Oktay Vural : OHAL olsaydı bu bölgede belki de şehitler olmayacaktı

MHP Grup Başkanvekili Oktay Vural, şehit haberlerinin sıradanlaşmaya başladığını söyleyerek "Olağanüstü Hal (OHAL) gibi kanuni bir yetkiyi kullanma hakları varken bunu kullanmayanlar.

Oktay Vural : OHAL olsaydı bu bölgede belki de şehitler olmayacaktı

MHP Grup Başkanvekili Oktay Vural, şehit haberlerinin sıradanlaşmaya başladığını söyleyerek "Olağanüstü Hal (OHAL) gibi kanuni bir yetkiyi kullanma hakları varken bunu kullanmayanlar.

01 Nisan 2016 Cuma 09:41
Oktay Vural : OHAL olsaydı bu bölgede belki de şehitler olmayacaktı
MHP Grup Başkanvekili Oktay Vural, şehit haberlerinin sıradanlaşmaya başladığını söyleyerek "Olağanüstü Hal (OHAL) gibi kanuni bir yetkiyi kullanma hakları varken bunu kullanmayanlar. Bugün o bombalı saldırı sonucunda şehit olan polislerimiz eğer bu bölge içinde OHAL olsaydı şehit olmayacaklardı belki de. Eğer orada bu idare şekli olsaydı terör örgütleri böyle bombalı araçları istedikleri gibi oraya koyamayacaklardı. Bu şartlarda bile OHAL gereksizse o zaman OHAL kanununu yürürlükten kaldırın" dedi.

Oktay Vural dokunulmazlıkların kaldırılmasına yönelik AK Parti'nin CHP'ye götürdüğü son teklif için "Bu tekliflerin hepsi teröre destek olan fezlekeler konusunda irade oluşturmak istemeyenleri bahaneleri. Bugün AKP ve CHP, PKK ile ilişkili olanlarla ilgili fezlekeleri gündeme almamak için mazeret üretiyorlar. Bu hamleye karşı bizim de yeni bir hamlemiz olacak" diye söyledi. Oktay Vural, Meclis'te düzenlediği basın toplantısında Diyarbakır'da şehit olan 7 polise rahmet ailelerine sabır ve baş sağlığı, yaralılara acil şifalara diledi. Şehit haberlerinin sıradanlaşmaya başladığını söyleyen Oktay Vural gelinen noktayı ifade edecek kelime bulamadığını söyledi.

"HAİNLERE GEREKLİ DERS VERİLECEKTİR"

Oktay Vural, "Terörle mücadeleyi dün kazandık bugün de kazanacağız. Türkiye'yi yönetenlerin gafletine rağmen güvenlik güçlerimiz bu mücadeleyi kazanacak imana ve güce sahiptir. Bütün yaşadıklarımızı dikkate aldığımız da ellerinde OHAL gibi kanuni bir yetkiyi kullanma hakları varken bunu kullanmayanlar bugün o bombalı saldırı sonucunda şehit olan polislerimiz eğer bu bölge içinde OHAL olsaydı şehit olmayacaklardı belki de. Siz bu alanın tamamında alan güvenliği temin edemedikten sonra maalesef bu kahpe kalleş alçak saldırılar can almaya devam edecektir. Bu konuda anayasanın kendilerine verdiği yetkisi kullanmaktan neden imtina ediyorsunuz. Eğer orada bu idare şekli olsaydı terör örgütleri böyle bombalı araçları istedikleri gibi oraya koyamayacaklardı. Ve böyle bir saldırı 3 bakanın olduğun bir günde meydana geliyor. Hattı müdafaa yoktur sathı müdafa vardır. Sizde terörle mücadelenizi mahalle mahalle değil topyekün düşünmemiz lazım. Bir mahallede operasyon yapan polisimiz kalleşçe başka bir mahallede öldürülüyorsa sorumlusu bu yetkiyi kullanmayanlarındır. Hainlere gerekli ders verilecektir. Yeter ki güvenlik güçlerimiz arkasında olsunlar. Hukukun verdiği imkanları kullansınlar. Bu şartlarda bile OHAL gereksizde o zaman OHAL kanununu yürürlükten kaldırın. Bu teröristler asker ve polise saldırırken mitinglerde terör destekçilerine karşı laf söyleyenler bunlar hakkındaki fezlekelerin işleme alınması için ipe un sermeye devam ediyorlar. İş iradeye gelince yan çizmeye başlıyorsunuz"diye konuştu.

"ONLAR BİZİM CANLARIMIZI ALIYOR, DOKUNALIM"

