Türkiye Eğitim Derneği Uluslararası Eğitim Formu'nun 4'üncüsü Gerçekleşti

Eski Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, 'Çalışan nüfusun yeni mesleklere, sektörlere çok hızlı adapte olabilen insanlar olarak yetiştirilmesi önemli bir unsurdur. Bir bakıma öğrenmeyi öğrenebilmek. İnsnaların hangi yaşta olursa olsun yeni bir alana adapte olabilmesi için çalışılacak. Eğitime en fazla ayrılan bütçe 2016 bütçesidir. Bundan sonraki dönemde kalitenin ve niteliğin bir numaralı öncelik olması gerekiyor' dedi.

Türkiye Eğitim Derneği Uluslararası Eğitim Formu'nun 4'üncüsü Gerçekleşti

Eski Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, 'Çalışan nüfusun yeni mesleklere, sektörlere çok hızlı adapte olabilen insanlar olarak yetiştirilmesi önemli bir unsurdur. Bir bakıma öğrenmeyi öğrenebilmek. İnsnaların hangi yaşta olursa olsun yeni bir alana adapte olabilmesi için çalışılacak. Eğitime en fazla ayrılan bütçe 2016 bütçesidir. Bundan sonraki dönemde kalitenin ve niteliğin bir numaralı öncelik olması gerekiyor' dedi.

02 Nisan 2016 Cumartesi 09:11
47 Okunma
Türkiye Eğitim Derneği Uluslararası Eğitim Formu'nun 4'üncüsü Gerçekleşti

Eski Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, "Çalışan nüfusun yeni mesleklere, sektörlere çok hızlı adapte olabilen insanlar olarak yetiştirilmesi önemli bir unsurdur. Bir bakıma öğrenmeyi öğrenebilmek. İnsnaların hangi yaşta olursa olsun yeni bir alana adapte olabilmesi için çalışılacak. Eğitime en fazla ayrılan bütçe 2016 bütçesidir. Bundan sonraki dönemde kalitenin ve niteliğin bir numaralı öncelik olması gerekiyor" dedi.

Türk Eğitim Derneği(TED)'in düzenlediği "Türkiye'nin Geleceğine İnanıyoruz: Geleceği Okuyoruz" temalı Uluslararası Eğitim Forumu'nun 4'üncüsü TED Genel Başkanı S. Selçuk Pehlivanoğlu, Kalkınma Bakanı Cevdet Yılmaz Eski Başbakan Yardımcısı Ali Babacan ve Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı'nın katılımıyla başladı.

TED Genel Başkanı Pehlivanoğlu Forum'da yaptığı konuşmada, "En az 50 yıl sonra nasıl bir dünyanın nasıl bir yer olacağını bilmek zorundayız" diyerek, "Bunu bilen var mı? Kesinlikle yok. Tahmin etmek için üzerinde çalışanlar var mı? Var. Çalışanların çoğu ya kendi uzmanlık alanları konusunda ya da kendi sektörlerinde araştırma ve geliştirme yapan bilim insanları ya da teknoloji geliştirme ekipleri. Bu bilim insanlarının elde ettikleri her bulgu yarını oluşturacak ip uçlarını ortaya koyuyor. Her bulgunun kesin olarak yaptığı bir şey vardır; bugünü değiştirmek. Onun için bugünün bulguları yarını oluşturacak ip uçlarıdır" şeklinde konuştu.

"TAKİP EDEN DEĞİL YOL AÇAN OLMAK İSTİYORUZ"

"İnsan meraklıdır ve beyni deneme, yanılmayla ilerler" diyen Pehlivanoğlu şunları kaydetti: "Günümüzde teknolojinin geldiği aşama sayesinde merak, ihtiyaç motivasyonu ile yapılan araştırmalar çoğaldı. Artık her 3-4 yılda bir bilgiler değişiyor ve dolayısıyla günlük hayatımıza giren araç gereçler değişiyor. TED'in en büyük sorumluluğu derken kastettiğim işte tam olarak buydu; geleceği değiştirecek bireyler yetiştirmek. Biz takip eden değil yol açan insanlar yetiştirmek istiyoruz."

"BİZİM EN DEĞERLİ KAYNAĞIMIZ İNSANIMIZ"

Eski Başbakan Yardımcısı Babacan ise, TED öğrencilerinin hem ülkenin kültürüne, değerlerine sahip çıkan öğrenciler hem de dünyaya açık insanlar olarak yetiştirildiğine dikkat çekerek, "Dünyada değişimin hem çok hızlı hem de etkili olduğu bir dönemdeyiz. Gençlerimizin değişimi yönlendiren nesiller olarak yetiştirebilmek çok önemlidir. Türkiye'nin doğal kaynakları sınırlıdır. Ekonomimizin büyümesi için gereken sermayeyi bile dışarıdan ithal ediyoruz. Bizim en değerli kaynağımız insanımız. Avrupa'nın en büyük nüfusa sahip 2'nci ülkesiyiz. Bu büyük nüfusu ne kadar iyi yetiştirebilirsek Türkiye'nin geleceği de o kadar parlak olacaktır. 2. Dünya Savaşından sonra Japonya gibi ülkelerin bu kadar kolay toparlanması insan kaynağı sayesinde olmuştur yani savaş öncesi birikimleridir" ifadesini kullandı.

