Yargıtay Ceza Genel Kurulu: Hukuka aykırı delil, ıspat aracı olamaz

BİNGÖL'de 2008 yılında bir araçta patlayıcı bulunduğu iddiasıyla tutuksuz yargılanan 3 sanık beraat etti.

Yargıtay Ceza Genel Kurulu: Hukuka aykırı delil, ıspat aracı olamaz

BİNGÖL'de 2008 yılında bir araçta patlayıcı bulunduğu iddiasıyla tutuksuz yargılanan 3 sanık beraat etti.

17 Mart 2016 Perşembe 09:25
14 Okunma
Yargıtay Ceza Genel Kurulu: Hukuka aykırı delil, ıspat aracı olamaz
BİNGÖL'de 2008 yılında bir araçta patlayıcı bulunduğu iddiasıyla tutuksuz yargılanan 3 sanık beraat etti. Savcının başvurusu üzerine kararı bozan Yargıtay, sanıklardan Salih Yakışır'ın cezalandırılmasını istedi. Yerel mahkeme kararında direnince dosya Yargıtay Ceza Genel Kurulu'na gönderildi. Kurul, hukuka aykırı elde edilen kanıtların ıspat aracı olamayacağını bildirerek, mahkemenin verdiği beraat kararını onadı.

Bingöl'ün Genç İlçesi Sağgöze Köyü'nde oturan Salih Yakışır'ın yönetimindeki otomobil 22 Nisan 2008 tarihinde köy girişindeki jandarma karakolunda görevli askerler tarafından durdurulurken sürücü ile birlikte Abdurrahman Berk ve Abdullah Vergili indirilerek arandı. İlk aramada herhangi bir suç unsuru bulunmadı. Yapılan ikinci aramada ruhsatlı av tüfeği ve dürbün bulundu. Yakışır, serbest bırakılacakları sırada bekletilmelerine dair karakolan telefon geldiğini, bekletilmelerinden bir süre sonra helikopterle bazı subayların karakola geldiğini öne sürdü. Yakışır, helikopterin gelmesi ardından otomobilin yanında olmadıkları sırada 3'üncü kez arama yapıldığını, bir askerin araçta patlayıcı madde bulması üzerine gözaltına alındıklarını iddia etti.

Salih Yakışır, Abdurrahman Berk ve Abdullah Vergili, helikopterle Genç İlçesi'ne götürülürken, sevk edildikleri mahkeme tarafından tutuklandı. Bu kişiler haklarında 'Örgüte silah temin etmek' suçundan 15 yıla kadar hapis istemiyle dava açıldı. Özel yetkili 5'inci Ağır Ceza Mahkemesi bir süre sonra 3 sanığı tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakıldı. 2009 yılında kararını açıklayan mahkeme, kanıtların hukuka aykırı elde edildiğini belirterek sanıkların beraatine hükmetti.

YARGITAY BOZDU, MAHKEME DİRENDİ

Yerel mahkemenin beraat kararı üzerine cumhuriyet savcısı temyiz başvurusu yaptı. Yargıtay 9'uncu Ceza Dairesi, 2013 yılında 2 sanığa ilişkin beraat kararını onarken, Salih Yakışır'ın 'Örgüte silah temin etmek' suçundan cezalandırılması gerektiği yönünde kararı bozdu. Yeniden yargılama yapan yerel mahkeme, beraat hükmünde direndi. Uyuşmazlık nedeniyle dosya 23'üncü Ceza Dairesi Başkanı'ndan oluşan Yargıtay Ceza Genel Kurulu'na gönderildi. Kurul, hukuka aykırı elde edilen kanıtların hükme esas alınamayacağını belirterek, yerel mahkemenin direnme kararını onadı.

Ceza Genel Kurulu kararında olay günü arama yapılan aracın kasa kısmında jeneratör ve dürbün bulunduğu belirtildi. Salih Yakışır'ın ağabeyi Mehmet Yakışır'ın PKK terör örgütü üyesi olduğunun anlaşılması üzerine aracın karakol bahçesine çekildiği belirtilen kararda, 2'nci aramada da suç unsuru bulunmadığı vurgulandı. Yakışır'ın Bingöl'den helikopter geleceği söylenerek piste götürüldüğü belirtilen kararda, bu sırada diğer sanıkların karakol binasına alındığı, helikopterin 2 saat sonra geldiği vurgulandı. Gelen komutanların sanığa soru yönelttiği vurgulanan kararda, Yakışır'ın helikopter pistinde olduğu sırada araçta 3'üncü arama yapıldığı ve patlayıcı madde bulunduğu belirtildi. Patlayıcıyı bulan askerin tutanakta imzasının olmadığı kaydedilen kararda, ele geçirilen malzemenin kriminal incelemesinde sanıkların parmak izine rastlanmadığı kaydedildi.

