Türk Siyasi Tarihinde Yerli ve Milli İrade Programı

Türk Siyasi Tarihinde Yerli ve Milli İrade Programı

Türk Siyasi Tarihinde Yerli ve Milli İrade Programı

Türk Siyasi Tarihinde Yerli ve Milli İrade Programı

12 Mayıs 2016 Perşembe 12:43
37 Okunma
Türk Siyasi Tarihinde Yerli ve Milli İrade Programı

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Avrupa Birliği, Türkiye Cumhuriyeti Devleti yerine terör örgütünü muhatap alacak kadar küçülmeye razıysa bizim açımızdan hiçbir sorun yok. Çünkü biz terör örgütüne hangi gözle bakıyorsak onların tezlerini savunanlara da aynı gözle bakarız." dedi.

Erdoğan, ATO Congresium'daki, "Türk Siyasi Tarihinde Yerli ve Milli İrade Programı"nda yaptığı konuşmada, Türkiye'nin gerçekten yerli köklere sahip olanlarla, milli damardan beslenenlerle, ülkeye ve millete gizli, açık husumet içinde olanlar arasındaki farkın ortaya çıktığı günlerden geçtiğini belirtti. Bu kritik dönemde Türkiye'de birliği, beraberliği, uhuvveti, geleceği korumak ve güçlendirmenin çabası içinde olduklarına değinen Erdoğan, ayrım yapmaksızın dünyadaki tüm mağdurların, mazlumların, adaletsizliğe, haksızlığa uğrayan herkesin temsilcisi olmaya çalıştıklarını bildirdi.

Ulaşabildiklerine yardım elini uzattıklarını, ulaşamadıklarının feryatlarını ise uluslararası kurumlar nezdinde dile getirdiklerini vurgulayan Erdoğan, Abdurrahim Karakoç'un "Mazlumlar hakkını almayıp ele, günü gün edersem zalimler ile evdeşim, öz kızım, öz oğlum bile susarsam hakkını helal etmesin" dediğini aktardı.

"Eğer mazlumların hakkını savunmazsak bu millet, bu ümmet bize hakkını helal etmez" diyen Erdoğan, bunun için Türkiye'nin böğrüne hançer saplamaya çalışan terör örgütüne karşı tavizsiz bir mücadele yürüttüklerini, zor günlerinde en küçük bir tereddüde dahi kapılmadan Suriye, Irak, Karabağ, Kırım, Türkistan'daki insanların yanında yer aldıklarını, hiç çekinmeden, geri adım atmadan "Dünya 5'ten büyüktür" dediklerini ifade etti.

Erdoğan, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin 5 daimi üyesine, dünyadaki 195 ülkenin kaderinin terk edilemeyeceğine dikkati çekerek, şöyle devam etti:

"Şu anda 1 milyar 700 milyon Müslümanın bir temsilcisinin olmadığı Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyinin adil karar alacağına ben inanmıyorum. Nitekim, bugüne kadar da bunu göremedik. 5 ülkenin 5'i de Hristiyan. Sadece Asya, Avrupa, Amerika'nın temsil edildiği Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyinin bu 5 daimi üyesi dünyayı temsil edebilir mi? Birinci Dünya Savaşı şartları içerisinde oluşmuş böyle bir yapıyı kabule mecbur değiliz, reforme edilmesi lazım ve bunun yeniden ele alınması gerekir. Tüm dünya ülkelerinin temsil edildiği bir Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyine ihtiyaç var şiddetle. İnşallah bu yıl Birleşmiş Milletler Genel Kurulunda daha önce de yaptığım konuşmalarda dile getirdiğim gibi bu yıl çok daha farklı bir şekilde bunu dile getireceğim, tekrar konuşacağım, tekrar anlatacağım."

İslam İşbirliği Teşkilatı Liderler Zirvesi'nde de bu konunun gündeme geldiğini belirten Erdoğan, "Bunları konuşacağız. Bu, konuşmadan olmaz. Anlatacağız. Ağlamayan bebeğe süt vermiyorlar. Bunu unutmayalım." dedi.

- "Hani idama karşıydınız?"

"Biz, milletimiz ve İslam dünyasında, Türk dünyasında umudunu bize bağlamış tüm kardeşlerimiz için mücadele ettikçe, karşımıza türlü engeller çıkıyor, çıkartılıyor" değerlendirmesinde bulunan Erdoğan, idam edilen Motiur Rahman Nizami için bir ses duyamadıklarını söyledi. İdamlara karşı olan AB'den bir ses gelmediğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Hani idama karşıydınız? Dünyada idamlara karşı olduğunu söyleyen ülkelerden bir ses çıkmadı. Niye? Çünkü idam edilen bir Müslüman ve bir alim. 45 yıl önceki bir davanın kararı bunlar tarafından maalesef adil olmayan bir şekilde veriliyor" ifadesini kullandı.

Bölgedeki tüm eli kanlı terör örgütlerinin ortak hedefi haline gelen Türkiye'nin, tamamen hukuk devleti sınırları içerisinde yürüttüğü mücadelenin, takdir edilmek şöyle dursun, tavsatılmaya çalışıldığını vurgulayan Erdoğan, şu görüşlere yer verdi:

"İşte Avrupa Birliği'nin tavrını görüyorsunuz. Neymiş efendim? 'Terörle mücadeledeki, terör örgütü konusundaki tavrımızı yumuşatmalıymışız.' Bana bak, siz ne zamandan beri Türkiye'yi idare etmeye başladınız? Kim size bu yetkiyi verdi? Bunlar nasıl demokrat, nasıl demokrasiye inanıyor anlamak mümkün değil. Benzer bir sözü kim söylüyor? Anamuhalefet partisinin başındaki, ismini bir daha zikretmeme kararı aldığım zat söylüyor. Dikkat ederseniz, terör örgütü ne diyorsa, terör örgütünün güdümündeki siyasetçiler ne diyorsa, bunlar da aynısını tekrar ediyor. Şu anda Bangladeş'te bu kararı alan yönetimin bir benzeridir bizim anamuhalefet, aynıdır bunlar."

- "Söz söylemeye hakları olmayacak"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye'nin AB ile ilişkilerini, terör örgütünün ve onun güdümündeki siyasetçilerin taleplerine mahkum edenlerin, tarihi bir yanlışın içinde olduğunu bildirdi. Erdoğan, "Eğer Avrupa Birliği, Türkiye Cumhuriyeti Devleti yerine terör örgütünü muhatap alacak kadar küçülmeye razıysa, bizim açımızdan hiçbir sorun yok. Çünkü biz terör örgütüne hangi gözle bakıyorsak, onların tezlerini savunanlara da aynı gözle bakarız. Ancak, bugün bize bir terör örgütünün ağzıyla konuşanların, yarın bir başka terör örgütü kendi topraklarında eylem yaptığında tek bir söz dahi söylemeye hakları olmayacaktır." dedi.

Bugün terör örgütünü koynuna alanların, yarın benzer örgütlerin kendilerine yönelecek eylemlerine razı olduğunu belirten Erdoğan, şunları kaydetti:

"Bunları kendi koyunlarında besliyorlar. Bunlara avroları veriyorlar ve avroları vermek suretiyle 'Türkiye'yi gidin bölün' diyorlar. Silahlarını da veriyorlar. Siz, bizim bunları bilmediğimizi mi zannediyorsunuz? Biz iki tane gülücüğünüze bu vatanın kıymetlerini, değerlerini değişmeyiz, bunu biliniz. Bize milletimizin gülücüğü yeter."

(Sürecek)

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.