Flaş Haber
Kapat

Yargıtay, Ergenekon davasında yerel mahkeme kararını bozdu (2)

Yargıtay, Ergenekon davasında yerel mahkeme kararını bozdu (2)

Yargıtay, Ergenekon davasında yerel mahkeme kararını bozdu (2)

Yargıtay, Ergenekon davasında yerel mahkeme kararını bozdu (2)

21 Nisan 2016 Perşembe 11:48
Yargıtay, Ergenekon davasında yerel mahkeme kararını bozdu (2)
Ergenekon davasının temyiz incelemesini yapan Yargıtay 16. Ceza Dairesi, emekli Orgeneral İlker Başbuğ'un Yüce Divan'da yargılanması gerektiği yönündeki itirazını haklı bularak, bunu bozma nedeni saydı.

Ümraniye'deki bir gecekonduda 27 el bombasının ele geçirilmesiyle başlayan Ergenekon davası temyiz incelemesini yapan Yargıtay 16. Ceza Dairesi heyeti, kararını açıkladı.

Yargıtay Konferans Salonu'ndaki karar duruşmasında konuşan Mahkeme Başkanı Eyüp Yeşil, söz verdikleri gibi kararı 21 Nisan'a yetiştirdiklerini, bunun için tetkik hakim ve üyelerin hafta sonları dahil çalıştıklarını söyledi.

Dosyanın, 23 ayrı iddianamenin birleştirilmesi sonucu meydana geldiğini hatırlatan Yeşil, 2008'de başlayan ve yaklaşık 5 yıl süren yargılama yapıldığını, kararın 16 bin 798 sayfadan oluştuğunu ve belki de bunun Cumhuriyet tarihinde ilk kez görüldüğünü aktardı.

Dosyanın daireye incelenmesi için 3 bin 868 klasör, 11 çuvalda 208 kitap, 4 karton kutu içinde 92 cilt iddianame olarak teslim edildiği bilgisini veren Yeşil, 231 sayfalık karar hazırladıklarını bildirdi.

Yargıtayın görevinin hiçbir zaman ilk derece mahkemesi yerine geçerek karar vermek olmadığını dile getiren Yeşil, delillerin hukuka uygunluğu, savunma hakkına riayet edilip edilmediği, savunma delillerinin değerlendirilip değerlendirilmediği, kabulün yasalara uygun olup olmadığı gibi konuları karara bağladıklarını hatırlattı.

İlk derece mahkemesinin yaptığı hataları gösterecek şekilde bir karar verdiklerini vurgulayan Yeşil, bozma nedenlerini özet olarak sıraladıklarını, bunlara gerekçeli kararda ayrıntılı yer verdiklerini ifade etti.

- "Dosyanın bozulmasına karar verdik"

Yeşil, dosyanın bozulmasına karar verdiklerine işaret ederek, bunları başlıklar altında sıraladı.

Yargılama şartlarına ilişkin bozma nedenlerini anlatan Yeşil, sanıklardan İlker Başbuğ'un itirazını yerinde gördüklerini söyledi. Yeşil, "Suçun, görev sırasında ve görevden dolayı işlendiği iddia edildiğinden Anayasa'nın 148. maddesi gereğince yargılanmasının Yüce Divan sıfatıyla Anayasa Mahkemesinde yapılması gerektiği gerekçesiyle bu hüküm bozulmuştur" dedi.

Sanıklardan Mehmet Şener Eruygur'un, yargılama aşamasında nörolojik rahatsızlık geçirdiğini, dolayısıyla savunmasının sağlıklı şekilde alınamadığına dikkati çeken Yeşil, savunma yapabilecek konuma geldiği takdirde yargılamaya devam edilmesi aksi halde davanın düşmesine karar verilmesi gerekirken bu hususa uyulmamasının da bozma nedenlerinden olduğunu bildirdi.

