'Tahşiyecilere kumpas' davası

'Tahşiyecilere kumpas' davası

'Tahşiyecilere kumpas' davası

'Tahşiyecilere kumpas' davası

30 Mayıs 2016 Pazartesi 11:15
40 Okunma
'Tahşiyecilere kumpas' davası

Fetullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması'nın (FETÖ/PDY) Tahşiyecilere kumpas kurduğu iddiasıyla aralarında firari sanık Fetullah Gülen ile Samanyolu Yayın Grubu Başkanı Hidayet Karaca, eski emniyet müdürleri Ali Fuat Yılmazer, Yurt Atayün ve Ömer Köse'nin de bulunduğu 10'u tutuklu 33 sanığın yargılandığı davanın 16. duruşması başladı.

İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesindeki duruşmaya, 10 tutuklu sanık ile başka suçtan tutuklu ve tutuksuz bazı sanıklar katıldı. Tahşiye Yayınevinin sahipleri Mustafa Kaplan'ın da aralarında bulunduğu bazı müştekiler de duruşmada hazır bulundu.

Duruşma, müştekilerden Kaplan'ın, beyanının alınmasıyla devam ediyor.

Tahşiye, Rahle ve Cihangiran yayınlarını bünyesinde bulunduran BMB Yayıncılık Ltd Şti ve Semendel Yayınlarının sahibi Mustafa Kaplan, mahkemeye sunduğu dilekçesinde PDY'den neden şikayetçi olduğunu açıkladı.

Ülkeyi elde etmeye çalışan ve yıllar önce maşa olarak kurulan PDY'nin milletin temel inancı Kur'an-ı Kerim'i, hadisi ve Bediuzzaman'ın Risale-i Nur eserlerini tahrif ettiğini, ülkedeki bütün Nurcu ve tarikatçı bilinen hemen bütün dindar grupları da aynı maksat için maşa olarak kullandığını belirterek, bunların içine önceden yetiştirilmiş ajanlar sokularak ülkenin kılcal damarlarına kadar sızıldığını kaydetti.

- "Asıl davamız Fetullah Gülen'le"

Kaplan, devletin siyasetine müdahale edilerek memleketin bölünmesine gidecek bir tehlikeli yolun açıldığını, 17-25 Aralık operasyonuyla da bu oyunun açığa çıktığını belirterek, şu değerlendirmeyi yaptı:

"İşte biz, herkesten önce bu tablonun farkına vardık ve bu oyunu ilmen bozabilmek için kitaplar yazıp neşr etmeye başladık. Paralel Yapının oyununu ilmen bozduk, dini tahrif ettiklerini ispat ettik ama kitaplarımızda hiçbir örgüt ve şahıs ismi vermeden sadece doğruları ortaya koyduk. Bu örgüt de ilmen mağlup olunca, önce diğer grupları bize musallat etmeye kalktı. O metotla bizi durduramayınca, bu sefer de sızdıkları devlet organlarını kullanmak suretiyle 22 Ocak 2010 operasyonunu yaptılar. Bizi hukuksuz bir şekilde hapse attılar ve itibarımızla oynadılar. Bizim silahla, terörle, örgütle işimiz yoktur. Haddini aşanları hapse atmak, tedip etmek devletin işidir. Biz ilmi mücadelemize hapiste de devam ettik. Tahliye olduk yine aynısını yaptık. Bir ecnebi örgüt hesabına mukaddesatımızı bozanların karşısına ilmen dikilmişiz ve dikilmeye de devam edeceğiz. Biz bu terör örgütünden şikayetçiyiz ama sadece bize yaptıkları hukuksuz muameleden dolayı değil. Mukaddes Kur'anımızı, hadisimizi ve hizmet metodumuz olan Risale-i Nurları ecnebi hesabına tahrif ettikleri için dünyada da ahirette de şikayetçiyiz."

Kaplan, asıl davalarının mağduriyetlerine yol açan örgüt lideri Fethullah Gülen'le olduğunu, diğer sanıkları da Gülen'e alet oldukları için şikayet ettiklerini kaydetti.

- Ceza istemleri

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terör ve Örgütlü Suçlar Bürosunca hazırlanan iddianamede, bir numaralı sanık Gülen ile tutuklu sanıklardan Karaca, "silahlı terör örgütü kurmak ve yönetmek"le suçlanırken, diğer 31 sanığın "silahlı terör örgütü üyesi olma" suçundan cezalandırılması isteniyor.

İddianamede, Gülen ve Karaca'nın, "silahlı terör örgütünü yönetme" suçundan 15 ila 22 yıl 6 ay, zincirleme şekilde "resmi belgede sahtecilik"ten 4 yıl 10,5 ay ila 22 yıl ve zincirleme şekilde "delil uydurarak iftirada bulunma" suçundan 1 yıl 10,5 ay ila 10 yıl 6 ay olmak üzere toplam 21 yıl 9 ay ila 55'er yıl arasında değişen hapis cezasına çarptırılması talep ediliyor.

Ayrıca eski emniyet müdürlerinden Ali Fuat Yılmazer'in, "silahlı terör örgütüne üye olma" ve "delil uydurarak iftirada bulunma" suçlarından 9 yıl ila 21 yıl, Tufan Ergüder'in, "silahlı terör örgütüne üye olma" ile zincirleme şekilde "resmi belgede sahtecilik" ve "delil uydurarak iftirada bulunma" suçlarından 14 yıl 3 ay ila 47 yıl 6 ay arasında değişen hapisle cezalandırılması isteniyor.

Yurt Atayün ve Ömer Köse'nin de "silahlı terör örgütüne üye olma" ile zincirleme şekilde "kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği" ve "delil uydurarak iftirada bulunma" suçlarından 14 yıl 3 aydan 47 yıl 6'şar aya kadar hapis cezasına çarptırılması talep edilen iddianamede, Mutlu Ekizoğlu'nun da "silahlı terör örgütüne üye olma" suçundan 7,5 ila 15 yıl arasında hapisle cezalandırılması talep ediliyor.

İddianamede, Ertan Erçıktı, Mustafa Kılıçaslan, Kazım Aksoy, Ali Cihan, Mehmet Ali Doğan, Recep Güleç, Mustafa Altunbulak, Çetin Öztürk, Rıfat Aslan, Erdem Kısa, Halit Akbulut, Yakup Ergün, Ufuk Yıldırım, Yasin Koyuncu ve Mustafa Uyanık'ın da yer aldığı 26 sanığın "silahlı terör örgütüne üye olma", zincirleme şekilde "kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği" ve "delil uydurarak iftirada bulunma" suçlarından 7,5 ila 47,5 yıla kadar hapis cezasına çarptırılması isteniyor.

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.