'Yeni Türkiye Yolunda'

'Yeni Türkiye Yolunda'

'Yeni Türkiye Yolunda'

'Yeni Türkiye Yolunda'

30 Nisan 2016 Cumartesi 19:29
33 Okunma
'Yeni Türkiye Yolunda'

Başbakan Ahmet Davutoğlu, "Biz çokluk içinde birlik, birlik içinde çokluk felsefesine inanmış bir medeniyetin çocuklarıyız. Hem kültürel çoğulculuğumuzu, herkese olan hoşgörümüzü göstereceğiz. Hem de ait olduğumuz kültüre, ait olduğumuz dine sadakatle bağlı kalıp bundan onur duyacağız." dedi.

Başbakan Davutoğlu, televizyonlarda yayınlanan "Yeni Türkiye Yolunda" adlı ulusa sesleniş konuşmasında, gündemdeki konularla ilgili değerlendirmelerde bulundu.

Nisan ayında çok özel günlerin mevcut olduğunu belirten Davutoğlu, alemlere rahmet olarak gelen Hazreti Muhammed Aleyhissalatu Vesselamın'ın doğum haftası vesilesiyle bütün Türkiye'de tevhit ve vahdet teması altında toplantılar tertip edildiğini anımsattı.

Bu toplantıların birinde konuşma yaptığını hatırlatan Davutoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Orada da ifade ettim; biz çokluk içinde birlik, birlik içinde çokluk felsefesine inanmış bir medeniyetin çocuklarıyız. Hem kültürel çoğulculuğumuzu, herkese olan hoşgörümüzü göstereceğiz. Hem de ait olduğumuz kültüre, ait olduğumuz dine sadakatle bağlı kalıp bundan onur duyacağız. Hazreti Peygamber'in yolu her şeyden önce bir merhamet yoludur, bir şefkat yoludur, o bir şefkat peygamberidir, o vahdet peygamberidir. Allah, şefkati ondan aldığımız dersle bütün topluma yaymayı bize nasip eylesin. Onun gösterdiği tevhitten, vahdetten bizi ayırmasın. Bugünlerde hepimiz onun getirdiği muhabbet etrafında birlikte gönül gönüle vermeliyiz. Aramıza fitne sokmak isteyenlere karşı, onun muhabbeti ile biz biriz, beraberiz, onun yolundayız, demeliyiz. Bu bizim için en temel yaklaşım olmalı ve bu özel günlerde özellikle de salı günü idrak edeceğimiz Miraç Kandili vesilesiyle hep ortak değerlerimizle buluşmalıyız. Bu vesileyle Miraç Kandilimiz de hayırlı olsun."

Nisan ayındaki ikinci kutlu günün, 23 Nisan Milli Egemenlik ve Çocuk Bayramı olduğuna dikkati çeken Davutoğlu, 23 Nisan 1920'de, Anadolu'nun değil sadece mazlum milletlerin sesini yükseltmek için bir araya gelen kutlu öncülerin, milli egemenliğin sembolü ve temeli olan Türkiye Büyük Millet Meclisi'ni kurduğuna işaret etti. Bu dönemde, imkanların az, zorlukların çok olduğunu vurgulayan Davutoğlu, "Ama o imkanları zorluklar karşısında güçlü kılacak yürekleri vardı, tarih bilinçleri vardı. Ait oldukları millete duydukları güven ve geleceğe ait duydukları öz güven vardı. Bir araya geldiler ülkenin her bir yanından, Türk, Kürk, Sünni, Alevi her bir köşesinden Ankara'da buluştular. Ankara o andan itibaren istiklalimizin karargahı oldu, Ankara o andan itibaren milletimizin onur mücadelesinin verdiği odak şehir oldu." diye konuştu.

"İşte Kutlu Doğum Haftası ve Ankara, Mekke, Medine ve Ankara, İstanbul; hepsi bizim o güçlü kimliğimizin, derin tarihi kimliğimizin ana unsurlarıdır." ifadesini kullanan Davutoğlu, bunların birbirinden ayırt edilemeyeceğini söyledi.

