Türk Tarih Kurumunda 'Suriye' çalıştayı

Türk Tarih Kurumunda 'Suriye' çalıştayı

Türk Tarih Kurumunda 'Suriye' çalıştayı

Türk Tarih Kurumunda 'Suriye' çalıştayı

19 Nisan 2016 Salı 11:44
19 Okunma
Türk Tarih Kurumunda 'Suriye' çalıştayı
Türk Tarih Kurumu Başkanı Prof. Dr. Refik Turan, Suriye'deki savaşın Türkiye'yi çok yakından ve derinden ilgilendirdiğini belirterek, "Çünkü dünyanın en büyük iç denizi olan Akdeniz'e adını veren, Suriyeli Türklerdir. Dolayısıyla Suriye her şeyden önce Türkiye'nin en önemli güvenlik bölgesidir ve Türkiye'nin hem iç hem de dış meselesidir." dedi.

Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumunca Türk Tarih Kurumu Konferans Salonu'nda düzenlenen "Suriye Üzerinde Yaşanan Vesayet Savaşlarında Tarihi Derinlik Çalıştayı"nın açılış konuşmasını yapan Turan, Suriye'nin tarihte pek çok savaşa, olaylara ve antlaşmalara ev sahipliği yaptığını söyledi.

Dünya tarihinin ilk büyük uluslararası antlaşması olan Kadeş Antlaşması'nın Suriye'de yapıldığını dile getiren Turan, Suriye'nin, Mısır'ın, Anadolu'nun ve İran'ın paylaşamadığı ve üzerinde sayısız defa mücadele ettiği topraklar olduğunu ifade etti.

Turan, Türkiye devletinin Suriye ile tanışmasının da Süleyman Şah dönemine dayandığını ifade ederek, "1085 yılında Türkiye devletinin kurucusu Süleyman Şah, İznik'ten hareketle Antakya'yı fethetti ve arkasından Halep'in zaptına girişti. Süleyman Şah hayatını Suriye için kaybetmişti. Arkadan gelen yıllarda, 200 yıl süren Selçuklu-Haçlı savaşları da yine Suriye odaklı gerçekleşti." diye konuştu.

Turan, savaşların içerdiği değer ve önemin, can kayıplarıyla değil, akabinde ortaya çıkan sonuçlarla anlaşılabileceğine işaret ederek, Anadolu'da 1919 ile 1922 yılları arasında yaşanan milli mücadelenin, Türk milletine kalan en büyük eser olduğunu vurguladı.

Anadolu topraklarında yaşanan milli mücadelenin bir benzerinin de Suriye ve Irak'ta yaşandığını belirten Turan, şöyle konuştu:

"Suriye ve Irak'ta geçekleşen küçük çaplı milli mücadele girişimleri başarılı olamadı. Bugün 5 yıldır bu topraklar yine paylaşılamayan topraklar, adına 'vesayet savaşları, iç savaş, terör savaşları' deniyor. Yani adı konulmamış ama dehşetengiz bir mücadelenin ortasında paylaşılamayan bir toprak, belli ki ihtişamlı bir değeri var. İşin içerisinde dünyanın en büyük devletleri ve adı bilinmedik pek çok örgüt var. Suriye'deki savaş bizi çok yakından ve derinden ilgilendiriyor. Çünkü dünyanın en büyük iç denizi olan Akdeniz'e adını veren, Suriyeli Türklerdir. Dolayısıyla Suriye her şeyden önce Türkiye'nin en önemli güvenlik bölgesidir ve Türkiye'nin hem iç hem de dış meselesidir."

Çalıştay, gün boyu 3 oturumda 11 akademisyenin yapacağı sunumlarla devam edecek.

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.