakanımıza karşı saygısızlığın alâsını yapıyorsun. Bölücü terör örgütlerine karşı neden yapmıyorsun?" şeklinde tepkisini dile getirdi.

"TÜRKİYE; HUKUKA UYGUN ŞEKİLDE TERÖRLE MÜCADELE VERİYOR"

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne Türkiye aleyhine açılan 29 davadan 27'sinin reddedildiğini belirten Bakan Bozdağ, Türkiye'nin de İnsan Hakları Sözleşmesi'ni askıya almadan hukuki yollarla terörle mücadelesini sürdürdüğünü hatırlattı.

Bombanın patladığı Fransa'nın bile Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'ni askıya aldığı bir dilekçesi olduğunu hatırlatan Bozdağ, "Avrupa İnsan Hakları mahkemesine 29 dava açıldı. 27'si reddedildi. Anayasa Mahkemesine 12 dava açıldı. 12'si de reddedildi. Türkiye terörle mücadelesini hukuka azami riayetle sürdürüyor demektir. Fransa'da bomba patladı. Fransa konseyi "Biz terörle mücadele ediyoruz. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'ni askıya alıyoruz' diye yazı yazdı. Türkiye bu sözleşmeye riayet ederek terörle mücadelesini sürdürüyor. Hukuk devleti ilkelerine, azami riayet ederek terörle mücadele yapan Türkiye'dir. Bundan sonra mücadelemizi bu kararlı şekilde sürdüreceğiz" şeklinde sözlerini sürdürdü.

"CENAZELERİ BİLE DEVLET ALEYHİNE KULLANMAK İSTEDİLER"

Bölücü terör örgütü üyelerinin; kandırarak ve zorlamayla dağa götürdüğü masum insanların cenazelerini devlet aleyhine kullandığını söyleyen Bakan Bozdağ, bu sebepten dolayı da Adli Tıp Kurumu'nun yönetmeliğinde değişikliğe gittiklerinin altını çizdi.

Danıştay'ın yönetmelik değişikliğini iptal ettiğini belirten Bozdağ, şöyle devam etti:

"Adli Tıp Kurumu yönetmeliğini değiştirdik. Bölücü terör örgütü bölgedeki insanları hem zorla dağa götürüyor. Veya kandırarak dağa götürüyor. Onları ölmeye, öldürmeye ikna ediyor. Öldürülenlerin de bir de cenazesi üzerinden ayrı algı operasyonları yapıyor. Hayatını kaybeden teröristlerle ilgili adli tıp incelemeleri yapılıyor. Cenazelerin kimlikleri yapılıyor. Teslim edilirken aileleri almıyor. Yönetmelik bu durumda belediyeye teslim edileceğini söylüyor. Belediyeler de almıyor. Cenazeler ortada kaldı. Bunun üzerine biz yönetmeliği değiştirdik. Mülki idare amirlerine teslim edilebilir. Onlar defin işlemleri yapabilir dedik. Bu sefer HDP'li vekiller dahi adli tıpa geldiler. Çünkü daha önce cenazeleri almayan belediyeler cenazeleri alıp bu sefer götürüp mezbaha-neye koydular. Bu cenazeler üzerinden oradaki vatandaşlarımızın duygularını, devletimizin milletimizin aleyhine kullanmak istediler. Bunun üzerine biz kimliği tespit edilmiş ama ailesi bulunamayan, sahipsiz cenazeler var. Sahibi olan bir cenaze varsa, böyle bir durum varsa bu durumda ailesine cenazesi alınması söylenir. Almazsa devlet üç gün geçtikten sonra defneder. Danıştay bu süreyi iptal etti. Makul süreyi reddetti. Sen yürütme misin? Annesi ve babası, adresi belli... Devlet tebligat yapmış. Böyle bir cenaze yakınlarına ulaşılamama sorunu yok ki? Cenaze yakınları almazsa üç gün.,, Ama buna rağmen Danıştay bunu da iptal ediyor? Hukuka uygun bir düzenlemeyi, hukuka aykırı bir şekilde iptal etti. Adeta yerindelik bir uygulama ile iptal etti. Ama bilmenizi isteriz ki Türkiye'nin bu alandaki mücadelesi gerçekten hukuk devleti ilkelerine uygun bir şekilde bundan sonra da yapılmaya devam edecektir. Türkiye'nin üzerinde birilerinin operasyon yapmasına izin vermedik bundan sonra da izin vermeyeceğiz. Bütün bunlara rağmen Türkiye'nin ayakta durmasının sebebi siyasi istikrar, güçlü iktidar, iyi yönetimdir."

"ASKERİMİZ ŞEHİT EDİLDİĞİNDE SEVİNECEK KADAR ALÇALMIŞ GRUPLAR VAR"

7 Haziran seçimlerinden 1 Kasım seçimlerine kadar ki süreci değerlendiren Bakan Bozdağ, "7 Haziran'da bir sonuç ortaya çıktı. Bir metre önünü göremez hale geldi Türkiye. Ama 1 Kasım'da yeni bir sonuç ortaya çıktı. Herkes yolunu, önünü görüyor. Güçlü iktidar var. Türkiye'nin güçlü iktidarını yıkmak için çok büyük gayretler yapılıyor. İçeride ve dışarıda. Türkiye'de herhangi bir askerimiz ve polisimiz şehit edildiğinde buna sevinecek kadar alçalmış gruplar var. Böyle bir vicdansızlık olabilir mi? Cumhurbaşkanımız ABD'ye gitti. PKK orada, ASALA orada, Pensilvanya'nın bedduacısının adamları orada, el ele Türkiye'nin Cumhurbaşkanına hakaretler yağdırıyorlar. Tayyip Erdoğan'a niye karşılar? AK Parti'den niye kurtulmak istiyorlar? Türkiye'nin 6100 km'lik bölünmüş yolunu daha da yukarılara çıkardı da Türkiye'ye ihanet mi etti? CHP'liler Atatürk'ün yaptığı demir yolları ile övünüyorlar. Demir ağlarının tamamını biz modernleştik. Bunlar kömür işletmelerini oturup kapatalım diye kafa yoruyorlardı. Biz geldik. Kara treni ihya ettik, yanına yüksek hızlı treni de getirdik. Bunu yaparak Erdoğan ve Davutoğlu, Türkiye'ye kötülük mü yaptı? İhanet mi etti? Davutoğlu, Erdoğan geldi. IMF'ye borcu ödedi. 5 milyar dolar borç verebileceğini söyledi de, Türkiye'ye ihanet mi etti? Borç alan emir alır. Şimdi borç veren Türkiye var" şeklinde konuştu.

Zaman zaman konuşması alkışlarla kesilen Adalet Bakanı Bekir Bozdağ'a konuşması sonrasında çeşitli hediyeler takdim edildi. Partililerle hatıra fotoğrafı çektiren Adalet Bakanı, ardından Kdz. Ereğli ilçesine hareket etti.

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.