Şifremi unuttum | Üye Ol
    GÜNDEM   |  SİYASET   |  SPOR   |  DÜNYA   |  EKONOMİ   |  MAGAZİN   |  MEDYA   |  EĞİTİM   |  SAĞLIK   |  TEKNOLOJİ   |  YEREL HABER   |  FOTO GALERİ 
   
 
 
 
MEDYA
Ahmet Altan, Atatürk Seçim Kazanabilir miydi?
Ahmet Altan, Atatürk Seçim Kazanabilir miydi?
 
Taraf gazetesi yazarı Ahmet Altan 'Mustafa Kemal, bu ülkede seçim kazanabilir miydi?' diye yazdı.
02 Şubat 2012 Perşembe 13:58
  Paylaş
 Facebook Google TwitThis StumbleUpon del.icio.us Reddit NewsVine Ma.gnolia Technorati Digg Mixx
Ahmet Altan'ın köşe yazısı...

Sadece iktidarda olanları korumayı amaçlayan, yanlış kurulmuş bir cumhuriyetin insanlarıyız biz.

Halkı küçümseyen, dahası halktan korkan küçük bir zümrenin diktatörlüğü, bütün gücüyle kendini koruyabilmek için her şeyin kirlenmesine göz yumdu, sıkıştığı yerde bizzat kendisi her şeyi kirletti.

Bunun temel nedenini aslında tek bir soruyla anlayabiliriz.

Mustafa Kemal, bu ülkede seçim kazanabilir miydi?

CHP SEÇİM KAZANAMIYORSA

Eğer aradan geçen onca yılda bilmem kaç kuşağı korkunç bir eğitimden geçirip, beyni yıkanmış insanlar yaratmasına rağmen Atatürk'ün görüşlerini savunduğunu söyleyen partiler hâlâ seçim kazanamıyorsa, Cumhuriyet'in ilk yıllarında hiç kazanmazlardı.

DİKTATÖRÜLÜKLER DENETİM MANYAĞIDIR

Seçimle kazanılamayacak bir iktidar nasıl korunur peki?

Silahla ve baskıyla.

Bütün diktatörlükler, denetim manyağıdır.

Her şeyi denetlemek, muhalefeti saptamak ve onu ezmek isterler.

Bunun için kendilerine sadık kullar yaratırlar ve onlara iktidardan pay verirler.

Onların yolsuzluklarına göz yumarlar.

Diktatörlüklerin ahlakı yoktur.

Ahlakı ve ahlaki değerleri çürütür, yok ederler.

CUMHURİYET TARİHİMİZ AHLAKSIZLIK TARİHİ

Silahlı küçük bir azınlığı koruyabilmek için o azınlığın çevresinde yolsuzluklara, ahlaksızlıklara bulaşmış bir çember, bir asalaklar duvarı oluştururlar.

Nerdeyse bütün Cumhuriyet tarihimiz bir ahlaksızlık tarihi oldu bizim, "sayın muhbir vatandaşların" ahlakı en değerli ahlak sayıldı, bütün kurumlar "iktidarı" koruyabilmek için yozlaştırıldı.

Cuntacı generaller, yalancı tarihçiler, pespaye gazeteciler, dikta dalkavuğu politikacılar, cinayet işleyen polisler baş tacı edildi.

Diktayı desteklemek koşuluyla bütün yandaşlara ahlaksızlık ve suç işlemek serbest sayıldı.

Cumhuriyet'le kurulan diktanın, şık şıkırdım giyinip dans etmeyi Batılılık sanan zavallı özentiliğinin dışında bir fikri, ideolojisi, inancı yoktu, insanlar sadece ikiye ayrılıyordu onlar için, yandaşlar ve muhalifler.

NE DİNDARA NE DİNSİZE ACIDILAR

Liberal Cavit Bey'i de, Komünist Mustafa Suphi Bey'i de aynı hunharlıkla öldürdüler.

Nâzım Hikmet'e de Necip Fazıl'a da eziyet ettiler.

