MHP TBMM Grup Toplantısı

MHP TBMM Grup Toplantısı

MHP TBMM Grup Toplantısı

MHP TBMM Grup Toplantısı

26 Nisan 2016 Salı 11:55
21 Okunma
MHP TBMM Grup Toplantısı
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, "Almanya Başbakanı'nın mülteci kampı gezmesi göz boyamadan öte, kendi içinde tutarsız ve farklı anlamlara çekilecek fiili bir denetim girişimidir." dedi.

Bahçeli, partisinin TBMM Grup Toplantısı'nda yaptığı konuşmada, milleti bir arada tutan ortak değerlerin kontrolsüz şekilde aşındığını, devamlı tahrip edildiğini, milletin içten içe eridiğini, değer hükümleri, manevi emanetlerinin ağır bir operasyon geçirdiğini belirtti.

Özellikle Türkiye'nin içine düşürüldüğü şiddet sarmalından şikayetçi olduklarını vurgulayan Devlet Bahçeli, toplumsal huzursuzluğun giderek arttığını, trafikte, sokakta, evde, siyasette kavgaların, devlette anlaşmazlığın hakim olduğunu savundu.

Bahçeli, "Selamlaşmak eleştirilmekte, tokalaşmak çok görülmektedir. Konuşmak yerine küsmek, kucaklaşmak yerine kutuplaşmak egemen bir tavır ve davranış haline gelmiştir. Her insanımızın yüzü asık, kaşları çatıktır. En küçük bir fikir ayrılığı, en ufak bir tartışma anında derin ihtilaf ve çatışmalara dümen kırmaktadır." diye konuştu.

- "Sporda yozlaşma seli"

Geçtiğimiz hafta sonu stadyumlardan taşan öfkeye hep birlikte şahit olduklarını anlatan Bahçeli, şunları söyledi:

"Türk sporunun nasıl bir yozlaşma seline kapıldığına eminim ki endişeyle tanık oluyorsunuz. Geride kalan hafta sonu, iki güzide futbol kulübümüz olan Fenerbahçe ile Trabzonspor arasındaki müsabakada yaşananlar hepimiz adına üzüntü vericidir. Bir holiganın hakeme saldırması ve hatta darp etmesi doğal olarak her birimize 'nereye gidiyoruz' sorusunu sordurmuştur. Elbette müessif olayların Trabzonspor'a ve Trabzon ilimize tümden mal edilmesi tarihi bir yanlış olacaktır. Hakem hataları olsa da hiçbir sporseverin Trabzon'daki şiddet tablosunu meşru ve masum görmesi düşünülemeyecektir. "

"Gerekçesi ne olursa olsun, hiçbir vatan evladının Ankaragücü ile Diyarbakırspor karşılaşmasından sonra çıkan arbede ve asayişsizliklere sıcak bakması da mümkün olamayacaktır" diyen Bahçeli, sözlerine şöyle devam etti:

"Yıllardan beri söyledik, yine söylüyoruz, ülkemiz cepheleşmenin koyu sisi altındadır. Siyasi tansiyondaki yükseklik toplumsal zemine misliyle yansımaktadır. Ahlak ve adaletteki erozyonlar huzursuzluk olarak yankılanmaktadır. Suç ve suçluyu koruma ve arka çıkma gafleti ters tepmiş, her insanımızın hakkını kendisinin aradığı karanlık bir ortamı yaratmıştır. Şiddetin sosyal, siyasal ve ekonomik kaynakları vardır. Bu kaynaklar kurutulmadan şiddetin önüne yasal ve diğer vasıtalarla geçme çabası akılla ve hayatın gerçekleriyle bağdaşmayacaktır."

- "Ülkemiz yeterince şiddet tünelindedir ve yorgundur"

MHP Genel Başkanı Bahçeli, kişilerin birbirlerini sevmese de saygı ve tahammül göstermek mecburiyetinde bulunduğunu, üniversitelerin, sivil toplum kuruluşlarının, toplumsal kanaat önderlerinin sorumluluklarını ihmal etmemeleri gerektiğini belirtti.

Kavga ve kutuplaşma engelinin mutlaka aşılmasını isteyen Bahçeli, "Eğer fikir ve görüş birliği tesis edemiyorsak, makulü bulmalı, uzlaşmanın çare ve yollarını inşa etmeliyiz. Başka bir Türkiye yoktur. Ülkemiz yeterince şiddet tünelindedir ve yorgundur. Birbirimizi sevmeksek de saygı duymak ve tahammül göstermek mecburiyetindeyiz. Demokrasinin yaşaması buna bağlıdır. Türk milletinin ebediyet ırmağına akması, Türkiye Cumhuriyetinin kuruluş ilkelerine sadık kalması ancak ve ancak böyle olacaktır." ifadelerini kullandı.

- "AB'nin Türkiye'ye bakışı ikircikli ve ikiyüzlüdür"

Bahçeli, Türkiye'nin başta Avrupa Birliği ilişkileri olmak üzere, küresel irtibatlarını sonu karanlık bir maceraya dönüşmeden milli gerçeklere uygun şekilde yeniden gözden geçirmesi gerektiğini bildirdi.

