TBB 59. Genel Kurul Toplantısı

TBB 59. Genel Kurul Toplantısı

TBB 59. Genel Kurul Toplantısı

TBB 59. Genel Kurul Toplantısı

27 Mayıs 2016 Cuma 13:19
TBB 59. Genel Kurul Toplantısı

Türkiye Bankalar Birliği (TBB) Yönetim Kurulu Başkanı Hüseyin Aydın, "Faiz marjının aşağı yönlü oluşu Türk bankacılık sektörünün de talebidir. Yatırım yapabilmek için faizlerin aşağı yönlü oluşu, düşük oluşu hepimizin arzusudur. Türk bankacılık sektörü en çok parayı faizlerin düşük olduğu dönemlerde elde ediyor." dedi.

Aydın, Türkiye Bankalar Birliği (TBB) 59. Genel Kurul Toplantısı'nın açılışında yaptığı konuşmada, küresel dünyada istenilen şeylerin bir türlü olmadığını, büyümenin yavaş kaldığını, iştahın gelişmediğini söyledi.

Gelişmiş ülkelerin kendileri dışındakileri çok ciddiye almadığını dile getiren Aydın, gelişmekte olan ülkelerden sermaye çıkışının devam ettiğini, küresel para ve sermaye piyasalarının bunun sonucunda dalgalı olduğunu, risk primlerinin yükseldiğini anlattı.

Aydın, Türkiye'nin tasarruf açığının olduğunu ancak tasarruf oranının günden güne arttığını kaydederek, burada devletin aldığı önlemler devam ettiği sürece tasarruf oranlarının yükselmeye devam edeceğini bildirdi.

Bütçe disiplini korunurken, kamunun borç stokunun milli gelire oranının gerilediğini ifade eden Aydın, Türkiye'ye net sermaye girişinin devam ettiğini, finansal sektörün işlevini sürdürdüğünü vurguladı.

Aydın, enflasyon hedefinin bir türlü tutturulamadığını belirterek, Türk Lirasında değer kaybının yaşandığını aktardı.

- "Bankacılığın büyümesi şart"

Aydın, Türkiye bankacılık sektörünün bilançosunun büyüdüğünü ancak büyüme hızının yavaşladığını belirterek, "Dolar cinsinden baktığımızda 2014 yılına göre biraz daha aşağıdayız. TL cinsinden baktığımızda yaklaşık 2,5 trilyon lira civarındayız" diye konuştu.

Türk bankacılık sektörünün toplam aktif büyüklüğünün dünyadaki 1 numaralı banka ile mukayese edildiğinde 5 kat daha küçük olduğunu belirten Aydın, bankacılık sektörünün büyümesinin şart olduğunu vurguladı.

Aydın, "Kamuya borç veren bir yapıdan reel sektörü, istihdamı, üretimi finanse eden bir yapıya geçtik. Bunu sağlayan devletin iyi yönetimidir. Devlet iyi yönetilince biz de kendi fonksiyonlarımızı reel sektörün büyümesine verdik. Bilançosunun 4'te 3'ünü reel sektöre güvenmiş bir sektör olarak karşınızdayız" ifadelerini kullandı.

Ancak kredilerin bilanço içindeki payının yüzde 63'e geldiği bilgisini veren Aydın, kredi verebilmek için aktifi büyütmenin şart olduğunu vurguladı.

Aydın, kredilerin büyüme hızının Merkez Bankası tarafından üst sınır olarak işaret edilen yüzde 15 oranının altına indiğini dile getirerek, bu yılın ilk çeyreği itibariyle, sabit kurlarla yıllık kredi büyüme hızının yüzde 12'ye yavaşladığını söyledi.

- "Krediler ekonomi yönetiminin istediği şekilde veriliyor"

Başkan Aydın, kredilerin GSYH içindeki payının yüzde 76'lar civarında olduğunu ifade ederek, burada alınacak ciddi mesafeler olduğunun altını çizdi.

Kredilerin dengeli bir şekilde dağıldığını ifade eden Aydın, şu bilgileri verdi:

"Kurumsal kredilerin toplam içindeki payı yüzde 75'tir. Kredilerin yüzde 26'sı KOBİ'lere kullandırılmıştır. Düzenlemelerin amacına uygun olarak, son 2 yıllık dönemde konut hariç olmak üzere bireysel kredilerin toplam kredilerdeki payı 8 puan gerilemiştir. Kurumsal krediler içinde imalat sanayiinin payı yüzde 26, ticaretin payı yüzde 20, inşaatın payı yüzde 11 ve enerjinin payı yüzde 8'dir. Ulaştırma ve haberleşme sektörü yüzde 7, tarım yüzde 6, turizm ise yüzde 4 oranında paya sahiptir. 2012'de yüzde 67'lik paya sahip olan kurumsal krediler yüzde 75'e gelmiş. Yani ekonomi yönetiminin istediği tarzda. Yüzde 33'lük bireysel yüzde 25'e gerilemiş."