"Yüksek katma değer üreten fertler daha iyi yetişen, daha iyi eğitim alan fertlerdir" diyen Babacan sözlerini şöyle sürdürdü:

"Yüksek katma değer üreten bir toplum çok daha büyük bir ekonomi sağlar. Yani iyi yetişmiş insan eşittir daha güçlü ekonomi. Şu anda Türkiye'nin belki de en kırılgan noktası cari açığımız, tasarruflarımızın yetersizliği ve katma değer vergisi. Cari açığın düzeltilmesi konusu dahi yine dönüyor dolaşıyor eğitime geliyor. Türkiye'nin şu anda çalışan nüfusuna bakıldığı zaman, çalışan nüfusun ortalama eğitim süresine baktığımız zaman en son verilere göre 7,6 yıldır. Mevcut eğitim sürenizle çalışan eğitim süresi orta gelir tuzağına düşmemek için en önemli konu eğitim. Çalışan nüfusun yeni mesleklere, sektörlere çok hızlı adapte olabilen insanlar olarak yetiştirilmesi önemli bir unsurdur. Bir bakıma öğrenmeyi öğrenebilmek. İnsanların hangi yaşta olursa olsun yeni bir alana adapte olabilmesi için çalışılacak. Eğitime en fazla ayrılan bütçe 2016 bütçesidir. Bundan sonraki dönemde kalitenin ve niteliğin bir numaralı öncelik olması gerekiyor. Bilgi, beceri çok önemli aynı zamanda çocuklarımızın evrensel değerlerle yetiştirilmesi ve gençlerimizin kendi değer ve kültürümüzle yetiştirilmesi bunu yaparken de dünyaya açık insanlar olarak yetiştirilmesi önemlidir. Geleceğe yatırım eğitime yatırımdır."

"EĞİTİM BEŞERİ SERMAYE DEMEK"

Kalkınma Bakanı Yılmaz ise Planlama Teşkilatında yetiştiğini hatırlatarak, "Planlamacılar gelecekle ilgili iki şey düşünürler; tahmin ve hedef. Elbette kontrolümüzü aşan faktörler olabilir ama bir taraftan da geleceği şekillendirmek bizim elimizde. Türkiye'de üç alan kritik: Adalet, teknoloji, eğitim. Kalkınma perspektifi ile bakacak olursak kalkınma, ekonomiden ibaret değil. Kalkınma üç eksenden oluşur: Ekonomi, sosyal adalet, çevre ben dördüncü olarak da yönetişimi eklemek istiyorum. Dört boyut itibariyle eğitime nasıl bakmalıyız? Eğitim beşeri sermaye demek. İyi eğitilmiş insan gücü varsa daha verimli kaynaklar kullanılıyor. Bu çerçeveden baktığımız zaman bilgi temelli bir ekonominin oluştuğunu görüyoruz. Ekonomik başarımız eğitim sistemimizle yakından ilgili. İkinci olarak insani kalkınma ön planda. BM İnsani Kalkınma Endeksi her yıl hazırlıyor bunun çok önemli olduğunu düşünüyorum" diye konuştu.

"İLK DEFA 5 YILLIK PLANA EKONOMİDEN DEĞİL SOSYAL KONULARDAN BAŞLADIK"

Kalkınma sürecine herkesin katılması ve herkesin istifade etmesine vurgu yapan Bakan Yılmaz, "Bunu yapmadığımız sürece tam anlamıyla sosyal refah oluşturamazsınız. Sosyal katmanlar arası geçişlerde eğitim çok önemli. İyi bir eğitim sistemimiz varsa sosyal adaleti sağlama imkanımız da yüksek demektir. Üçüncü olarak çevre boyutu, küresel ısınma var ve çevremiz pek de iyiye gitmiyor. Eğitimle birlikte çevre bilincinin oluşması, kaynakları etkin kullanan bir nesil yetiştirilmesi önemli bir kritik. Dördüncü boyut yönetişim boyutu, dünyayı tanıyan, çevresine açık, farklılıklara tolerans gösterebilen insanlar yetiştirmemiz lazım. Yenilikçi, girişimci insan başka türlü oluşturulamaz. 10'uncu planda da bu vurgulardan hareketle ilk defa 5 yıllık plana ekonomik konulardan değil sosyal konulardan başladık. Mesleki eğitime vurgu yapıyoruz, yenilikçiliğe, girişimciliğe yükselten bir eğitim" değerlendirmesini yaptı.

Öğretmenlerin önemine dikkat çeken Yılmaz şunları kaydetti:

"Başarılı ülkelerin başarı konularındaki kritik; öğretmen. İyi bir öğretmen en kritik başarı kaynağı. 11'inci plana yönelik çalışmalara şimdiden başladık. 2023 vizyonumuz orta vadeye dönüşecek, 2035'e dönük perspektif planımızı şekillendireceğiz. Çalışma çağındaki nüfusun örgün eğitimde geçirdiği zaman 7,6 yıl. Yeni nesil eskiye göre iki kat daha eğitimli geliyor."

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.