Uluslararası basındaki terör manipülasyonu

Uluslararası basındaki terör manipülasyonu

Uluslararası basındaki terör manipülasyonu

Uluslararası basındaki terör manipülasyonu

18 Mart 2016 Cuma 10:24
32 Okunma
Uluslararası basındaki terör manipülasyonu

Romanya'da, ülkenin resmi haber ajansı Agerpres ev sahipliğinde küresel medyada basının güncel meseleleri başta olmak üzere uluslararası yayın ilkeleri, telif hakları ve medyada manipülasyon konuları tartışıldı.

Dünya genelinden birçok basın kuruluşunun temsilcilerinin katıldığı ve ülkenin resmi ajansı Agerpres'in ev sahipliğinde yapılan toplantıda konuşan AA Türkiye Dış Haberler Editörü Ogün Duru, uluslararası medyanın terör örgütlerine karşı daha uyumlu ve tutarlı bir etik duruş sergilemesi gerektiğini söyledi. Duru, PKK'nın Suriye uzantısı PYD'ye olan uluslararası medya ilgisinin, basın üzerinden manipülasyona bir örnek teşkil ettiğini belirtti.

Konferansın "Terör ve Medya Aracılığıyla Manipülasyon" başlıklı oturumunda geniş kitlelere mesaj vermek isteyen terör örgütlerinin kendi basın yayın araçları dışında ulusal ve uluslararası medyayı da kullanmaya çalıştığına dikkati çeken Duru, "Örgütler, bombaların şiddetini medya etkisiyle artırmaya çalışıyor. Böylece kitleleri dehşet uçurumuna yuvarlamak istiyorlar" dedi.

Duru, bazı medya kuruluşlarının şiddet eylemi ve zarar gören sivillerin çarpıcı görüntülerini yayınlamasının, dehşet düzeyinin artmasına sebep olduğuna dikkati çekti.

"Özgür medyanın kamuoyunu bilgilendirme çabası saklı kalmakla beraber dehşet katsayısının artmasına alet olmamalı" diyen Duru, örgütlerin eylemleriyle kitlelere ulaşabildikleri ölçüde, radikalizme eğilimli kimseleri kazanacakları bir iletişim köprüsü de kurabildiklerini ifade etti.

Duru, medyanın terör örgütlerinin manipülasyonundan korunmak için kullandığı dile daha fazla özen gösterip örgütlerin terminoloji ve söylemini aynen aktarmamaya dikkat etmesi gerektiğini kaydetti.

Terörist grupların uluslararası medyayı manipüle etme yöntemlerinden birinin de önlerine "siyasi kanat temsilcileri" çıkarmak olduğunu dile getiren Duru, "Medya olarak, objektifimizi eli silahlı adamlardan kaçırmayı başarabiliyoruz ama silahlı yoldaşlarına maske olup poz verenler için acaba ne düşünüyoruz?" sorusunu yöneltti.

Ankara'da büyük terör eylemlerine başvuran PKK'nın 1990'lardan bu yana Avrupa'da paravan kuruluşlar aracılığıyla kitlelere yönelik doğrudan basın faaliyetlerinde bulunduğunu anımsatan Duru, Avrupa hükümetlerinin PKK'yı terör örgütü kabul etmesine karşın bu duruma seyirci kaldığını hatırlattı.

Duru, uluslararası medyanın DAEŞ gibi terör örgütlerine karşı yüksek bir hassasiyetinin olmasını memnuniyetle karşıladıklarını, ancak resimde eksik kalan parçalar olduğunu vurguladı.

AB'nin terör örgütü listesindeki PKK'nın, Suriye uzantısı PYD konusunda büyük bir manipülasyon yaptığının altını çizen Duru, bu ilişkilerin ayrıntılarını paylaştı. Duru, şunları söyledi:

"Batı hükümetlerinin PYD'ye silah yardımı belki stratejik ulusal çıkarlarıyla açıklanabilir. Ama uluslararası medyanın PYD'ye ilgisini nasıl izah edebiliriz? 'Modern görünümlü, gülümseyen' kadın militanların ya da kıtalar ötesinden 'özgürlük savaşı'na destek vermek için gelip PYD'ye katılmış kimselerin 'kahramanlık' hikayeleri yazılıyor. Ne yazık ki bu bakış açısı bir medya manipülasyonudur."

Duru, örgütün, kontrolündeki bölgede Türkiye'den ya da Irak Kürt yönetiminden gelen basın mensuplarının çalışmasına izin vermediğini, yalnızca Batılı gazetecilere müsaade ettiğini anımsattı.

Uluslararası basın kuruluşlarına çağrıda bulunan Duru, "Terör örgütlerine karşı uluslararası medyanın ortak etik duruşunu güçlendirmemiz daha doğru bir yol. Medya olarak terör ve teröristler karşısında daha uyumlu ve tutarlı bir duruşumuz olmalı" diye konuştu.

Duru, Suriye haberlerinde AA gibi sahadan doğrudan bilgi almanın terör örgütleri ve siyasi grupların manipülasyonundan korunmak için en doğru yol olduğunu söyledi.

-Telif hakları sorunu

Merkezi İngiltere'te bulunan Basın Birliği'nin CEO'su ve Avrupa Haber Ajansları Birliği (EANA) Başkanı Clive Marshall da Avrupa Birliği'nin telif hakları yasasını güncel ihtiyaçlara göre düzenlemesi gerektiğini ifade etti. Marshall, haber ajanslarının ürünlerinin korunabilmesi için Avrupa Komisyonu'nu ikna etmeye çalıştıklarını ancak bunun uzun soluklu bir mücadeleyi gerektirdiğini kaydetti.

Bloggerlık yapan gazeteci Victor Capra ise "İnternette her şeyi bulabilirsin ve kullanabilirsin" anlayışının yaygın olmasının telif hakları sorununu derinleştirdiğine dikkati çekti.

Capra, yeni nesil gazetecilerin mesleğe başlarken telif hakları ve etik konusunda sıkı bir eğitimden geçirilmeleri gerektiğini söyledi. Medyanın son kullanıcıya haber ulaştırdığı geleneksel dönemden yeni bir döneme geçişin başladığına işaret eden Capra, "Artık medya ile son kullanıcı arasına giren birileri var. Bunlar medya kuruluşlarının haberlerini telif ve etiği hiçe sayarak yeniden üretiyor ve okura kendi ürünüymüş gibi sunuyor" dedi.

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.