Kkararda, çoğu zaman şüpheli veya şüpheli konumunda olmayan kişilerin temel hak ve özgürlüklerinin ihlal edildiği belirtildi. Demokratik bir hukuk devleti olmanın sonucu olarak gecikmede sakınca bulunması halinin takdir yetkisinin mutlak olmadığını belirten Kurul bu takdirin, onay makamı veya kanun yolu mercilerinin denetimine tabi olduğunu vurguladı.

"KORUMA TEDBİRİ BİR HAK TEHLİKEDEYSE UYGULANABİLİR"

Koruma önleminin ancak bir hakkın tehlikede olduğu olaylarda uygulanabileceği belirtilen kararda, bu tedbirlerde yanılmanın her zaman mümkün olduğu ve haksızlık olasılığının her zaman bulunduğu vurgulandı. Ön koşulların yasada açık belirtilmemiş olmasının, bu ön şartlar aranmadan koruma önlemine başvurulmasını hukuka uygun hale getirmeyeceği belirtilen kararda şu ifadelere yer verildi:

"Aramanın kişi hak ve özgürlüklerine ciddi bir müdahale olduğu göz önüne alındığında, makul şüphede, ihbar veya şikayeti destekleyen emarelerin var olması ve şüphenin somut olgulara dayanması şarttır."

Ceza Genel Kurulu, aramanın sonradan yazıya çevrilmiş olsa bile sözlü emirle yapılmasının mümkün olmadığını kaydetti. Konut, yerleşim yeri ve kamuya açık olmayan işyerlerinde önleme araması yapılamayacağı belirtilen kararda, önleme aramasının adli bir işlem olsa bile hakim kararıyla yapılması gerektiği belirtildi. Önleme kararı ve icrasında savcının fonksiyonu olmadığı belirtilen kararda güvenlik kuvvetlerinin, birim amirlerinin emri ile önleme araması yapamayacağı kaydedildi.

Ceza Genel Kurulu, makul sebep olmadığı halde uzun süreli önleme araması kararının yasal olsa bile hukuka uygun olmayacağını vurguladı. Belli periyotlarla yenilenen ve genel arama izlenimi oluşturan önleme aramasının hukuka aykırı olacağı kaydedildi. Kararda, kişilerin ev veya işyerinden çıkarak açık alanlara geçmelerinin özel yaşama ilişkin haklarından vazgeçtikleri anlamına gelmeyeceği ifade edildi. Kamuya açık alanlardaki aramalarda güvenlik güçlerine sınırsız takdir hakkı tanınmasının kabul edilemeyeceği vurgulanan kararda, keyfilik oluşturacak şekilde durdurma işlemi yapılamayacağı kaydedildi.

Önleme araması kararının, herkesi veya her şeyi tehdit unsuru olarak kabul etmediği belirtilen kararda, objektif sebeplere bağlı olarak aynı statüde bulunan herkesin durdurulup aranmasının keyfilik olarak kabul edilmemesi gerektiği kaydedildi. Hukuka aykırı arama ile elde edilen delilin hükme esas alınamayacağı belirtilen kararda, hakimin ancak hukukun izin verdiği yöntemle elde edilen delili dikkate alabileceği ifade edildi.

Hukuka uygun elde edilmeyen delilin ispat aracı olarak olamayacağı belirtilen kararda, hukuka aykırı aramanın suç olduğu ifade edildi. Aramadaki hukuka aykırılıkların devlet ve kamu görevlilerinin tazminat sorumluluğunu gündeme getirebileceği vurgulanan kararda, makul bir sebep yokken süreklilik gösterecek arama kararı verilmesinin hukuka aykırı olduğu belirtildi.

"ARAÇTA YAPILAN ARAMA AÇIKÇA HUKUKA AYKIRI"

Salih Yakışır'ın aracında yapılan ilk aramadan sonra savcıya haber verilmesi gerektiği belirtilen kararda, adli arama kararı alınmadan iki kez daha arama yapılmasının hukuka aykırı olduğu kaydedildi. Sanığın 2-3 saat bekletilmesi ve son aramanın sanığın aracın yanında olmadığı sırada yapılmasının açıkça hukuka aykırı olduğu vurgulanan kararda elde edilen delillerin hükme esas alınmayacağı kaydedildi. Yargıtay Ceza Genel Kurulu kararında, hukuka aykırı yöntemle elde edilen delillerin değerlendirme dışı tutulması halinde, sanığın cezalandırılmasına yeter delil bulunmadığı kaydedildi. Kurul, sanığın beraatine karar veren yerel mahkeme direnme hükmünün onanmasına karar verildiğini bildirdi.
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.