'Kutsal emanetlere' ramazan ilgisi

'Kutsal emanetlere' ramazan ilgisi

'Kutsal emanetlere' ramazan ilgisi

'Kutsal emanetlere' ramazan ilgisi

17 Haziran 2016 Cuma 10:06
'Kutsal emanetlere' ramazan ilgisi

HANİFE SEVİNÇ - Yavuz Sultan Selim'in Mısır seferinin ardından İstanbul'a getirilen, sonraki dönemlerde sayısı sürekli artarak paha biçilmez bir hazine haline gelen "mukaddes emanetler", ramazanda başka bir ilgi görüyor.

Hz. Muhammed'in hırkası, sakalı, Uhud Savaşı'nda kırılan dişinin saklandığı mahfaza, ayak izi, mektupları, oku ve kılıcı, su içtiği kabı, Hz. İbrahim'in tenceresi, Hz. Musa'nın asası, Hz. Davud, Hz. Ali, Hz. Ebubekir ve Hz. Ömer'in kılıcı, Hz. Yusuf'un cübbesi, Hz. Fatma'ya ait gömlek, hırka, seccade ve sandık gibi Peygamber asrının kokusunu ve bereketini bugüne taşıyan yüzlerce emanet, Topkapı Sarayı Kutsal Emanetler Dairesi'nde sergileniyor.

Yavuz Sultan Selim'in Halife olduğu 16. yüzyıldan 19. yüzyıl sonlarına kadar Osmanlı padişahlarına gönderilen dini eserlerden oluşan kutsal emanetler, özellikle Vehhabilerin kutsal mekan ve eşyalara saldırılarının arttığı dönemlerde daha iyi korunabilmeleri amacıyla peyderpey Kutsal Emanetler Dairesi'nde toplandı. I. Dünya Savaşı sırasında da, Medine'deki kutsal emanetler aynı amaçla Topkapı Sarayı'na gönderildi.

Peygamberlerin özel eşyalarının yanında Mekke ve Medine'ye ait parçalardan oluşan yaklaşık 80 eserin teşhir edildiği Kutsal Emanetler Dairesi, 24 saat okunan Kur'an-ı Kerim eşliğinde ziyaretçileri ağırlıyor.

Topkapı Sarayı Müzesi Başkanı Prof. Dr. Mustafa Sabri Küçükaşcı, AA muhabirine yaptığı açıklamada, "Enderun Avlusu'nda bulunan Kutsal Emanetler Dairesi, yılın her gününde sarayda en çok ilgi gören bölüm. Ramazan ayı söz konusu olduğunu zaman bu ilgi iki üç katına çıkıyor." dedi.

Hz. Peygamber ve kabri ile diğer peygamberlere ait eşyaların muhafaza edildiği dairede, sahabeler ve bazı İslam büyüklerinin eserlerin de bulunduğunu ifade eden Küçükaşcı, bunların en meşhurunun ise Hz. peygamberin hırkası olarak bilinen Hırka-i Saadet olduğunu söyledi.

Küçükaşcı, Peygamberin şair Kab Bin Züheyre'ye verdiği hırkanın zamanla Emevilere ve Abbasilere geçtiğini, Yavuz Sultan Selim'in Mısır seferiyle de 1517'de İstanbul'a getirildiğini dile getirerek, Hırka-i Saadet'in günümüze kadar korunarak muhafaza edildiğini anlattı.

Osmanlıların, İslam kültürüne ait ve peygamberin kullandığı eşyaları burada toplamaya özen gösterdiğini belirten Küçükaşcı, şöyle devam etti:

"Kutsal emanetlerin 19. yüzyılda buraya getirilmesi hız kazanmış en son Medine Müdafaası Fahrettin Paşa'nın oradaki eserleri İstanbul'a getirmesiyle birlikte tamamlanmış. Yaklaşık 500 civarında eser var. Bunların tamamını Hz. Peygamber ve diğer peygamberlere, Mekke ve Medine'ye ait olarak nitelendirmemiz doğru değil. Bu eserlerin muhafaza edilmesine çok büyük ehemmiyet ve önem verilmiş. Bunlar için hususi bohçalar, muhafazalar yapılmış. Bunlar da birer sanat eseri. Hepsinin tamamı 500'ün içerisinde. Eserlerin büyük çoğunluğu da sergilenmekte. Ziyaretçiler yılın her zamanında gelebiliyor. Bazı eserlerin sürekli sergilenmesi müzecilik açısından doğru olmadığı için yılın belli zamanlarında ziyarete açıyoruz."

- 2. Mahmut'tan beri sergileniyor

Topkapı Sarayı Müzesi Başkanı Prof. Dr. Mustafa Sabri Küçükaşcı, Hz. Osman'ın Mushaf'ı ile Hz. Peygamberin Name-i Saadet adı verilen mektuplarının Kutlu Doğum Haftası'nın başlangıcıyla sergilemeye başlandığını, ramazan sonuna kadar da görülebileceğini söyledi.

Kutsal Emanetler Dairesi'nde 24 saat hafızlar tarafından Kur'an-ı Kerim okunduğunu anlatan Küçükaşcı, bunun Yavuz Sultan Selim'den beri devam eden bir uygulama olduğunu, bu dairede Kur'an-ın kesintiye uğramadan okunduğunu kaydetti.

Eserlerin bakım ve temizliğine de özel gösterildiğini belirten Küçükaşcı, "Bakım ve temizlik belli bir geleneğe bağlı olan bir iştir. Osmanlı döneminde de sarayın en seçkin kimseleri başta padişah olmak üzere bu işlere bizzat nezaret ederlerdi. Günümüzde ve Osmanlı döneminde geleneksel usule uygun, buranın özelliklerine ve hatırasına uygun bir şekilde temizlenmesi korunması, bakımı yapılmaktadır." diye konuştu.

Küçükaşcı, Kutsal Emanetler Dairesi'nin kapısındaki Kelime-i Tevhid'in de Sultan 3. Ahmed'in hattı olduğunu belirterek, eserlerin sergilendiği bütün bölümlerde ayetler, hadisler, İslam kültürüne ait şiirler ve sözlerin hattatlar tarafından başta padişahlar olmak üzere duvarlara nakşedildiğini söyledi.

Eserlerin 2. Mahmut zamanından itibaren tamamen bu bölümde sergilendiğini ifade eden Küçükaşcı, bu kısmın padişahın kullandığı mekanlardan olduğunu, kıymetli eserler olduğu için de sarayın en önemli yerinde yer aldığını anlattı.

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.