Aksiyon dergisi, PKK içindeki etkili “Ergenekoncular”ın kimler olduğunu yazmış… Derginin iddiasına göre, son dönemdeki “derin” sokak eylemleri, bu kişilerin marifeti…
Sokakları, PKK adına örgütün üst yapılanması olan KCK yönlendiriyor. KCK"nın şehir meclisleri provokasyonları koordine ediyor. KCK çatısı altında faaliyet gösteren Yurtsever Demokratik Gençlik Meclisi hakkındaki iddianame geçen hafta kabul edildi.
Siyaset mühendislerinin toplumu yönlendirmede kullandığı en etkili araçlardan biri sokaklar. Sokak hareketleri ile birden fazla darbeye zemin hazırlanmış bir ülkede yaşıyoruz. Türkiye"nin tecrübesi bu anlamda oldukça fazla. Ve bu tecrübe, bugün artık provokatörlerin işini hayli güçleştiriyor. Senaryolar, inandırıcılığını ve uygulama zeminini her geçen gün kaybediyor. En son Tokat"ta yaşanan hadiseden sonra şehit cenazeleri üzerinden sokakları hareketlendirmek isteyenler amaçlarına ulaşamadı. En büyük tepkiyi bizzat sağduyulu şehit ailelerinden aldılar.
EYLEM YAPANLARIN GERÇEK KİMLİĞİ FARKLI OLABİLİR
Sokak eylemlerini yönlendirenlerin görünür kimlikleri üzerinden yorum yapmak çok gerçekçi değil. Asıl kimlikleri farklı çıkabiliyor. Ergenekon sanıklarından Kuvayi Milliye Derneği Genel Başkan Yardımcısı Durmuş Ali Özoğlu, 1991"de PKK eyleminde molotofkokteyli atarken yakalanmış bir isim. Bugün de sokakları ateşe verenler, ileride çok daha farklı bir kimlikle toplumun karşısına çıkabilir.
Nitekim İzmir"deki olaylarda önemli ipuçları ortaya çıktı. Geçen ay İzmir"de DTP konvoyunun geçişi sırasında yaşanan olaylarla ilgili soruşturma devam ediyor. Emniyet birimleri elde edilen bütün görüntü ve fotoğrafları inceliyor. Arbedenin başlamasına sebep olduğu belirtilen, DTP"li ve karşı grupları provoke eden kişilerin yakalanması için çalışmalar sürüyor. Polis, provokatörlerin kimliğini belirlemeye çalışıyor.
Benzer kişiler Tokat"ta şehit düşen er Cengiz Sarıbaş"ın İstanbul"daki cenaze töreninde de kalabalığı yönlendirdi. Törene katılan gençlere "Hadi yolu kapatsanıza!" talimatını veren 35 yaşlarındaki uzun boylu, atletik yapılı, kısa tıraşlı kişi, herkesin dikkatini çekti. Şehit Cengiz Sarıbaş"ın annesi Gülyaz Sarıbaş, oğlunu defnettikten sonra yaptığı açıklamada, cenaze töreninde tanımadığı insanların pankart açıp slogan attığına, bazı kişilerin ise ortalığı karıştırmak için kendilerine provokatif telkinlerde bulunduğuna dikkat çekti. Bir dönem Güneydoğu"da PKK"lılar için "Gündüz külahlı, gece silahlı" tabiri kullanılıyordu. Bugün sokakları hareketlendirenler de "Gündüz cenazede, gece poşulu" olabiliyor. Gündüz vakti şehit cenazelerinde insanları galeyana getirmeye çalışanlar gece vakti ortalığı ateşe veren gençlerle aynı amaca hizmet ediyor.
