Obama'nın katılacağı ABD-KİK zirvesinin yansımaları

Obama'nın katılacağı ABD-KİK zirvesinin yansımaları

Obama'nın katılacağı ABD-KİK zirvesinin yansımaları

Obama'nın katılacağı ABD-KİK zirvesinin yansımaları

21 Nisan 2016 Perşembe 09:38
Obama'nın katılacağı ABD-KİK zirvesinin yansımaları
ABD Başkanı Barack Obama'nın katılımıyla Suudi Arabistan'ın başkenti Riyad'da gerçekleşecek ABD- Körfez İşbirliği Konseyi (KİK) zirvesinde, Arap kamuoyunda "Obama doktrini" olarak bilinen suçlamaların ele alınması bekleniyor.

Suudi Arabistan'ın önde gelen medya kuruluşlarından El-Arabiyye Televizyonu Genel Yayın Yönetmeni Cemal Kaşıkçı, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Arap kamuoyunda "Obama doktrini" olarak da bilinen Obama'nın Körfez ülkeleri ile Suudi Arabistan'ı, "bölgedeki çatışmaları körüklemek"le suçlamasına işaret ederek, "Obama'nın beklenmedik ve şaşırtıcı bu açıklamalarının ardından bölgeyi ziyaret etmesi, Washington'un genelde Körfez ülkeleriyle özelde ise Suudi Arabistan ile arasındaki geleneksel ilişkileri kanıtlıyor." dedi.

Kaşıkçı, Obama'nın "bozulan ilişkileri" onaramayacağını ve Körfez liderlerini İran konusunda gerektiği şekilde ikna edemeyeceğini öngörerek, "Bu durumun, Obama yönetiminin Tahran'ın dış müdahalelerine bir tepki vermesini gerekli kılacağını, ancak İran'la nükleer anlaşmanın bozulma ihtimali gerekçesiyle bunun gerçekleşmeyeceğini" kaydetti.

Obama'nın "müdahale etmeme politikasına" doğru kaydığına dikkati çeken Kaşıkçı, Suudi Arabistan'ın da buna karşılık Körfez ülkelerini de içine alan bölgesel bir koalisyon sistemi geliştirdiğini ve 'Teröre Karşı İslam Koalisyonu" ile "Arap Koalisyonu" gibi birlikler kurarak çeşitli stratejik hamleler geliştirdiğini ifade etti.

- "Tahran'ın Arap dünyasının içişlerine müdahalesi"

Körfez Araştırma Konseyi Başkanı Abdulaziz bin Sakr da Obama'nın önceden olduğu gibi İran'la varılan nükleer anlaşmadan sonra da Körfez bölgesinin güvenliği konusunda taahhütler verdiğini hatırlatarak, şunları söyledi:

"Pratikte değişen bir şey olmadı. Tahran'ın Arap dünyasının içişlerine müdahalesi durdurulmadı. Bunun üzerine Suudi Arabistan, dış güvenliği sağlayanlara itimat etmekten uzak, dış politikada daha kararlı ve daha bağımsız olmayı tercih etti. Suudi Arabistan, Ortadoğu'ya sırtını dönen ABD'nin bıraktığı boşluğu kapatmak için kurduğu koalisyonlarla stratejik bir siyaset izliyor."

Suudi Arabistan ve ABD'nin ortak çıkarlarının fazla olduğuna dikkati çeken Bin Sakr, "Ortadoğu'nun sorunları, Washington'dan değil de Riyad'dan bakınca farklı göründüğü anlaşılmış olmalı. Obama bu defaki Riyad ziyaretinde bölgede istikrarın sağlanması için ABD'den taahhüt ya da istikrar güvencesi bekleyen Körfezli müttefiklerini değil, aksine çıkarlarını güvence altına almaya ve etraflarını saran tehlikeleri bertaraf etmeye hazır liderler bulacak." değerlendirmesinde bulundu.

Obama, 10 Mart'ta ABD "Atlantic" dergisine verdiği röportajda, Suudi Arabistan ve Körfez ülkelerinin, bölgedeki mezhep çatışmasını körüklediği, Suudi Arabistan ve İran arasındaki rekabetin Yemen, Irak ve Suriye'deki çatışmaları beslediği yorumunda bulunmuştu.

ABD ile KİK ülkeleri arasındaki ayrışmanın temelinde geçtiğimiz yıl temmuz ayında İran'la nükleer anlaşmanın imzalanması temelindeki güven sorununun yattığı kaydediliyor.

O tarihten bu yana ABD ile Suudi Arabistan arasında soğuk rüzgarlar esmeye devam ediyor. ABD'nin İran'a alan açmasından rahatsız olan Riyad yönetimi, bu rahatsızlığını farklı platformlarda dile getiriyor.

ABD Kongresinde Suudi Arabistan'ın 11 Eylül saldırılarından hukuken sorumlu tutulabilmesinin önünü açabilecek bir yasa tasarısının alt komiteden geçmesi ve bunun üzerine Riyad yönetiminin ABD'deki 750 milyar dolarlık finansal varlığını satabileceği "tehdidinde" bulunması ise, iki ülke ilişkilerindeki mevcut tansiyonu iyice artırdı.

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.