Ne dindara, ne dinsize acıdılar.

Kürtlere özellikle acı çektirdiler.

Sadece "koşulsuz" bir yandaşlık sergileyenler ödüllendirildi.

Bu anlayış, her türlü değeri yok saydı.

Ve, bütün kurumların hukuksuz bir karanlıkta mikroplanıp kangrenleşmesine yol açtı.

BÜYÜK HESAPLAŞMAYI BAŞLATAN AKP OLDU

Bu sistemi, ancak halkı gerçekten temsil eden, Cumhuriyet iktidarının kendisine "yabancı" bulduğu siyasi bir güç değiştirebilirdi.

Sisteme ilk büyük darbeyi Turgut Özal vurdu.

Asıl büyük hesaplaşmayı başlatan ise AKP oldu.

Silahlı Cumhuriyet diktasına karşı kendi gücünün tek başına yeterli olmayacağını bildiğinden, evrensel bir demokrasi ve hukuk sistemi kurulmasını isteyen Avrupa Birliği'nin desteğini sağladı.

BÜYÜK BİR ÜMİT YARATTI

Halkın ve dünyanın büyük desteğiyle bir temizlik operasyonuna girdi, hukuk reformları yaptı, Ergenekon'un ve darbecilerin üstüne gitti, askerî vesayeti geriletti, Kürtlerin hakları olduğunu kabul etti, barış için müzakerelere başladı, Alevilerin dertlerini dinledi, yeni bir anayasa sözü verdi.

Artık iyice çürümüş olan sistemi değiştirmek için attığı her adımda halkı ve gelişmiş dünyayı yanında buldu.

Büyük bir ümit yarattı.

SONRA BİRDEN AKP DURDU

Başbakan Erdoğan, bütün dünyada "Müslüman bir ülkede demokrasiyi yerleştiren" ilk lider olarak saygıyla karşılandı, dünya liderleri arasına adını yazdırdı.

Sonra birden AKP durdu.

Değiştirmek için söz verdiği sistemin, "yöneticilere" ne kadar büyük avantajlar sağladığını, nasıl büyük bir iktidar alanı açtığını, pay dağıtarak nasıl büyük bir yandaşlar kalabalığı oluşturmasına olanak verdiğini fark etti.

Sistemi değiştirmek için mücadele etmektense, sistemle anlaşmanın ve sistemin parçası haline gelmenin daha "kurnazca" olacağına hükmetti.

BEN BİR DİNDAR YETİŞTİRECEĞİM ANLAYIŞI

Şimdi yeniden geçmişe dönüyoruz.

Kürtlere baskı arttıkça artıyor, faşist yasalara sahip çıkılıyor, sistemin kirliliğine yönelik sorgulamalar yavaşlatılıyor, "ben Cumhuriyetçi yetiştireceğim" anlayışı yerine "ben dindar yetiştireceğim" anlayışı getirilerek "yöneten istediği gibi adam yetiştirir" kuralına dibine kadar sahip çıkılıyor, anayasaya dokunulmuyor, bombalarla parçalanan zavallı köylülerin hesabı sorulmuyor, onun yerine Genelkurmay Başkanı'na teşekkür ediliyor, Hrant Dink'in katilleri korunuyor, Denktaş yüceltiliyor, futboldaki kirlenmenin temizlenmesine engel olunuyor.

Bu anlayıştan bir hayır çıkmaz.

Halk gene ezilir, gene ahlaksızlık prim yapar, gene eğitim "liderin" meşrebine göre şekillenir, gene çürüme yayılmaya başlar.

Bunu durduracak olan ahlaksızlığın acısını yıllarca çekmiş olan halktır.

AHLAKSIZLIK BİR KEZ KABUL EDİLDİ Mİ


Uludere'de köylülerin öldürülmesine, futbolda şikenin yayılmasına göz yuman bir ahlak anlayışını sorgulamadan bu sistem düzelmez.

Ahlaksızlık bir kez kabul edildi mi o ahlaksızlık kısa zamanda hukuksuzluğa ve suça dönüşür.

