Türk Polis Teşkilatının kuruluşunun 171. yılı

Türk Polis Teşkilatının kuruluşunun 171. yılı

Türk Polis Teşkilatının kuruluşunun 171. yılı

Türk Polis Teşkilatının kuruluşunun 171. yılı

04 Nisan 2016 Pazartesi 09:06
38 Okunma
Türk Polis Teşkilatının kuruluşunun 171. yılı

Başbakan Ahmet Davutoğlu, polis teşkilatının, hiçbir şekilde milletten ayrı, milletten üstün, halkın üstünde bir güç kaynağı olmadığını belirterek, polis teşkilatının kurulduğu andan itibaren bütün milleti kuşattığını, bütün milleti temsil eder bir nitelikte vazifesine devam ettiğini söyledi.

Davutoğlu, Türk Polis Teşkilatının kuruluşunun 171. yılı dolayısıyla Polis Akademisi Ali Birinci Kültür Merkezi'nde düzenlenen törende, polis akademisi öğrencilerine hitap etti.

Törene, Başbakan yardımcıları Tuğrul Türkeş ve Yalçın Akdoğan ile İçişleri Bakanı Efkan Ala da katıldı.

Başbakan Davutoğlu, milletin birliği, beraberliği, ülkenin huzur ve emniyeti için şehit düşenlere Allah'tan rahmet, yakınlarına sabır diledi.

Davutoğlu, polis teşkilatından ne beklediklerini, polis mesleğinin nasıl önem arz ettiğini paylaşmak üzere ders sohbeti şeklinde kanaatlerini paylaşmak üzere törene geldiğini söyledi.

Bütün mesleklerin kutsal olduğunu, bütün mesleklerin insana ve vatandaşa hizmet amacını taşıdığına işaret eden Davutoğlu, öğretmenlerin yeni nesilleri yetiştirirken aynı zamanda o nesillerin zihniyetini dokuduklarını ve onları geleceğe hazırladıklarını bildirdi.

Polis teşkilatı mensuplarının ise aslında öğretmenlerin de diğer meslek erbablarının da vazifelerini yerine getirebilmeleri için asgari şartları, en önemlisi olan güvenlik ve huzuru temin etmek için yola çıktıklarını vurgulayan Başbakan Davutoğlu, şöyle devam etti:

"Polis teşkilatı insanın en temel arayışına cevap vermek için kurulmuştur. O temel arayış, güvenlik, emniyet ve huzurdur. Güvenliğin olmadığı yerde özgürlüklerin hakkıyla yerine getirilmesi de öğretmenlik benzeri kutsal mesleklerin ifa edilebilmesi de imkansızdır. Onun için sizler, bu mesleğe adım atarken, bu mesleği toplumumuzla icra ederken, zihninizde tutmanızı beklediğimiz en önemli husus, bu millet sizin varlığınızla kendini güvende hissetmelidir. Devletin iki yüzü var. Kudret ve şefkat. Kudreti olup da şefkati olmayan bir devlet zamanla bu kudret dolayısıyla tiranlaşabilir. Ama şefkati olup da kudreti olmayan bir devlet de acizleşir ve devlet olma vasfını kaybeder. Kudretin ve şefkatin, devletin bu iki yüzünün halk nezdinde en görünür olduğu, doğrudan temas ile en yaşanır olduğu meslek ise polislik mesleğidir. Daha ilk andan itibaren sizler halk nezdinde devletin şefkat yüzünü de kudret yüzünü de göstermek üzere yola çıkıyorsunuz. Bunun her ikisini de dengeli bir şekilde, aynı psikolojik ortamda göstermek sizin vazifeniz. Kudreti göstereceğiz derken şefkati ihmal etmek ya da şefkat göstereceğiz derken kudretten fedakarlık etmek polis teşkilatı nezdinde devletin itibarını da sarsar. Devletin itibarını siz temsil ediyorsunuz. Devletin kudretini, şefkatini siz temsil ediyorsunuz. O bakımdan ifa ettiğiniz görev, toplum nezdinde en görünür, en doğrudan hissedilen görevlerin başında gelir."

- "Polis teşkilatı milletin bağrından çıkmıştır"

Polis teşkilatından beklentilerini paylaşan Davutoğlu, polis teşkilatının milletin bağrından çıktığını, milleti temsil ettiğini ve milletin her kesimine hitap ettiğine dikkati çekti.

Davutoğlu, "Bizim polis teşkilatımız, hiçbir şekilde milletten ayrı, milletten üstün, halkın üstünde bir güç kaynağı değildir. Halkın içinde halkla ifa edilen bir meslektir" ifadesini kullandı.

Bazı devlet yapılarında polis, asker, jandarma gibi güvenlik yapılarının, belli bir kesimden, mezhepten, inançtan, etnik gruptan oluşabildiğini, o devletlerin güvenliği sağlamalarının da halkın bütününü kuşatmalarının da mümkün olmadığını vurgulayan Davutoğlu, Türkiye'nin çevresindeki bazı ülkelerde bu tür örneklerin açık şekilde görüleceğini belirtti.

Başbakan Davutoğlu, "Bizim polis teşkilatımız ise kurulduğu andan itibaren bütün milleti kuşatmakta, bütün milleti temsil eder bir nitelikte vazifesine devam etmektedir" diye konuştu.

Diyarbakır ziyareti sırasında, Nusaybin'de şehit düşen özel harekatçı Süleyman İyikol'un ailesini ziyaret ettiğini anlatan Davutoğlu, şehit İyikol'un aslen Diyarbakır Mazıdağlı bir Kürt ailenin çocuğu olduğuna dikkati çekti. Davutoğlu, İyikol'un eşi Zeynep'in ise Osmaniyeli bir Türkmen olduğunu belirterek, şunları kaydetti:

"Bir Türkmen hanımı, bir Kürt yiğidiyle evlenmiş, birbirinden güzel iki çocukları var. Şehit haberini aldıklarında bu iki aile acıyı birlikte paylaşıyorlar. Osmaniye'den kalkan Zeynep'in ailesi, Diyarbakır'a gelip rahmetli Süleyman'ın ailesiyle acıyı paylaşıyor, et ve kemik gibi bütünleşiyorlar. İşte bu, bizim polis teşkilatımızın karakteristiğini, niteliğini gösteren çok çarpıcı bir örnek."

(Sürecek)

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.