Sasgem'in Konuğu Erzican Üniversitesi'nden Prof. Dr. Aktaş Oldu

Geleneksel SASGEM (Sakarya Üniversitesi Akademik ve Sosyal Gelişim Merkezi) Konferansları'nın konuğu Erzincan Üniversitesi Hukuk Fakültesi öğretim üyesi Prof. Dr. Sururi Aktaş oldu. Sakarya Üniversitesi Hukuk Fakültesi Amfi 5'te gerçekleştirilen konferansta 'Bir Değer Olarak Adalet' konusu ele alındı.

Sasgem'in Konuğu Erzican Üniversitesi'nden Prof. Dr. Aktaş Oldu

Geleneksel SASGEM (Sakarya Üniversitesi Akademik ve Sosyal Gelişim Merkezi) Konferansları'nın konuğu Erzincan Üniversitesi Hukuk Fakültesi öğretim üyesi Prof. Dr. Sururi Aktaş oldu. Sakarya Üniversitesi Hukuk Fakültesi Amfi 5'te gerçekleştirilen konferansta 'Bir Değer Olarak Adalet' konusu ele alındı.

11 Mart 2016 Cuma 11:44
34 Okunma
Sasgem'in Konuğu Erzican Üniversitesi'nden Prof. Dr. Aktaş Oldu

Geleneksel SASGEM (Sakarya Üniversitesi Akademik ve Sosyal Gelişim Merkezi) Konferansları'nın konuğu Erzincan Üniversitesi Hukuk Fakültesi öğretim üyesi Prof. Dr. Sururi Aktaş oldu. Sakarya Üniversitesi Hukuk Fakültesi Amfi 5'te gerçekleştirilen konferansta "Bir Değer Olarak Adalet" konusu ele alındı.

Adalet meselesin sadece hukuk açısından incelemenin doğru olmayacağını kaydeden Prof. Dr. Aktaş "Adalet kavramı, birçok konuyu ilgilendiren bir kavramdır. Dolayısıyla adalet kavramı, siyaset felsefesi, iktisat felsefesi, hukuk, devlet felsefesi gibi alanların da ilgi odağındadır. Bir meseleye tek bir açıdan bakmak o meselenin diğer cephelerinin görünmesine engel olacağından adalet meselesini de sadece hukuk açısından incelemek doğru değildir. Bu nedenle adalet kavramını analiz ederken diğer alanlardan da faydalanmak gereklidir" diye konuştu.

ADALETİN KESİN BİR TANIMINI YAPMAK KOLAY DEĞİL

Adalet kavramının kesin bir tanımını yapmanın çok kolay olmayacağını ifade eden Aktaş, "Adalet için kesin bir tanım yapmak çok kolay değildir. Herkesin aşina olduğu bir kavram gibi görülse bile adalet kavramı, karmaşık bir niteliğe sahiptir. Bundan dolayı adalet kavramını anlamlandırmak için öncelikle onu derinlemesine analiz etmek gerekir; adaletin türleri ve teorilerinin metodolojik olarak iyi irdelenmesi, kavramın iyi anlaşılması için elzemdir. Adalet kavramı, 10'nuncu yüzyılda daha çok bölüşüm ve paylaşın ahlakı üzerinden tartışılmıştır. Yapılan tartışmalar dikkate alındığında adalet kavramının, bölüşüm, paylaşım ve üretim bakımından ele alındığı görülmektedir. Sosyalistler genellikle üretim mekanizmasından ayrı işleyen bir paylaşım sisteminden yana tavır alarak piyasa mekanizmasını esas alan düşüncelerden kaygı duymuşlardır. Liberaller ise, serbest piyasa mekanizmasının sonuçlarını referans alarak, üretimle paylaşımın ayrılmadığını ve yeniden paylaşımın hukuk devletine aykırı olduğunu ileri sürmüşlerdir" dedi.

TOPLUM SÜREKLİ BİR ADALET ARAYIŞI İÇİNDEDİR

Adalet kavramının eski çağlardan beri bir değer olarak görüldüğüne dikkat çeken Aktaş insanların çoğunun genellikle pozitif hukukun adaletsizliğinden şikayetçi olduğunu söyledi. Aktaş, bu nedenle toplumun sürekli bir adalet arayışı içinde olduğunu bu durumun da pozitif hukukun üstünde bir adalet anlayışı ihtiyacını ortaya çıkardığını belirtti. Aktaş sözlerinin devamında, "Ahlaki bir değer olarak adalet kavramının gerekliliğine en büyük desteği doğal hukuk teorileri vermiştir. Doğal hukuk açısından adalet kavramı, pozitif hukukun doğruluk ölçütüdür. 'Adaletsiz yasa; yasa değildir, geçersizdir' sözü klasik doğal hukukçularının sloganıdır. Doğal hukukçulara karşı pozitivist hukukçular, adalet kavramının metafizik bir kavram olduğunu, sınırlarının belli olmadığını savunarak bu kavramın hukuk biliminin dışına çıkarılması gerektiğini savunmuşlardır. Özellikle İkinci Dünya Savaşı sonrası bu tartışmalar hızlanmış ve hukuk felsefesi, giderek daha çok hukuk bilimcilerinin gündemine girmeye başlamıştır. Alman eski Adalet Bakanı Gustav Radbruch, II. Savaşından önce yazdığı "Hukuk Felsefesi" adındaki eserinde hukuki pozitivizme yakın durmuş, hukuk biliminin belirliliğini öne çekmiş, adalet kavramını ikincil düzeyde tutmuştur. Fakat savaşta yaşanan acı tecrübelerden sonra bu düşüncesinden yavaş yavaş vazgeçmeye başlamış, "Yasal Haksızlık ve Yasa Üstü Hukuk" adıyla makale yazarak yasa yoluyla da haksızlığın yapılabildiğini, dolayısıyla yasa üstü bir hukuka ihtiyaç duyulduğunu kabul etmiştir. Klasik doğal hukukçuların "adaletsiz yasa geçersizdir" sloganı kadar sert olmasa da, Radbruch'un II. Dünya Savaşı sonrası hukuk kavramı konusundaki düşünceleri,"Radbruch formülü" diye bir anlayışı ortaya çıkarmıştır. Bu formüle göre, "eğer pozitif hukuk adalete aykırıysa yine geçerlidir; ancak bu aykırılık, katlanılamayacak bir noktaya gelirse pozitif hukuk, adalet kavramına boyun eğmelidir". Aktaş'a göre bu ifadeler, aynı zamanda Radbruch'un pozitivizmle arasına mesafe koyduğu ve doğal hukuka yaklaştığı yönünde yorumlamalara neden olmuştur" ifadelerini kullandı.

Adaletin çok kolay bir kavram olmadığını, onu anlamlandırmak için interdisipliner bir anlayış içinde tüm teori ve türlerini incelemek gerektiğini vurgulayarak konuşmasını bitiren Aktaş'a Sakarya Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi öğretim üyesi Prof. Dr. Davut Dursun tarafından hediye takdim edildi.

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.