YÖK'ten Üniversitelere 'Yükseköğretim Kurumları Cinsiyet Eşitliği Tutum Belgesi'

YÖK Akademi Kadın Çalışmaları ve Sorunları Birimi Başkanı Prof. Dr. Sezer Ş. Komsuoğlu, 'Yükseköğretim Kurumları Cinsiyet Eşitliği Tutum Belgesi'nin, üniversitelere toplumsal cinsiyet eşitliği, adalet zeminindeki eşitlik konusunda neler yapılabileğiyle ilgili hazırlandığını söyledi.

YÖK'ten Üniversitelere 'Yükseköğretim Kurumları Cinsiyet Eşitliği Tutum Belgesi'

YÖK Akademi Kadın Çalışmaları ve Sorunları Birimi Başkanı Prof. Dr. Sezer Ş. Komsuoğlu, 'Yükseköğretim Kurumları Cinsiyet Eşitliği Tutum Belgesi'nin, üniversitelere toplumsal cinsiyet eşitliği, adalet zeminindeki eşitlik konusunda neler yapılabileğiyle ilgili hazırlandığını söyledi.

08 Mart 2016 Salı 10:55
YÖK'ten Üniversitelere 'Yükseköğretim Kurumları Cinsiyet Eşitliği Tutum Belgesi'

YÖK Akademi Kadın Çalışmaları ve Sorunları Birimi Başkanı Prof. Dr. Sezer Ş. Komsuoğlu, 'Yükseköğretim Kurumları Cinsiyet Eşitliği Tutum Belgesi'nin, üniversitelere toplumsal cinsiyet eşitliği, adalet zeminindeki eşitlik konusunda neler yapılabileğiyle ilgili hazırlandığını söyledi.

'Yükseköğretim Kurumları Cinsiyet Eşitliği Tutum Belgesi' ile ilgili YÖK Akademi Kadın Çalışmaları ve Sorunları Birimi Başkanı Prof. Dr. Komsuoğlu, gazetecilere yaptığı açıklamada, "2015 Mayıs ayında YÖK'te akademide kadın çalışmaları konusunda bir komisyon kuruldu. 8 kişilik bir komisyon. Bu komisyonun hazırladığı belgelerden en önemlisi ve ilki diyelim YÖK'te ilk kez uygulandı. Üniversitelerimize toplumsal cinsiyet eşitliği, adalet temelinde eşitlik, toplumsal şiddet, kadına yönelik şiddet ve üniversiteli öğrencilerimizin çektiği sıkıntılarının önlenmesi açısından bir politika belgesi hazırlandı. Bu politika belgesini YÖK'teki bu komisyon hukuk zemininde hazırladı. Bu belge hazırlandı ve YÖK Genel Kuruluna sunuldu" ifadelerini kullandı.

"BELGE HER ÜNİVERSİTE İÇİN GEÇERLİ"

Komsuoğlu, konuşmasına şöyle devam etti:

"Belgenin özelliği şu, üniversitelere toplumsal cinsiyet eşitliği, adalet zeminindeki eşitlik konusunda neler yapılabilir, kızların çektiği sıkıntılar, cinsiyet ayrımcılığı veya yurtlarda kalırken çektikleri sıkıntı, aydınlatmadan, korumadan veya etik olarak kendilerine yapılan sıkıntılarla nasıl baş edebilir ve bu konuda nasıl iyileştirmeler yapılabilirliğiyle ilgili bir politika belgesi hazırladık. Birçok şey önerdik. Yurtların bulunduğu bölgelerde aydınlatmanın nasıl yapılacağını, özellikle meslek yüksek okullarında kızlarımız gece vaktine kadar derslerde kalıyorlar. Kadın güvenlik görevlilerinin kendilerine nasıl yardımcı olabilir. Diğer konu ise akademik açıdan da kadın sorunları merkezlerinin yanı sıra üniversitelerde toplumsal cinsiyet eşitliği derslerinin olabildiğince ders olarak konulması. Eğer ders olarak konulamıyorsa, bu öğretim üyesi yoksa seminerler ve konferanslar şeklinde bunların anlatılması. Biz de bu komisyon üyeleri ve çeşitli öğretim üyeleri, her ay 2 üniversiteye giderek bunu seminer olarak anlatıyoruz. Çeşitli üniversitelerde gezerek Tutum Belgesiyle ilgili çalışmaları anlatıyoruz."

Belgesi'nin YÖK Genel Kurulu'ndan çıkan ve YÖK Başkanı Saraç'ın imzasını taşıyan bir karar metni olduğunu bildiren Komsuoğlu, belgenin her üniversite için geçerli olduğunu ifade etti.

TOPLAM 5 MİLYON 600 BİN ÖĞRENCİ SAYISININ 2 MİLYON 599 BİNİ KIZ ÖĞRENCİ

Öte yandan YÖK'ün verilerine göre, üniversitelerde açıköğretim programları hariç önlisans ve lisans programlarında normal öğretimde okuyan öğrencilerin yüzde 48'ini, ikinci öğretimde okuyan öğrencilerin yüzde 40'ını, uzaktan öğretimde okuyan öğrencilerin yüzde 46'sını kız öğrenciler oluşturuyor. Toplam 5 milyon 600 bin öğrenci sayısının ise 2 milyon 599 bini kız öğrenci.

Yüksek lisans ve doktora öğrencileri arasındaki kızların oranı ise yüzde 40'tan fazla. Türkiye'de 67 bin 299 öğretim üyesi ile 79 bin 288 öğretim görevlilerin toplamı olan 146 bin 587 öğretim elemanının, 62 bin 997'si yani yüzde 43 kadınlardan oluşuyor.

Türkiye'de kadınların üst yönetim kademelerinde görev alması ve liderliği konusuna bakıldığında, her yıl düzenli olarak yapılan bazı araştırmalar, bu konuda da Japonya, ABD, Kanada, Fransa, Almanya,İsveç ve İsviçre gibi birçok gelişmiş ülkelerle aradaki farkın çok da açık olmadığını gösteriyor.

Türkiye'de 62 üniversitede 'kadın çalışmaları, kadın sorunları, kadın ve toplum, kadın ve aile, kadın ve çocuk, toplumsal cinsiyet sorunları ve kadın araştırmaları' gibi isimler altında açılmış olan uygulama ve araştırma merkezlerinde, çeşitli bilimsel çalışmalar yapılıyor. Bu kapsamda, 13 üniversitede açılmış 23 yüksek lisans programı yer alıyor.

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.