Merkez Bankası PPK toplantı özeti: (2)

Merkez Bankası PPK toplantı özeti: (2)

Merkez Bankası PPK toplantı özeti: (2)

Merkez Bankası PPK toplantı özeti: (2)

01 Mart 2016 Salı 12:10
Merkez Bankası PPK toplantı özeti: (2)

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Para Politikası Kurulu (PPK) toplantı özetinde, gelecek dönemde küresel ve yurt içi oynaklıkların yakından takip edilerek döviz ve Türk lirası piyasalarında gerekli önlemlerin alınmaya devam edileceği belirtilerek, "Oynaklığın artarak sürmesi halinde, sıkı likidite politikası korunurken yabancı para cinsinden kıymetlere dayalı fonlama koşullarının gözden geçirilmesi suretiyle Türk lirasının değerini destekleyici yönde adımlar atılabilecektir" ifadesine yer verildi.

Kurulun, 23 Şubat 2016 tarihli toplantısına ilişkin yayımladığı toplantı özetinde, enerji fiyatlarındaki gelişmelerin enflasyonu olumlu yönde etkilemeye devam etmekle birlikte artan maliyet unsurlarının çekirdek enflasyon eğilimindeki iyileşmeyi sınırladığı bildirildi.

Özette, gıda fiyatlarında ise temelde işlenmemiş gıda grubu kaynaklı olmak üzere oynaklığın devam ettiği aktarılarak, öncü göstergelerin kısa vadede işlenmemiş gıda fiyatlarında aşağı yönlü bir düzeltme gözlenebileceğine işaret ettiği kaydedildi.

Ayrıca, birikimli döviz kuru hareketlerinin gecikmeli etkilerinin hafiflemesinin gelecek aylarda enflasyondaki düşüş sürecini destekleyebileceği tahminine yer verilen özette, kurulun, bu değerlendirmeler çerçevesinde şubat ayından itibaren enflasyonda düşüş sürecinin yeniden başlayacağı değerlendirmesinde bulunduğu belirtildi.

Özette, bununla birlikte, gerek ücretlerdeki gerekse enflasyon beklentilerindeki gelişmelerin çekirdek enflasyon görünümü üzerinde yukarı yönlü risk oluşturduğuna işaret edilerek, şunlar aktarıldı:

"Bu doğrultuda, çekirdek enflasyon göstergelerinin bir süre daha yüksek seviyelerini koruması beklenmektedir. Hedefin üzerinde seyreden enflasyonun beklentiler üzerindeki etkisi ve ücret artışlarındaki ivmelenme ekonomi genelinde fiyatlama davranışlarının yakından takip edilmesini gerektirmektedir. Dolayısıyla, enflasyonda kısa vadede beklenen düşüş sürecinin kalıcı olması için para politikasındaki mevcut sıkı duruşun sürdürülmesi gerektiği ifade edilmiştir. Bu çerçevede kurul, ücret gelişmelerinin ve küresel piyasalardaki belirsizliklerin enflasyon beklentileri ve fiyatlama davranışları üzerindeki etkileri ile enerji ve işlenmemiş gıda fiyatlarındaki oynaklıkları dikkate alarak, gerekli görülen süre boyunca likidite politikasındaki sıkı duruşun korunacağını ifade etmiştir."

Özette, gelecek dönemde para politikası kararlarının enflasyon görünümüne bağlı olacağının altı çizilerek, enflasyon beklentilerinin, fiyatlama davranışları ve enflasyonu etkileyen diğer unsurlardaki gelişmelerin dikkate alınarak para politikasındaki sıkı duruşun sürdürüleceği dile getirildi.


- "Avrupa Birliği ülkelerinin talebindeki artışın ihracat üzerindeki olumlu etkisinin artarak sürdüğü gözlenmektedir"


Sıkı para politikası duruşunun ve alınan makro ihtiyati önlemlerin etkisiyle kredilerin yıllık büyüme hızlarının makul düzeylerde seyrettiği aktarılan özette, "Yakın dönem verileri kredilerin ana eğilimde önemli bir değişime işaret etmemektedir. Risk ağırlıklarına dair düzenlemelerin ve asgari ücret ayarlamalarının önümüzdeki dönemde kredi arzı ve hane halkı geliri kanallarıyla kredi büyümesini destekleyebileceği değerlendirilmektedir" denildi.

Özette, bununla birlikte, finansal koşullarda devam eden sıkılık sebebiyle yıllık kredi büyüme hızlarındaki makul düzeylerin korunacağı öngörülerek, kredilerin bileşimine bakıldığında, ticari kredilerin tüketici kredilerine kıyasla daha yüksek bir oranda büyümeye devam ettiğinin görüldüğü vurgulandı.

Bu bileşimin, bir yandan orta vadeli enflasyon baskılarını sınırlarken diğer yandan cari açıktaki düzelmeyi desteklediği kaydedilen özette, şu ifadelere yer verildi:

"Öncü veriler 2015 yılının ikinci yarısından itibaren iç talebin bir miktar yavaşladığını ancak büyümeye ılımlı katkı vermeye devam ettiğine işaret etmektedir. Süregelen küresel oynaklığın finansal koşullar üzerindeki sıkılaştırıcı etkisi iç talep artışını sınırlarken enerji fiyatları ve ücret gelişmeleri gelir kanalından iç talebi desteklemektedir. Dış talebe bakıldığında, jeopolitik gelişmeler aşağı yönlü risk oluştursa da Avrupa ekonomisinde görülen toparlanma eğilimi ve ihracatımızın pazar değiştirme esnekliği bu riski sınırlamaktadır. Nitekim son dönemlerde Avrupa Birliği ülkelerinin talebindeki artışın ihracat üzerindeki olumlu etkisinin artarak sürdüğü gözlenmektedir. Ayrıca, emtia fiyatlarındaki birikimli düşüşün dış ticaret hadleri üzerindeki olumlu etkisi ve tüketici kredilerindeki yavaş seyir cari dengedeki iyileşmeyi desteklemektedir. Bütün bu değerlendirmeler doğrultusunda, önümüzdeki dönemde iktisadi faaliyetin ılımlı artış eğilimini koruyacağı ve cari işlemler açığındaki daralmanın devam edeceği öngörülmektedir."

