Flaş Haber
Kapat

Vagon İhracatı Davasının İlk Celsesi Gerçekleşti

Türkiye Vagon Sanayi Anonim Şirketi (TÜVASAŞ)'ın Bulgaristan'a yaptığı vagon ihracatında devletin zarara uğratıldığı iddiasıyla açılan davanın ilk celsesi gerçekleşti.

Vagon İhracatı Davasının İlk Celsesi Gerçekleşti

Türkiye Vagon Sanayi Anonim Şirketi (TÜVASAŞ)'ın Bulgaristan'a yaptığı vagon ihracatında devletin zarara uğratıldığı iddiasıyla açılan davanın ilk celsesi gerçekleşti.

23 Haziran 2016 Perşembe 18:30
Vagon İhracatı Davasının İlk Celsesi Gerçekleşti

Türkiye Vagon Sanayi Anonim Şirketi (TÜVASAŞ)'ın Bulgaristan'a yaptığı vagon ihracatında devletin zarara uğratıldığı iddiasıyla açılan davanın ilk celsesi gerçekleşti.

Türkiye Vagon Sanayi Anonim Şirketi'nin (TÜVASAŞ), Bulgaristan'a yaptığı vagon ihracatında devletin zarara uğratıldığı iddialarına ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında "Kamu Kurum ve Kuruluşlarının İhalesine Fesat Karıştırmak, Kamu Kurum ve Kuruluşlarının Zararına Dolandırıcılık, Edimin İfasına Fesat Karıştırma ve Haksız Mal Edinme" suçlarından açılan dava Sakarya 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülmeye başlandı. Davaya sanıklar, müştekiler ve avukatlar katıldı.

SANIKLAR İFADELERİNİ VERDİ

Mahkemede ilk ifadesini veren İbrahim E. isimli sanık, "Ben 2003 senesinde TÜVASAŞ Yönetim Kurulu Başkanı ve yönetim kurul olarak atandım. Bu görevim 20123 senesi ekim ayına kadar devam etti. İddianameye konu olan Bulgaristan ile yapılan sözleşme gereği düzenlenen projenin son bitim tarihi 2012 senesinin aralık ayıdır. Yani ben projenin bitimine 3 ay kala görevden alındım. Bu projedeki tüm kararlarda yönetim kurulundan geçmek süretiyle alınmıştır. Suçlamaların hiç birini kabul etmiyorum. İddianamede belirtilen TSİ belgesi alınması ile ilgili olarak Bulgaristan, Avrupa Birliği üyesi olduğu için ve sayıştaya üye olan kurumumuzun bu belgenin alımına ilişkin ek konulmuştur. Bahsi geçen 5 adet tekerlekli sandalyeli engelli yolcular için vagon ayarlanması hususu TSİ belgesi alınması için zorunlu idi. Bu hususta benim kurumu zarara uğratmam kesinlikle söz konusu değildir. Sözleşmenin bitimine 3 ay kala görevden alındığım için geç teslimden sorumlu değilim. Tarafıma isnat edilen BDZ için üretilecek vagonlarda BORCAT firmasına ait yatak ve koltukların temini ile ilgili işlemler ARGE tarafından takip ediliyordu. Benim bu işlere müdahil olarak ihale kararını ÖZBİR firması lehine usulsüz olarak alınmasına neden olmam söz konusu değildir. SAVASAŞ isimli firma ile sözleşme imzalanarak rekabet kurallarına aykırı hakaret ettiğim iddiasıyla ilgili olarak TÜVASAŞ'ın 15-20 yıldır Mert Raylı Taşıtlar firmasıyla çalıştığını, alt yüklenici olan bu firmanın SAVASAŞ isimli firmaya katıldığını bu nedenle de tecrübesizliğin söz konusu olmadığını, hatta projenin başlangıç aşamasından itibaren SAVASAŞ'ın yer aldığını, ihale rakabet kurallarına aykırı bir durum söz konusu değildir. Hatta bize bu işi getiren ilk aşamada SAVASAŞ firması ile birlikte İspanyol bir firmadır. İspanyol firma geçen süreçte iflas ettiğinden projeden çekilmiştir. Ancak SAVASAŞ projeye ait yüklenici olarak devam etmiştir" dedi.

Sanık F.C'nin avukatı TVS 2000 tipi vagon teslimi halinde bu alınacak TSİ belgesinin demirbaştan sayılıp sayılmayacağını dolayısıyla bunun bir artı değer olup olmayacağını sorusuna cevap veren sanık İbrahim E, "TVS 2000 tipi vagonlarda TSİ belgesi alınması durumunda ilgili firma bundan sonra tüm TVS 2000 tipi vagonların ihalelerine katılabilecek tekrar TSİ belgesi almak durumunda kalmayacaktı. Bu avrupa birliği ülkelerinde kullanılan bir belgedir. Tüm avrupa birliği üyelerinde dolaşıma sahip olan bir belgedir. Bu belgeyi alan firma için büyük katkı sağlayacak ve artı değer olacaktır. Bulgaristan ile yaptığımız sözleşmede ilk aşamada TSİ belgesinin alınması şartı olmamasına rağmen Bulgaristan tarafından bize bu belgenin alınması zorunluluk olarak ileri sürüldüğü için alma yönünde girişimlerde bulunduk. Avrupa Birliği ülkelerinde alınması gerekli olan belge olduğu için Bulgaristan bu belgeyi almasaydık projeyi feshederdi. TSİ belgesinin alınması sürecinde TCDD'ye görüş sorduk. Onlarda bize alınması yönünde talimat verdi" ifadelerini kullandı.

Sanık Ömer S.B. isimli şahıs ise verdiği ifadede, "BEN TÜVASAŞ'ta 6 yıl boyunca genel müdür yardımcısı olarak görev yaptım. İddianameye konu olan BDZ ile TÜVASAŞ arasında imzalanan sözleşmeye imza attım. Biz sözleşmeyi imzaladıktan 3 ay sonra ben görevden alındım. Ben görevden alındıktan sonra süreç hakkındaki bilgim yoktur. İddianamede TSİ belgesinin alınması kötüye kullanma gibi aktarılmış. Oysaki imzalanan sözleşmenin şartnamesinde zaten TSİ belgesinin içerdiği pek çok şart var idi. TSİ belgesi bunlara yanmazlık, engel, gürültü artısı ve vakumlama gibi özellikler getirmiştir. Temel özellikler zaten sözleşmeyi imzaladığımızda TÜVASAŞ tarafından yerine getirilmesi gereken özelliklerdir. Kaldı ki TCDD ve Sayıştay TSİ belgesinin alınması yönünde TÜVASAŞ'a talimat da vermiştir. Hali hazırda TCDD deki ihalelerde TSİ belgesi talep edilmektedir. Bu belge Avrupa Birliği ülkelerindeki kalite standardını göstermektedir" diye konuştu.

DAVA İLERİKİ BİR TARİHE ERTELENDİ

Sanıkları ve avukatları tek tek dinleyen mahkeme heyeti "2013 yılı itibariyle TSİ standardına sahip olan ve olmayan olmak üzere TVS 2000 modelindeki bir vagonun genel imar geliri, Bir vagonun malzeme geliri, Bulgaristan ve İngiltere yetkili adli makamlara yazılan cevabın beklenmesi" yönünde karar vererek davayı ileriki bir tarihe erteledi.

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.