Kültür ve Turizm Bölge Çalıştayı

Kültür ve Turizm Bölge Çalıştayı

Kültür ve Turizm Bölge Çalıştayı

Kültür ve Turizm Bölge Çalıştayı

07 Şubat 2016 Pazar 09:59
37 Okunma
Kültür ve Turizm Bölge Çalıştayı

Maliye Bakanı Naci Ağbal, "Bugün yaklaşık 1 milyon insanımız turizm sektöründen ekmek yiyor. Buna diğer sektörleri eklediğiniz zaman, toplam istihdamın yaklaşık yüzde 13, 14'ü turizm sektöründen geliyor" dedi.

Ağbal, Trabzon'da bir otelde organize edilen Kültür ve Turizm Bölge Çalıştayı'nın açılış bölümünde yaptığı konuşmada, Diyarbakır'ın Sur ilçesinde teröristlere yönelik düzenlenen operasyonda ağır yaralanan ve daha sonra da tedavi gördüğü GATA'da önceki gün şehitlik mertebesine ulaşan Bayburtlu hemşehrisi Astsubay Kıdemli Çavuş Ünal Biçakcı'ya Allah'tan rahmet, yüreğine ateş düşen ailesine sabır ve metanet diledi.

Millete de başsağlığı dileyen Ağbal, "Bu vesileyle tüm şehitlerimizi de minnet ve şükranla anıyorum, ruhları şad olsun. Kimsenin endişesi olmasın, terörün kökünü kazıyana kadar, sokaklar barikatlardan temizlenene kadar terörle mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğiz" şeklinde konuştu.

Ağbal, bölgenin milletvekili ve bakanı olarak, çalıştayın bölge ve ülke için hayırlara vesile olmasını temenni ederek, şunları söyledi:

"Bilindiği üzere turizm sektörü genel anlamda ekonomimiz için son derece önemli bir sektör. Hem dış ticaret bakımından hem istihdam bakımından hem de yarattığı katma değer bakımından Türkiye ekonomisine önemli katkıları olan bir sektör. AK Parti hükümetleri döneminde de bu sektör önemli ivme yakaladı. 2002 yılında turizm rakamları son derece yavaş bir gelişme seyri izlerken, daha sonraki yıllarda hızlı bir ivme kazandı. 2002 yılında turist sayısı 13 milyon iken 2015 yılında bu sayı 36 milyonu buldu. 2002 yılında 8,5 milyar dolar olan turizm gelirleri, 2015 yılında 31,5 milyar dolara çıktı. Sürekli olarak artan bir gelişme seyrini görüyoruz. 2002'de 600 bin olan yatak kapasitesi, 2014 yılında 1,1 milyona ulaştı."

Türkiye'nin dünyada turistler bakımından en çok ziyaret edilen 6'ncı, turizm gelirleri açısından ise 12'nci ülke olduğunu vurgulayan Ağbal, "Demek ki ne yapıp edip kişi başına turizm gelirini artırmamız lazım ki kişi sayısında yakaladığımız 6'ncılığı aynı şekilde turizm gelirleri bakımından da yakalayalım. Uluslararası turizm pazarından Türkiye olarak, gelir bakımından yüzde 2,7 pay alıyoruz. Avrupa turizm pastasından ise gelir olarak yüzde 6,7 pay alıyoruz" dedi.

- "Turizm sektörümüz bizim can damarımız"

Ağbal, turizmin, aynı zamanda 54 sektöre de destek veren bir sektör olduğunu anlatarak, şöyle devam etti:

"Kendisi ile 54 sektörü de turizm sektörü büyütüyor. Bu anlamda bakıldığında turizm sektöründeki gelişmeler her bakımdan dalga dalga diğer sektörlere yansıyor. İnşaat, mobilya, gıda, bütün bu sektörleri turizm sektörü önemli ölçüde olumlu manada etkiliyor. Dolayısıyla turizm sektörümüz bizim can damarımız. Mutlaka ve mutlaka turizm sektörünü her bakımdan geliştirmemiz demek, diğer bütün sektörleri de geliştirmemiz anlamına geliyor."

Turizm sektörünün önemli bir istihdam kaynağı olduğunu dile getiren Ağbal, "Bugün yaklaşık 1 milyon insanımız turizm sektöründen ekmek yiyor. Buna diğer sektörleri eklediğiniz zaman, toplam istihdamın yaklaşık yüzde 13, 14'ü turizm sektöründen geliyor. Turizm sektörü işsizlik oranlarının aşağıya çekilmesi, istihdamın artırılması bakımından da son derece önemli" diye konuştu.

