Yeni Anayasa çalışmaları

Yeni Anayasa çalışmaları

Yeni Anayasa çalışmaları

Yeni Anayasa çalışmaları

17 Şubat 2016 Çarşamba 15:15
36 Okunma
Yeni Anayasa çalışmaları

Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, TBMM Anayasa Mutabakat Komisyonunun CHP'nin dayatmasıyla sona erdiğini belirterek, "CHP yeni anayasa yapılmasını istemiyor, yeni anayasa yapılmasından korkuyor" dedi.

Bozdağ, Mecliste bir grup gazeteciye, yeni anayasa çalışmaları ve TBMM Anayasa Mutabakat Komisyonu ile ilgili gelişmeleri değerlendirdi. Yeni anayasa yapmak üzere siyasi parti gruplarının üye verdiği komisyonun "Anayasa Uzlaşma Komisyonu", yeni adıyla "Anayasa Mutabakat Komisyonu" olduğunu belirten Bozdağ, bu komisyonun sadece anayasa yapmak üzere teşkil edildiğini, partilerin de üyelerini bu amaçla verdiğini anlattı.

Komisyonun; çalışma usul ve esaslarını müzakere ederken CHP'nin komisyonun adına itirazı, başkanlık sisteminin masaya getirilmemesi, ilk dört maddenin konuşulmaması ve "bunlar olmazsa biz yokuz" yaklaşımı nedeniyle daha işe başlamadan sona erdiğini anlatan Bozdağ, oluşum şekline bakıldığında eşit sayıda üyeyle oluştuğunu, her partiden üç üyenin bulunduğunu, oy birliğiyle karar alacağını kaydetti.

Bozdağ, oy birliği usulü nedeniyle, CHP'nin, komisyonda "hayır" dediği bir şeyin kabulünün mümkün olmadığına işaret ederek, şöyle konuştu:

"Benim gördüğüm, CHP yeni anayasa yapılmasını istemiyor, yeni anayasa yapılmasından korkuyor. Mevcut anayasayı daha uzun ömürlü kılmaya çalışıyor. Aksi takdirde, siz yeni bir anayasa istiyorsanız, anayasanın içinde ne var, ne yok masada oturup konuşur tartışırsınız, müzakere edersiniz, sonra 'evet' ya da 'hayır' dersiniz ve oradan bir karar çıkar ama şimdi konuşmaktan, tartışmaktan, müzakere etmekten korkuyor, 'ben bunları müzakere etmem' diyor. Bu ne anlama geliyor; bir, CHP yeni anayasa istemiyor anlamına geliyor. İkincisi de CHP, bu konularda kifayetsizliğinden endişe ediyor demektir. Eğer kendi kifayetine güvense, kendinden emin olsa bunları konuşmaktan korkmaz. Kendi tezlerinin çürüklüğünden korkuyor olabilir. Başkanlık sistemine siz karşısınız, olabilir. Ben de başkanlık sistemine 'evet' diyorum. Masaya geldik konuşacağız, tartışacağız, sonuçta kim kimi ikna edebilirse orada uzlaşacağız. İkna edemedik; usul belli oylamaya gidecek. Mutabakat olmadığı zaman zaten Uzlaşma Komisyonundan o çıkmamış olacak. Anayasanın ilk dört maddesi aynı şekilde yine konuşulacak, mutabakat çıkmadığı zaman orada değişiklik olmamış olacak. Diğer konular da yeni anayasanın içine belki aynen taşınmış olacak ama siz 'bunları ben konuşmam, müzakere etmem' dediğinizde masaya uzlaşmacı değil, dayatmacı tavırla oturuyorsunuz. Uzlaşmayı kendi dayatmasına 'evet' denilmesi olarak algılıyor, öyle anlaşılıyor. Bu da fevkalade yanlış. Uzlaşmak, esasında orta bir yerde buluşmak anlamına gelir. CHP, daha işin başında 'konuşmam, tartışmam, müzakere etmem, bunları kabul ediyorsan varım yoksa yokum' diyor. Bu, çok açık şekilde dayatmadır. Böyle bir dayatmaya 'evet' demek de kabul edilebilir durum değil."

- "Samimiyseniz ayrı bir komisyon kuralım"

Bozdağ, dünyanın hiçbir yerinde, temel ilkeler, temel hak ve hürriyetler, hükümet sistemleri konuşulmadan anayasa yapılmadığına işaret ederek, en geniş şekilde konuşulup, tartışılıp, değerlendirerek maddelerin yazıldığını vurguladı. "Ama şimdi bir anayasa yapımının A,B,C'si mesafesinde olan konuları tartışmak istemediler" diyen Bozdağ, "darbe mevzuatını temizleyelim" önerisine kimsenin "hayır" demediğini kaydetti.

Komisyonun kuruluş amacının yeni anayasa olduğuna dikkati çeken Bozdağ, darbe mevzuatı temizlenmek isteniyorsa yeni bir komisyon kurulup, çalışmaları yürüterek hayata geçirebileceğini söyledi. "Eğer samimiyseniz ayrı bir komisyon kuralım çünkü onlarca yasa, yönetmelik, tüzük var. Komisyonun hem anayasa yazıp hem de bunlarla ilgilenmesi işin doğasına aykırı. Ayrıca komisyon kuralım, beraber çalışsın" diyen Bozdağ, konunun hükümet programında da bulunduğunu, ayrıca kendilerinin de çalışmaları olduğunu kaydetti.