23 Nisan 1920'de TBMM'nin dualarla açıldığını anımsatan Davutoğlu, "Bir cuma sonrası Anadolu'ya bizim medeniyetimizi taşıyan Hacı Bayram-ı Veli'nin huzurundan İstiklal Savaşı'nın merkezi, karargahı olacak olan Meclis binasına yüründü. Dualarla kurulmuş bir devletin vatandaşlarıyız biz. Dualarla yola çıkılmış bir istiklal yürüyüşünün evlatlarıyız biz, kimse bunları birbirinden ayırt etmemeli. Millet ile devlet hep Ankara'da ilk Meclis'te buluştuğu gibi buluşmalı. Siyasetimizin, kültürümüzün, irfanımızın odağı budur, bundan kopmayalım, ayrılmayalım." değerlendirmesinde bulundu.

29 Nisan'ın Kut'ül Amare zaferinin 100. yıl dönümü olduğuna dikkati çeken Davutoğlu, bir yıl önce İstanbul'u savunmak için Çanakkale'de destan yazan ordunun 1 yıl sonra bu kez Bağdat'ı savunmak için Kut'ül Amare'da destan yazdığını ifade etti.

Davutoğlu, "Çünkü onlar için o zaman vatan toprağı olan Bağdat, İstanbul kadar aziz, ana gibi yar idi. Bugün Bağdat'ın karşı karşıya kaldığı tablo hepimize hüzün veriyor." dedi.

Onlarca yıldır unutulan Kut'ül Amare Zaferi'nin bundan sonra kıyamete kadar kutlanacağını dile getiren Davutoğlu, bu zaferin dün Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, TBMM Başkanı İsmail Kahraman, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hulusi Akar, Kut'ül Amare'den gelen Vali ve her birinin sancağında ay yıldız olan Kut ve civarındaki Arap aşiretlerinin temsilcileriyle kutlandığını anımsattı.

- "Kut'ül Amare, mazlum milletlerin sömürgecilere, istilacılara karşı omuz omuza verdiği son büyük direniş"

Davutoğlu, "Kut'ül Amare, mazlum milletlerin, Ortadoğu halklarının sömürgecilere, istilacılara karşı omuz omuza verdiği son büyük direniştir. Orada Türkler vardı, Kürtler vardı, Araplar vardı, Sünniler, Şiiler, Keldaniler, Süryaniler vardı, ama hedefleri ortaktı; Bağdat'ın ruhunu korumak. Aynen Çanakkale'de İstanbul'un ruhunu korumak için oraya fevç fevç yürüyen Rumeli çocukları, Anadolu çocukları, Mezopotamya çocukları gibi." değerlendirmesinde bulundu.

"İşte biz bu coğrafyanın hamurunu oluşturuyoruz değerli vatandaşlarım. Biz bu coğrafyanın ruhunu yüreğimizde en kutsal emanet olarak taşıyoruz." diyen Davutoğlu, "Bu coğrafyayı bölmek isteyenlere, bu coğrafya içinde kardeş kanı dökmek isteyenlere karşı temel referans noktamız Hazreti Peygamber'in şefkati, 23 Nisan 1920'de doğan milli irade inancı ve Kut'ül Amare'deki vahdet ve tevhit ruhudur. Allah bunları bizden eksik eylemesin." ifadesini kullandı.

Yarın, helal rızık için gece gündüz ter döken kardeşlerinin 1 Mayıs Emek Bayramını kutlayacaklarını belirten Davutoğlu, 1 Mayıs'ı, ihtilaf, gerginlik ve tansiyon günü olmaktan çıkararak, emek şenliğine çevirmeye gayret ettiklerini ve bayram haline getirdiklerini kaydetti.

Bu sene 1 Mayıs'ta daha da özel bir durum olduğunu söyleyen Davutoğlu, çarşamba günü sendika temsilcileriyle yemekte bir araya geldiğini anımsatarak, yapılan görüşmeler sonrasında 1 Mayıs'la ilgili çok güzel bir uzlaşı örneğine şahit olduklarını ifade etti.

