Türk Metal Sendikası Kadın İşçiler 21. Büyük Kurultayı

Türk Metal Sendikası Kadın İşçiler 21. Büyük Kurultayı

Türk Metal Sendikası Kadın İşçiler 21. Büyük Kurultayı

Türk Metal Sendikası Kadın İşçiler 21. Büyük Kurultayı

08 Mart 2016 Salı 10:59
34 Okunma
Türk Metal Sendikası Kadın İşçiler 21. Büyük Kurultayı

Türk-İş Genel Başkanı Ergün Atalay, "Kıdem tazminatıyla ilgili tartışmalar, başta kadın çalışanlarımız olmak üzere tüm çalışanlarımızı rahatsız ediyor. Burada bulunan kadınlarımız, 30 yıl çalışıp bu emeklerinin karşılığında yaklaşık 75 bin liralık kıdem tazminatını hakkediyor. Bu çok büyük bir para değil. Buna göz dikilmemeli" dedi.

Atalay, Büyük Anadolu Oteli'nde düzenlenen Türk Metal Sendikası Kadın İşçiler 21. Büyük Kurultayı'ndaki konuşmasına, Cahit Sıtkı Tarancı'nın "Memleket İsterim" şiiriyle başladı.

Kadınlar Günü'nün tarihinin, ABD'de kadın tekstil işçilerinin 1857'de kötü çalışma koşullarını protesto etmek için başlattığı greve uzandığını anlatan Atalay, o tarihten bugüne kadar kadınların sorunlarından birçoğunun çözüldüğünü, bir kısmının ise devam ettiğini söyledi.

Türkiye'de son yıllarda kadın haklarını artıran ve güvence altına alan birçok düzenlemenin hayata geçirildiğini belirten Atalay, şöyle konuştu:

"Kıdem tazminatıyla ilgili tartışmalar, başta kadın çalışanlarımız olmak üzere tüm çalışanlarımızı rahatsız ediyor. Burada bulunan kadınlarımız, 30 yıl çalışıp bu emeklerinin karşılığında yaklaşık 75 bin liralık kıdem tazminatını hakkediyor. Bu çok büyük bir para değil. Buna göz dikilmemeli. Bununla birlikte esnek çalışma olarak bilinen yasa tasarısına karşı hassasiyetimizi kamuoyu biliyor. Hassasiyetlerimizin dikkate alınmasını istiyoruz. Yoksa esnek çalışma, taşeron işçilikten daha ağır sonuçlar doğuracaktır."

Türk-İş olarak önce ülkenin, ardından da üyelerinin çıkarlarını gözettiklerini dile getiren Atalay, milli her şeyin yanında olduklarını vurguladı.

- "Sendikalar yok edilmek isteniyor"

Türk Metal Sendikası Genel Başkanı Pevrul Kavlak da kurultayda sadece işçi olanların değil tüm kadınların sorunlarının konuşulduğunu, bunun yanında son yıllarda kadınlar lehine yapılan yasal düzenlemeleri de takdirle karşıladıklarını söyledi.

Küresel sermayenin kurduğu adaletsiz düzenin, işçileri güvencesiz, emekçiyi örgütsüz, insanı çaresiz hale getirmeye çalıştığını anlatan Kavlak, şunları kaydetti:

"Dünyanın dört bir yanında insanlar, bu adaletsiz düzenin çarkları arasında ezilmek isteniyor. Dünyanın az gelişmiş ve gelişmekte olan ülkeleri, ucuz işçi cennetine dönüyor. Her ülkede uygulanan senaryo aynı. Emeğin örgütlü gücü sendikalar yok edilmek isteniyor, emekçilerin hak ve özgürlükleri ortadan kaldırılmak isteniyor. Sömürünün en ağır, en acımasız biçimi olan esnek ve güvencesiz çalışma biçimleri uygulamaya konuluyor. Listeyi uzatmayacağım. Bunların tek bir özeti var, önlem alınmazsa bu adaletsiz düzen, meleklerin bile secde ettiği insanı, insan olmaktan çıkaracak. Allah'ın yarattığı en kutsal varlık olan insanı bir mal gibi alınıp satılabilecek hale getirecek. İşte küresel ölçekte uygulanan neoliberal düzenin özeti budur. Buna 'dur' demek gerekiyor."

