Dicle Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Fazıl Hüsnü Erdem: 1982 Anayasası, bu ülkede ikili bir iktidar yapısı öngörüyor. Bir tarafta ‘siyasi partiler devleti' var, diğer tarafta ‘bürokratlar devleti' var. Demokratik siyaset bürokratlar eliyle ‘vesayet' altına alınmış, denetlenmiş ve sınırlanmış. Oysa gelişmiş demokratik ülkelerde iki ayrı iktidar yoktur. Orada hükümetler devleti yönetirler. İkili iktidar şeması artık son bulmalıdır. Bunun yolu yargının değişmesidir. Yargıya dokunulmalı ve millet iradesi koruma altına alınmalıdır. Normalleşmenin ve iki başlı yönetimin sona ermesi için ön koşul budur. Bu ön koşul demokrasinin gereğidir.”
2007'de kurulan Anayasa Komisyonu'na başkanlık eden Prof. Dr. Ergun Özbudun: “Yolun engebeliliğine ve risklerine rağmen gündeme gelen kısmi bir anayasa değişikliğinde büyük yarar vardır. Çünkü pakette yer alabileceği söylenen hususlar, Türkiye'nin bir an evvel giderilmesi gereken en acil ‘demokrasi açıkları'na ilişkindir.”
Anayasa Profesörü Mustafa Kamalak: “Yargı reformu, kaçınılmazdır. Mutlak surette yapılması lazım. Hem aklın, hem demokrasinin, hem de hukukun gereğidir.”
Erzincan Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Dursun Bingöl: “Artık geleceği görmek zorundayız. Geleceği görmek ve sıkıntıları çözmek için ciddi reformlara ihtiyaç var. Dünyadaki gelişen şartlar bunu gerektiriyor. Kültürel durum ve sosyal durumlar dikkate alınarak, önceden yapılan yanlışlıklar düzeltilmelidir. Bu kapsamda baktığımızda 12 Eylül Anayasasının değişmesi artık elzemdir.”
Emekli Yargıtay Savcısı Ahmet Gündel: “Türkiye, Genelkurmay Başkanlarının ve Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılarının ne diyecekleri merak ve endişeyle izlenen bir ülke olma ayıbından kurtarılmalıdır. Burada doğaldır ki, TBMM'ye önemli görevler düşmektedir. Yargı reform taslağı bir an önce kamuoyu gündemine sokularak mümkün olan en geniş mutabakatla yasalaştırılmalıdır
VAKİT