Özette, kurulun, 2015 yılının ağustos ayında yayımlanan yol haritasında belirtilen politika araçlarının etkili bir şekilde kullanılmasının ekonominin küresel şoklara karşı dayanıklılığını artırmakta olduğunun değerlendirildiği aktarılarak, "Cari dengedeki iyileşme ve enerji fiyatlarındaki düşüşün etkisiyle döviz talebinin kademeli olarak azalması bu süreci desteklemektedir. Döviz likiditesi araçları da Türk lirasının değerini dengeleyici yönde kullanılmaya devam edilmektedir. Bu doğrultuda, esnek döviz satım ihaleleri yoluyla gerekli görülen tutarlarda döviz likiditesi sağlanmaktadır" değerlendirmesine yer verildi.


- "Politika araçlarının etkili bir şekilde kullanılmaya başlanması da geniş bir faiz koridoruna duyulan ihtiyacı azaltabilecektir"


Bununla birlikte, küresel para politikalarına dair belirsizlikler ve büyümeye dair endişeler nedeniyle küresel piyasalardaki oynaklığın sürdüğü belirtilen özette, gelişmekte olan ülkelere yönelik portföy hareketleri ile bu ülkelerin risk primlerinin dalgalı bir seyir izlerken kur oynaklıklarının da yüksek seviyelerini koruduğu vurgulandı.

Özette, gelecek dönemde küresel ve yurt içi oynaklıkların yakından takip edilerek döviz ve Türk lirası piyasalarında gerekli önlemlerin alınmaya devam edileceği belirtilerek, oynaklığın artarak sürmesi halinde, sıkı likidite politikası korunurken yabancı para cinsinden kıymetlere dayalı fonlama koşullarının gözden geçirilmesi suretiyle Türk lirasının değerini destekleyici yönde adımlar atılabileceğinin altı çizildi.

Bu çerçevede kurulun, politika duruşunun enflasyon görünümüne karşı sıkı, döviz likiditesinde dengeleyici ve finansal istikrarı destekleyici niteliğinin korunacağını ifade ettiği belirtilen özette, şunlar kaydedildi:

"Kurul, geniş faiz koridorunun küresel oynaklığın yüksek olduğu dönemlerde döviz kuru oynaklıklarının düşürülmesine katkı yapan önemli bir araç olarak kullanıldığını belirtmiştir. Küresel oynaklıklarda kalıcı bir düşüş yaşanması halinde bu araca duyulan ihtiyacın azalabileceği değerlendirilmektedir. Ağustos ayında yayımlanan yol haritasında belirtilen politika araçlarının etkili bir şekilde kullanılmaya başlanması da geniş bir faiz koridoruna duyulan ihtiyacı azaltabilecektir. Gerek döviz kurlarında gerekse kredilerde gözlenen aşırı oynaklıkların bu yeni araçların devreye alınması ve etkili bir biçimde kullanılması sayesinde azaldığı gözlenmektedir. Kurul, küresel oynaklıklarda kalıcı bir düşüş yaşanması veya ağustos ayında yayımlanan yol haritasında belirtilen politika araçlarının küresel oynaklığın Türkiye ekonomisi üzerindeki etkilerini kalıcı olarak azaltması halinde para politikasının daha dar ve standart bir faiz koridoru içeresinde uygulanabileceği değerlendirmesini sürdürmektedir."

Özette, maliye politikasına ve vergi düzenlemelerine ilişkin gelişmelerin enflasyon görünümüne etkileri bakımından yakından takip edildiğine işaret edilerek, "Para politikası duruşu oluşturulurken, mali disiplinin korunacağı ve yönetilen/yönlendirilen fiyatlarda öngörülmeyen bir artış gerçekleşmeyeceği varsayılmaktadır. Maliye politikasının söz konusu çerçeveden belirgin olarak sapması ve bu durumun orta vadeli enflasyon görünümünü olumsuz etkilemesi halinde para politikası duruşunun da güncellenmesi söz konusu olabilecektir" denildi.

Son yıllarda mali disiplinin sürdürülmesinin Türkiye ekonomisinin olumsuz dış şoklara karşı duyarlılığını azaltan temel unsurlardan biri olduğu belirtilerek, küresel belirsizliklerin yüksek olduğu mevcut konjonktürde bu kazanımların korunarak daha da ileriye götürülmesinin önem taşıdığı ifade edildi.

Özette, mali disiplini kalıcı hale getirecek ve tasarruf açığını azaltacak her türlü tedbirin makro ekonomik istikrarı destekleyecek ve uzun vadeli kamu borçlanma faizlerinin düşük düzeylerde seyretmesini sağlayarak toplumsal refaha olumlu katkıda bulunacağı aktarıldı.


(Bitti)

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.