YÖK Başkanı Saraç, Kadın YÖK Üyeleri Ve Kadın Rektörlerle Bir Araya Geldi

Yükseköğretim Kurulu (YÖK) Başkanı Prof. Dr. M.A. Yekta Saraç, önümüzdeki süreçte yükseköğretim kurumlarında rektör, dekan, bölüm başkanı gibi görevlerde kadın yöneticilerin sayısının artmasına yönelik girişimleri olacağını bildirdi.

YÖK Başkanı Saraç, Kadın YÖK Üyeleri Ve Kadın Rektörlerle Bir Araya Geldi

Yükseköğretim Kurulu (YÖK) Başkanı Prof. Dr. M.A. Yekta Saraç, önümüzdeki süreçte yükseköğretim kurumlarında rektör, dekan, bölüm başkanı gibi görevlerde kadın yöneticilerin sayısının artmasına yönelik girişimleri olacağını bildirdi.

08 Mart 2016 Salı 10:24
34 Okunma
YÖK Başkanı Saraç, Kadın YÖK Üyeleri Ve Kadın Rektörlerle Bir Araya Geldi

Yükseköğretim Kurulu (YÖK) Başkanı Prof. Dr. M.A. Yekta Saraç, önümüzdeki süreçte yükseköğretim kurumlarında rektör, dekan, bölüm başkanı gibi görevlerde kadın yöneticilerin sayısının artmasına yönelik girişimleri olacağını bildirdi.

YÖK Başkanı Prof. Dr. Saraç, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü nedeniyle kadın YÖK Genel Kurul üyeleri ve Türkiye'deki devlet ve vakıf üniversitelerinde görev yapan 16 kadın rektörle, Yükseköğretim Kurulu Başkanlığında kahvaltıda bir araya geldi. Kahvaltıda yaptığı konuşmada YÖK Başkanı Saraç, "Biz bir yılı aşkın bir süredir YÖK'te pek çok yeniliğe ve ilke imza atmış bulunmaktayız. Bu ilklerden birisi de kadın çalıştayı düzenledik bir yıl önce. Bununla ilgili bir takım kararlar aldık. Üniversitelerimize tamim ettik. Üniversitelerimizdeki kadın olgusuna yönelik farkındalık oluşturulması istikametinde bir dizi çalışma başlatıldı ve sürdürülüyor" diye konuştu.

"KIZ ÖĞRENCİLERİMİZDEN GELEN TALEP DOĞRULTUSUNDA İKİNCİ ÖĞRETİM BAŞLAMA SAATLERİNİ YÜKSEKÖĞRETİM KURUMLARINA BIRAKTIK"

Özellikle örgün öğretimde öğrenci sayısının yarısını kız öğrencilerin oluşturduğunu anlatan Saraç, şunları kaydetti:

"Pek çok Avrupa ülkesinin ilerisindeyiz. Yükseköğretim sistemindeki hanım öğretim üyeleri sayısı açısından. Sadece üst yönetici açısından bazı ülkelerin gerisindeyiz. Fakat o hususta da makas çok açık değil. Bu hususta önümüzdeki bir iki yıl içinde olumlu gelişmeler katedileceğini düşünüyoruz. Tabii ki bizim göreve başladığımız süre içerisinde, bütünüyle yükseköğretim üst yöneticileriyle ama tabii ki özelde de bayan rektörlerimizle sıcak bir ilişkimiz devam ediyor. Bu arada kız öğrencilerimizle de bir temasımız söz konusu oldu geçtiğimiz yıl içerisinde ve kız öğrencilerimizden gelen talep doğrultusunda ikinci öğretim başlama saatlerini yükseköğretim kurumlarına bıraktık. Bizim o kararımızı tetikleyen husus, kız öğrencilerimizin talepleri oldu. Yine biz toplumsal cinsiyet eşitliği tabii ki adalet temelinde buna yönelik bir ders veyahut ders içeriğinin konu edildiği bir konferans dizisinin üniversitelerde müfredatlarda yer almasına yönelik de bir çalışmamız oldu. Bu istikametteki çalışmalarımızın bir halkası olmak üzere bugün bayan rektörleri davet ettik. Onlarda nezaket gösterdi ve YÖK'e teşrif ettiler."

"KADIN YÖNETİCİLERİN SAYISININ ARTMASINA YÖNELİK GİRİŞİMLERİMİZ OLACAK"

Gazetecilerle sohbet eden Saraç, "Önümüzdeki süreçte yükseköğretim kurumlarında rektör, dekan, bölüm başkanı gibi görevlerde kadın yöneticilerin sayısının artmasına yönelik girişimlerimiz olacak" dedi.