Birleştirme kararlarına da değinen Yeşil, "Özellikle Danıştay davası sanıklarıyla Ergenekon terör örgütü olarak isimlendirilen dava sanıkları arasında hukuki ve fiili bağlantının varlığı, somut delillerle ispat edilmesi ya da bu Danıştay saldırısında gerçekleştirilen öldürme suçunun örgüt faaliyeti çerçevesinde işlendiğinin açıkça tespit edilmesi gerekir." ifadesini kullandı. Yeşil, bu duruma aykırı, zayıf delil ve iddialarla dosyanın birleştirilmesinin adil yargılama hakkı ve davanın makul sürede sonuçlandırılmasına engel olacağının gözetilmemesinin bozma nedenlerinden olduğunu aktardı.

Yeşil, ayrıca hayatını kaybeden sanıklar hakkındaki hükümlerin de düşmesi gerektiğini kaydetti.

Mahkemenin oluşumu hakkında Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının tebliğnamesindeki bozma görüşünün daire tarafından da benimsendiğini dile getiren Yeşil, şöyle konuştu:

"Ağır ceza mahkemeleri yasal olarak 3 kişiden teşkil eder, bir başkan 2 üye. Ancak, özellikle kararın tefhim aşamasında 6 hakimin tefhimde bulunduğunu, kendileri basına yaptıkları açıklamalar ve ön sözde de müzakerenin, bu tüm hakimlerin katılımıyla yapıldığını ifade ettiler. Halbuki, hakimlerin tamamen her şeyden bağımsız, tarafsız ve etkilenmeden kendi vicdani kanaatlerine göre karar vermeleri gerekir. Buna riayet edilmeksizin verilen hükümlerin CMK gereğince bozulması gerektiği sonucuna varılmıştır."

- Adil yargılama ilkesine aykırılıklar

Adil yargılama ilkelerine aykırılık konusundaki bozma nedenlerine de değinen Yeşil, savunmaya ilişkin soruşturma aşamasında bir kısım sanıkların ifadesi ve sorgularında Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (CMK) 147 ve 148. maddelerindeki hükümlere uyulmaksızın, özellikle zorunlu gerekçeler gösterilmeden kesintisiz, uzun süreli, geceleyin ve sağlıksız koşullarda yasa hükmüne uygun şekilde ifade alınmamasının bozma nedeni sayıldığını belirtti.

Yeşil, sanıkların suçlama, esas hakkındaki mütalaa ve tutuklamaya karşı itirazlarla ilgili taleplerin yasada olmayacak şekilde 1-2 saat gibi sürelerle sınırlandırılmasının da bozma nedenlerinden olduğunu kaydetti.

Sözlü yargılama ilkesine aykırı davranıldığını da belirten Yeşil, disiplin sebebiyle duruşma salonundan çıkarılan sanık ve müdafilerine, tekrar duruşmaya kabul edildiklerinde onların yokluğunda yapılan işlemlerin huzurlarında okunmamasını bozma nedeni saydıklarını aktardı.

Yeşil, bazı sanıklarla ilgili suç vasfının değişmesine karşın ek savunma hakkı verilmemesi, birçok davanın bu davayla gereksiz şekilde birleştirilerek davanın hacminin bu duruma getirilmesi gibi konuların diğer bozma nedenleri arasında yer aldığını söyledi.

- Delil toplanmasına ilişkin usule aykırılıklar

Delil toplanmasına ilişkin usule aykırılıkları da anlatan Yeşil, "Tanık dinlenmesi taleplerinin gerekçesiz reddedilmesi, duruşmada hazır edilen tanıkların CMK'daki açık hükme rağmen dinlenmemeleri, sanık sıfatı bulunan bir kısım tanıkların aynı zamanda tanık ve gizli tanık olarak dinlenmesi, dolayısıyla 1 kuzudan 3 post çıkarılması bozma nedenlerindendir." şeklinde konuştu.

Yeşil, bazı tanıkların dinlenmesi için yasal izin gerekmesine rağmen izin alınmaksızın dinlenmeleri, ele geçirilen belgelerle ilgili arama ve soruşturma işlemlerinin kolluk görevlilerine yaptırılması suretiyle CMK'ya aykırı davranılması, devlet sırrı niteliğinde olduğu iddia edilen belgelerin yasaya aykırı şekilde kolluk görevlilerine incelettirilmesi ve bu devlet sırrının cumhuriyet savcısı tarafından vasıflandırmasının yapılması gibi konuların da bozma nedenleri arasında bulunduğunu bildirdi.