İDDİAAMEDEN İLGİNÇ BAŞLIKLAR
PKK adına sokakları, örgütün bir anlamda üst yapılanması olan Kürdistan Halklar Topluluğu (KCK) yönlendiriyor. Provokasyonlar, KCK"nın şehir meclisleri tarafından koordine ediliyor. Diyarbakır Cumhuriyet Savcılığı tarafından PKK"nın "Türkiye meclisi (KCK-TM)" çatısı altında faaliyet gösteren "Yurtsever Demokratik Gençlik Meclisi (YDGM)" üyeleriyle ilgili iddianamesi, geçen hafta mahkeme tarafından kabul edildi. Örgütün yapısı ve genel işleyişini tamamen deşifre eden iddianame, provokasyonların perde arkası ile ilgili de önemli bilgiler içeriyor.
Terör örgütü adına suç işleyen çocuk ve gençlerin, merkezi Diyarbakır"da bulunan YDGM tarafından yönlendirildiği belirtilirken, KCK"nın alt birimi olan organizasyonun "örgüte sadık ve eylem yapmaya hazır gençleri tek tek tespit ettiği" vurgulanıyor:
“Eylemlerde çocuklar ön plana sürülmektedir. Amaç, müzahir kitleyi zinde tutup eylemsellik sürecinin üst seviyede muhafazasını sağlamak, bölgede korku ve paniğin devam etmesi, kaos ortamının sürmesi ve bu sayede halk üzerinde baskı oluşturulması, devlet güçlerinin zafiyet içerisinde olduğunun gösterilmesidir. Eylemlerde bayrak açan, slogan atan, güvenlik güçlerine taşlı ve molotoflu saldırıda bulunan şahısların 15-25 yaş aralığındaki gençler olduğu gözlenmektedir. Eylemci genç grubun örgütlü bir yapı içerisinde hareket ettiği, terör örgütünün gençlik yapılanması içerisinde oldukları, terör örgütünün merkezî gençlik örgütlenmesi içerisindeki şahıslar tarafından yönlendirildikleri, denetlendikleri anlaşılmaktadır.”
İŞTE KCK'NIN ŞEMASI
Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı, yürüttüğü soruşturmada Kürdistan Halklar Topluluğu"nun (KCK) yapılanmasını da tamamen deşifre etti.
İddianamede yer alan şemanın en tepesinde KCK lideri olarak Abdullah Öcalan görülüyor. "Yasama"nın başında Zübeyir Aydar yer alıyor. "Yürütme"den sorumlu isim ise Murat Karayılan. "Yargı" erkinin başında Kazi kod adlı eski İran Cumhuriyet Savcısı bulunuyor. Bu üçlü doğrudan Öcalan"a bağlı olarak çalışıyor. "Konsey Başkanı" olarak geçen Murat Karayılan"a bağlı üyeleri ise şöyle sıralanmış:
Bozan Tekin (kod), Cemil Bayık, Duran Kalkan, Mustafa Karasu, Nuriye Kespir.
Örgütün Türkiye (PKK), İran (PJAK), Suriye (PYD) ve Irak"taki (PÇDK) yapılanmalarından ise Zübeyir Aydar sorumlu. KCK Türkiye Meclisi"nin başındaki isim Sabri Ok"a bağlı 8 sözcü bulunuyor. Amed kod isimli Sabri Ok"un başında bulunduğu Türkiye Meclisi"nin (TM) ülke genelindeki çalışmalarını Çukurova, Diyarbakır, Serhat ve Ege olmak üzere 4 ana bölge üzerinden koordine ettiği ifade ediliyor.
