Türk sporunun yaşayan efsaneleri: Ergun Öztuna

Türk sporunun yaşayan efsaneleri: Ergun Öztuna

Türk sporunun yaşayan efsaneleri: Ergun Öztuna

Türk sporunun yaşayan efsaneleri: Ergun Öztuna

29 Mart 2016 Salı 07:12
51 Okunma
Türk sporunun yaşayan efsaneleri: Ergun Öztuna

KEMAL ÇOLAK - Türk futbolunun unutulmaz isimleri arasında yer alan ve hem Fenerbahçe'nin hem de Bursaspor'un eski adıyla Türkiye 1. Futbol Ligi, son yıllardaki ismiyle Süper Lig'de ilk gollerini kaydeden eski milli oyuncu Ergun Öztuna (Puşkaş Ergun), anılarını Anadolu Ajansı'yla paylaştı.

Henüz 17 yaşındayken Karşıyaka'da ilk 11'de sahaya çıkmaya başlayan Ergun Öztuna, sadece 2 yıl sonra dönemin en önemli milli takımlarından, Ferenc Puskas'lı Macaristan'a karşı mücadele etme şansı yakaladı.

Eski milli futbolcu, Macaristan'la oynanan müsabakalarda rakip takımın teknik direktörü Gustav Sebes'in beğenisini kazanırken, ünlü teknik adamın "İzmir'de Ergun diye iyi bir çocuk vardı" ifadesiyle de büyük bir üne kavuştu.

Anılarına Puskas'lı Macaristan'a karşı verdiği mücadeleyle başlayan Öztuna, şunları kaydetti:

"Karşıyaka'da oynadığım dönemde, Macaristan'la yapılacak karşılaşmalar için İzmir karmasına seçildim. Macarlar o dönemde ortalığı kasıp kavuruyordu. Yıldız futbolcularla dolu bir kadrosu vardı. Bana göre, Dünya Kupası'nı da Puskas'ın sakatlığı sebebiyle kazanamadılar. İstanbul'a geldiklerinde yer yerinden oynadı."

Öztuna, o dönemde yaşanan hava muhalefeti nedeniyle Macaristan'ın, İstanbul'da maç yapamadığını ve kendileriyle birlikte İzmir'e geçtiğini anlatarak, "İzmir'de, limanda öyle bir kalabalıkla karşılaştık ki, biz de şaşırdık. Müsabakaya çıktığımızda, santra yapılırken karşımda Puskas vardı. Çok heyecanlanmıştım. Maçları farklı kaybettik ama Metin Oktay'la birlikte benim adım ön plana çıktı" dedi.


- Fenerbahçe'ye transferi ve tarihe geçen goller


Macaristan'la yapılan karşılaşmalarda ortaya koyduğu performansla dikkatleri üzerine çeken ve Genç Milli Futbol Takımı'nda da başarıyla mücadele eden Ergun Öztuna, kısa sürede İstanbul takımlarının transferdeki gözdesi haline geldi.

Hem Fenerbahçe'den hem de Galatasaray'dan transfer teklifi aldığını aktaran Öztuna, "Ailece Fenerbahçeli olduğumuz için sarı-lacivertli kulübe geldim. Taraftarlar bana 'Puşkaş Ergun' demeye başladı. Yeni sezona çok iyi başladık. İyi de bir performans ortaya koydum. Fenerbahçe'nin Türkiye 1. Futbol Ligi'ndeki ilk golünü, Ankaragücü'ne attım. Formasını giydiğim Bursaspor'da da bunu başardım ve iki kulübün tarihine geçtim" şeklinde konuştu.

Öztuna, Avrupa'dan 15 ülkenin değerlendirmeye alındığı ve genç milli takımlarda forma giyen oyunculardan oluşturulan 'En iyi 11'de kendisinin 10 numara olarak seçildiğini belirtirken, Rusya'nın unutulmaz kalecisi Lev Yashin'le ilgili bir anısını da şöyle anlattı:

"Fenerbahçe'ye gittiğimde ilk seyahat, Sovyetler Birliği'ne yapıldı. Daha sonra onlar, Türkiye'ye geldi. Yashin'le karşılıklı oynadık. Yöneticilerden Niyazi Sel, onları uğurlamaya gitti. Yashin, Fransa Futbol Federasyonunun kendisine verdiği cüzdanı 'Bunu Puşkaş Ergun'a hediye ediyorum' diyerek Niyazi Sel'e vermiş."


- Gözyaşlarını tutamadı


Ergun Öztuna'nın kariyerindeki hızlı yükseliş, arka arkaya gelen sakatlıklarla tersine döndü.

Genç yaşta milli takıma kadar yükselen, Puskas'a, Yashin'e karşı forma giyen Öztuna, yaşadığı sakatlıklar sebebiyle sarı-lacivertli formayı hedeflediğinden daha az giydiğini vurgulayarak, gözyaşları içinde şunları ifade etti:

"Herkes beni çok beğeniyordu. O sakatlıkları yaşamasaydım, zirveye çıkabilirdim. Kariyerimin son dönemlerinde itaat etmeyen bacaklarımla futbol oynadım. Arka arkaya yaşadığım sakatlıklar yüzünden Fenerbahçe'de istediğim kadar maça çıkamadım. Sadece bir kez milli formayı giydim. İçim buruk."

Öztuna, kariyerinin son dönemlerinde bir sezon Avusturya 2. Futbol Ligi takımlarından Klagenfurt'ta oynadığını anımsatarak, "Orada yalnızlık çok zordu. Sıkıntı yaşadım. Ailemi de götürdüm ama alışamayınca, Türkiye'ye döndüm" şeklinde görüş bildirdi.