Aydın, Türk bankacılık sektörünün ülkedeki büyük ve önemli projeleri "Proje Finansmanı" yoluyla finanse ettiğini, burada yaklaşık 300 milyar liralık bir kredi hacmi olduğunu, bunun yüzde 50'sini enerji yatırımlarının aldığını aktardı.

- "Mevduatın bir bölümü mevduat dışı kaynağa gidiyor"

Başkan Aydın, sorunlu kredilerin toplam içindeki payının yüzde 3,4 gibi makul bir seviyede olduğunu kaydederek, tahsili gecikmiş alacak oranının kredi kartlarında yüzde 9,3 seviyesinde bulunduğunu, bu rakamlarda bir problem görülmediğini, bunların yönetilebilir olduğunu bildirdi.

Bankaların mevduatı bulması gerektiğini aktaran Aydın, tasarrufların arttığını, bu artışın devam etmesi için büyüme ve zenginleşmenin gerektiğini, zenginleşmeden tasarrufu artırmanın zor olduğunu söyledi.

Aydın, salt kredi mevduat oranında yüzde 120 oranında bir büyüklük gördüklerini belirterek, "Kredi mevduat oranı yüzde 120 düzeyinde seyretmektedir. Bu oran TL kredi/mevduat için yüzde 140, yabancı para kredi/mevduat için ise yüzde 87'dir. Mevduat dışı kaynağın niteliğinin kalitesinin oranlarının tekrar tartışılıyor olması lazım. Ve mevduatın bir bölümünün de mevduat dışı kaynağa gittiğinin altını çizmemiz lazım."

- "Özkaynağın büyümesi önemli"

Aydın, en önemli konulardan birinin de özkaynağın büyümesi olduğunu belirterek, öz kaynak büyüklüğünün 270-280 milyar lira bandında bulunduğunu, dolar bazında ise 100 milyara yaklaştığını anlattı.

Özkaynak büyüklüğünün sermaye benzeri krediler eklenmesi durumunda 300 milyar liranın üzerine çıktığına işaret eden Aydın, "Ancak tablolara baktığımızda çok yavaş büyüyoruz, ne yapıp edip özkaynak büyümesinin daha hızlı olmasını temin etmemiz gerek." dedi.

Aydın, özkaynakların yavaş büyümesinin nedenlerinin bir bölümünün kendilerinden, bir bölümünün de piyasadaki dalgalanmalardan kaynaklanmış olabileceğini aktararak, şu ifadeleri kullandı:

"Temel olarak düzenleme değişikliklerinin özkaynak büyümesinde çok ciddi etkisinin olduğunun altını çiziyorum. Gelişmiş ülkelerdeki düzenlemelerin aynısını bizde uyguladığımız zaman ciddi sıkıntılara neden oluyor. Sürdürülebilir karlılığı sınırlandıran yükler, bir defalık getirilen ve kalıcı hale gelen yükler, geliri azaltan düzenlemeler ve cezalandırıcı yaklaşımlar var. Bu konularda Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumunun (BDDK) devreye girmesini arzu ediyoruz. Tahsili gecikmiş alacaklardaki artış da bizim özkaynaklarımızı azaltan, yavaşlatan bir nedendir."

- "Faizin düşmesini bankacılık sektörü de istiyor"

Karlılığı etkileyen unsurlardan birinin faiz marjı olduğunu vurgulayan Aydın, şöyle devam etti:

"Faiz marjının aşağı yönlü oluşu Türk bankacılık sektörünün de talebidir. Yatırım yapabilmek için faizlerin aşağı yönlü oluşu, düşük oluşu hepimizin arzusudur. Türk bankacılık sektörü en çok parayı faizlerin düşük olduğu dönemlerde elde ediyor. Ancak faiz dışı marjın katkısı çok negatif. Şimdi 'Daha az riskli çalışın, daha çok sermaye koyun, ücret ve komisyon da almayın.' İyi çok güzel de parayı nasıl kazanacağız? Faiz marjının daha çok aşağı gelebilmesinin tek yolu, makul, şeffaf, açık düzenlemelere uygun ücret ve komisyonların sektörde uygulanır hale gelmesi lazım. Bu konuda yaptığımız düzenlemeler var. İnşallah bundan sonra daha iyi sonuçlar alınır. Sadece genel müdürü olduğum bankanın ödediği ücret ve komisyon miktarı 600 milyon TL."