1 Mayıs'ın gergin bir atmosferde geçmemesi için, tespit edilen ve sendikaların talep ettiği yerlerde bayram kutlaması yapılmasına karar verdiklerini dile getiren Davutoğlu emekçilere de şöyle seslendi:

"Bütün sendikalarımıza, siyasi görüşleri ne olursa olsun, sizin emeğiniz kutsaldır, sizin emeğinize en büyük saygıyı biz göstereceğiz. Kutlu Doğum Haftasının içinde 1 Mayıs'ı idrak etmek sebebiyle söylüyorum; Hazreti Peygamber'in söylediği gibi insanın emeğinden daha hayırlısı yoktur. Biliniz ki sizin emeğinizle bu millet, bu ülke yükselecek. Biliniz ki sizin emeğinizin hakkını vermek için her türlü tedbiri alacağız. Biliniz ki o alın terinizi gelip bizzat silerek o alnınızdan öpmek isterim."

Çalışanların Emek Bayramını kutlayan Davutoğlu, 1 Mayıs'ın bu sene barışçıl bir ortamda geçmesi temennisinde bulunarak, bu konuda uzlaşı örneği sergileyen bütün sendikalara da teşekkür etti.

Başbakan Davutoğlu, Mardin'de söz verdiği şekilde her hafta Doğu ve Batı'daki bir ili ziyaret ettiğini, nisan ayında Diyarbakır'a gittiğini anımsattı.

Davutoğlu, şöyle devam etti:

"Diyarbakır ziyaretimiz birçok açılardan bizim gönlümüze huzur, geleceğimize güven veren bir ziyaretti. Bir cuma namazında Ulu Cami'de, aşkla sevdiğim, içinde bulunduğum her vesilede feyz aldığım Diyarbakır Ulu Cami'de cuma namazını idrak ettikten sonra halkımızla buluştuk. Bir miting planlanmamıştı, bir duyuru yapılmamıştı, ama onbinlerce Diyarbakırlı, teröre karşı tek bir ses olan o aziz vatandaşlarım kendi başbakanlarına hoş geldiniz demek için Diyarbakır Meydanını doldurdular. Planlanmadığı halde orada kendilerine hitap ettim ve orada sadece tek bir mesaj verdim; kardeşlik, kardeşlik, kardeşlik. İşte bu toprakların sırrı bu. Kut'ül Amare'de Diyarbakırlılar da vardı, Konyalılar da. Edirneliler de vardı, Halepliler de. Çanakkale'de de birlikteydiler. Ve Allah şahit olsun, siz de şahit olun; bundan sonra da hep bir arada olacaklar.

Sur'u yakıp yıkan, Sur içindeki tarihi eserlere zarar veren o terör odaklarına karşı o gün Diyarbakır tek bir ruh, tek bir yürek, tek bir sesti. O meydanı dolduran, sayın başbakanım diyerek bana sarılan, al bayrağı dalgalandıran bütün Diyarbakırlılara bir kez daha selam ediyorum. Bizim en büyük teminatımız, sizlerin yüreğindeki birlik bilincidir. Hiçbir zaman hiçbir şekilde teröristlere bu meydanı bırakmayacağız. İşte Kilis'te, işte Bursa'da farklı şekillerde ortaya çıkan terör saldırılarına karşı en büyük gücümüz, en büyük direncimiz; Diyarbakır Meydanında gördüğüm ruh ve bütün Türkiye'de her zaman şahit olduğum kardeşlik bilincidir."

- "Diyarbakır dünya çapında bilinen bir kültür merkezi olacak"

Diyarbakır'da tarihi Sur için ihya ve inşa planını paylaştığını anlatan Davutoğlu, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, Kültür ve Turizm Bakanlığı, bütün kurumlarla, bakanlıkların tarihi Sur içini en iyi şekilde inşa ve ihya etmek için bir seferberlik halinde olduklarını ifade etti.

