Uluslararası 8. İş Sağlığı ve Güvenliği Konferan

Uluslararası 8. İş Sağlığı ve Güvenliği Konferansı

Uluslararası 8. İş Sağlığı ve Güvenliği Konferan

Uluslararası 8. İş Sağlığı ve Güvenliği Konferansı

08 Mayıs 2016 Pazar 16:35
42 Okunma
Uluslararası 8. İş Sağlığı ve Güvenliği Konferan

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Ben buradan başta devlet olmak üzere işverenlerimize sesleniyorum. Ne olur ücret takdirini yaparken işçinin alın terinden sömürmek suretiyle kazanma anlayışını bir kenara koyun, bilin ki işçinin alın terinin hakkını vermek sizin bereketinizi daha da artıracaktır, sizi daha da zengin kılacaktır." dedi.

Erdoğan, Haliç Kongre Merkezi'nde düzenlenen Uluslararası 8. İş Sağlığı ve Güvenliği Konferansı'nda yaptığı konuşmada, hak ve adaleti gözetmeyen hiçbir ideolojinin insana fayda sağlamayacağını söyledi.

"Bu salonda bulunan iş hayatımızın tüm tarafları. Attığımız adımların Türkiye'nin bu alanda geldiği, katettiği mesafenin en büyük şahitleridir." diyen Erdoğan, daha önce iş kanunundaki bir kaç madde ile düzenlenen İş Sağlığı ve Güvenliği konusunu, 2012 yılında çıkartılan İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu ile yeni bir zemine kavuşturduklarını kaydetti.

Kanunla iş yerlerini "Az tehlikeli, tehlikeli ve çok tehlikeli" olmak üzere üç sınıfa ayırdıklarını belirten Erdoğan, "10'dan az çalışanı olan tehlikeli ve çok tehlikeli iş yerlerine sorunlarını çözmeleri için devlet desteği sağladık. Ülkemizde daha önce olmayan iş güvenliği ve iş yeri hekimi belgelendirmesine başladık. Bu yasaya istinaden 39 yönetmelik yürürlüğe girdi. Mevcutla birlikte 95 bin iş güvenliği uzmanı ve 29 bin iş yeri hekimi... Evet sertifikasını aldı. Madenlerde yer altına giren herkesin oksijen maskesini taşımasını ve belirli aralıklarda dolum ve değişim istasyonları bulunmasını zorunlu hale getirdik." diye konuştu.

- "Ücret takdirini yaparken işçinin alın terinden kazanma anlayışını bir kenara koyun"

Erdoğan, bunun yanında gelir adaletini düzeltmeye yönelik adımlar attıklarını ifade ederek, konuşmasını şöyle sürdürdü:

"2002 yılında ülkemizde, yani 14 sene önce asgari ücret neydi biliyor musunuz? 184 lira. Bugün bu rakam bin 300 liraya çıktı. Emekli maaşlarının tabanları 66 lira ile 376 lira arasındaydı. Bugün 920 lira ile bin 618 lira arasında değişen bir taban emekli maaşı var. En düşük memur maaşı 392 lira iken bugün en düşük memur maaşı 2 bin 395 liraya ulaştı. Bunu söylerken bunlar idealdir demiyorum, sadece bir kıyaslama yapıyorum, bir mukayese yapıyorum. Bundan önceki dönemlere baktığımız zaman artan değil sürekli enflasyonun yiyip bitirdiği maaşlar varken, şimdi durum öyle değil, devamlı enflasyonun üstünde bir rakamın olduğunu görüyoruz. Ben buradan başta devlet olmak üzere işverenlerimize sesleniyorum. Ne olur ücret takdirini yaparken işçinin alın terinden sömürmek suretiyle kazanma anlayışını bir kenara koyun, bilin ki işçinin alın terinin hakkını vermek sizin bereketinizi daha da artıracaktır, sizi daha da zengin kılacaktır. Mesela yıllardır beklenen intibak düzenlemesini hayata geçirerek, yaklaşık bir milyon 783 bin emeklimizin maaşında iyileştirme yaptık. Devlet olarak söylüyorum. 2007-2015 yılları arasında toplam 8 milyon kişiye 3,5 milyar lira konut edindirme yardımı ödedik. 2003-2014 yılları arasında 4,5 milyon kişiye 15 milyarın üzerinde tasarruf teşvik ödemeleri yaptık. Bunlar tabi bugünkü rakam. İstihdam noktasında da yeni iş alanları ürettik."

