Flaş Haber
Kapat

TBMM'nin açılışının 96. yıl dönümü

TBMM'nin açılışının 96. yıl dönümü

TBMM'nin açılışının 96. yıl dönümü

TBMM'nin açılışının 96. yıl dönümü

23 Nisan 2016 Cumartesi 14:53
TBMM'nin açılışının 96. yıl dönümü
AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Ahmet Davutoğlu, milleti birleştiren, zorluklara karşı güçlü kılan, geleceğe ümitle bakan ortak tarihi hikayenin hiç unutulmaması gerektiğini belirterek, "Meclis'in adı Gazi Meclis oldu. Çünkü her biri gerçek anlamda gaziydi. Kimi savaşa girmiş çıkmış, şehitlik ümidiyle gittiği savaştan gazi olarak dönmüş, kimisi gazi olmak için yerini yurdunu terk etmişti. Hepimizin dedelerine bakınız, hepsinde bu hikayeler vardır." dedi.

TBMM'nin açılışının 96. yıl dönümü nedeniyle özel birleşimle toplanan TBMM Genel Kurulunda konuşan Davutoğlu, bugün çok özel bir günde bir arada olunduğunu söyledi.

"Gazi Meclisimizin kuruluşunun 96. yılı, sizlere, milletimize, mazlum milletlere ve bütün insanlığa hayırlı olsun." diyen Davutoğlu, çocukların bayramını da onların nurlu yüzlerinde hep tebessüm görmek duası ve temennisiyle kutladı.

Davutoğlu, özel günlerin sadece anmak için olmadığını, muhasebe imkanı da verdiğini söyledi.

Davutoğlu, şöyle konuştu:

"Onun için sizleri 100 yıl öncesine, siyasi düşüncelerimizin, parti kimliklerimizin, geldiğimiz yörelerin, illerin getirdiği yerel kimliklerin ötesinde tek tek milletvekilleri olarak, sadece 78 milyonun değil, bugüne kadar ülkemizde yaşamış bütün aziz vatandaşlarımızın bütün ecdadını da burada temsilen bulunma bilinciyle bir tefekküre davet ediyorum. Bir an için bu kürsüyü sadece, temsilinden büyük onur duyduğum AK Parti Genel Başkanı olarak değil, bu milletin vekili olarak, hitap ederek hepimizi bir muhasebeye davet ediyorum.

100 yıl önce Bu Meclis Ulus'ta toplanmıştı, Başkanı Gazi Mustafa Kemal Atatürk'tü. Meclis'in üyelerinin hepsi, o zaman vatan toprağı olan, bir kısmı da sınırlarımızın dışında işgal altında kalmış beldelerden gelen insanlarla, temsilcilerle doluydu. Her birinde hüzün vardı. Çünkü bin yılı aşkın bir süre kader birliği yapmış insanların toprakları işgal edilmiş, savunulan değerler zulme uğramış, tahkir edilmiş, vatan topraklarının her bir yöresinden acı işgal haberleri geliyordu. Dersimli Diyap Ağa bir taraftaydı, Rumeli çocuğu, milli şairimiz Mehmet Akif Ersoy bir taraftaydı, Diyarbakır Milletvekili Mehmet Zülfü Tigrel bir başka köşede, yine Dersimli Mustafa Zeki Saltuk bir başka kenarda, Erzincanlı Nakşi Şeyhi Şeyh Hacı Ahmet Baysoy yine orada. Her biri farklı hikayelere sahip ama hepsinin şahsi hikayelerinden öte, inandıkları bir milletin tarihi hikayesi vardı."

- "Tarihi bir hikaye olmadıkça milletler var olamazlar"

Davutoğlu, "Çünkü onlar biliyorlardı ki şahsi hikayeleri aşan tarihi bir hikaye olmadıkça milletler var olamazlar. Çünkü onlar biliyorlardı ki şahsi çıkarlardan öte ortak kaygılar, idealler olmazsa bir millet onur içinde yaşayamaz. Hepsi zorlu savaşların içinden çıkıp gelmişlerdi. Dış dünya, dayanacak güçlerinin olmadığını zannediyordu. Meclis'in adı Gazi Meclis oldu sonra. Çünkü her biri gerçek anlamda gaziydi. Kimi savaşa girmiş çıkmış, şehitlik ümidiyle gittiği savaştan gazi olarak dönmüş, kimisi gazi olmak için yerini yurdunu terk etmişti. Hepimizin dedelerine bakınız, hepsinde bu hikayeler vardır. Trablusgarp'ta 1911'de bir seferberlikle başlayan, Balkan Savaşları ile devam eden, Birinci Dünya Savaşı ve İstiklal harbi ile devam eden bir çizgi." ifadelerini kullandı.

Rahmetli anneannesini hatırladığını belirten Başbakan Davutoğlu, "Dedemi anlatırken, oğlum derdi, 'evlendik, sonra askere gitti, genç bir kızdım; (taze bir gelindim) derdi kendi ifadesiyle. Döndüğünde epey yaşlı hanım olmuştum.' Geçen 14 yıl, Trablusgarp'a gitmiş, döndüğünde, her ikisi de rahmetli olan dedelerim birlikte gitmişler, birlikte farklı cephelerde çatışıp döndüklerinde farklı bir Türkiye bulmuşlardı. Hepimizin hikayesi budur. Bu Meclis çatısı altında bir araya gelen bizlerin, hepsinin dedesinin hikayesi budur." diye konuştu.

Davutoğlu, herkesin ortak tarihi bir hikayesi olduğunu vurgulayarak, şunları kaydetti:

"Bizi birleştiren, zorluklara karşı güçlü kılan, geleceğe ümitle bakan ortak tarihi hikayemizi hiç unutmayalım. Trablusgarp, Balkan acıları, İstanbul'u savunmak için bütün bir kadim kültürün milletleri Çanakkale'ye aktılar. Akamayanlar Trablusgarp'ta, Muhammad İkbal gibi Lahor'da oturup, 'Ya Rab, eğer ahiret günü geldiğinde bana sorarlarsa dünyadan en aziz neyi getirdin, Edirne ve Trablusgarp şehidi Türk kardeşlerimin kanını getirdim ya Resulallah' diyerek, Anadolu'da yüreği çarpan Muhammed İkbal vardı."

(Sürecek)

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.