Ağbal, turizm sektörünün önem arz eden diğer bir boyutunun da cari işlemler açığı olduğuna işaret ederek, şu değerlendirmede bulundu:

"Biliyorsunuz biz dış ticaret açığı veren bir ülkeyiz. Bu anlamda cari işlemler açığımızı aşağıya çekmede turizm sektörü önemli bir rol üstlenmiş durumda. 2015 yılı için kabaca cari açığın yüzde 63'ünü biz turizm gelirleriyle finanse ediyoruz. Hani söylüyoruz hep, bizim petrolümüz yok, enerji açığı vermeye devam edeceğiz ama cari açığı aşağıya çekmenin bir çok yolu var. Bunlardan bir tanesi de bizim turizm sektöründen elde ettiğimiz gelirleri artırmamız. Hem ülkemizi ziyaret eden ziyaretçi sayılarını hızla artırmalıyız hem de gelen turistten kişi başına daha fazla gelir elde etmeliyiz ki cari işlemler açığı noktasında beklediğimiz katkıyı verebilsin."

Turizm sektöründe, halihazırdaki rekabet avantajının düşük fiyata dayalı olarak sürdürülmesi olduğunu anlatan Ağbal, şunları kaydetti:

"Biz genellikle düşük ve orta gelirli turistlerin ziyaret ettiği bir ülkeyiz. Ortalama turist başına gelire baktığımız zaman 750 dolar civarında. Yıllar itibarıyla bunu çok da iyi artırdığımızı, yukarıya doğru çekebildiğimizi söylemek mümkün değil. Dolayısıyla önümüzdeki dönemde ne yapıp edip mutlaka bu kişi başına düşen turizm gelirini süratle artırmamız lazım. Bu ne demek, turizmde mevcut klasik, alışılmış turistik sektörlerle değil, yeni alt sektörlerle mutlaka turizm sektörünü büyütmemiz lazım. Daha fazla gelir bırakan sağlık, kış, yat ve kongre turizmi gibi yeni öne çıkan sektörlere ağırlık vermemiz gerekiyor."

Bakan Ağbal, kalkınma planlarında son yıllarda turizm sektörüne büyük önem verildiğini belirterek, "Bu anlamda Sağlık Bakanlığımız, Kültür ve Turizm Bakanlığımız önemli çalışmalar yürütüyor. 25 öncelikli dönüşüm programlarımızdan bir tanesi de sağlık turizminin geliştirilmesi programı. Bu program kapsamında da inşallah 2018'e kadar sağlık turizmini oluşturan alt sektörlerde de hem sayı bakımından hem de nitelik bakımından önemli mesafeler kaydedeceğiz. Bu çerçevede özellikle termal turizm başta olmak üzere, turizmin sağlık tarafında da yeni bir ivme yakalamayı ümit ediyoruz" dedi.

- "2016 yılı, turizm için kolay bir yıl olmayacak"

Ağbal, "2015 yılı turizm sektörü bakımından kolay bir yıl olmamıştır" ifadesini kullanarak, katılımcılara şöyle hitap etti:

"Bunu en iyi turizm sektörü, Kültür ve Turizm Bakanlığı bilir. İnşallah dileriz ki 2016 yılı daha iyi bir yıl olur ama 2015 yılında başta globalleşen terör olayları, içinden bir türlü çıkamadığımız global ekonomik kriz birçok sektörü olumsuz etkilediği gibi, turizm sektörünü de olumsuz etkilemiştir. Genel anlamda bakıldığında turizm gelirlerimiz 2014 yılına göre bir miktar azalmıştır, ülkemizi ziyaret eden ziyaretçi sayısı da azalmıştır. 2016 yılı turizm için kolay bir yıl olmayacak. 2015 yılının özellikle ikinci yarısından itibaren ağırlaşan koşullar, 2016 yılında da belli ki devam eden jeopolitik riskler, devam eden global ekonomik sıkıntılar nedeniyle bir çok ülkede olduğu gibi Türkiye için de sıkıntıları beraberinde getirecek. 2016 yılı için yapılan tahminlerde hem ülkemizi ziyaret edecek ziyaretçi sayısında bir azalma bekliyoruz hem de turizm gelirinde bir miktar azalma."