Diyarbakır'da hep güzel günler göreceklerini belirten Davutoğlu, "Güzel baharlar, hep kadim şehrin ruhunu görmek için gelen ziyaretçiler göreceğiz. Diyarbakır, dünya çapında bilinen bir kültür merkezi olacak." dedi.

Şanlıurfa'yı 11 Nisan'da ziyaret ettiğini hatırlatan Davutoğlu, "Şanlıurfa'nın kendi iradesiyle istilacıları şehirden kovduğu ve Şanlıurfa'da ebediyete kadar ay-yıldız dalgalanacak dediği günün yıldönümü. İşte Kut'ül Amare ruhu orada da vardı." diye konuştu.

Şanlıurfa'daki vatandaşlarla iki vesileyle buluştuklarını kaydeden Davutoğlu, bunlardan birincisinin İstiklal Madalyası'nı bu şehre vermek, ikincisinin ise Ankara dışındaki ilk Bakanlar Kurulu toplantısını yapmak olduğunu dile getirdi.

Kocaeli'de gençlerle buluştuğunu, Düzce'de 550 milyon Türk Lirası civarında 81 eserin açılışını yaptıklarını söyleyen Davutoğlu, "Siyasetin kalbi Ankara'dır, ama siyasetin atar damarları Anadolu'nun her yeridir. Siyaseti Ankara'ya bağlı kılanlar, siyaseti Ankara içindeki kapalı kapılar ardındaki müzakerelere bağlı kılanlar, ona indirgeyenler siyasetin ruhunu, Anadolu'nun, Rumeli'nin enerjisini anlayamaz. Size söz veriyorum, hiçbir zaman siyaseti Ankara'nın dar kulislerine terk etmeyeceğiz. Devlet idaresini milletimizle birlikte Türkiye'nin her yerinde omuz omuza yapacağız. Her köşesine gideceğiz ülkemizin, sizlerle buluşacağız." ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Yalova'da, dünyanın en uzun dördüncü asma köprüsünü, son tabliyesini kurarak kemale erdirdiklerini anlatan Davutoğlu, açılışını mayıs ayı içinde yapacakları köprünün adının da Cumhurbaşkanı Erdoğan ile yaptıkları istişare sonucunda "Osman Gazi" olmasını uygun gördüklerini bildirdi.

Davutoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:

"İstanbul'dan kalkan bir kardeşimiz, bir vatandaşımız Fatih Sultan Mehmet Köprüsü'nden ya da Yavuz Sultan Selim Köprüsü'nden ya da Boğaziçi'nden geçerek gelecek Osman Gazi Köprüsü'nden geçecek. Bursa'ya selam verecek ve Cumhuriyetimizin istiklal şehri İzmir'e yönelecek, 7 vilayetimiz birbirine bağlanacak; İstanbul, Kocaeli, Yalova, Bursa, Balıkesir, Manisa ve İzmir. Türkiye nüfusunun üçte biri bu İstanbul-İzmir otoyoluyla, bu iki aziz şehrin arasındaki şehirlerle birlikte seyahat edebilecek. 9-10 saat süren yolculuk 3-3,5 saate inecek. Yalova'dan karşıya geçiş geçmişte saatler alırdı, şimdi 6 dakikada geçilecek bütün Körfez."

- "Hiçbir anımız sizden uzak, sizden gayrı değil"

Günlerini millete hizmetle geçirdiklerini ifade eden Davutoğlu, "Terörle mücadele ederken başlıyoruz icraatla devam ediyoruz, eylem planlarıyla sürdürüyoruz. Hiçbir anımız sizden uzak, sizden gayrı değil. Biz siziz, siz bizsiniz. Böyle bir ayrımın herhangi bir şekilde vatandaşlarımız arasına girecek ayırıcı bir tavrın oluşmasına asla izin vermeyeceğiz." diye konuştu.

