TBMM'nin açılışının 96. yıl dönümü

TBMM'nin açılışının 96. yıl dönümü

TBMM'nin açılışının 96. yıl dönümü

TBMM'nin açılışının 96. yıl dönümü

23 Nisan 2016 Cumartesi 14:19
24 Okunma
TBMM'nin açılışının 96. yıl dönümü
TBMM Başkanı İsmail Kahraman, kendi ülkelerindeki, terör eylemlerine karşı ayaklanan yabancı devletlerin Türkiye'deki terör hareketlerine karşı lakayt ve bigane olduğunu belirterek, "Terör, terördür. Milliyeti, dini, mezhebi ve ırkı yoktur. Bizim bu şekilde, farklı devletlerin, iç huzurunu, düzenini ve asayişini bozacak şekilde, terör örgütlerini destekleme gibi bir politikamız, hiçbir zaman olmamıştır." dedi.

TBMM Genel Kurulu, Meclis'in 96'ıncı yıl dönümü dolayısıyla özel gündemle toplandı.

Genel Kurul'a başkanlık eden TBMM Başkanı Kahraman, milletin hür ve bağımsız iradesinin en güçlü ve etkili bir şekilde temsil edildiği, Meclis'in kuruluşunun 96'ıncı yılını idrak etmenin bahtiyarlığına ulaşmış bulunduklarını hatırlatarak, "23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramımız, kutlu olsun." ifadesini kullandı.

23 Nisan tarihinin milli egemenlik kavramına yaptığı, güçlü vurgu ve çocuklara armağan edilmiş bir bayram olması nedeniyle önemli olduğunun altını çizen Kahraman, şöyle devam etti:

"TBMM, milli iradenin tek temsilcisi ve milli hakimiyetin, tecelligahı olması itibariyle, ülkemizdeki, bütün kurum, kuruluş ve şahısların iradesinin üstündedir. Bu Meclis'te aynı çatı altında bulunan değerli milletvekillerinin ortak hedefi, demokrasiye ve hukukun üstünlüğüne inanarak, milletimizin refahı, devletimizin bekası, vatanımızın bölünmez bütünlüğü ve ayyıldızlı bayrağımızın göklerimizde ilelebet dalgalanması için çalışmaktır.

Milli hakimiyet, ancak ve ancak milletimizin iman, inanç ve ruh köküne bağlı kalınması suretiyle gerçekleşebilir, pekiştirilebilir. 23 Nisan'dan günümüze gelene kadar devlet ve milletçe büyük zorluklarla ve engellerle karşılaşmış olsak da bunları aşmasını bildik ve önemli mesafeler kat ettik. Milli ruhla, müsbet ilimle, nefse hakimiyetle, birçok başarıya ulaştık. Ruha muhalefet delilik, akla muhalefet gerilik, nefse muhalefet ise veliliktir. Zorluklar ancak inanç ve iman kuvveti ile aşılır. Zorluklar, başarının değerini artıran süslerdir. Aşılmasına imkan olmayan hiçbir duvar yoktur. Engelleri aşamayanlar onları aşamamak korkusunda olanlardır. Korku, elbette vardır fakat mühim olan korkudan korkmamak, ona karşı galip gelmektir."

-"Bizden rehberlik ve önderlik bekleyen geniş bir kültür coğrafyamız var"

TBMM Başkanı Kahraman, Türk milletinin zirve bir medeniyetin sahibi, mirasçısı olduğunu, tarihe nice şanlı sayfalar eklediğini, üç kıtada, yedi denize adaletle, insaniyetle hükmettiğini belirterek, "Dünkü topraklarımızda bugün elli üç devlet var. Bizden dostça ve kardeşçe, rehberlik ve önderlik bekleyen geniş bir kültür coğrafyamız var." dedi.

Türkiye'nin geçmişte olduğu gibi bugün de açık veya örtülü, birçok saldırının hedefi durumunda olduğuna dikkati çeken Kahraman, "Bugün, kökü dışarıda olan dış güçler tarafından, kimi zaman açıkça, kimi zaman da örtülü biçimde desteklenen terör eylemlerine maruz kaldığımız bir süreci yaşıyoruz. Otuz yıldan fazladır, terör belası ile uğraşıyoruz. Bunun yanı sıra, sözde ileri, sözde medeni bazı devletler, çözüme ulaşmamızı engellemek için, terör çeteleri lehine her türlü destek ve çalışmayı yapıyor, maalesef, içimize de nüfuz ediyorlar. Sosyal ve siyasal bünyemizi tahrip edici, milli birlik ve beraberliğimizi, bozma gayeli faaliyetleri cesaretlendirecek tutumlar, sergiliyorlar." değerlendirmesinde bulundu.

Bugünün dünyasına bakıldığında Mehmet Emin Yurdakul'un "Anadolu" başlıklı şiirindeki serzenişini hatırladığını belirten Kahraman, "Yazık, sana ağlamayan, şiire / Yazık, sana titremeyen, vicdana / Yazık, sana uzanmayan, ellere / Yazık, seni kurtarmayan, insana" dizelerini okudu.

Kahraman, "Kendi ülkelerindeki, terör eylemlerine karşı, hiddet ve şiddetle ayaklanan, dünyayı, velveleye verenler, bizdeki teröristlere ve terör hareketlerine karşı, lakayt ve biganeler. Oysa; ismi ne olursa olsun, ne denirse denilsin, terör, terördür. Milliyeti, dini, mezhebi ve ırkı, yoktur. Bizim bu şekilde, farklı devletlerin, iç huzurunu, düzenini ve asayişini bozacak şekilde, terör örgütlerini destekleme gibi bir politikamız, hiçbir zaman olmamıştır. Tam aksine, komşumuz olsun olmasın, her devletin huzur ve selametini kendi huzurumuz ve selametimiz olarak, görmüşüzdür." diye konuştu.

