Şimşek, AA Editör Masası'na konuk oldu: (4)

Şimşek, AA Editör Masası'na konuk oldu: (4)

Şimşek, AA Editör Masası'na konuk oldu: (4)

Şimşek, AA Editör Masası'na konuk oldu: (4)

04 Mart 2016 Cuma 10:30
23 Okunma
Şimşek, AA Editör Masası'na konuk oldu: (4)

Ekonomiden sorumlu Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek, Orta Vadeli Programın (OVP) makul varsayımlara dayandığını ve iddialı bir program olduğunu bildirerek, "Bu iddialı hedeflerimizi gerçekleştirmenin yolu slogan atmak değildir. Sloganlarla bir yere varamayız. Oturacağız sakin bir şekilde memleketin yapısal sorunlarını, yapısal reformlarla kalıcı bir şekilde çözeceğiz" dedi.

Şimşek, Anadolu Ajansı (AA) Editör Masası'nda soruları yanıtladı ve gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Gezi Parkı odaklı eylemlerin Türkiye'ye etkilerine ilişkin bir soru üzerine Şimşek, olaylara Fed'in para basmaya son vermesinin aynı haftaya denk geldiğini anımsattı. Söz konusu eylemlerin, Türkiye algısını olumsuz etkilediğini söyleyen Şimşek, Türkiye'nin en büyük sorununun algı meselesi olduğuna işaret etti. Şimşek, Türkiye'nin gerçekliğinin algılandığı kadar kötü olmadığını, kötü olsaydı bu kadar şoka, karşı rüzgara rağmen Türkiye'nin sağlıklı duruşunu devam ettiremeyeceğini kaydetti.

Türkiye'nin Ortadoğu'da da ilkeli bir duruş sergilediğine değinen Şimşek, "Bu duruş bizim müttefik diyebileceğimiz ülkelerle paralel bir duruş olmadı. Farklı duruşların getirdiği maalesef manşetler var. Suriye, Mısır, İsrail ve başka konularla ilgili... Bunların hepsinin zamanla risk primi olarak yansıması var. Türkiye gibi küresel krize bu kadar direnç ve dayanıklılık göstermiş bir ülkeye ciddi miktarda yatırım akışı beklersiniz. Bu olmuyorsa, önemli ölçüde Gezi ve sonrasında yaşadığımız süreçlerin bir sonucudur diye düşünmek lazım" diye konuştu.

Şimşek, Türkiye bugün bütün sıkıntılara, içeride ve dışarıda yaratılan havaya rağmen temellerinin sağlam olduğunu belirterek, Türkiye'nin temelleri sağlam olmasaydı iki seçimin yapıldığı bir yılda bu kadar güçlü bir büyüme performansı, 800 binin üzerinde vatandaşa istihdam ve bütçeyi dengeye getirme başarısının sağlayamayacağını ifade etti.

- "OVP üç temel varsayım üzerine kurgulandı"

Şimşek, OVP'nin, Türkiye'de siyasi belirsizliğin azaldığı, ekonominin ilave ivme kazandığı ve Avrupa Birliği'nde toparlanmanın söz konusu olduğu üç temel varsayım üzerine kurgulandığını belirterek, bunların makul varsayımlar olduğunu söyledi.

Gerek büyümede, gerek cari açıkta, gerekse enflasyonda iddialı hedeflerinin olduğunu anlatan Şimşek, bunların gerçekleşmesinin açıklanan reform programının uygulanacağı varsayımına dayandığını dile getirdi.

Reformlarla Türkiye'nin, verimlilik artışının sağlayacağını, dışa bağımlılığının azaltacağını, tasarruflarının ve yatırımlarının artıracağını, yapısal ve sektörel dönüşümünün sağlayacağını belirten Şimşek, şöyle devam etti:

"2015 yılına baktığınız zaman jeopolitik gerginlikler had safhada. İki tane seçim var, siyasi belirsizlik bir anlamda had safhada. Finansal piyasalarda büyük dalgalanmalar var çünkü dünya bu sıkıntılardan geçiyor, AB'de büyük durgunluk var. Ona rağmen Türkiye, büyük bir direnç göstermiş, çok ciddi bir performans, yüzde 4 büyümüş. 2016 yılına maalesef jeopolitikler, gerginlikler artarak devam ediyor, terör büyük bir tehdit olarak karşımızda, bunlar olumsuz kısımlar. Avrupa'da toparlanma var fakat öngördüğü kadar güçlü olur mu olmaz mı soru işaretler var. Bunu tamamlayacak husus ne? Türkiye'ye ilişkin beklentileri iyileştirmek. Bu da reformla olur. Kısa vadeli reformlar sonuç vermez. Kısa vadede reformlar, sadece doğru kurgulanır, etkili bir şekilde uygulanır ve iyi pazarlanırsa beklenti kanalları üzerinden olumlu etkide bulunur."

Türkiye'nin temellerinin sağlamlığına dikkati çeken Şimşek, "Türkiye'nin borcu düşük ancak özel sektörün borcu yükseliyor. Bu durum tehdit ancak kamu kaynaklı bir endişe yok" değerlendirmesinde bulundu. Şimşek, özel sektöre "az borçlan, sermaye artır, biz sana destek verelim" dediklerini aktardı.

