Terör saldırıları Meclis gündeminde

CHP İstanbul Milletvekili Av. Mahmut Tanal, terör saldırıları sonrası birçok ihmal bulunduğunu belirterek önlem almayan ilgili siyasetçi ve devlet görevlilerinin tespit edilmesi ve haklarında soruşturma açılması amacıyla Meclis Başkanlığı'na araştırma önergesi verdi.CHP İstanbul Milletvekili Av.

Terör saldırıları Meclis gündeminde

CHP İstanbul Milletvekili Av. Mahmut Tanal, terör saldırıları sonrası birçok ihmal bulunduğunu belirterek önlem almayan ilgili siyasetçi ve devlet görevlilerinin tespit edilmesi ve haklarında soruşturma açılması amacıyla Meclis Başkanlığı'na araştırma önergesi verdi.CHP İstanbul Milletvekili Av.

25 Mart 2016 Cuma 11:29
59 Okunma
Terör saldırıları Meclis gündeminde
CHP İstanbul Milletvekili Av. Mahmut Tanal, terör saldırıları sonrası birçok ihmal bulunduğunu belirterek önlem almayan ilgili siyasetçi ve devlet görevlilerinin tespit edilmesi ve haklarında soruşturma açılması amacıyla Meclis Başkanlığı'na araştırma önergesi verdi.

CHP İstanbul Milletvekili Av. Mahmut Tanal'ın Meclis Başkanlığı'na araştırma önergesi şu şekilde: "AKP'nin tek başına iktidara geldiği 3 Kasım 2002'den, 2016 Mart ayına kadar terör örgütlerinin halkımızı hedef alan saldırıları artmıştır. AKP, 2002'de sıfırlanmış halde aldığı terör sorununu hortlatarak tüm ülkeye sıçramasına neden olmuştur. Bahsi geçen tarihler arasında başta seçilmiş yöneticiler olmak üzere, kamu görevlisi ve devlet sorumlularından varsa bu konuyla ilgili ihmal ya da teşviki olanların belirlenerek haklarında soruşturma açılması amacıyla Anayasanın 98. Ve İçtüzüğün 104. Ve 105. Maddeleri gereğince bir Meclis Araştırması açılmasını arz ve teklif ederiz.

DEVLETİN KALBİNE 150 METRE UZAKTAKİ YERLE İLGİLİ ÖNLEM ALINMAMASI KABUL EDİLEBİLECEK BİR DURUM DEĞİL



10 Ekim 2015'te Gar saldırısıyla 107 vatandaşımızı kaybettiğimiz Cumhuriyet tarihinin en büyük terör eylemiyle sarsılan Ankara, 17 Şubat 2016 tarihinde Merasim Sokak'ta askeri servis araçlarına yönelik, 29 asker, vatandaşımızın şehit olduğu ikinci bombalı saldırısı yaşamıştır. Bu son olayın üzerinden 1 ay bile geçmeden, yeni bir terör saldırısı sonucu 13 Mart 2016 tarihinde 37 vatandaşımız hayatını kaybetmiştir. Türkiye'yi yasa boğan son terör saldırısı TBMM'ye 300, Başbakanlığa 150 ve Genelkurmay Başkanlığı'na 500 metre uzaklıkta yaşamıştır. Olayla birlikte Dünya Bankası ve ABD Büyükelçiliği'nin kendi vatandaşlarını terör saldırısı öncesinde uyardığı ortaya çıkmıştır. Türkiye'ye 10000 kilometre uzakta olan ABD, vatandaşları için önlem alırken, devletin kalbine 150 metre uzaktaki yerle ilgili Türkiye'nin önlem almaması kabul edilebilecek bir durum değildir.

PKK'NIN SINIR DIŞINA ÇIKIŞLARINA GÖZ YUMULMASI İSTENİLMİŞTİR



Başkentte yaşanan bütün bu olayların sorumsuzluklar zincirinin bir sonucu oluştuğu ise kamuoyunun malumudur. "Açılım" meselesi esnasında AKP'nin siyasi çıkarlarına ülkemiz feda edilmiş, PKK'nın şehirlere silah yığmasına göz yumulmuş ve valilerden PKK'ya operasyon yapmak isteyen askerlere "müdahale etmeyin" talimatı gittiği belgeleriyle ortaya çıkmıştır. Benzer zamanlarda PKK'nın sınır dışına çıkışlarına göz yumulması istenilmiştir. Bu çerçevede asker ve polisin terörle mücadeleden kaynaklanan yetkileri daraltılmıştır. Hükümet yetkilileri ve ilgili valiler asker ve polislerimize sadece can güvenliğini tehdit eden saldırı ve çatışma ortamında teröristlere müdahale yetkisi vermiştir. PKK kamplarına, sığınaklara, şehir yapılanmasına ve dağa eleman çıkarma faaliyetlerine müdahale edilmesi valilerin iznine bağlanmıştır.

BU OLAY HERHANGİ BİR ÜLKEDE YAŞANSAYDI ÜLKENİN GÜVENLİĞİNDEN SORUMLU BAKAN DERHAL İSTİFA EDERDİ



Bölgedeki askeri birlikler ise operasyon ve harekat planlarının valilikler tarafından reddedildiğini yazılı kayıt altına almıştır. Bugüne kadar PKK başta olmak üzere terör örgütlerine operasyon yapmak isteyen asker ve polisin tam 1000 adet isteği geri çevrilmiş, bunu fırsat bilen teröristler ise şehirlere silah ve bomba yığınakları yapmışlardır. Tüm bunlar sonrası; Türkiye'nin en güvenli yeri olması gereken Başkent Ankara'nın emniyet müdürlüğünün 5 aydır vekaleten yürütüldüğünün ortaya çıkması ise vahametin ne noktalara kadar geldiğini kamuoyuna göstermiştir. Demokratik hukuk devletleri bir yana üçüncü sınıf ülkelerde dahi bu durumun sorumluları ve yetkililer kendi istekleri ya da kamuoyu baskısı sonrası istifa etmektedirler. Bu olay herhangi bir ülkede yaşansaydı o ülkenin güvenliğinden sorumlu bakan derhal istifasını verirdi. Bu bilgiler doğrultusunda bahsi geçen tarihler arasında başta seçilmiş yöneticiler olmak üzere, kamu görevlisi ve devlet sorumlularından varsa bu konuyla ilgili ihmal ya da teşviki olanların belirlenerek haklarında soruşturma açılması amacıyla Anayasanın 98. Ve İçtüzüğün 104. Ve 105. Maddeleri gereğince bir Meclis Araştırması açılmasını arz ve teklif ederiz."

 

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.