Ahlak ve hukuk yoksunlunun ilk ve büyük kurbanı ise daima halk olur.


Bu haber 121 defa okunmuştur.
 Yorumlar -  Yorum ekle

Gönderen: A.ZENBİL

SN ALTAN BİR SİRÜ ZIRVA YAZDIN HALA BÜGÜN OLSA ATATÜRK SEÇİM KAZANABİLİRDİ DİYEMEDİN.KAZANAMAYACAĞINI SEN ZATEN BİLİYORSUN.DİNİ VE NAMUSU OLANLAR FAKİR DÜŞER DİYEN PAŞA SEÇİM MİTİNGLERİN DE ZATEN BOYUNUN ÖLÇÜSÜNÜ ALIR

05 Şubat 2012 Pazar

 Kategorideki diğer haberler 
 

Aydınlar'ı istifaya götüren program!
 

Erdoğan'ın Kanser Olduğunu İddia Etti!
 

Yayından Kaldırıldı, Olay Oldu
 

PKK'nın Hedefindeki Ünlüler!
 
 

Sabah-Atv’ye kötü haber
 

Acun Ilıcalı'dan alkışlanacak hareket
 

Dans yarışmasında tecavüz skandalı!
 

Türkiye'nin en uzun köprüsü Çanakkale'ye
 
 

Keşanlı Ali'ye Yeni Rakip Geliyor...
 

Devletin Zihnindeki Kominizm Tehlikesi!
 

Birand 2015'teki Tehlikeyi Yazdı!
 

Oscarlı Oyuncu Müslüman Oluyor!
 
 

Hande Ataizi İzdivaçtan Kovuldu mu?
 

PKK`nın Derin Yapıları Harekete Geçecek
 

Nedim Şener'den Nazlı Ilıcak'a Çağrı
 

Behzat Ç.'den Polise Eleştiri
 
 
 
 
A. Raif Öztürk

(II.)..Öncekinin devamı & FUTBOL TERÖRÜ…!
 
 
 
 
 
Naif KARABATAK

Ben kılmıyorum, siz de kılmayın!
 
 
   
 
  HAVA DURUMU

Hava Durumu ISTANBUL
16/9
Şehir Seç »   
 
  DÖVİZ KURLARI
   Alış  Satış  
  USD  1,4570  1,4640  
  EURO  2,1902  2,2008  
  GBP  2,4021  2,4147  
   ÇOK OKUNANLAR
   YAZARLAR
      A. Raif Öztürk
      Naif KARABATAK
      Gündoğdu YILDIRIM
      Fuat TÜRKER
      Fethi AKAR
      Müge ORUÇKAPTAN
      Yakup BONCUK
      Mehti SARAÇ
      Güngör URAS
      Eshabil ÜSTÜNDAĞ
   ÇOK YORUMLANANLAR
   ANKET
Cumartesi Günü Mesaisi'ni destekliyormusunuz?
Destekliyorum
Desteklemiyorum
   ŞANS OYUNLARI
21/04/2012
2-9-14-22-32-38
18/04/2012
4-14-17-18-28-10
 
   GAZETELER

 
 
ANA SAYFA   |   GÜNÜN TÜM HABERLERİ   |   MODA OLANLAR   |   ARŞİV   |   ZİYARETÇİ DEFTERİ   |   KÜNYE   |   REKLAM   |   CANLI YAYIN İZLE  |   İLETİŞİM
 
RSS | Add to Google Haberingundemi.com'da yayınlanan her türlü yazı ve haber kaynak belirtilmeden kullanılamaz.  Sayfalarımızda kaynak belirtilerek yayınlanan haberler ilgili kaynağa aittir ve bu haberlerin kopyalanması durumunda, tüm sorumluluk kopyalayan kişi / kuruma ait olacaktır. Başka kaynak veya gazeteden alıntı yazarlar ve site yazarlarına ait yazılardan dolayı Haberin Gündemi sorumlu tutulamaz.