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2002 yılında 22 milyon kişinin iş gücüne katıldığını, bu yılın ocak ayı itibarıyla aynı sayının 29,5 milyona ulaştığını kaydederek, artan iş gücüne rağmen istihdam artışının devam ettiğini anlattı.

Erdoğan, "2002 yılında sadece 125 bin kişiye iş imkanı sağlayan İş-Kur, 2015 yılında 890 bin kişiye iş buldu." dedi.

Bu yılın ilk çeyreğinde aynı rakamın 250 bin kişiye ulaştığını dile getiren Erdoğan, konuşmasına şöyle devam etti:

"Yıl sonu hedefimiz olan bir milyon kişiyi işe yerleştirme yolunda emin adımlarla ilerliyoruz. Ayrıca tüm vatandaşlarımızı genel sağlık sigortasından yararlanır hale getirdik. Tabi bugün burada Türkiye'nin en büyük kuruluşu yok. Şimdi buradan söylerim duyar kırılmaz zaten. Daha önce de söylemiştim. Bugün Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği'nin üyesi yaklaşık 1,5 milyon. Şimdi buradaki her üye Eyüboğlu hatırlatırsın kardeşim bize. Her üye, Bendevi Bey de burada bir kişi alsa, ne demek bu. 1,5 milyon işsize iş demektir. Her üye bir kişiyi kendi iş yerine almış olsa iş sahibi yapsa 1,5 milyon işsize iş imkanı sağlamış olursunuz. Ne kaybeder ya. Bir kişiyi yanına aldığı zaman batar mı? Yok. Tam aksine bereketlenir orası. Olay bu kadar basit. Ama maalesef bunlar öldüğümüzde bizimle beraber, bu paralar da gelmeyecek. Bunlar burada kalacak. Öyleyse şöyle açalım. İşsiz insanımızı iş sahibi yapalım ve onlar da bu ekmek kapısına her zaman inanıyorum ki ben fedakarlıkla bakacaktır, hep duacı olacaktır."

Yapılanların önemli ve değerli olduğunu ancak yeterli olmadığını aktaran Erdoğan, iş sağlığı ve güvenliğinin değişen şartlara, yeni iş alanlarına, ortaya çıkan yeni ihtiyaçlara göre güncellenmesinin büyük önem arz ettiğini ifade etti.

Hiç kimsenin, hiçbir ülkenin bu konuda "Tekamüle erdik, artık yapılması gerekenlerin tamamını yaptık" diyemeyeceğini vurgulayan Erdoğan, bu anlayışla sürekli kendilerini yenilemeye devam edeceklerini söyledi.

Yasa çıkarmanın tek başına yeterli olmayacağını, bir iş sağlığı ve güvenliği kültürünün de oluşturulması gerektiğini ifade eden Erdoğan, sağlıklı ve güvenli iş yerlerinin oluşması, iş kazaları ve meslek hastalıklarının önlenebilmesi için herkese düşen sorumluluklar olduğunu kaydetti.

Bu konudaki çabaların ulusal ve uluslararası düzeyde işbirlikleriyle desteklenmesi ve iyi uygulamaların paylaşılmasının süreci hızlandıracağını belirten Erdoğan, "8. Uluslararası İş Sağlığı ve Güvenliği Konferansı'nın bu noktada çok değerli bir adım olduğuna inanıyorum, bu düşüncelerle konferansın tüm katılımcılar için hayırlara vesile olmasını diliyorum" şeklide konuştu.

Konuşmasının ardından Cumhurbaşkanı Erdoğan'a, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Süleyman Soylu, iş sağlığı ve güvenliğini temsilen çini baret ile üzerinde Ahzap Suresi'nin 45, 46 ve 47. ayetlerinin bulunduğu minyatür eser hediye etti.

Erdoğan da daha sonra iş sağlığı ve güvenliği hususuna, dizileri ve haberleriyle önem arz eden televizyon kanallarının genel müdürlerine ve dizi yapımcılarına ödül verdi.

(Bitti)

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.