- "Fenerbahçe için bacaklarımı feda ettim"


Ergun Öztuna, yaşadığı sakatlıkların antrenörlük kariyerini de olumsuz etkilediğini söyledi.

Geçirdiği sakatlıklar sebebiyle bacaklarında büyük ağrı hissettiğini dile getiren Öztuna, "Fenerbahçe'de ve milli takımda yardımcı antrenör olarak görev yaptım. Takımı çalıştırmam gerekiyordu ama uzun süre ayakta duramıyordum" ifadelerini kullandı.

"Fenerbahçe için bacaklarımı feda ettim" diyen Öztuna, "Sarı-lacivertli kulüp de bana sahip çıktı. Çok ağır ameliyatlar geçirdim. Başkanımız Aziz Yıldırım da ameliyatlarım konusunda bana yardımcı oldu." şeklinde konuştu.

Fenerbahçe'nin 103 golle şampiyon olduğu 1988-1989 sezonunda teknik direktör Todor Veselinovic'in yardımcılığını üstlenen Öztuna, söz konusu dönemde Türkiye Kupası'nda Fenerbahçe'nin 3-0 geriye düşüp 4-3 kazandığı Galatasaray derbisinin devre arasında soyunma odasında yaşananlarla ilgili bir soruya, şu cevabı verdi:

"Galatasaray'la Türkiye Kupası çeyrek final rövanş maçına çıkmıştık. İlk yarı 3-0 bitti ve soyunma odasına girdik. Veselinovic, futbolculara 'rahatlayın' dedi. Herkes elini, yüzünü yıkayıp oturdu. Tekrar konuşmaya başladı, 'Kendinize gelin. Golü çabuk bulursanız, bu maç bizim lehimize biter' ifadesini kullandı. Gerçekten de golü erken bulduk ve maçı kazandık. Dünyanın en zor şeylerinden biri teknik direktör olmak. Sahada oynamak kolay."


- "Şampiyonluk yarışı atbaşı gidiyor"


Futbolu yakından takip etmeyi sürdüren Ergun Öztuna, Spor Toto Süper Lig'deki şampiyonluk yarışını da değerlendirdi.

Galatasaray'ın bu sezon şampiyonluk yarışından erken koptuğunu kaydeden Öztuna, "Fenerbahçe ve Beşiktaş, atbaşı gidiyor. Tabii Fenerbahçe'nin şampiyon olmasını gönülden arzu ediyorum ama Beşiktaş da uzun süredir şampiyon olamıyor ve bu yarışı kolay kolay bırakmaz diye düşünüyorum" ifadelerini kullandı.

Öztuna, sarı-lacivertli futbolcuların performanslarını da değerlendirerek, "Van Persie oynamaya devam ederse, iyi bir duruma gelecek. Volkan Şen çok formda. Yine Gökhan Gönül, Allah onu nazardan saklasın. Fenerbahçe'nin kanatlarında görev yapan futbolcular da yedekte bekleyen isimler de çok iyi" diye konuştu.


- Tercihi Messi


Ergun Öztuna, Barcelona forması giyen Arjantinli yıldız Lionel Messi'yi çok beğendiğini vurguladı.

Futbol dünyasının iki büyük yıldızı Barcelonalı Lionel Messi ile Real Madridli Cristiano Ronaldo arasındaki rekabetin hatırlatılması ve hangi futbolcuyu daha çok beğendiğinin sorulması üzerine eski futbolcu, şöyle konuştu:

"İkisi de takımları için çok değerli oyuncular. Cristiano Ronaldo çok hırslı ama Messi'nin de çalımları ve driplingleri çok etkileyici. Şansım olsa, Messi'yi takımımda görmek isterdim."

"Dünyanın en büyük futbolcuları geçmiş zamanlardaydı" diyen Öztuna, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Maradona, Pele, Puskas gibi çok önemli yıldızlar vardı. Bunlar birbirinden çok fazla ayırt edilemez ama bana 'Puskas' ismini verdikleri için gönlümde Puskas'ın ayrı bir yeri var."


- "Arda çok klas bir futbolcu"


Ergun Öztuna, Barcelona'da forma giyen milli futbolcu Arda Turan'ın çok klas bir oyuncu olduğunu kaydetti.

Arda Turan'ın şu ana kadar gösterdiği performansla yeteneklerini tüm dünyaya ispatladığını belirten Öztuna, "Dünyanın en büyük kulübünde oynuyor. Herkese nasip olmayan bir şey. Gururumuz. Ona da layık bir çocuk. Klas bir futbolcu" değerlendirmesinde bulundu.

Arda Turan'ın Barcelona'da kendisini kabul ettirdiğini vurgulayan Öztuna, "Arda, Türkiye'nin gelmiş geçmiş en iyi futbolcularından biri" ifadesini kullandı.


- "İftihar edilecek bir milli takımımız var"


Ergun Öztuna, 2016 Avrupa Futbol Şampiyonası Finalleri'ne katılma hakkını kazanan A Milli Takım'la iftihar ettiğini de söyledi.

Türkiye Futbol Direktörü Fatih Terim'i elde edilen başarıdan dolayı kutlayan Öztuna, "Umutlar azalmışken gelen bir başarı oldu. Önemli olan iyi bitirmekti. Fatih Terim gururumuz oldu. Hakikaten iftihar edilecek de bir milli takımımız var" diye konuştu.

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.