Dünyada yılda 3 milyar dolarlık bir ticarete konu olan ton balığı (orkinos), aynı zamanda uluslararası politikada kullanılan bir araç hâline geldi. ABD, AB, Çin ve Japonya, bu ticari ve politik anlamı olan balık üzerinden kozlarını paylaşıyor. Bu arada çevre hassasiyeti de istismar ediliyor. Orkinosun, 13-25 Mart 2010 tarihleri arasında Katar"da 175 ülke temsilcisinin katılımıyla yapılacak Tehlike Altındaki Canlıların Uluslararası Ticareti Konvansiyonu (CITES) toplantısında "ticareti yasak" türler arasına alınması söz konusu. Uluslararası ölçekte altyapısı çoktan hazırlanan bu durum gerçekleşirse, dünyada orkinos ticareti neredeyse bitecek.
Toplantının Türkiye için önemi çok büyük. Çünkü Türk balıkçısı 40"a yakın modern tekne ile yılda 300 milyon dolardan fazla bir gelir sağlıyor. Orkinos CITES listesine alınırsa, yaşanacak "domino etkisiyle" balıkçılık sektörü ağır bir darbe yiyecek. Yan sanayi ile birlikte binlerce kişi büyük gelir kaybına uğrayacak. Durum böyle olunca sektör, Türkiye"nin toplantıda uzman bir heyet tarafından temsil edilmesini bekliyor.
Bakanlık bu toplantı için Millî Parklar Genel Müdürlüğü"ne bağlı Korunan Türler Şube Müdürlüğü"nden Veteriner Dr. Serap Kayatürk ile Biyolog Ayşe Bozdağ"ı görevlendirdi. Çevre ve Orman Bakanlığı"ndan üst düzey bir yetkili, Katar toplantısına katılacak heyetin orkinos avının tamamen yasaklanmasına karşı tutum sergileyeceğini ifade etti. Aynı yetkili, bakanlık olarak "bilimsel esaslar" çerçevesinde av kısıtlamasını savunduklarını belirterek şunları söylüyor: “Japonlarla konuya aynı perspektiften bakıyoruz. Orkinosun CITES listesine alınarak ticaretinin önlenmesi yerine, avının bilimsel esaslar çerçevesinde azaltılmasından yanayız. Katar"da bunu savunacağız. Japonlara da bu konuda tavsiyede bulunduk. Japonlar da aynı görüşü paylaştıklarını ifade ettiler. Akdeniz"de stokların azaldığını ancak okyanusta yasağa gerek olmadığını belirtiyorlar.”
Orkinosun CITES listesine dâhil edilmesi, küçük bir ülke olan Monaco"nun teklifiyle gündeme geldi. Bu ülkenin, bir çevre örgütünün etkisi altında olduğu konuşuluyor.
Uluslararası Atlantik Ton Balıklarını Koruma Komisyonu (ICCAT), son olarak Brezilya"da yaptığı toplantıda, 2010 için kotayı 13 bin 500 ton olarak onayladı. Bu rakam, 2009"da 19 bin 500 ton olan kotanın çok altında. ABD ise 7 bin tonun altında avlanmayı önerdi.
ABD, burada istediğini alamayınca Monaco"nun teklifine sıcak bakmaya başladı. Bunun üzerine ABD"nin hükûmete yakın gazetelerinde daha önce Monaco"nun teklif ettiği orkinosun ICCAT listesine sokulması önerisinin desteklenmesi yönünde haberler çıktı. Uluslararası basında, ABD"nin, orkinosu kullanarak Japonya"yı yönlendirmek istediği yorumları yapılıyor. Japonlar geleneksel yemekleri şusi"de orkinosu kullanıyor.
GREENPEACE ÇABASINI ARTIRDI
Öte yandan, Fransa"nın Büyük Okyanus"ta yaptığı nükleer denemelere karşı ABD"de kurulan Greenpeace"in de son yıllarda orkinosla ilgili eylemlerine bu gelişmelere paralel bir şekilde hız vermesi gözlerden kaçmıyor. Greenpeace Akdeniz Ofisi de basın açıklamaları yoluyla Türkiye"ye, orkinosu korunan türler listesine alacağına dair bir niyet beyanında bulunması için baskı yapıyor.
Büyük endüstriyel filolara sahip Avrupa ülkeleri, şu anda 19 bin 500 ton olan yasal avlanma oranını 13 bin 500 bin tona düşürmenin işe yarayacağını savunuyor. Türkiye"ye düşen kota ise sadece 500 ton. Yani Türkiye aslında fazla bir etkisinin olmadığı orkinos avcılığında bedel ödemek zorunda kalabilir.
Japonya"nın ICCAT"daki Başmüzakerecisi Masoni Miyahara, ülkesinin CITES çerçevesinde bir ticaret yasağına taraf olmayacağını belirtti. AB Çevre Komisyonu Delegesi Janez Potocnik de ICCAT"a 2010 sonuna kadar "son bir şans" verilmesi gerektiğini açıkladı. Bu açıklama Katar toplantısında AB"nin ticari yasaklama istemeyeceğinin bir işareti olarak algılandı.