Kavlak, "Sayın Cumhurbaşkanım, bize destek olun. Haklı mücadelemizde yanımızda olun. Biz de sizin yanınızda olacağız. Sizi asla yalnız bırakmayacağız. Size Türk Metal Sendikası adına, kadını erkeği 180 bin metal işçisi adına söz veriyorum. Çünkü bu mücadeleyi kaybedersek G20 zirvesinde sizin de belirttiğiniz gibi 'Birileri büyük karlar elde edebilir.' Ama emin olun kaybeden emekçiler olur, kaybeden biz oluruz" ifadelerini kullandı.

- "Emekçilerin kaybettiği hakları geri alacağız"

Çalışma hayatındaki çarpıklıkların, sendikal mücadelenin amacından saptırılmasına zemin hazırladığını savunan Kavlak, "Çaresiz, umutsuz, kendini bu küresel canavarın dişlileri arasında ezilmiş hisseden bu insanlar, onlara umut tacirliği yapan sözde sendikaların, sahte aydınların kucağında eriyor. İşte Bursa örneği... Bu sahte kahramanlar binlerce işçiyi ateşe attılar, 'barışçıl eylem' adı altında masum emekçileri kanunsuz yollara saptırdılar. Onları işsiz, aç ve açıkta bıraktılar. Bunları ben söylemiyorum, tüm bu eylemlerin kanunsuz olduğunu yüce mahkemeler söylüyor. Sonuçta ne oldu? O masum işçilerin bütün hakları yandı gitti" görüşünü paylaştı.

"Bursa'da işçileri ateşe atanların katıldığı genel kurulda, bakanın yuhalandığını" belirten Kavlak, şöyle devam etti:

"Bu kadarla da kalmadılar, milli bütünlüğümüze, Mehmetçik'e dil uzattılar. 'Katil devlet' diye bağırdılar. Buradan o densizlere sesleniyorum, bizim devletimiz katil olamaz, bizim kültürümüzde devlet babadır. Bizim için kutsal bir çatıdır. Unutmayın, siz o kutsal çatının altında, o devletin sayesinde sözde sendikacılık yapıyorsunuz. Katil kimdir biliyor musunuz? Katil, sizin kol kola girdiklerinizdir. Katil, beraber hendek kazdıklarınızdır. Katil, grevinize götürüp boynuna çiçek taktıklarınızdır. Katil, Ankara canisinin taziyesine gidenlerdir. Katil onlardır."

Emekçiler için koşulların giderek ağırlaştığı, haklarının elinden alındığı, bütün sendikaların güç yitirdiği, üyelerini kaybettiği bir dönemde tarihin omuzlarına büyük bir görev yüklediğini kaydeden Kavlak, "Emekçilerin kaybettiği hakları biz geri alacağız. İnsanca çalışma koşullarını biz inşa edeceğiz. Sendikal mücadeleye hakkettiği prestiji biz sağlayacağız. Amacından saptırılan sendikal mücadeleyi yeniden biz rayına oturtacağız. Vatana, millete, bayrağa tuzak kuranların oyununu bozacağız. Ülkemizin, Orta Doğu bataklığında ortaya koyduğu onurlu mücadeleye omuz vereceğiz. Teröre karşı verdiği amansız mücadeleye sonuna kadar destek olacağız. Milli çıkarlarımız için her türlü fedakarlığı yapacağız" dedi.

Konuşmaların ardından Kavlak, kurultaya katılan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a plaket takdim etti.

Kurultaya, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Süleyman Soylu'nun yanı sıra Türk-İş'e bağlı sendikaların genel başkanları, yabancı sendika temsilcileri ve davetliler katıldı.

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.