Sahte içki davası

Sahte içki davası

Sahte içki davası

Sahte içki davası

10 Mart 2016 Perşembe 14:39
30 Okunma
Sahte içki davası

İstanbul'da sahte içki satarak bir kişinin ölümüne neden olduğu iddiasıyla 2 sanığın 'kasten öldürme' suçundan yargılanmasına başlandı.

İstanbul 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nde yapılan ilk duruşmaya, tutuklu sanıklar Metin Şahin ve Nihat Bahadır ile müşteki Celalettin Milyoner ile tarafların avukatları katıldı.

Duruşmada, sanıkların kimlik tespitlerinin yapılmasının ardından taraflara hakları hatırlatıldı. Sanık Metin Şahin savunmasında, olay tarihinden 1,5 ay öncesinde büfe işletmeye başladığını belirterek, müşterilerin kendisinden ucuz içki istediğini ve bazı müşterilerinin de kaçak içki satıp satmayacağını sorduğunu söyledi. Sanık Şahin, ilk başta kaçak içki satmayı kabul etmediğini öne sürerek, 'Aynı tarihlerde adı Tuncay isimli biri büfeye gelerek, kaçak içki satmayı teklif etti. Bidonla gelen viskileri şişelere doldurarak bana sattı. Satmadan önce ben bu içkiyi evde içtim. Herhangi bir zarar görmedim. Gelen müşterilerime de ara ara da bu içkiden sattığım oluyordu' dedi.

Maktulü tanımadığını anlatan sanık Şahin, olay günü karakoldan gelen polislerin iş yerinde arama yaptıklarını ve kaçak içkileri bulduklarını ifade ederek şunları anlattı:

'Beni karakola götürdüler. Kaçak içkiyi kimden satın aldığımı sordular. Bende Bulgar Türk'ü olan birinden satın aldığımı söyledim. Daha sonra beni serbest bıraktılar. Daha sonra cinayet polis memurları geldi tekrar karakola götürdüler. Bana bu içkilerden 19 kişinin öldüğünü ve 80 kişinin de hastanede tedavi gördüğünü söylediler. O an şuurumu kaybettim. Bana bu içkileri Nihat Bahadır'dan aldığını söyleyebilir misin dediler. Ben de olur dedim ve Nihat Bahadır'ın ismini söyledim. Ben kesinlikle Nihat Bahadır'dan kaçak içki almadım. Psikolojik baskı altında kaldığım için emniyette böyle ifade verdim. Kendisi dükkanıma dahi gelmemiştir. Kendisini mahallede oturduğundan tanırım. Ölen kişilerin bu içkileri benden alıp almadığını bilmiyorum.'

Sanık Nihat Bahadır'ın savunmasında ise hakkındaki suçlamaları kabul etmeyerek, sanık Metin Şahin'i şahsen tanıdığını ancak kendisine kaçak içki satmadığını ifade etti. Sanık Bahadır, kendisinin hurda işiyle uğraştığını anlatarak, arabadaki şişeler ve birtakım hurda eşyalar ile ayrıca kendisine aldığı 7 adet içki şişesinin bulunduğunu söyledi. Sanık Şahin'e kesinlikle kaçak içki satmadığını öne süren sanık Bahadır, tahliyesini talep etti.

-Müşteki Baba ve oğul

Maktul Serdar Milyoner'in babası olan müşteki Celalettin Milyoner ise ifadesinde, sanığın sahip olduğu büfeden içki aldıklarını, bir gün sonra oğlunun rahatsızlandığını ve hastaneye kaldırılarak tedavi olduğunu söyledi. Kalan içkiyi de diğer oğlu Rüstem'in karakola götürerek teslim ettiğini anlatan müşteki Milyoner, sanıklardan şikayetçi olduğunu söyledi.

Duruşmada müşteki olarak dinlenilen maktulün kardeşi Rüstem Milyoner de kardeşinin o gün içki aldıktan sonra eve geçerek viski ile beraber içtiklerini daha sonra kardeşinin rahatsızlandığını anlatarak, 'Kardeşimi rahatsızlığı artması üzerine hastaneye götürdük. Kardeşim konuşmaz duruma gelmişti, nefes almakta zorlanıyordu. Hastanede yoğun bakıma aldılar. Kardeşim hastanede hayatını kaybetti. Doktorlar içki zehirlenmesinden olduğunu söyledi. Eve geldim ve kalan içkiyi karakola ben götürdüm. Kardeşim içkileri sürekli sanığın sahip olduğu büfeden alıyordu' dedi.

Mahkeme heyeti, sanık Metin Şahin'in tutukluluk halinin devamına oy birliğiyle, sanık Nihat Bahadır'ın tutukluluk halinin ise oy çokluğuyla karar vererek, duruşmayı erteledi. Mahkeme Başkanı Erol Ceylan, sanık Metin Şahin'in savunmasının dikkate alınarak sanık Nihat Bahadır'ın tahliye edilmesi yönünde kanaat oluştuğu için çoğunluğun kararına iştirak etmediğine ilişkin muhalefet şerhi koydu.

-İddianameden

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nca hazırlanan iddianamede, tutuklu sanıklar Metin Şahin ile Nihat Bahadır'ın da bulunduğu 11 kişi 'şüpheli', sahte içkiden hayatını kaybeden Serdar Milyoner'in maktul, sahte içkiden zehirlenen 6 kişiye ise mağdur olarak yer verildi.

Şüphelilerin sahte içkileri 10 TL karşılığında sattıkları vurgulanan iddianamede, şüphelilerin ölüm ve yaralamaya sebebiyet vereceğini öngörmelerine rağmen kazanacakları paradan dolayı bu neticeyi görmezden geldikleri, ölüm ve yaralamaları kazanacakları paraya karşılık göze aldıkları, bu satış işlemlerini sırf istedikleri netice olan para kazanma amaçlı yaptıkları belirtildi.

İddianamede, 11 şüphelinin "kasten öldürme" ve "kasten yaralama" suçlarından hapis cezası ile cezalandırılmaları talep edildi. İddianameyi kabul eden İstanbul 2. Ağır Ceza Mahkemesi, tutuklu sanıklar Şahin ve Bahadır'ın haricinde diğer 9 sanık hakkındaki suçlamanın 'yaralama' olması nedeniyle dosyanın İstanbul Asliye Ceza Mahkemesi'ne gönderilmesine karar vermişti.

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.