'Yeni Nesil Ekonomik Diplomasi' konferansı

'Yeni Nesil Ekonomik Diplomasi' konferansı

'Yeni Nesil Ekonomik Diplomasi' konferansı

'Yeni Nesil Ekonomik Diplomasi' konferansı

13 Şubat 2016 Cumartesi 10:12
39 Okunma
'Yeni Nesil Ekonomik Diplomasi' konferansı

Avrupa Birliği Bakanı ve Başmüzakereci Volkan Bozkır, Türkiye ve AB'nin her zamankinden çok daha fazla birbirine ihtiyaç duyduğu bir noktada bulunduğunu belirterek, "Bu noktanın iyi değerlendirilmesi halinde de iki taraf için de önemli sonuçlar ortaya çıkacaktır ve bundan tüm dünya barışı, bölgemizdeki huzur, istikrar ve kazanımlar ortaya çıkacaktır" dedi.

Bozkır, İstanbul Sanayi Odası'nca düzenlenen "Yeni Nesil Ekonomik Diplomasi: Dünyada Artan Bölgesel Serbest Ticaret Anlaşmaları ve Transatlantik Ticaret ve Yatırım Ortaklığı Anlaşması (TTIP) Müzakereleri" konferansında, Türkiye-AB ilişkilerine değinirken, Türkiye için stratejik öneme haiz ve her zaman stratejik hedefi olan bu ilişkinin devamında Türkiye'nin kararlı, toleranslı ve sabırlı olduğunu dile getirdi.

Son dönemde özellikle bölgede ve küresel sistemdeki değişimler ile Türkiye'nen jeopolitik konumunun, Türkiye-AB ilişkisini her zamankinden fazla öne çıkardığını ifade eden Bozkır, "Türkiye-AB ilişkilerinde paradigma değişmiştir ve paradigma değişiminin sonucu olarak yeni bir platformda ilişkiyi çok daha sağlıklı bir düzeyde ve sonuca yönelik şekilde sürdürme imkanına kavuştuk. Birçok önemli husus bunda rol oynadı. AB'nin ekonomik olarak yaşamakta olduğu sıkıntılar bunun birinci unsurunu teşkil etmektedir. Yıllardan beri birçok diğer konuda olduğu gibi AB, yaklaşmakta olan ekonomik krizin ya farkına varamamıştır yahut da farkına vardığı halde doğru algılayıp bununla ilgili önlemleri alamamıştır" diye konuştu.

Bozkır, paradigma değişikliğinin birinci unsurunu, "Gelinen noktada AB'nin içine düştüğü ekonomik sıkıntıları Türkiye gibi önemli bir pazar, genç ve çalışkan nüfus olmadan, Türkiye gibi ülkelere yatırım yapmadan aşma olanağı bulunmaması" şeklinde açıkladı.

İkinci unsurun, "illegal göçün zamanında fark edilememesi", üçüncü unsurun "terör" olduğunu anlatan Bozkır, konuşmasını şöyle sürdürdü:

"Üç unsurun bir araya gelmesi ve ilerlemesinde Türkiye'nin çok önemli bir aktör olduğunun fark edilmesi yeni paradigmayı ortaya çıkarmıştır. Biz, bu noktadaki sorunun çözümünü Türkiye'ye belli bir miktar ekonomik katkı yapıp, 'Bunu siz çözün' şeklindeki ilk baştaki zihniyeti de kabul etmedik. Türkiye, eğer bu sorunun çözümünde bir parça olacaksa, o zaman Türkiye ailenin içinde hissettirilmelidir ve en önemli bölümü de bu süreç devam etmelidir. Biz de 'Bunu gerçekten yürekten, hep birlikte, bir ailenin gereği olarak gerçekleştirelim' şeklinde görüşlerimizi belirttik. Bugün gelinen nokta aslında budur. Belirli bir para verilip, 'Bunu önle' noktasında Türkiye'nin müzakere sürecinin ilerlediği, Türkiye ile AB arasında 11 yıl aradan sonra zirve toplantılarının yapıldığı, enerji konusunda üst düzey iş birliğinin gerçekleştirildiği, ekonomi konusunda üst düzey iş birliğinin gerçekleştirildiği, Gümrük Birliği'nin güncellenmesi ve bu ilişkinin çok daha üst düzeye getirilerek, iki taraf için de 'kazan kazan' demiyoruz artık 'daha çok kazan, daha çok kazan' ilişkisi haline getirilmesi gerçekten çok önemli oldu. Unsurlardan bir tanesi de Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarının 36 yıldır hiçbir şekilde hak etmediği vize uygulamasının kaldırılması için atılan adımlar oldu. Türkiye inşallah Türk vatandaşlarının Schengen bölgesine vizesiz girdiği bir noktayı bu sene sonbaharda yakalayacaktır. Böyle bir tablo iki taraf için de yararlıdır. Bu ilişkinin tesis edildiği şekilde iki tarafın çabalarıyla devam etmesi halinde gerçekten hem Türkiye, AB'ye üyelik için az kalan mesafeyi daha hızlı katetmiş olacaktır hem de bu, AB'nin ve Türkiye'nin yararına bir tabloyu ortaya çıkaracaktır. Türkiye ve AB bugün her zamankinden çok daha fazla birbirine ihtiyaç duyduğu bir noktadadır ve bu noktanın iyi değerlendirilmesi halinde de iki taraf için de önemli sonuçlar ortaya çıkacaktır ve bundan tüm dünya barışı, bölgemizdeki huzur, istikrar ve kazanımlar ortaya çıkacaktır."

- "Türkiye, mutlaka ve mutlaka bu yeni yapının parçası olmak mecburiyetinde"

Avrupa Birliği Bakanı ve Başmüzakereci Volkan Bozkır, Türkiye'nin TTIP'in dışında kalmasının, sanayi devrimini, iletişim devrimini kaçırması ile aynı derecede önemli bir eksiklik olacağını belirterek, "Türkiye, mutlaka ve mutlaka bu yeni yapının parçası olmak mecburiyetindedir. Bu, sadece yılda uğranabilecek birkaç milyar dolar zarardan ibaret değildir. Yeni yapının dışında kalan ülkelerin gerçekten yaşama gücünün çok zor olacağı bir dönem bizimle karşı karşıya olacaktır" diye konuştu.

Gümrük Birliği güncellenmesi görüşmelerinin bu yıl başlayacağına ve tarım, hizmetler ve kamu alımları sektörlerinin anlaşmaya dahil edileceğine değinen Bozkır, güncellemeyle Türkiye-AB ticaret hacminin 150 milyar dolardan 300 milyar dolara çıkma potansiyeli oluşacağını kaydetti.

Bozkır, "Gümrük Birliği anlaşması güncellenirken, bunun içine bir maddeyi mutlaka ve mutlaka koyduracağız. O da şudur, 'AB, üçüncü ülkelerle serbest ticaret anlaşması imzalarsa, bu Türkiye'ye otomatik olarak uygulanacaktır'. Bazı rivayetler var, diyorlar ki 'Türkiye, çok hızlı yürütür işleri'. Gümrük Birliği güncellemesini biz belki de TTIP'in tam olarak onaylanıp yürürlüğe girmesinden önce gerçekleştirebiliriz. Ben şahsen buna inanıyorum. Bütün mekanizmalarımızı da kurduk" dedi.

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.