Başbakan Erdoğan bugünkü grup toplantısında CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu'na çattı. CHP'nin tüzük kurultayını hatırlatarak Kılıçdaroğlu'na seslenen Başbakan Erdoğan, 'Kusura bakmayın biz söyleyeceğimizi söyledik: Manşetle gelen manşetle gider. Ayak oyunlarıyla gelen ayak oyunlarıyla gider. Bir CD olayı ben aday değilim diye genel başkanını ziyaret et ertesi gün de hemen aday ol. Çok dürüst bir iş. Biz AK Parti olarak sayın Kılıçdaroğlu'ndan son derece memnunuz.' dedi.
BDP lideri Selahattin Demirtaş'ın Uludere ile ilgili iddialarına da çok sert tepki gösteren Erdoğan, 'Güya Uludere'de operasyon bana sorulmuş. Ben de BDP Genel Başkanı'nın o çirkin iddiasıyla söylüyorum; 'Vurun' demişim. İşte bu ahlaksız siyasettir. Bunlara 5 koyunu ver ellerine kaybedip gelirler ya da kuytu bir yerde kebap yapar yerler. Bu ifadelerde şark kurnazlığı var. Bu ifadenin içinde siyasi ahlaksızlık vardır. Siyaset üretemeyenler işte böyle ecziyet üretir. Başbakan'a yönelik bu tarz cahilce ifadeler Uludere için düzenlenen toplantıda kahkaha atma edepsizliğini örtmez.' şeklinde konuştu.
İşte Erdoğan'ın konuşmasının öne çıkan satırları
Ortadoğu'da yaşanan gelişmeler karşısında biz sadece halkların çıkarlarından yanayız. Sunni, Alevi, Nusayri, Katolik, Ortadoks ayrımı yapmıyor politikalarımızı bu zahiri unsurlara göre şekillendirmiyoruz.
Filistin sorunu çözülmeden bu bölgedeki hiç bir sorun çözülemez.
Irak'ın kuzeyindeki idri boşluk nedeniyle 30 yıl boyunca bir terör belasıyla uğraştık. Bu durum sadece Irak'ın iç meselesi olarak görülebilir mi?
Filistin İsrail meselesinde Türkiye olarak ödediğimiz bedelleri bölgede sadece biz ödemiyoruz; diğer bölge ülkeleri de bu bedeli ödüyor. Bölge ülkelerdeki siyasi çekişmelerin elbette tarafı değiliz, ama bölgesel istikrarın tarafıyız. İnsaniyet namına da üzerimizdeki sorumlulukları görmezden gelemeyiz. Türkiye hiç bir mezhepin yanında değildir karşısında da değildir.
Biz hiç kimsenin iç işlerine karışmayız bizim işimiz bize yetiyor.
Bazı meselelerin de iç mesele olarak kalmadığı da bazı liderler tarafında görülmüyor. Ortadoğu'nun tarihi birilerinin iddia ettiği gibi kanla değil mürekkeple yazılmıştır. Bilimle sanatla yazılmıştır. Bölge siyasi çekişmelerle değil ortaya koyduğu muhteşem eserlerle ortaya koymuştur. Biz kalemin kılıcı kestiği bir anlayıştan beslendik. Türkiye'yi batı için değerli yapan da bu samimiyetidir.
Türkiye yüzü avrupaya bakan ama sırtını doğuya dönmemiş bir fırsattır. Türkiye'nin Avrupa'ya yük olmaya değil, yük almaya aday olduğunu her fırsatta söylüyoruz.
Ben bugün Fransa'ya bişey demeyeceğim. Fransa yönetimine Türkiye ile kavga ediyor payesini de vermeyeceğiz. Bu meseleyi bütün boyutlarıyla daha sonra sizlerle paylaşacağız.
Muhalefet partileri, STK'lar ve medyamıza gösterdikleri dayanışma duygusundan ötürü milletimiz ve şahsım adına teşekkür ediyorum. 74 milyon 724 bin nüfusumuza vakur duruşumuzdan ötürü ayrıca şükranlarımızı sunuyorum. Nüfusumuz her yıl artmış ve yaklaşık her yıl 1 milyon nüfusumuz artıyor. Nüfusumuzun yüzde 50'si 30 yaşın altında bunu arttırarak devam ettireceğiz. AK Parti neslinde nitelikli insanlar yetişecek merak edilmesin.
Şu günlerde Davos'ta Avrupa'nın krizi ele alınırken Türkiye'nin farklı konumu en yetkili isimler tarafından ifade ediliyor. Avrupa ekonomisinin kötüye mi yoksa daha mı kötüye gideceği konuşuluyor. Avro bölgesindeki bu olumsuz sürecin Türkiye üzerinde sınırlı bir etkisi olacaktır ama biz inşallah büyümeye devam edeceğiz. İhtiyatı da elden bırakmayacağız.
Ne diyordu faiz lobisi; acele edin stand-by yapalım. Avrupa ülkeleri şimdi IMF'nin kapısında bekliyor. 23 milyar dolar IMF borcumuz vardı biz ödedik ödedik geriye 2.9 milyar dolar borcumuz kaldı.
Otomobil satışlarında tüm zamanların rekoru kırıldı. 2002 yılında 91 bin ated bine oto satılıyordu. 2010 yılında bu sayı 510 bin rakamına ulaştı. 91 bin nire 510 bin nire. 2011 yılında ise bu defa 594 bin otomobil satışı elde edildi. İleri mi gidiyoruz geri mi gidiyoruz. Yıllık buzdolabı satışında tüm zamanların rekoru var. Çamaşır makinesi satış adedinde de aynı şekilde bir rekor var.