Başkan Eyüp Yeşil, dijital delillerin inceleme ve çözümünün aynı kolluk görevlileri ve bilirkişilere yaptırılması ve itirazların ciddiye alınmamasının da bozma nedeni sayıldığını dile getirdi.

Önleme araması sonucu ele geçen delillerin yasal gereğine uyulmadan muhafaza altına alındığı ve ardından bunların hükme esas kabul edildiğini belirten Yeşil, avukatların büro ve evlerindeki aramalarda yasa hükümlerine aykırı davranıldığını vurguladı.

Askeri yerlerdeki aramaların da CMK'daki usullere aykırı yapıldığına işaret eden Yeşil, pek çok arama sırasında ihtiyar heyeti veya komşulardan 2 kişinin bulundurulması zorunluluğuna da uyulmadığını söyledi.

- "En önemli ihlallerden"

Bilgisayar, bilgisayar programları ve kütüklerinde arama, kopyalama, el koyma yapılabilmesine dair, CMK'da yer alan ayrıntılı düzenlemeye aykırı davranıldığına da dikkati çeken Yeşil, aramada elde edildiği belirtilen tüm dijital medyalara, seri numaraları ve ayırt edici özellikleri yazılmayarak ve arama mahallinde imajları alınmadan, ilgilisine kopya verilmeden, yasaya uygun gerekçesi de tutanağa yazılmadan kolluk birimine götürülüp incelenmesinin, en önemli ihlallerden olduğunu anlattı.

Yeşil, ele geçirilen delillere kolluk tarafından ek yapıldığının ileri sürülmesine karşın, bu iddianın mahkemece ayrıntılı araştırılmamasını da bozma nedenlerinden saydıklarını ifade etti.

Bir kısım iletişim tespitine ilişkin kararlarda kuvvetli suç şüphesini gösterir nedenlerin yer almadığını aktaran Yeşil, tanıklıktan çekilme hakkı olanların iletişiminin tespit edilip hükme esas alınmasını da uygun bulmadıklarını kaydetti.

Avukat ve müvekkili arasındaki görüşmelerin dinlenmesinin yasaklanmasına karşın, bunların dinlenerek hükme esas alındığını belirten Yeşil, tesadüfi elde edilen deliller konusunda, yani bir dinleme kararı almadan aynı dinlemeye devam edilmesi ve bunların hükme esas alınmasını da bozma nedenlerinden saydıklarını belirtti.

Yeşil, bazı dinlemelere ilişkin, iletişimin tespitine yönelik karar bulamadıklarını bildirdi.

Savunmaya ilişkin koşulları da değerlendiren Yeşil, zanlıların hakları hatırlatılmadan, şüpheliler müdafi yardımından yararlandırılmadan, yasada yeri olmayan ve mülakat şeklinde yapılan sorgu tutanaklarının hükme esas alınmasını da uygun bulmadıklarını vurguladı.

Yeşil, soruşturma aşamasında zorunlu müdafilik gerektiren suçlarda müdafi olmaksızın kolluk tarafından alınan ifadelerin duruşmada okunarak hükme esas alınmasının da bozma nedenlerinden olduğunu aktardı.

Gerekçeli kararda hangi hususların bulunacağı CMK'da açıkça düzenlenmesine rağmen ön söze yer verildiğini ve bunun da imzasız olduğuna işaret eden Yeşil, esasa ilişkin hususlarda dip notlara atıf yapılması, kabul edilen delillerin hangi nedenle kabul edildiği, reddedilenlerin gerekçesiz olarak tartışmasız bırakılması gibi konuların bozma nedenleri arasında bulunduğunu söyledi.

Yeşil, yerel mahkemenin gerekçeli kararında, ceza muhakemesindeki emredici kanun hükümlerinin eleştirisi yapılarak "ben bu hükümleri uygulamıyorum" denmesi, hukuka aykırı olduğu söylenen delillerin gerekçede yeterince tartışılmaması gibi hususların da bozma nedeni olduğunu belirterek, bunların usule yönelik bozma gerekçeleri olduğunu kaydetti.

(Sürecek)

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.