'Nesnelerin interneti, ekonomide ilk 10'a taşır'

'Nesnelerin interneti, ekonomide ilk 10'a taşır'

'Nesnelerin interneti, ekonomide ilk 10'a taşır'

'Nesnelerin interneti, ekonomide ilk 10'a taşır'

13 Mart 2016 Pazar 08:14
'Nesnelerin interneti, ekonomide ilk 10'a taşır'

EMRE UMURBİLİR - Türkiye Teknoloji Geliştirme Vakfı Başkanı Cengiz Ultav, Türkiye'nin üreticilik ve yaratıcılık açısından "nesnelerin interneti" değişimine katkıda bulunma, katma değerin sahibi ve parçası olma potansiyelinin yüksek olduğuna dikkati çekerek, "Türkiye'nin nesnelerin interneti konusunda hızlı ilerlemesi ve potansiyelinin aktif hale gelmesi, bizim ilk 10 büyük ekonomi arasına girmemizi sağlayabilir" dedi.

Dokuz Eylül Üniversitesinde düzenlenen "IoT İzmir Nesnelerin İnterneti Zirvesi"ne katılan Ultav, AA muhabirine yaptığı açıklamada, teknolojideki gelişmelerin dünyayla buluşma hızının, son dönemde arttığını belirtti.

Son 10 yıldır akıllı teknolojilerin gelişinin bilindiği ancak son dönemde bunların birdenbire günlük hayatın içinde yerini aldığını anlatan Ultav, 5 yıl sonra dünya çapında 50 milyar akıllı cihaz kullanımının öngörüldüğünü dile getirdi.

Ultav, ulaştırma, önleyici tıp ve tarım gibi hemen her alanda bu tip akıllı cihazların kullanılacağına işaret ederek, şunları söyledi:

"Bu iş, doğrudan doğruya üretici ve yaratıcılarla olacak bir şey. Türkiye'nin, son derece esnek ve çeşitlendirici teknoloji ve mühendislik birikimine sahip olmasından dolayı, çok önemli rekabet avantajları var. Türkiye'nin, üreticilik ve yaratıcılık açısından bakıldığında, dünyanın nesnelerin interneti yönündeki değişimine katkıda bulunma, katma değerin sahibi ve parçası olma potansiyeli, çok yüksek."

- "Mühendisimiz var, antropoloğumuz yok"

Cengiz Ultav, Türkiye'nin bu amacına ulaşmada dikkat etmesi gerekenler konusunda şu uyarılarda bulundu:

"Bu işler, dünya çapında işbirliği gerektiriyor. Ülkeler, üniversiteler, şirketler, gençler, herkesin çok yüksek seviyede işbirliği yapması gereken bir ortam. Bizim burada ufak zaafımız olduğunu düşünüyorum. Multi kültürel işbirlikleri gibi konularda kendimizi daha çok geliştirmemiz lazım. İkincisi bu işlerde bütünün parçasıysanız kazanabilirsiniz. Siz dijital yaşlılık konseptinin parçası olamıyorsanız oraya yaptığınız akıllı yataktan para kazanamazsınız. Bütünün sahibi olabilmek de büyük verinin içinde hem tasarımın hem dijitalizasyonun parçası olabilmeyi gerektiriyor. Buralarda bizim mühendislik ve girişimcilik gücümüz var ama antropoloğumuz, davranış psikoloğumuz fazla yok. Sağlık dünyasını mühendislikle karşı karşıya getirme dediğimiz bu iç içe olma konusunda sorunumuz var. Yani iş birliği ve iç içe düşünme, beraber düşünme ve yaratma sorunlarımız var."

Türkiye'de, özellikle 1985'ten sonra doğan yeni jenerasyonların bu konularda daha az zaafı olduğunu ifade eden Ultav, şöyle devam etti:

"Türkiye'nin bütünün parçası olarak, sadece cihazların değil, bütün dijital servislerin, bunun tüm dünyada kullanımında etkin, bunlardan gelecek gelirlerin, bütünün parçası olacak şekilde orada olma fırsatı olduğuna inanıyorum. Bunlar, çok yüksek rakamlar. Sadece nesnelerin internetinin bir aşağı bölümü olan dijitalizasyonun yıllık potansiyeli, 1,5 trilyon dolar. Türkiye'nin nesnelerin interneti konusunda hızlı ilerlemesi ve potansiyelinin aktif hale gelmesi, bizim ilk 10 büyük ekonomi arasına girmemizi sağlayabilir."

Cengiz Ultav, nesnelerin interneti konusunda hibe yapılmasını doğru bulmadığını dile getirerek, "İhracatta geri ödeme gibi ilerideki kilometre taşlarına erişmenizi sağlayacak şekildeki mekanizmaların, daha doğru olduğunu düşünüyorum. IoT ihracatı yapmaya başlayınca parça başına vergi iadesinden muafiyet gibi şeyleri getirmek, daha doğru olur. Devlet, pazarı büyütmede devreye girip, sizin sürekli şekilde bu işin içerisinde rekabetçi olarak kalmanızı sağlayacak mekanizmaların üzerine konsantre olmalı" diye konuştu.

- "Türkiye'de işçiler, sofistike"

Yeni teknolojilerle fabrikalarda işçiye gerek kalmadığı için işsizliğin artacağı yönündeki korkuları yersiz bulduğuna değinen Ultav, sözlerini şöyle tamamladı:

"Bu süreçte belki fabrikada oturan işçi sayısı artabilir ama farklı işçilikler de bu süreçte ortaya çıkacak. Türkiye'de sofistike işçi durumu var. İşçilerimizin büyük kısmı, lise mezunu. Üniversite mezunu işçilerimiz var. Bunların da transforme olacağını göz önüne almak lazım. Bence çeşitlilik olacak, iş kayıpları olmayacak. Sektör büyürse, iş zenginliği ve çeşitliliği ile daha da tatmin edici ortamların ortaya çıkacağını düşünüyorum."

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.