- "Sektörde kendine müthiş bir inanç, güven var"

Toplantıdan önce, TÜRSAB Başkanı Başaran Ulusoy ile sohbet ettiğini anlatan Ağbal, "Başkanımız dedi ki 'biz ne sıkıntılar gördük, hepsini atlattık Allah'a şükürler olsun, bunu da atlatırız'. Ben de dedim ki 'kürsüye çıkınca bunu söylerim'. Dolayısıyla bu güzel bir şey, sektörde kendine müthiş bir inanç, güven var. Bize düşen şey de o inancı ve güveni desteklemek. Normalde birçok sektör 'biz mahvolduk, ayağa kalkamayız' derken, turizm sektörü gerçekten bizim iftihar ettiğimiz bir sektör. Kendilerini gösterdikleri özgüvenden dolayı tebrik ediyorum" ifadesini kullandı.

Ağbal, hükümet olarak, turizm sektörünün karşılaştığı sorunları çözmek için bugüne kadar gereken tedbirleri aldıklarını söyledi.

Geçen yıl gündeme gelen konularla ilgili kararlar aldıklarını paylaşan Ağbal, "Şu anda da turizm sektörünün 2016 yılına dönük birtakım talepleri var. Kültür ve Turizm Bakanımız başta olmak üzere, sektör temsilcileriyle görüşmek suretiyle bu talepleri değerlendirip en yakın zamanda bu konularla ilgili kararlar alıp uygulamaya koyacağız. Yeter ki turizm sektörü ayakta kalsın, yeter ki turizm sektörü bu duraklayan büyüme ivmesini tekrar yakalayıp, 2023 hedeflerine ulaşmada yeni bir ivme kazansın. Bunu son derece önemsiyoruz" diye konuştu.

- Karadeniz Bölgesinin turizm potansiyeli

Ağbal, çalıştayda Karadeniz Bölgesi'nin turizm potansiyelini, fırsatları ve riskleri değerlendireceklerini ifade etti.

Bölgenin büyük bir potansiyele sahip olmasına rağmen, hak ettiği turizm gelirini ve hak ettiği ziyaretçi sayısını elde edemediğine dikkati çeken Ağbal, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Bu toplantı güzel tartışmalar, istişareler yapılmasını, yeni fikirler ortaya çıkmasını bekliyorum. Hükümet olarak turizmin belli bir bölgede, belli bir mevsimde yoğunlaşmasını doğru bulmuyoruz. Bunun için özellikle hem turizmin 12 aya yayılması hem de tüm bölgelerimizi kapsayacak şekilde büyümesini hedefliyoruz ve bu yönde de büyük çabalarımız var. Artık 'Türkiye' denilince akla sadece Antalya, Muğla gelmesin, sadece deniz turizmi gelmesin."

Ağbal, bu toprakların bir çok medeniyete beşiklik ettiğini vurgulayarak, "Bu topraklardan onlarca medeniyet gelmiş ve geçmiş, bu topraklarda izleri var. Karadeniz Bölgesi de böyle bir coğrafyada, böyle bir tarihi birikime sahip. İklimi özellikle Körfez bölgesinden son derece fazla sayıda turist çekme potansiyeline sahip. İnşallah bugün burada yapılacak istişareler çerçevesinde çok güzel fikirler ortaya çıkar ve Karadeniz turizmini, Türk turizmi içerisinde hak ettiği noktaya getiririz" dedi.

Hükümetin, Türkiye'nin dört bir yanına hizmet götürme anlayışından, inancından, hayalinden asla kopmadığına işaret eden Bakan Ağbal, "2002 yılında devraldığımız bu bayrağı, 2016 yılında devam ettiriyoruz ve inşallah 2023'ü yeni Türkiye vizyonuyla beraber yakalayacağız. Milletimize vaatlerimiz var, milletimiz için hayallerimiz var. Bunları hep beraber el birliğiyle gerçekleştireceğiz. Gücü milletten aldık, milletimizin yanındayız ve inşallah 2023 için her sektörde hedeflediğimiz amaçlara varırız, hedefimiz bu. Turizm sektörü de bu anlamda çok önemli" diye konuştu.

Kültür ve Turizm Bakanı Mahir Ünal, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Süleyman Soylu, Gençlik ve Spor Bakanı Akif Çağatay Kılıç ile Sinop, Samsun, Ordu, Giresun, Trabzon, Rize, Artvin, Gümüşhane ve Bayburt'un valileri, milletvekilleri, belediye başkanları ve sektör ilgililerinin katıldığı toplantı, devam ediyor.

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.