Türkiye'nin dünyanın neresinde olursa olsun, zulme ve haksızlığa maruz kalanlara, açlık ve sefalet içinde inleyenlere, katliam ve yağmalar yüzünden yaşadıkları toprakları terk etmek zorunda kalanlara elinden geldiğince kol kanat germeye çalıştığını ifade eden Kahraman, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Bunu yaparken de asla; ırk, din, mezhep ve etnik köken ayrımı yapmadık. Mesela son dönemde, Suriye'den gelen her etnik kökenden ve inanç grubundan insanlara biz, kapılarımızı açtık. Bu bizim ecdadımızdan tevarüs ettiğimiz bir hasletimizdir. Bugün, Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin, dünya genelindeki ihtiyaç sahiplerine, kendi ekonomik imkanları çerçevesinde, en çok yardım eden ülkeler arasında yer almakta oluşu, milletimizin, manevi ve milli değerlerinin, devletimizin tarihten gelen misyonunun üstünlüğünü ve değerini, ortaya koymaktadır.

Dünya, güçlünün güçsüzü ezdiği, güçlü olmanın haklı olmak anlamına geldiği bir dünya olmaktan çıkmalı. Sömürünün yerini yardımlaşma almalıdır. Küresel sorunlara medeni dünya olarak elbirliğiyle çözüm aramak varken, kimi devletlerin, terörü, örtülü biçimde, başka ülkelere müdahale ve siyasi operasyonlar için bir araç olarak kullandıklarını görüyoruz. Ne yazık ki bu tür operasyonlara maruz kalan ülkelerden biri de biziz. Huzur ve asayişi sağlamak için şehitler veriyorsak, bunun temel nedeni, dış dünyanın terörle mücadelemizde bize destek vermemiş olmalarıdır. Ancak terör ve terörist eylemlerle mücadelemizde gevşeklik göstermeyecek, boyun eğmeyeceğiz."

-"Terör, basit bir mesele değildir"

TBMM Başkanı Kahraman, ne zaman bayrağa sarılı bir tabut görse Mehmet Akif Ersoy'un, "Ey, şehid oğlu şehid, isteme benden, makber, / Sana aguşunu açmış, duruyor Peygamber." dizelerini hatırladığını aktararak, "Devletlerin, büyüklükleri ile dertleri doğru orantılıdır. Devletimiz, tarihi derinliği olan, zirve bir medeniyetin mirasçısı durumundaki bir devlettir. Bu sayededir ki güçlüdür, azimlidir, kararlıdır. Mutlaka terör belasının da üstesinden gelecektir. Terör, basit bir mesele değildir. Günümüzde, terör konusu, dünya devletlerinin, samimiyetle ele alması gereken, ortak mesele haline gelmiştir." dedi.

Mülteci meselesinin de dünyanın ortak çözüm üretmesi gereken bir diğer problem olduğuna dikkati çeken Kahraman, "Aylan bebeğin, sahile vuran cansız, minik bedeni, hala gözlerimizin önünde. O fotoğrafı gördüğü halde içi sızlamayanın, vicdanının varlığından şüphe etmek, yanlış olmaz. Benzeri trajediler her gün yaşanmaktadır. Türkiyemiz, üç milyonu aşan mülteciye kucak açmıştır. Bütün devletlerin, bu sorunun çözümüne, elbirliğiyle katılması gerekmektedir." ifadesini kullandı.

Mustafa Kemal Atatürk'ün 23 Nisan'ı 1927 yılında bayram olarak çocuklara armağan ettiğini hatırlatan Kahraman, "Çocuklarımız; geleceğimizdir. İnancımıza göre yavrularımız günahsız olarak doğarlar. Dimağları ve hissiyatları temiz birer sayfadır. TBMM olarak, çocuk ve gençlerimizin, sağlıklı gelişimini temin edecek kararları almak, başta gelen, görevlerimizdendir. Onlara yapılan her yatırım, daha güçlü ve müreffeh bir Türkiye için yapılan, yatırımdır." diye konuştu.

Çocukları her türlü istismar ve şiddetten korumanın anayasamın amir bir hükmü olduğunu vurgulayan Kahraman, şunları kaydetti:

"TBMM, çocuklarımızı maddeten ve manen korumak, bedenen, ruhen ve zihnen sağlıklı nesiller yetiştirmek için, her türlü tedbiri alma kararlılığı, içindedir. Çocukların, korunması hususu, devlet olarak, en çok önem verdiğimiz ve üzerinde hassasiyetle durduğumuz konulardan biridir. Bundan hiç kimsenin şüphesi olmamalıdır. 23 Nisan gününü Milli Egemenlik ve Çocuk Bayramı olarak kutlamakla, istikbalimiz demek olan çocuklarımıza, milli hakimiyet gibi en temel bir değerimiz kadar, önem vermekte olduğumuzu göstermekteyiz.

Bu vesileyle, İstiklal Savaşı'mıza, milli mücadele vasfı kazandıran, onu milli irade temeline dayandıran, TBMM'nin kurucularını, İstiklal mücadelemizi yürüten Gazi Meclis'in, bütün mebuslarını ve aziz şehitlerimizi minnet ve şükranla yad ediyorum. Ülkemizin ve devletimizin hürriyet ve istiklalini korumak için, Gazi Meclis'in yönetimi altında hayatını ortaya koymuş ve her türlü fedakarlığı yapmış olan bütün şehitlerimize ve gazilerimize Allah'tan rahmetler niyaz ediyorum. Mekanları cennet olsun."

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.