Bir başka rekoru turizmde gördük; 2011 yılında Türkiye'mizi ziyaret edenlerin sayısı 31 milyonu açtı. Biz göreve geldiğimizde 13 milyondu. 8.5 milyar dolar geliri varken bugün 23 milyar dolar gelir elde etti.
TÜİK ihracat rakamlarını açıkladı; bugün resmi rakamlara göre 134.9 milyar dolarlık ihracata ulaştık o da rekor. 2008 yılında küresel krizin tahrip ettiği veriler şimdi normale dönmüş durumda. Tdbiri elden bırakmayacağız, yere sağlam basacağız. Küresel gelişmeleri yakından takip edeceğiz. Siyasetin tek limanı ahlaktır. Bu sözü kalbimizden söyledik.
AK Parti'yi kurduğumuzda maalesef siyaset arenası büyük bir çürümenin içindeydi. Siyasetçiye güven adeta yerlerde sürünüyordu. Sadece milletimize hizmet etmekle kalmadık, siyasetteki düzeyi yükselttik.
Elinde belgesi delili olmayanların kritik meselelerde iftira atarak zihin bulandıranlar aldanırlar. İftira atarak yalan söyleyerek karşısındakini küçük düşürmeye çalışanlar kendilerini küçültürler.
Güya Uludere'de operasyon bana sorulmuş. Ben de BDP Genel Başkanı'nın o çirkin iddiasıyla söylüyorum; 'Vurun' demişim. İşte bu ahlaksız siyasettir. Bunlara 5 koyunu ver ellerine kaybedip gelirler ya da kuytu bir yerde kebap yapar yerler. Bu ifadelerde şark kurnazlığı var. Bu ifadenin içinde siyasi ahlaksızlık vardır. Siyaset üretemeyenler işte böyle ecziyet üretir. Başbakan'a yönelik bu tarz cahilce ifadeler Uludere için düzenlenen toplantıda kahkaha atma edepsizliğini örtmez.
Biz sizi siyasette muhattap aldık; ben de yardımcılarım da görüştük. Ama siz dağdan talimat gelmeden adım atamadınız. Ama biz sadece halkımıza sorarız ve halkımızdan aldığımız yetkiyiyi de kullanırız. BDP'yi kriminalize ediyormuşuz. Kim illegaliteye takılırsa yargıda gider gerekeni yapar. Bir hususu vurgulamak zorundayım; Uludere istismarı üzerinden terörle mücadeleyi akamete uğratacağını zannedenler büyük yanılgı içerisindedir. Terörle mücadele kesintisiz sürecektir. Terör oldukça mücadele de olacaktır. Terörle etkin mcüadeleyi sürdüreceğiz. CHP Genel Başkanı da BDP Genel Başkanı'nın bu iddiasını tekrar etmiştir. CHP o kadar acziyet içerisinde ki BDP'nin peşine takılıp gittiğini gördük. Ben CHP'nin lokomotif BDP'nin de vagon olduğunu söylemiştim. Sözümü geri aldım; şimdi CHP vagon BDP lokomotif oldu.
Kusura bakmayın biz söyleyeceğimizi söyledik: Manşetle gelen manşetle gider. Ayak oyunlarıyla gelen ayak oyunlarıyla gideer. Bir CD olayı ben aday değilim diye genel başkanını ziyaret et ertesi gün de hemen aday ol. Çok dürüst bir iş. Biz AK Parti olarak sayın Kılıçdaroğlu'ndan son derece memnunuz.
Eğer siz insanları vergisini ödemiyor diye katlediyorsanız bu insanların hesabını veremezsiniz. Bu savunulacak bir şey değildir. Şu anda TSK ve Genelkurmay kendi arşivlerinde de çalışmalar yapıyor. Biz esasa ilişkin bazı önemli noktaların es geçildiğini gördük. Biz bir zihniyete, başka bir çok faciaya neden olmuş bir anlayışa işaret ediyoruz. CHP Genel Başkanı bir Dersim'li olarak Silivri'deki hakim ve savcılara çok ağır hakaretlerde bulundu. Sonrasında da devam etti. CHP son derece sorumsuzca çıkışlar yaptı yapıyor. AK Parti bir farkın partisidir. Bugüne kadar kışlalarda kazılar yapılabiliyor muydu? Yapılamıyordu. Biz yapıyoruz.
CHP'nin bu ülkeye yaşattığı hukuk facialarını hatırlatacak 12 Eylül halk oylamasıyla bu kırılmanın nasıl yaşandığını ortaya koyacağız. Biz bir kanun değişikliği yaparak yoklamayı kaldırıyoruz. Ayrıca işlem hacmi düşük 181 ilçede askerlik şubelerini kaldırıyoruz. Bu ilçeler 1 saatlik mesafedeki merkeze dahil olacaktır. Yıllık 40 milyonluk bir tasarruf sağlayacağız. Bu askerlik şubesi binalarını Milli Eğitim Bakanlığı'mıza devretmeyi planlıyoruz. Kadınların şiddetten korunması için bir düzenleme gerçekleştirdik. İllerde Vali, ilçelerde Kaymakamlar tarafından koruma altına alınacak, gerekirse kendilerine koruma verecek. Hatta kolluk kuvvetleri de gerekirse, kendilerine koruma verilecek. Tasarı TBMM'de kabul edildiğinde Türkiye'de yeni bir sürecin başlamasını temenni ediyorum.