"BU KADAR BÜYÜK BİR SİSTEM İÇİNDE YARISININ KADIN REKTÖR OLMASI GEREKİR"

YÖK'e gelen kadın rektörlerden Boğaziçi Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Gülay Barbarosoğlu da, yükseköğretim sisteminin içinde bir akademisyen olarak öncelikle yükseköğretim sistemi içinde kadınların her aşamada çok daha etkin, önemli roller almasını diledi. Bu yönde en azından kendi kurumunda elinden gelen her şeyi yapmaya çalıştığını anlatan Barbarosoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü: "Ama Türkiye genelinde de toplumun her kesiminde kadının her türlü sorununu çözmeye çalışmalıyız, çalışıyoruz. Türkiye yükseköğretim sistemi büyük bir sistemdir. Ben hep söylüyorum Avrupa'da da Rusya'dan sonra en büyük yükseköğretim sistemleri içinde yer alır, ikinci büyüklüktedir. Bu kadar büyük bir sistem içinde yarısının kadın rektör olması gerekir. Belki yarısına çıkmak kolay olmasa bile önemli sayıda rektörün olmasını dilerim. Bu konuda toplumun çok yaygın olarak kadınları üst yönetimde görmesi noktasında farkındalığını artırması ve cesaretlendirici olması gerekir. Sadece üniversite rektör meselesi değil kadınların üst yönetimde olmasını hepimiz teşvik etmeliyiz. Bu yükseköğretim sisteminin sorunu değildir, bu sadece kadınların meselesi değildir, bu toplumun kültür olarak meselesidir. Üniversiteler içinde kanalların açık olduğunu düşünüyorum. Tüm hemcinslerimizi daha çok cesaretlendirmeliyiz. Şiddete maruz olan bütün kadınların yanındayız, farkındayız ve kadınları şiddetten kurtaracağız."

"ÜST YÖNETİMLER DE KADINLARA ROL MODEL OLMAK BAKIMINDAN BUGÜNLE BİRLEŞTİREREK AYRICALIKLI SORUMLULUĞUM OLDUĞUNU DÜŞÜNÜYORUM"

Ege Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Candeğer Yılmaz da, YÖK Başkanının ilk kez kadınları özelleştirerek özgün bir toplantıda buluşturmasından dolayı memnuniyet duyduğunu ifade ederek, "Ben 8 Mart nedeniyle kadınların çalışma hayatındaki aktif, enerjik, yetkin ayrıntılı gibi görünen içselleştirilmiş zarif davranışlarının bizim kurumsal yönetimlerimiz için çok önemli bir kültür dolduracağını düşünüyorum. Çünkü kadın annedir, anne şefkattir. Kadın yalnızdır demek istemiyorum. Kadının bunları başarabilmesi yanındaki erkeğiyle birliktedir. Kadını ve erkeği asla ayırmadan kadının da bu alanda kendini gösterebilmesine olanak sağlayacak ortama ihtiyacımız var" dedi.

Yükseköğretim kurumunda bunun biraz da ayrıcalığı olduğunu anlatan Yılmaz, şunları söyledi: "İstatistiklere bakarsak öğretim üyesi kademesine kadar kadınların erkeklere göre oranlarının eşit olduğunu görüyoruz. Yöneticilik boyutuna geldiğimiz zaman kadınların sahada çekilmeye başladığını görüyoruz. En azından ben kimliğimle ilk kadın rektörüyüm Ege Üniversitesinin. Üst yönetimlere de kadınlara rol model olmak bakımından bugünle birleştirerek ayrıcalıklı sorumluluğum olduğunu düşünüyorum."

"YÖNETİM KADEMESİNDE AKADEMİADA KADIN SAYISININ ARTIRILMASI GEREKİYOR"

Okan Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Şule Kut, YÖK tarihinde ilk defa 8 Mart nedeniyle davet edildiğini kaydederek şöyle konuştu:

"Kadınlar günü hepimiz için evde de olsak her yerde son derece önemli. Gittiğimiz her yerde şununla karşılaşıyoruz biz kadın rektörler olarak bize rol model olarak bakılıyor. Bu bizim için çok önemli. Bugün 16 kadın rektör var. Üniversitelerimizin sayısını düşündüğümüz zaman hâlâ çok az ama şuana kadar Türkiye tarihinde kadın rektör sayısının en fazla olduğu yıl oldu. Aramıza yeni katılanlar var. Ortak bir noktamız var aslında. Biz çok çalışkanız, detaya çok önem veriyoruz. Sorunları çözmek için daha çok gayret gösteriyoruz. Çalışırken kadın erkek ayrımını hiç yapmıyoruz. Onları hep yanımızda görüyoruz, görmek istiyoruz. Ama daha çok kadının yönetici pozisyonuna gelmesini desteklememiz gerekiyor. Belki bir pozitif ayrımcılığı da YÖK içinde de bu tartışmanın olduğunu biliyorum. Özellikle yönetim kademesinde akademia da kadın sayısının artırılması gerekiyor. Yönetim kademelerinde yükseldikçe kadınların sayısı ve tabi ki oranı azalıyor. O açıdan bazı standartların konulması, belki yönetmeliklerde yönetmelik kurullarında, fakülte yönetim kurullarında belli oranların getirilmesinin çok yararlı olacağını düşünüyorum."

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.