Türkiye"yi her fırsatta gergin bir ortama sürükleyen, ortalığı karıştıran KCK"ya bağlı Türkiye Meclisi"nin başında Sabri Ok"un bulunması çok önemli. Zira Sabri Ok"un kimliği Türkiye"de son dönemde Batı ve Doğu"da eş zamanlı olarak yürütülen provokasyonlar hakkında önemli ipuçları veriyor. KCK soruşturmasının kilit ismi Sabri Ok, derin bağlantıları olan bir isim. Ok"un adı PKK"nın ilk kadrosu arasında geçiyor. Ok, örgütün ilk eylemi olan 1984"teki Siirt ve Eruh baskınlarının planlayıcılarından. 1985"te yakalandı. Bursa Cezaevi"nde 20 sene yattı. 1999"da Öcalan hapse atıldığında yanına istediği tek kişi Sabri Ok"tu. Hapisteyken bile örgütün en kilit isimlerinden biriydi. Millî Güvenlik Kurulu toplantılarına dahi konu oluyordu. 26 Temmuz 2000 tarihli MGK toplantısında, PKK"yla ilgili istihbarat raporları masaya yatırıldı. Bursa Cezaevi"nde yatan Sabri Ok"un örgüt üzerindeki etkisinin arttığı kaydediliyordu. Ok"un faaliyetlerini rahatça sürdürdüğü belirlendi.
Sabri Ok"u öne çıkaran asıl özelliği, sahip olduğu derin bağlantılar. İddiaya göre, 28 Şubat sürecinde Batı Çalışma Grubu"nun PKK ile görüşmeleri ve bağlantıları Sabri Ok üzerinden yürütülüyordu. Eski Emniyet Genel Müdürlüğü İstihbarat Daire Başkanı Hanefi Avcı, 5 Temmuz 1998"de bir TV programında "devlet içinde bir grubun PKK ile iş birliği yaptığını, İstihbarat Daire Başkanlığı"nın söz konusu o kişiyi tespit ettiğini" söylemişti.
PKK terör örgütü elebaşı Abdullah Öcalan, 1999"da tutuklu bulunduğu İmralı"da yargılanırken mahkemeye bir tutanak sundu. 2 Haziran 1999"da Star Gazetesi, bu tutanaklara dayanarak Öcalan"ın bir aracıyla ateşkes için ilişkiye girdiğini iddia etti. PKK"ya cezaevinden bu ateşkes talebini ileten isim Sabri Ok"tan başkası değildi. Öcalan yakalandıktan sonra DGM savcılarına verdiği ifadelerde Sabri Ok"un rolünü şöyle açıklıyordu: "Ateşkes önerisi bize Avrupa temsilcimiz Kâni Yılmaz ve Şahin kod adlı Ferhat Abdi isimli arkadaş tarafından getirildi. Abdi Şahin isimli arkadaşımıza da Selim Okçuoğlu isimli avukat getirmiş. Bu belge sanırım şimdi Avrupa arşivimizdedir. Aynı konuda, cezaevleri temsilcimiz Sabri Ok"la bir görüşme yapılmış. Sabri Ok, kendisi ile de görüşüldüğünü ve aynı önerilerin kendisine de yapıldığını söyledi."
Konu ile ilgili görüştüğümüz Avukat Selim Okçuoğlu iddiaları yalanlamıyor. "Bu tür görüşmeler her dönem olmuştur." demekle yetiniyor.
Sabri Ok, 20 yıl hapis yattı. 2005"te tahliye olduktan sonra askere alındı. Manisa"da askerlik yaptıktan sonra Kandil"e gitti. Burada PKK"nın derin troykası olarak bilinen Duran Kalkan, Mustafa Kalkan ve Ali Haydar Kaytan ile hareket etmeye başladı. Bu ekip, Ergenekon"a yakın görüşler taşıyor. PKK"dan ayrılarak Kuzey Irak"ta yaşamaya başlayan Osman Öcalan, bu ekip için şunları söylemişti: "PKK"nın içinde de Kemalistlerden daha çok Kemalistler var. Solcular ve Aleviler de yer alıyor ayrıca. Özellikle solcu Aleviler, PKK içinde her zaman güçlü ve etkin oldular. Türkiye"deki bazı güçlerle çalışıyor, onlarla birlikte hareket ediyorlar."
Sabri Ok"un bağlantıları, eş zamanlı olarak Türkiye"nin doğusunda yaşanan sokak gösterileri ile batısında yaşanan provokasyon ve linç hareketlerinin kaynağını deşifre ediyor.
Haber: MELİK DUVAKLI