Antalya'ya da iki vesileyle önemli bir ziyaret gerçekleştirdiklerini söyleyen Davutoğlu, bu ilde 841 milyon liralık çok açılışlar gerçekleştirdiklerine dikkati çekerek, "EXPO 2016 Botanik Fuarı'nın açılışını Sayın Cumhurbaşkanımızla birlikte yaptık. Dünyada en çok katılım sağlayan EXPO'lardan birisi oldu Antalya EXPO. Ve bütün dünyaya Antalya'nın güzelliklerini, Türkiye'nin zenginliklerini tanıtmak için yeni bir fırsat oluştu. Milyonlarca insan EXPO 2016'yı ziyaret edecek, Antalyalının, Türkiye'nin güzel mesajlarını iletecek." değerlendirmesinde bulundu.

Antalya'dan sonra aynı günün gecesi doğduğu şehir Konya'ya Hazreti Mevlana'nın diyarına gittiğini anlatan Davutoğlu, "Vesile yine çok güzeldi, İslam Dünyası Turizm Başkenti ilan edilmişti aziz Konyamız. Gez dünyayı gör Konya'yı derler, gerçekten öyle. Ve Konya'da bu yılın İslam Dünyası Turizm Başkenti faaliyetlerinin açılışını gerçekleştirdik. Antalya'ya da, Konya'ya da hayırlı mübarek olsun. Dünyaya bizi en iyi şekilde tanıtacaklarından eminim." dedi.

Bugün de kurtuluş yıl dönümü nedeniyle Muş'u ziyaret ettiğini belirten Davutoğlu, "Bakınız, ayağımızın birisi sabit Ankara'da, ama diğeri bütün Anadolu'yu dolaşıyor. Doğusuyla batısıyla, kuzeyiyle güneyiyle biz her yerdeyiz, her yerde olacağız. Kut'ül Amare ruhu, Çanakkale ruhu bunu gerektirir." ifadesini kullandı.

- "İslam Dünyası bu prangaları aşacaktır"

Bu yoğun iç temasların yanında aynı önemde ve yoğunlukta dış temaslarında da bulunduğunu anlatan Davutoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Türkiye'nin çok boyutlu coğrafyasının ve tarihinin yansıması oldu. En önemli faaliyetimiz, hiç şüphesiz İslam İşbirliği Teşkilatı Zirvesi'ne evsahipliği yapmaktı. Sayın Cumhurbaşkanımızın evsahipliğinde gerçekleşen İslam İşbirliği Teşkilatı Zirvesi çok zor bir gündemle, çok zor bir günde toplandı. Ama bu kez toplanılan yer İstanbul'du ve bu kez toplantıya evsahipliği yapan İslam dünyasının yükselen yıldızı Türkiye Cumhuriyeti Devleti idi. Bu toplantıyla birlikte üç yıl için Dönem Başkanlığını da devraldık. İslam dünyası bugün kendi içinde ve dışında birçok konuyla mücadele ediyor, birçok tehditle karşı karşıya, birçok yüzleşmeyle hesaplaşmak durumunda. İçeride kendi halkına zulmeden zalim rejimler ve her türlü vicdani ilkeyi ayaklar altına alan barbar terörist örgütler, dışarıda ise şefkat dini olan İslam dinini tam bir algı sapmasıyla başka bir ön yargıyla değerlendirmek isteyen çevreler, yani İslamofobik çevreler. Yani İslam'a, yani İslam dünyasına, yani Müslümanlara oryantalist gözle bakan çevreler, aşırı ırkçı akımların Avrupa'daki saldırıları. İslam dünyası bu kıskacı aşacaktır, İslam dünyası bu prangaları kıracaktır. Çünkü İslam dünyasında artık Türkiye gibi başarı örnekleri de var, çünkü İslam İşbirliği Teşkilatı'na artık üç yıllığına Türkiye Cumhuriyeti Devleti Dönem Başkanlığı yapacak. Allah bize güç ve kuvvet versin, bu Dönem Başkanlığımızda en güzel hizmetleri yapmayı bize nasip eylesin."

(Sürecek)

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.