Yrd. Doç. Dr. Mustafa Ünal Tuz Tüketimi Konusunda Uyardı

21-27 Mart 2016 tarihleri arasında gerçekleştirilen 'Dünya Tuza Dikkat Haftası' konusunda Tıp Fakültesi İç Hastalıkları Anabilim Dalı, Endokrin Bilim Dalı Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Mustafa Ünal 'Tuz Haftası' ve 'Tuz Tüketimi' konularında bir takım açıklamalarda bulundu.

Yrd. Doç. Dr. Mustafa Ünal Tuz Tüketimi Konusunda Uyardı

21-27 Mart 2016 tarihleri arasında gerçekleştirilen 'Dünya Tuza Dikkat Haftası' konusunda Tıp Fakültesi İç Hastalıkları Anabilim Dalı, Endokrin Bilim Dalı Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Mustafa Ünal 'Tuz Haftası' ve 'Tuz Tüketimi' konularında bir takım açıklamalarda bulundu.

24 Mart 2016 Perşembe 15:24
Yrd. Doç. Dr. Mustafa Ünal Tuz Tüketimi Konusunda Uyardı

21-27 Mart 2016 tarihleri arasında gerçekleştirilen "Dünya Tuza Dikkat Haftası" konusunda Tıp Fakültesi İç Hastalıkları Anabilim Dalı, Endokrin Bilim Dalı Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Mustafa Ünal 'Tuz Haftası' ve 'Tuz Tüketimi' konularında bir takım açıklamalarda bulundu.

Tıp Fakültesi İç Hastalıkları Anabilim Dalı, Endokrin Bilim Dalı Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Mustafa Ünal, halk sağlığının korunması ve hastalıkların oluşumunun önlenmesinde, toplumda tuz tüketimin kademeli olarak önerilen seviyelere düşürülmesi için Sağlık Bakanlığı tarafından 'Türkiye Aşırı Tuz Tüketiminin Azaltılması Programı' oluşturulduğunu ve sağlık politikası olarak yürürlüğe girdiğini belirtti.Tuz'un kan basıncını arttırmada önemli bir faktör olduğunu belirten Ünal, 10 erişkinin 3'ünde tuzun hipertansiyona yol açtığını sözlerine ekledi.

Günümüzde bulaşıcı hastalıklar azalırken kronik hastalarının görülme sıklığının Türk toplumunda giderek arttığını söyleyen Yrd. Doç. Dr. Mustafa Ünal, aşırı tuz tüketiminin sadece yüksek kan basıncı nedeni olmakla kalmayarak günümüzde önemli birer sağlık sorunu haline gelen mide kanseri, osteoporoz, böbrek hastalıklarının gelişimiyle de yakından ilişkili olduğunu belirtti. Ünal açıklamasının devamında ;"Günümüzde bulaşıcı hastalıklar azalırken kronik hastalıklarının görülme sıklığı Türk toplumunda da giderek artmaktadır. Beslenme alışkanlıklarının değişmesi, hareketsiz yaşam tarzı obezite, diyabet, hipertansiyon, kolesterol yüksekliği ve kalp damar hastalıklarının daha sık görülmeye başlanmasına neden olmuştur. Batılı tipi fast food beslenme alışkanlıklarının yanısıra aşırı tuz tüketimi de kronik hastalıklara yol açan nedenlerden biridir. Bu nedenle halk sağlığının korunması ve hastalıkların oluşumunun önlenmesinde toplumumuzda tuz tüketimin kademeli olarak önerilen seviyelere düşürülmesi için Sağlık Bakanlığı tarafından 'Türkiye Aşırı Tuz Tüketiminin Azaltılması Programı' oluşturulmuş ve sağlık politikası olarak yürürlüğe girmiştir. Aşırı tuz tüketimi de değiştirilebilir bir sağlıksız beslenme uygulamasıdır ve birçok kronik hastalığın temelinde yer almaktadır. Özellikle oluşumunda aşırı tuz tüketiminin önemli bir etken olduğu hipertansiyon, dünyada önlenebilir ölüm nedenleri içerisinde bir numaralı risk faktörüdür. Tuz, kan basıncını artırmada önemli bir faktör olup 10 erişkinin 3'ünde hipertansiyona yol açmaktadır. Hipertansiyon kontrol altına alındığında, inme ve kalp yetersizliğinin görülme oranı yarıya inmektedir. Ayrıca aşırı tuz tüketiminin sadece yüksek kan basıncı nedeni olmakla kalmayarak günümüzde önemli birer sağlık sorunu haline gelen mide kanseri, osteoporoz, böbrek hastalıklarının gelişimiyle de yakından ilişkili olduğu belirlenmiştir. Yetişkin bir insan için önerilen günlük tuz miktarı 5 gr'dır.1 çay kaşığı tuza karşılık gelen bu miktar zaten günlük tüketilen yiyecekler yoluyla alınmaktadır. Ülkemizde bu miktar önerilen miktarın yaklaşık 3 katıdır.(15 gr.) Yapılan çalışmalarında günlük olarak 5 gram ve daha fazla tuz alımı (2000 mg sodyum) toplam kalp-damar hastalık riskini %17, inme(felç) riskini de %23 artırmaktadır. Son 30 yılda tuz alımı yaklaşık kişi başı 6 gram azaltılmıştır. Ancak henüz yeterli düzeyde değildir" dedi.

Tuz tüketimini azaltmanın yollarından da bahseden Yrd. Doç. Dr. Mustafa Ünal bu yolları şu şekilde sıraladı; "Daima taze ve tuz eklenmemiş besinleri tercih ediniz. Yemekler az tuzlu veya tuzsuz pişirilmelidir. Mutlaka iyotlu tuz kullanılmalıdır. Sofrada tuzluk kullanmamakla tuz alımı % 15 azaltılabilir. Yemeklerin tadına bakmadan tuz kullanma alışkanlığından vazgeçiniz. Eğer hipertansiyon gibi sağlık probleminiz varsa, mutlaka satın aldığınız hazır ürünlerin etiketlerini okuyunuz. 'Tuzsuz' ya da 'tuzu azaltılmış' besinleri tercih ediniz. Baharat ve maydanoz, nane, kekik, dereotu, rezene, fesleğen gibi aroma sağlayıcıları tuz yerine tercih ediniz. Turşu, ketçap, hardal, zeytin, soya sosu ,salata sosları, vb. yiyeceklerin tuz içeriği yüksektir. Bu besinlerden uzak durunuz ya da çok nadir tüketiniz."

Aşırı tuz tüketiminin zararlarından bahseden Yrd. Doç. Dr. Mustafa Ünal, aşırı tuz tüketiminin yüksek tansiyon, kalp hastalıkları, inme, kemik erimesi, böbrek rahatsızlıkları ve bazı kanser türlerine yol açtığını belirti.

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.