Bozdağ, konuyla ilgili çalışmayı hızlı şekilde halledebileceklerini belirterek, şunları kaydetti:

"Kaldı ki 1982 Anayasası, esasında darbe yasalarının anasıdır. Bir numaralı darbe yasasıdır. Bundan daha önemli bir darbe yasası olduğunu Türkiye'de kim söyleyebilir? Hiç kimse söyleyemez. En önemli darbe eseri, darbelerin sözleşmesi; 1982 Anayasası'dır. Eğer darbe mevzuatı diyorsa orada da samimi olması lazım. Öyle şeylerdense işin anasını önce değiştiren bir adım atmak lazım. İşin anası da 1982 Anayasası'dır ama maalesef işin bir numarası üzerinde durmuyor. Samimiyseniz en önemli darbe mevzuatı bu anayasadır, o zaman gelin bir numaradan başlayalım. Çünkü diğer kanunlar bu anayasaya uyum kanunlarıdır. Bu anayasa çerçevesinde çıkmış kanunlardır. Siz bu anayasayı kaldırmadıkça, yerine yeni bir anayasa koymadıkça o kanunları değiştirseniz dahi bu anayasanın ruhu, her yerde dolanacaktır. Çünkü anayasanın başlangıcında şöyle diyor; 'bu Anayasa sadece lafzıyla değil, ruhuyla da temas ettiği her konuda geçerlidir.' Bu anayasanın ruhuna da hayat hakkı verirsiniz, sadece değiştirerek özgür, insan haklarına dayalı bir hale getiremezsiniz. Yapılması gereken bu anayasanın darbe ruhunu öldürmektir. Bunun yolu da bu anayasayı artık bir kenara koyup yerine de milletin temsilcilerinin doğrudan yaptığı yepyeni anayasa yapmaktır. CHP, darbe mevzuatını ayıklamak konusunda da bence samimi değildir. Kamuoyu algısı oluşturmak ve kendi haksız tutumuna destek sağlamak için ortaya attığını düşünüyorum. Eğer samimiyse darbe yasalarının anası olan 82 Anayasası ile işe başlamak en doğrusudur ama onu da yapmamışlardır. Bu konuda samimi olmak lazım. CHP'nin bugünkü yönetimi ne derse desin 78 milyon Türk halkı, yeni anayasa istiyor. Milletin yeni anayasa talebini, sesini görmezden gelenleri millet seçim vakti değerlendirecektir."

- "CHP'nin dayatmasıyla sona erdi"

Bozdağ, sürecin nasıl işleyeceği sorusuna, Meclis Başkanı İsmail Kahraman'ın partilere yeni çağrıda bulduğunu belirterek, Başbakan Ahmet Davutoğlu ve parti sözcüsü Ömer Çelik'in TBMM Anayasa Mutabakat Komisyonunun kaldığı yerden devam etmesi gerektiğini ifade ettiğini, partilerin yanıtını beklemek gerektiğini söyledi.

"Benim önerim; komisyonunun samimiyetle çalışmasıdır, Türkiye kamuoyundaki siyasi polemiklere kurban edilmemesidir" diyen Bozdağ, şunları kaydetti:

"Bu Komisyonun dışarıda olup bitenleri gündemi haline getirmekten uzak durup sadece yeni anayasa talebine odaklanmalıdır. Yeni anayasayı nasıl daha iyi yaparız üzerinde çaba sarf etmesidir. Eğer genel başkanların konuşmaları, dışarıdaki il başkanı, milletvekilinin konuşması veya herhangi bir siyasi tartışma her gün komisyonunun ana gündem maddesi olursa, komisyon o tartışmalardan arınmadığı için kendi işine odaklanamaz. Dışarıda ne olursa olsun komisyon, kendi işine odaklanmalı ve kendi işi üzerinde çalışmalı. Millet onlardan yeni anayasa bekliyor. Türkiye'de terörle mücadele konusunda yeni şeyler, ekonomiyle ilgili tedbirler de beklemiyor. Yasaması, yürütmesi, yargısı, temel hakları, temel ilkeler konusunda yeni anayasa bekliyor. Milletin beklentilerine göre hareket etmesi doğru olandır ama öyle görünüyor ki komisyon, dışarıdaki her tartışmayı, her eleştiriyi kendi gündemi yapıyor, o da sağlıklı çalışmasını engelliyor. Dilerim ki komisyon bundan sonra kendi işine odaklanır."

Komisyonun, CHP'nin dayatması üzerine sona erdiğini ifade eden Bozdağ, "Partilerin tutumuna baktığınızda umut verici bir şey görülmüyor ama karamsar hava çiziyor diye de bu işten vazgeçmemek lazım. Bugün iklim böyle olur da yarın güneşli bir hava olabilir. Onun için de bunu partilerin tartışması, konuşması, böylesi bir zemini açık tutması kadar bu ülke yararına bir şey yok. Bu zeminin açık olmasını, partilerin konuşmaktan çekinmemesi, birbiri hakkında eleştirilerde alınganlık göstermemesi, eleştirilere saygı duyması ve esas işe odaklanması önemli" dedi.

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.