Bugünkü şartlar ve müzakere zihniyetinin ortaya koyduğu gerçeğin, mevcut millet ve devlet yapısıyla Avrupa ile müşterek bir geleceğin paylaşılamayacağına işaret ettiğini aktaran Bahçeli, şöyle devam etti:

"AB'nin Türkiye'ye bakışı ikircikli ve ikiyüzlüdür. Karşılıklı çıkarlardan ziyade AB'nin beklentileri, dayatmaları daha ön planda, daha geçerlidir. AKP hükümeti gönüllü girdiği, sonra da eleştirmeye başladığı Avrupa Birliğinin çekim alanından bir türlü çıkamamaktadır. Geçen hafta Başbakan Davutoğlu ile Almanya Başbakanı Merkel beraberce Gaziantep'in Nizip ilçesindeki mülteci kampını gezmişlerdir. İki Başbakan Mart ayında Brüksel'de yapılan ve Türkiye'ye tahminlerin ötesinde yük bindiren 'Geri Kabul Anlaşması'nı teyit etmişlerdir. Merkel, Türkiye'ye ev ödevi şeklinde verilen 72 kriterin uygulanması halinde vize muafiyeti sözüne uyacaklarını ve tahsisi kararlaştırılan parayı da vereceklerini dile getirmiştir. Davutoğlu, haklı olarak vize muafiyetinin ülkemiz için hayati bir konu olduğunu ve AB'nin gerekli adımları atması gerektiğini söylemiştir. "

"Almanya Başbakanı'nın mülteci kampı gezmesinin göz boyamadan öte, kendi içinde tutarsız ve farklı anlamlara çekilecek fiili bir denetim girişimidir" değerlendirmesinde bulunan Bahçeli, eleştirilerine şöyle devam etti:

"AB'nin, mülteci sorunundan parayla ve vize vaadiyle kurtulmaya çalışması, dahası Türkiye'ye belirli aralıklarla yön çizme teşebbüsleri doğru ve hakkaniyetli bir davranış değildir. Suriyeli mülteciler sadece Avrupa için değil, Türkiye için de öncelikle ele alınması ve üstesinden gelinmesi gereken çok boyutlu bir külfettir. Türkiye, mülteci deposu, mülteci yuvası, AB'nin sınır kapılarında bekleyen kiralık bekçisi olamayacaktır. Milli onurumuz, egemenlik haklarımız asla hafife alınamayacaktır. Tersi bir duruma Milliyetçi Hareket Partisi'nin göz yumması da mümkün değildir."

AB'nin Suriyelilerin yanı sıra, başka ülkelerden gelen mültecileri de Türkiye'ye iade etmesini garip karşıladıklarını belirten Bahçeli, "Zorda kalmışlara, çaresizlik içinde kıvrananlara, vatanından ayrı düşmüş kardeşlerimize Türk milleti alicenaplığını gösterecek, yardım elini uzatacaktır. Ancak mülteci yığılmasının, Suriye'deki kaosun Türkiye'nin geleceğine ne şekilde etki edeceğini kestirmek, bilhassa sınır il ve ilçelerimize nasıl fatura çıkaracağını tahmin etmek bugünden çok zor değildir." dedi.

- "Suriyeli nüfusunun yüksekliği Kilis'in sosyal huzurunu dinamitlemiştir"

Kilis'in perişan olduğunu öne süren Devlet Bahçeli, "Kilis terör örgütlerinin adeta açık hedefidir. Buradan göçler başlamıştır. Hiç kimsenin can güvenliği yoktur. Kilisli vatandaşlarımız çocuklarını okula göndermekten, toplumsal hayata güvenle katılmaktan çekinmektedir." diye konuştu.

Kilis'te yaşananları gözlemleyerek rapor hazırlamaları için genel merkezden heyet görevlendirdiğini aktaran Bahçeli, konuşmasını şu sözlerle sürdürdü:

"Arkadaşlarımızın ulaştığı sonuç bizler açısından fecaattir. Kilis'e bomba yağmaktadır. Hükümet duyarsız ve atıldır. Sosyal hayat can çekişmektedir. Evlerde oturmak bile emniyetli değildir. Hastaneler talep ve ihtiyaçlara cevap vermekten uzaktır. Esnaf kan ağlamakta, vergi, sosyal güvenlik primi ve diğer ödemelerin ertelenmesini beklemektedir. Suriyeli nüfusunun yüksekliği Kilis'in sosyal huzurunu dinamitlemiştir. Elbette Merkel'in ve diğer AB liderlerinin Kilis'e ateşlenen füzeler gibi bir gündemi yoktur, hiç de olmamıştır. Bizim içimizi acıtan Davutoğlu'nun sessizliği ve acizliğidir. Sivil yerleşim yerlerini bombalayan, insan canına kast eden alçaklara hak ettikleri cezalar ne zaman verilecektir? Davutoğlu, Merkel'in önünde 'Gün, Suriyeli mültecilerin umut günüdür' diyor. Tamam da Türk milletinin umutlarına ne olacak, milli güvenlik ne zaman sağlanacak?"

(Sürecek)


Anahtar Kelimeler:
mhp tbmm grup toplantısı
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.