- "Kalıcı refah, reform gerektiriyor"

Türkiye'nin cari dengede fazla vermesi halinde her alanda manevranın güçlü olacağını ancak açık verildiğini anlatan Şimşek, şunları kaydetti:

"Bizim para birimimiz rezerv para birimi olsaydı yani dünyadaki bütün vatandaşlar, cepte Türk lirası taşımaya razı olsalardı o zaman politikada manevra alanımız daha geniş olurdu. Böyle bir şey yok. Bizim kendi vatandaşımız Türk lirasını kendi cebinde taşımıyor. Şu anda bütün mevduatların neredeyse yüzde 38'lik kısmı döviz cinsinden. Bu aslında bizim manevra alanımızı, politika araçlarını kullanma kabiliyetimizi sınırlıyor. Gerçeklerden kopuk bir şekilde orada burada ahkam kesenler var. Şu bir gerçek, OVP makul varsayımlara dayanıyor, iddialı bir programdır. Dünya ekonomisinin yüzde 3 bile büyümediği bir dönemdeyiz. 2016'da dünya ekonomisi muhtemelen yüzde 3 büyüyemeyecek, Çin, Hindistan hariç gelişmekte olan ülkeler acaba yüzde 1,5 büyür mü? Siz, yüzde 4,5 büyümeden bahsediyorsunuz. Göreceli olarak performansa bakın, bunlar iddialıdır. Bu iddialı hedeflerimizi gerçekleştirmenin yolu slogan atmak değildir. Sloganlarla bir yere varamayız. Oturacağız, sakin bir şekilde memleketin yapısal sorunlarını, yapısal reformlarla kalıcı bir şekilde çözeceğiz. Vatandaşa seçim nedeniyle yaptığımız vaatler geçici bir rahatlamadır. Vatandaşa bizim en büyük vaadimiz reformdur. Kalıcı refah, reform gerektiriyor."

OVP'nin temelinin yapısal dönüşümü teşkil ettiğine vurgu yapan Şimşek, 2016'nın tüm reform programının yasal altyapısı ve uygulamasını yapacaklarını, 2018 itibarıyla da sonuçlarını alacaklarını, bunun yapılması halinde de başarılı olunacağını, yapılamazsa hedeflerin gerçekleştirilemeyeceğini belirtti.

- "Enflasyonda çift haneye asla izin vermemeliyiz"

Enflasyon tehdidinin küçümsenemeyeceğinin altını çizen Şimşek, "Dün manşet enflasyon düştü. Bizim kontrolümüzde, rahatlıkla öngörebileceğimiz sebze fiyatlarının düşüşü sayesinde bu oldu. Çekirdek enflasyon ise yüzde 10 civarında dolaşmaya devam ediyor. Enflasyon şu anda önemli bir makroekonomik problem olarak karşımıza çıkıyor" değerlendirmesinde bulundu.

Şimşek, enflasyonla mücadele için orta ve uzun vadede yapısal reformların önemine işaret ederek, her alanda verimlilik ve rekabet artışının sağlanmasıyla arzın artacağını ve fiyatlar üzerindeki yukarı yönlü baskının indirileceğini söyledi.

Enflasyonla mücadelede kısa vadede en etkili faktörün "kur" olduğunu belirten Şimşek, şu ifadeleri kullandı:

"Türkiye ve dünyaya 2013'te ciddi sermaye akışı var. 2013'te gelişmekte olan ülkelere 329 milyar dolar net para girişi olmuş. Geçen sene 530 milyar dolar net sermaye çıkışı olmuş. Türkiye, önemli sermaye çıkışı yaşamazsa ve lira göreceli bir istikrara girerse enflasyon üzerinde kısa vadede en etkili faktör bu olur. Uzun vadede sırtımızı tabii ki buna dayayamayız, zaten bu bizim kontrolümüzde olan bir değişken değil. Bu nedenle bizim maliye politikamızı da para politikamızı da sıkı tutmamız lazım. Bu kadar açık. Enflasyon yükselişe geçince onu geri indirmenin maliyeti çok ağır. Türkiye bunu 30-40 kere yaşadı. Enflasyonun çift haneye çıkmasına asla izin vermemeliyiz."

Şimşek, bu kapsamda Gıda Komitesini bakanlar düzeyinde topladıklarını anımsatarak, konuya ilişkin bir çerçeve çizildiğini ve tedbirler üzerine konuşulduğunu dile getirdi.

Dünyada gıda fiyatları düşerken, Türkiye'de gıda fiyatları nedeniyle enflasyonun yükseldiğini belirten Şimşek, tarım sektöründe ölçek ve rekabet sorunu bulunduğunu söyledi.

Tarladan markete ürün fiyatlarındaki değişimlere de değinen Şimşek, tüm sektörlerde rekabetin arttırılması ve önündeki engellerin kaldırılması, üretimin desteklenmesi, bilgi ve teknoloji yoğun tarım yapılması gerektiğini ifade etti.

Şimşek, tarım sektörüne ciddi destekler verildiğini vurgulayarak, "Bu destekler etkili sonuçlar doğuruyor mu? Bu konu çalışılacak alanlardan bir tanesi" diye konuştu.

(Bitti)

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.