Özkaynak getirisinin tek haneli rakamlara doğru hızla ilerlediğine dikkati çekerek, şu anda ortalama özkaynak karlılığı getirisinin, sermaye maliyetinin oldukça altında olduğunu söyledi.

Aydın, böyle olunca sektöre yeni büyük oyuncuların gelmesi hususundaki iştahın azaldığını dile getirdi.

Sermaye yeterlilik rasyosunun 15,5 ve çekirdek sermayenin de 13,5 düzeyinde bulunduğu bilgisini veren Aydın, fiili sermaye yeterliliğinin ise uzun süredir uygulanan 12'nin 1-1,5 puan üzerinde olduğunu anlattı.

Aydın, özkaynakların kredi büyümesinin sürdürülebilmesindeki önemine değinerek, "Uluslararası rekabet gücümüzün artması lazım, uluslararası ticaret yapan reel sektör temsilcilerine katkıda bulunmamız için de gerekiyor. Şoklara karşı dayanma gücü de sağlıyor. Dünyanın bu kadar kırılgan olduğu bir coğrafyada bankacılık yapıyorsanız, şoklara dayanma gücü ve reel sektörü yaşatma gücü için de öz kaynaklar önemli." diye konuştu.

- Sektörün ve TBB'nin talepleri

Aydın, düzenlemelerin hoş, güzel ve faydalı ama bir bedeli olduğunu belirterek, "Gelişmişlik farkı gözetilmiyor. Bankaların yapısını, davranışını ve maliyetini negatif etkiliyor. Müşterileri ve ekonomiyi etkiliyor. Genelde müşterilerimiz ilk aşamada düzenlemelerle ilgili tepki vermiyor ama sonunda tepki veriyor, başta da tepki vermek lazım. Sürekli değişiklik iş modellerimizi etkiliyor" dedi.

Bankalarda sadece BDDK'nın denetim yapmadığını anımsatan Aydın, taleplerini şöyle anlattı:

"Tabii herkes bankacı değil, mutlaka denetim yetkisi verildiğine göre denetim yapabilme yetkinlikleri vardır ama denetimlerin BDDK ile koordine şekilde yapılmasını arzu ediyoruz. Olağanüstü durumlar tanımlanmalı. Düzenlemeler basit, uygulanabilir olmalı, sektörünü büyütmeli, rekabeti ve rekabet gücünü desteklemelidir. En çok cezayı rekabetten alıyoruz ama rekabetten yana bir sektörüz. Özkaynakları güçlendirmelidir. Yeni teknolojiler ile desteklenen ürün ve hizmetlerin geliştirilmesini kolaylaştırmalıdır. Sorunlu alacakların tahsilatını hızlandırmalı. Kredi verme iştahını düşürmemelidir. Kredi zimmeti maddesinin yeniden tartışılmasını istiyoruz. Risk alınmasına müdahale etmemeli, riskin daha iyi yönetilmesini gözetmelidir. Piyasaları büyütmeli ve derinleştirmelidir."

Aydın, reformların, rekabet, büyüme ve refah artışı demek olduğunu vurgulayarak, sağlam makro dengenin öngörülebilirliği, hızlanan reformların büyüme potansiyelini ve sağlıklı bankacılığın da refah artışını getirdiğini söyledi.

Bankacılık sektörü ve bankacılar olarak Türkiye'nin geleceğine inandıklarını ve güvendiklerini ifade eden Aydın, "Geleceğe ilişkin iyimseriz ve beklentilerimiz olumludur. Bizler gerçekçi bir yaklaşımla, her dönemde ve ortamda hem riski hem de fırsatı birlikte görüyor, değerlendiriyor ve yönetiyoruz" diye konuştu.

Aydın, bankacılık sektörünün Türkiye ekonomisindeki istikrardan ve büyümeden güç aldığını anlatarak, "Zorluklara ve gittikçe sıkılaştırılan kurallara rağmen ihtiyatlı bir yaklaşım içinde kredileri reel olarak artırmaya devam ediyoruz. Türkiye'nin geleceğine yatırım yapıyoruz" dedi.

Hüseyin Aydın, Bankacılık sektörünün büyüme potansiyeli, sağlıklı bilanço yapısı, kaliteli ürün ve hizmeti, deneyimli yönetici kadrosu, iyi eğitimli insan kaynağı istihdam ve büyümeye katkı verdiğini ve bundan böyle vermeye devam edeceğini söyledi.

Konuşmaların ardından yönetim kurulu ve denetçilerin seçimi basına kapalı olarak gerçekleştirildi.

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.