Uluslararası Hoca Ahmet Yesevi Sempozyumu Başladı

Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın, 'Bugün hakikaten İslam dünyasında, dünyada büyük sorunlarla karşı karşıyayız. Bunların özünde sadece maddi materyal sorunlar değil işin özünde fikri ve manevi kriz yatmaktadır. Bunları aşmak için de bizim o güçlü fikir ve maneviyat kaynağına geri dönmemiz gerekiyor' dedi.

Uluslararası Hoca Ahmet Yesevi Sempozyumu Başladı

Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın, 'Bugün hakikaten İslam dünyasında, dünyada büyük sorunlarla karşı karşıyayız. Bunların özünde sadece maddi materyal sorunlar değil işin özünde fikri ve manevi kriz yatmaktadır. Bunları aşmak için de bizim o güçlü fikir ve maneviyat kaynağına geri dönmemiz gerekiyor' dedi.

28 Nisan 2016 Perşembe 12:18
32 Okunma
Uluslararası Hoca Ahmet Yesevi Sempozyumu Başladı

Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın, "Bugün hakikaten İslam dünyasında, dünyada büyük sorunlarla karşı karşıyayız. Bunların özünde sadece maddi materyal sorunlar değil işin özünde fikri ve manevi kriz yatmaktadır. Bunları aşmak için de bizim o güçlü fikir ve maneviyat kaynağına geri dönmemiz gerekiyor" dedi.

UNESCO 2016 Hoca Ahmet Yesevi Üniversitesi Yılı anısına düzenlenen 'Hoca Ahmet Yesevi Sempozyumu' Ahmet Yesevi Üniversitesi Mütevelli Heyet Başkanı Prof. Dr. Musa Yıldız, , Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın, Eski Başbakan Yardımcısı Emrullah İşler, Kazakistan Büyükelçisi Canseyit Tüymebayev, TİKA Başkanı Serdar Çam'ın katılımıyla başladı.

Sempozyumda konuşma yapan Cumhurbaşkanlığı sözcüsü Kalın, UNESCO 2016 Ahmet Yesevi Yılı münasebetiyle Ahmet Yesevi Üniversitesi olarak bir dizi faaliyet başardıklarının altını çizerek, "Bu sempozyumun büyük bir katılımla gerçekleşmesi Yesevi Ocağı'nın bereketinin hala devam ettiğini teyit eden en önemli göstergelerden birisi. Bugün Ahmet Yesevi neden bu kadar önemli? Hikmetin dilini bulmuştur, hikmeti temsil ettiği için Ahmet Yesevi yüzlerce yıl sonra hala bize yol göstermeye devam ediyor. Ben bu Ahmet Yesevi sohbetleri bağlamında konferansta verdiğim ilk konuşmada da ifade etmiştim. Hayatımızda bugün o kadar çok hüküm var ama o kadar az hikmet var ki. Bir şeyin hikmetini kavramadan hükümler sadece kuru birer formaliteden ibarettir. Ahmet Yesevi bize hükmün ötesindeki hikmeti öğreten hekimdir aslında. Çünkü Kur'an'i metoda peygamberi metoda baktığımızda bir konuyla ilgili yasa konmadan önce yani hükme bağlanmadan önce insanların aklına ve kalbine hikmetini anlamaktır. Vahiyinde zaten kalkış noktası budur. Bir şeyin hikmetini, manasını kavramadan zaten onu bir hüküm olarak hayata geçirmekte mümkün değildir" şeklinde konuştu.

"Ahmet Yesevi'nin açtığı yoldan ilerleyen insanlarız" diyen Kalın, "Bu anlamda Ahmet Yesevi'nin attığı bu tohumların Orta Asya'dan Balkanlara kadar uzanıyor olmasını görmekte ayrıca memnuniyet verici" ifadesini kullandı.

Hırvatistan'da islamın resmi din olarak kabul edilmesinin 100. yılı münasebetiyle yapılan toplantılara katıldıklarını hatırlatan Kalın, "Türkistan'da tohumları atılıp daha sonra Horosan, Azerbaycan, Anadolu, Balkanlar ve Rumeli böyle bir coğrafya üzerinde uzanan Yesevi geleneğinin izlerini orada bugün hala canlı bir şekilde görmenin mutluluğunu yaşadık" diye konuştu.

"Baktığınız zaman büyük insanların, ariflerin, hekimlerin eserlerinde toplumun her kesiminden insanın, eğitimli-eğitimsiz, kadın-erkek, genç-yaşlı istifade edebildiğini görüyoruz" diyen Kalın şöyle devam etti:

"Kullandıkları dilin evrenselliği, temsil ettikleri hakikatin derinliği ile doğrudan bağlantılı olduğu için bir filozofun da bir bilim adamının da, bir şairin de, bi bakkalın da bu büyük mağrifet eserlerinden her daim istifade edebildiğini görüyoruz. Ahmet Yesevi ve onun temsil ettiği hakikat insanın sadece aklına değil, ruhuna da hitap ediyor. Çünkü insan sadece beyinden, akıldan ibaret değil aynı zamanda onun bir ruhu var, bir ruh dünyası, duygu dünyası var ve bunlar arasındaki bütünlüğü sağlamadan da insanın bütünlüğüne dair bir şey söylemek mümkün değil."

Bugün İslam dünyasında ve dünyada büyük sorunlarla karşı karşıya olunduğunu vurgulayan Kalın şunları kaydetti:

"Bunların özünde sadece maddi materyal sorunlar değil işin özünde fikri ve manevi kriz yatmaktadır. Bunları aşmak için de bizim o güçlü maneviyat ve fikir kaynağına geri dönmemiz gerekiyor. Ahmet Yesevi Üniversitesi'nin Türkiye-Kazakistan ilişkilerinde ayrı bir yeri olduğunu da ifade etmek isterim. Geçen yıl iki cumhurbaşkanımızın Yesevi Üniversitesi'ni Türkistan'da ziyaret etmiş olması. Bu yıl Sayın Nazarbayev'in bize yaptığı ziyaret. Ardından İslam İşbirliği Teşkilatı Zirvesi'ne katılarak bu ilişkiyi daha da güçlendirmeleri. Orada Türkiye-Kazakistan ortak bildirgesiyle İslam Dünyası'na birlik ve beraberlik çağrısı yapılmasıyla bu ilişkilerin derinliği hakkında bize bir fikir veriyor. Ama bunların hepsinin üstünde ve ötesinde Ahmet Yesevi'nin açtığı yolun hala bizim de yolumuz olması bizim geleceğimizi aydınlatıyor olması bu geleneğin temsil ettiği hikmet ve hakikatin derinliğini bir kez daha ortaya koymaktadır."

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.