65.Hükümetin İlk 4 Planı

65. hükümet, Türkiye'yi daha yukarılara çıkartacak adımlar planlıyor. Özellikle 'Çok dost, az düşman' sloganı ile çıktıkları bu yolda Türkiye adına belirlenmiş ilk 4 plan şöyle..

65.Hükümetin İlk 4 Planı

65. hükümet, Türkiye'yi daha yukarılara çıkartacak adımlar planlıyor. Özellikle 'Çok dost, az düşman' sloganı ile çıktıkları bu yolda Türkiye adına belirlenmiş ilk 4 plan şöyle..

26 Mayıs 2016 Perşembe 09:48
113 Okunma
65.Hükümetin İlk 4 Planı

Başbakan Binali Yıldırım'ın “Düşmanları azaltacağız, dostlarımızın sayısını artıracağız. Tarih, bize bugün bölgede çok önemli sorumluluklar veriyor. Bu sorumluluğu ya bugün yaparız ya da yaşanacak hayal kırıklığının vebalini tarih boyunca hissederiz” sözleri, yeni dönemde Türk dış politikasında önemli adımlar atılacağı şeklinde değerlendirildi.

Habertürk'ün diplomatik kaynaklardan edindiği bilgilere göre, Türk dış politikasında son zamanlarda yaşanan krizlerde gelinen noktalar ve atılması beklenen adımlar şöyle:

İSRAİL İÇİN HAZİRAN AYI KRİTİK:

Türkiye, 31 Mayıs 2010 tarihinde yaşanan Mavi Marmara saldırısının ardından İsrail ile ilişkilerini en alt seviyeye indirmişti. Krizin üzerinden altı yıl geçerken, ikili ilişkilerin normalleşmesi için yoğun bir müzakere süreci yürütülüyor. 8 Nisan'da Dışişleri Bakanlığı Müsteşarı Feridun Sinirlioğlu, İsrail Başbakanı Netanyahu'nun Özel Temsilcisi Joseph Ciechanover ile bir araya gelmişti. Son olarak da BM'nin Dünya İnsani Zirvesi sırasında 24 Mayıs'ta İsrail Dışişleri Bakanlığı Genel Sekreteri Dore Gold İstanbul'a geldi ve üst düzey Türk Dışişleri yetkilileriyle görüştü. Türkiye ile İsrail arasında tazminat görüşmelerinin haziran ayı içinde tamamlanması bekleniyor. Türkiye ile İsrail yakınlaşması hem Doğu Akdeniz'deki enerji politikaları gereği hem de Suriye, Irak, Yemen ve Libya'daki istikrarsızlık gereği kritik önem taşıyor.

MISIR İÇİN SUUD ÇABASI ÖNDE:

2013 yılında Mısır'da devlet başkanı seçilen Muhammed Mursi'nin General Sisi tarafından devrilmesinin ardından, Türkiye Mısır ilişkileri ciddi bir krize girmişti.

İlişkilerde normalleşme yönünde ilk adım 14 Nisan'da İslam İşbirliği Teşkilatı Zirvesi'nde atılmış ve Mısır Dışişleri Bakanı İstanbul'a gelerek Sisi'nin mesajını okumuştu. Türkiye'nin bölgedeki en önemli ortağı Suudi Arabistan iki ülke arasında arabuluculuk yapmaya başladı. Gazze sorununun çözümünde ve bölgesel istikrarsızlığın giderilmesinde iki ülkenin işbirliğinin şart olduğunu belirten diplomatik kaynaklar, bölgesel çabalar ile ikili ilişkilerin düzeleceğini belirtiyor.

RUSYA İLE EKONOMİK NORMALLEŞME:

Türkiye'nin Rusya uçağını düşürmesinin ardından iki ülke arasında gerek siyasi gerek ekonomik olarak ciddi bir gerilim yaşanmıştı. Rusya'nın ekonomik, sosyal, kültürel, turistik ambargolarına rağmen, Türkiye buna siyasi bir karşılık vermemeyi tercih etti. Her ne kadar Yıldırım hükümeti kurulduktan sonra Rusya'dan “Türkiye'de başbakanın değişmesiyle ikili ilişkilerimizde bir değişim beklenemez” mesajı gelse de, Rusya ile 65. hükümet döneminde ilk aşamada ekonomik ve sosyal ilişkilerin normalleştirilmesiyle ilgili kritik adımların atılması bekleniyor.

SURİYE'DE KRİZ DERİN:

Türkiye'nin Suriye politikasında çok ciddi bir değişiklik beklenmezken, özellikle koalisyon güçleriyle daha etkin bir işbirliğinin olması bekleniyor.

AB'YLE ‘EŞİT' İLİŞKİYE VURGU:

Yeni dönemde de Türkiye'nin AB'ye tam üyelik hedefi devam edecek. Ancak AB'nin gerek vize serbestisinde gerek üyelik müzakerelerinde çifte standartlı davranmaması vurgusu öne çıkacak. Aynı zamanda AB-Türkiye ilişkilerinin eşitler arası bir ilişki olduğu vurgulanırken, “AB, Türkiye'nin yegâne seçeneği değil” mesajı da verilecek.

IRAK POLİTİKASINDA YENİ DÖNEM

Başbakan Binali Yıldırım'ın açıkladığı hükümet programında, Irak politikasındaki “diplomatik jargon” değişikliği dikkat çekti. Ankara, 2003'teki ABD müdahalesinden bu yana “Irak'ın toprak bütünlüğünün korunması” ilkesini “kırmızı çizgi” olarak vurguluyordu. 65. hükümetin programında “Irak'ın toprak bütünlüğünün adem-i merkeziyetçi bir anlayışla korunması” ifadesi yer aldı. “Adem-i merkeziyetçi anlayış”, devlet merkezinin gücünün azaltılmasına, yerel yönetimlerin yetkilerinin artırılmasına dayanıyor.

KÜRT YÖNETİMİNE ONAY

Hükümet programında kullanılan ifadeye göre Ankara artık “Merkezi Bağdat yönetiminin yetkilerinin azaltılmasına ve Irak'ta Kürt Bölgesel Yönetimi gibi güçlü bölgesel yönetimler kurulmasına” sıcak bakıyor.

YILDIRIM'IN PROGRAMI

Yeni hükümet programında Irak politikası şöyle aktarıldı:

“Irak'ın toprak bütünlüğünün, adem-i merkeziyetçi bir anlayışla korunması, ülkede kalıcı güvenlik ve istikrarın tesisi, demokrasinin güçlendirilmesi ile iç barış ve ulusal uzlaşının sağlanması; komşularıyla ve uluslararası toplumla bütünleşerek bölge açısından güvenlikle, refah yaratan ve ülkemize yönelik her türlü terör tehdidinden arındırılmış bir devlet haline dönüştürülmesi, Irak'a ilişkin dış politikamızın temel ilkeleri olmayı sürdürecektir.”

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.