Dokunulmazlıkların kaldırılması konusunda önceliğin terörle ilgili fezlekelere verilmesi gerektiğini yineleyen Oktay Vural şöyle konuştu; "Siyasi irade hala teröre destek olanlarla ilgili yargının istediği inisiyatif almaktan kaçıyorlar. Bre kaçaklar. AKP ve CHP dokunulmazlıkların kaldırılması konusunda ipe un serdiklerini yine gördük al gülüm ver gülüm. Teröre yardım yataklı örgüte üye olan kim varsa saadete gelin ve bu konuda irade kullanın. İrademiz çok net ama AKP ve CHP sulandırmak için ellerinden geleni yapıyorlar. Pazarlık yapıyorlar ne pazarlığı be. Öylemi böylemi olsun. Yapılacak olan net gelin teröre karşı hukuku kullanalım. Dokunalım. Onlar bizim canlarımızı alıyor. Onlara yargının istediği gibi dokunmanın yolunu açalım diyoruz. Bunun neyini tartışıyorsunuz. Terörist olmayı gururla söyleyenler vardır. Özerklik diyenler vardır. Anayasanın 14'üncü maddesi çerçevesinde milletin bütünlüğüne demokrasiye kaseden bu eylemi yapan terör örgütüne destek verenlerle ilgili bırakın yargı çalışsın niye elini kolunu bağlıyorsunuz. Terör örgütü her gün canımızı alıyor. AKP- CHP dokunulmazlık pazarlıkları yapıyor. Kanımıza dokunuyor. Milletin kanımıza dokunuyor. Çağrım her iki partiye. Dokunulmazlık karşısında terör konusunda öncelikli mutabakat sağlayalım. Teröre karşı bildiriyi imzalamak kolay. O imzanın namusuna sahip çıkmak istiyorsunuz imzanın gereği olan dokunulmazlıklarla ilgili adım atılması konusunda imzanın namusu ve şerefini kullanırsınız. İki partiye de imzaların arkasında durup siyasi irade oluşturmaya davet ediyorum."

"DIŞİŞLERİ BAKANI UMARIM '1 NİSAN ŞAKASI' DER"

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın ABD gezisini ve ABD Dışişleri Bakanı John Kerry ile görüşmesine değinen Oktay Vural, Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu'nun 'PYD için ABD ile küsecek değiliz' açıklamasını eleştirdi. Vural şöyle devam etti; "Bu devletin ve milletin bekasına yönelik bir terörün bitirilmesi konusunda daha öncelikli ne olabilir Türkiye'nin. Türkiye böyle bir konuda bile tavır oluşturmaktan vazgeçiyorsa Türkiye'yi koruyan ve düşünen yok. Bizim için ne konuştuklarınız önemli. PYD için ABD'ye küsecek değiliz. Türkiye'nin toprak bütünlüğüne kastediyor PYD çıkıyorsunuz PYD yaptı diyorsunuz utanmadan da bunu söylüyorsunuz önemsiz bir şeymiş gibi orada konuşuyorsunuz. Kirli ve pis pazarlıklarınızı gayet iyi biliyoruz. Böyle bir politika olmaz. Milletin onurunu şerefini korumak zorundasınız. Ey Dışişleri Bakanı bende sana soruyorum: PYD'nin yanında mısın ABD'nin yanında mısın? Özlenen Obama'nın sesinin duymak için mi gidildi? Yoksa Rıza Bey oraya gitti diye mi gidildi?. Memleket yanmış neyime ben giderim Rıza Beyime mi diyorsunuz? Umarım Dışişleri Bakanı çıkar bu 1 Nisan şakasıdır der."

"ORGANİK BAŞBAKAN İSTİYORUZ"

Başbakan Ahmet Davutoğlu'nun 'organik aydınlar istiyoruz' dediğini söyleyen Oktay Vural, 'organik başbakan istiyoruz' diyerek şöyle devam etti; "Bizde hormonlu siyasetçi istemiyoruz. İnorganik aydınları iki yıl önce akil adamlar diyerek milletin başına bela eden siz değil miydiniz. Bu inorganikleri nereden buldunuz ya. Organik aydın bunlar mı? Bizde organik başbakan istiyoruz. Bu milletin adıyla uğraşmayan, milli devletiyle üniter devletiyle, andıyla uğraşmayan, insanları kutuplaştırmayan organik siyaset istiyoruz. Bu düşüncelerin hepsi yabancı hormonlu düşüncelerdir. Hormonlu parti de istemiyoruz. Hormonlu başbakan olmaz. Hormonlu başbakanlık milletimize zarar veriyor. ABD'den yeni hormon yüklemesiyle yeni sistem arayışlarıyla bu milletin kurduğu değerleri ortadan kaldıracak zarar verecek her türlü girişime hayır diyoruz. Eğer bu sözünde samimiyse şu ithal, hormonlu sistem ve yönetimlerden vazgeç."

"BU HAMLEYE KARŞI YENİ BİR HAMLEMİZ OLACAK"

Oktay Vural, AK Parti'nin dokunulmazlıklarla ilgili tekliflerine ne zaman cevap vereceklerinin sorulması üzerine şu yanıtı verdi; "Bununla ilgili Pazartesi bir açıklama yapacağım. Bu tekliflerin hepsi teröre destek olan fezlekeler konusunda irade oluşturmak istemeyenleri bahaneleri. Bugün AKP ve CHP, PKK ile ilişkili olanlarla ilgili fezlekeleri gündeme almamak için mazeret üretiyorlar. O bakımdan asıl mesele terör konusundaki siyasi ve hukuki tutumu güçlendirmesidir. AKP ile CHP'nin yaptığı önerge uzlaştıkları tek nokta ikisi de PKK terör örgütüne yardım ve yataklıktan fezlekesi olanları nasıl koruruz konusunda. Yöntem ve öneri farklı ama iki parti bu eksende buluşmuş durumdalar. Bizimde bu terörle ilgili fezlekeleri olanları hiç olmazda kaldırılmasına yönelik baskımızı gidermek için yaptıkları hamleye karşı bizimde yeni bir hamlemiz olacaktır. Eğer satrancı bu şekilde kullanıyorlarsa bizim de bu konuda ilave bir hamlemiz olacaktır."
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.