Adalet Komisyonu Başkanvekili Köylü'den MHP Kurultayı Değerlendirmesi

TBMM Adalet Komisyonu Başkanvekili ve AK Parti Kastamonu Milletvekili Hakkı Köylü, yerel mahkemelerin MHP'nin tüzük kurultayını durdurması yönündeki kararın yok hükmünde olduğunu söyledi.

Adalet Komisyonu Başkanvekili Köylü'den MHP Kurultayı Değerlendirmesi

TBMM Adalet Komisyonu Başkanvekili ve AK Parti Kastamonu Milletvekili Hakkı Köylü, yerel mahkemelerin MHP'nin tüzük kurultayını durdurması yönündeki kararın yok hükmünde olduğunu söyledi.

01 Mayıs 2016 Pazar 15:38
145 Okunma
Adalet Komisyonu Başkanvekili Köylü'den MHP Kurultayı Değerlendirmesi

TBMM Adalet Komisyonu Başkanvekili ve AK Parti Kastamonu Milletvekili Hakkı Köylü, yerel mahkemelerin MHP'nin tüzük kurultayını durdurması yönündeki kararın yok hükmünde olduğunu söyledi.

TBMM Adalet Komisyonu Başkanvekili, AK Parti Genel Merkez Disiplin Kurulu Başkanı ve AK Parti Kastamonu Milletvekili Hakkı Köylü, Ankara 12. Sulh Hukuk Mahkemesi'nce MHP'nin 15 Mayıs'ta tüzük kurultayına gidilmesi yönündeki kararın 5 ayrı yerel mahkeme tarafından ihtiyati tedbir kararıyla durdurulmasını değerlendirdi. Köylü, Siyasi Partiler Kanunu'na göre partiler hakkında karar verme yetkisinin Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı ve Anayasa Mahkemesi'nde olduğunu belirterek, bu yüzden yerel mahkemelerin almış olduğu kararların bağlayıcılığının olmadığını kaydetti. Tosya ile Gemerek mahkemelerinin MHP'nin tüzük kurultayının iptali yönünde aldığı kararı hukuki yönden değerlendiren Hakkı Köylü, Siyasi Partiler Kanunu'na göre adli mahkemelerin karar verme yetkisinin olmadığını ve bu yüzden yerel mahkemelerin aldığı kararın bağlayıcılığının bulunmadığını belirtti.

"YEREL MAHKEMELERİN KARARI VERME YETKİSİ YOKTUR"

Verilen kararları siyasi olarak yorumlamanın etik olmadığını ancak hukuki olarak değerlendirilebileceğini ifade eden Köylü, "Bir mahkeme kongre olması yönünde kararı verdi ve verilen kararın temyiz sonucunu beklemeden başka bir mahkemede o kararın uygulanmaması için tedbir kararı aldırdı. Bir karar var, o kararı önleyecek başka bir karar var. Alınan iki kararda birbiriyle çelişiyor. Kongre süreci MHP'nin kendi iç meselesi ancak hukuki açıdan değerlendirebiliriz. Adliye mahkemesinin partiler hakkında karar verme yetkisi yoktur. Siyasi Partiler Kanunu'nun 104'üncü maddesine göre kanunun emredici hükümlerine aykırı faaliyet ve işlemlerden dolayı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nca inceleme başlatılır. Anayasa Mahkemesi gerekli görürse hükme göre karar verir. İlk olarak karar veren mahkeme Dernekler Kanunu'na göre karar verdi. Siyasi Partiler Kanunu'nda özel hüküm var. Özel hükme göre siyasi partiler ile ilgili karar verirken, Dernekler Kanunu'nu da uygulayamazsın. Siyasi Partiler Kanunu için özel hüküm olmasaydı o zaman Dernekler Kanunu uygulanabilirdi. Siyasi Partiler Kanunu'nda bununla ilgili hüküm var. Bunu mutlaka yazması gerekmez. Öyle bir çerçeve madde koymuş oraya diyor ki, kanunun emredici hükümlerine aykırı eylem, fiil ne ise yapıldığı takdirde veya yapılmadığı takdirde onun ilgi alanı Cumhuriyet Başsavcılığı ve dolayısı ile de Anayasa Mahkemesi'dir. Bu konuda kongre için ilk kararı veren mahkemenin yetkisi yoktur. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı bu konuyu inceleyecek gerekli olursa Anayasa Mahkemesi'ne intikal ettirecek. Takdir onundur ve oraya aittir. Buradaki savcı ve hakime de ait değildir ve esası da budur" dedi.

"DOKUNULMAZLIK MİLLETVEKİLİNİ KORUMAK İÇİN DEĞİL, MECLİS'İ KORUMAK İÇİNDİR"

Son dönemlerde Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin gündemini meşgul eden dokunulmazlıklar hakkında da değerlendirmelerde bulunan Köylü, dokunulmazlıklarla ilgili bir karar verebilmek için cumhuriyet savcılarından gelen fezlekelerin doğrudan TBMM'ye geldiğini ve alt komisyonların hazırladıkları raporun üst komisyona sevk edilerek görüşüldüğünü ifade etti.

"500'E YAKIN DOKUNULMAZLIK DOSYASI BEKLİYOR"

Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde 500'e yakın dokunulmazlık dosyasının beklediğini vurgulayan TBMM Adalet Komisyonu Başkanvekili Köylü, anayasa değişikliği ile dokunulmazlıkların toptan kaldırılabileceğini belirterek, şöyle konuştu:

"Neden bu yol tercih edilmedi diye sorulabilir. TBMM'de 500'ye yakın dosya olduğu söyleniyor. Her dosyada bir, bazı dosyalarda ise birden fazla suç vardır. Her suç için dokunulmazlık değerlendirilmesi yapılıyor. Komisyonlar zaman ayırıp değerlendiriyor. 550 milletvekilleri her gün benim dokunulmazlığım niye kaldırılmıyordu ya da kaldırılırsa da kaldırılmasıyla ilgili konuşuluyordu. Meclis'te dokunulmazlık üzerine konuşmaların hesabı yapıldı, Meclis 2 yılını ayırırsa bu işler sonuçlandırılabiliyor. İster kaldırılsın ya da dokunulmazlık kaldırılmasın ama konuşmaların süresi 2 yılı alıyor. O zaman Meclis hiç çalışamaz. Başka bir çare bulmak gerekir anayasa değişikliğiyle. Çünkü anayasada bir hüküm var. Partilerin de onayıyla Meclis'te bulunan tezkerelerden dolayı dokunulmazlıklar kaldırılmıştır. Kısa bir sürede halledilmesi gerekiyordu, başka yolu yoktu. Anayasa Komisyonu'nda görüşülüyor. CHP ve MHP teklife destek veriyor. HDP karşı çıkıyor. Fiziki karşı çıkma, sözle karşı çıkma hepsi işin içinde var. Aslında dokunulmazlık Meclis'in çalışmalarını sağlayabilmesi için verilmiş bir haktır. Amaç milletvekilini korumak değildir. Meclis çalışması sırasında milletvekili mahkemeye çağrılsa Meclis çalışmaları aksar."

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.