Konut sektörü temsilcilerinden Mimarlar Odasına tepki

Konut sektörü temsilcilerinden Mimarlar Odasına tepki

Konut sektörü temsilcilerinden Mimarlar Odasına tepki

Konut sektörü temsilcilerinden Mimarlar Odasına tepki

15 Şubat 2016 Pazartesi 12:03
33 Okunma
Konut sektörü temsilcilerinden Mimarlar Odasına tepki

Konut Geliştiricileri ve Yatırımcıları Derneği (KONUTDER) Başkanı Ömer Faruk Çelik, konut sektörünün ana paydaşlarından olan mimar ve mühendislerin sektörle birlikte hareket etmesi, siyasi ve ideolojik yaklaşımlarla meseleyi çıkmaz noktaya sürüklememeleri gerektiğini belirterek, "Mimarlar Odası 'Efendim bu yönetmeliği bilmem ne belediyesi veya bakanlık yaptı. O bakanlığın yaptığı her şeyi iptal ettiririz' diyor" dedi.

Çelik, KONUTDER yönetim kurulu üyelerinin katıldığı değerlendirme toplantısında, Ekonomi Bakanlığı, Gümrük ve Ticaret Bakanlığı, Maliye Bakanlığı, Çevre ve Şehircilik Bakanlığının yanı sıra bazı sivil toplum kuruluşlarından da beklentilerinin olduğunu vurguladı.

"Özellikle son dönemde yaşadığımız Danıştayın iptal ettiği, Mimarlar Odasının açtığı dava konusunda bir şeyler söylemek istiyoruz" diyen Çelik, Mimarlar Odasının aslında sektörün ana paydaşlarından olduğunu dile getirdi.

Çelik, bu sektörün ana paydaşının mimarlar ve mühendisler olduğunu kaydederek, "Bu paydaşlarımız bu sektörle birlikte hareket ederek iş yapmak zorundalar. Siyasi ve ideolojik yaklaşımlarla meseleyi çıkmaz noktaya sürüklememeliler. Yaptıkları her eylemin sonunda bunun kime zararı kime faydası olduğunu düşünmeliler" diye konuştu.

Danıştayın iptal ettiği Planlı Alanlar Tip İmar Yönetmeliği Geçici Maddesi ile ilgili probleme de değinen Çelik, şunları söyledi:

"Aslında 1 Ocak 2016'da bitecek bir yönetmelik var. Ekim ayında bakanlık bunun süresini 1 yıl uzattı. Bakanlık uzatınca bu 3 aylık sürede herkes ruhsat için müracaat etmiş. Belediyeler de bekliyor. Yönetmelik bir yıl uzayınca belediyeler de 'Hele bir gidin, daha bir yılınız var, yavaş yavaş alın' dedi. Tüm belediyeler boşaldı. Nasıl olsa bir yıl daha süre uzadı. İkinci eldeki hareketliliğin büyük bölümü kentsel dönüşüm. Süre uzayınca sektör kentsel dönüşümle ilgili sözleşmeler yaptı.

Yaparken yürürlükte olan yönetmeliği dikkate alıyor. Yürürlükte olan yönetmelik aşağı yukarı yüzde 20 gibi bir ilave emsal hakkı sağlıyor. Bu yönetmelik iptal edilince kentsel dönüşümde hak sahibine vereceğiniz 120 metrekarelik dairenin 20 metrekaresi yok oluyor. Ya salonunu ya odasını ya banyosunu veremiyorsunuz. Bundan sonra anlaşma imkansız hale geliyor. Anlaşma imkansız olunca da ya döneceksiniz kentsel dönüşümü birdenbire yok edeceksiniz, bu işleri yapmayacaksınız."


- "Bakanlığın yaptığı her şeyi iptal ettiririz"


Çelik, sözleşme yapıp taahhütleri verip hatta evlerin bir kısmını yıktıktan sonra Mimarlar Odasının dava açtığını ve yönetmeliğin iptalini istediğine dikkati çekerek, "Yönetmelik iptal olsun da neden olsun? 'Efendim bu yönetmeliği bilmem ne belediyesi veya bakanlık yaptı. O bakanlığın yaptığı her şeyi iptal ettiririz.' İyi de arkadaş, burada mağdur olan bakanlık, kamu, o yönetmeliği yapan belediye değil ki... Burada kentsel dönüşüme giren, binlerce yıkılacak ev mağdur oluyor. Siz şimdi karşınıza ideolojik olarak belediyeyi, bakanlığı alıyorsunuz ama onlar mağdur değil. Siz bizim paydaşımızsınız, yapacağınız eylemlerin bize zarar vermemesini ciddiye almalısınız. Firmalara değil o kentsel dönüşüm yapılacak alanlara zarar bu" değerlendirmesinde bulundu.


- "Meseleye ideolojik bakmazsak mutlu oluruz"


Çelik, sektörün çok para kazandığına ilişkin bir algı oluştuğunun altını çizerek, 2 milyon kişinin bu sektörde istihdam edildiğini, 8 milyon kişinin ekmek yediğini anlattı.

"Burada bin kişiye para kazandırmamak için 2 milyon kişinin ekmeğiyle oynamak doğru mu?" diye soran Çelik, artık ekonomiye bakarken kime zarar verildiğinin dikkate alınması gerektiğini vurguladı.

Çelik, "Bu meseleleri çözer, ideolojik yaklaşımlardan uzaklaşır, gerçekten sektörün paydaşlarıyla doğru bir iş modeli kuracak şekilde meseleye bakarsak herkes daha mutlu olacak. Bu masanın etrafında 18-19 firma var. Bir yasa çıktığında bu firmaların faydalandığını düşünüyorsanız bu yasa çıkmasın" diye konuştu.

Sektörde binlerce gayrimenkul firmasının bulunduğunu hatırlatan Çelik, bir şeye zarar verilmesi istendiğinde bunun göz önünde bulundurulması gerektiğini aktardı.

Çelik, "Bu sektöre bir şey diyenler, bu sektörden 8 milyon kişinin ekmek yediğini unutmasın" ifadesini kullandı.


- "Terörist illa eli silahlı olmuyor"


KONUTDER Yönetim Kurulu Üyesi ve Ağaoğlu Şirketler Grubu Murahhas Azası Hasan Rahvalı, Başkan Çelik'in "Ucuz konut üretimi için arazi maliyetinin maksimum yüzde 20'lerde kalması ve piyasaya yeni arazilerin üretilmesi gerektiği" yönündeki sözleri üzerine, bunun için master planları yapılması gerektiğini söyledi.

Ancak Mimarlar Odasının ne kadar planlı konu varsa hepsine itiraz ettiğini vurgulayan Rahvalı, "1954'te kurulan meslek kuruluşu, bugüne kadar Türkiye'nin her yerinde metropollerde gecekondular yapılırken seyirci kalmış, nerede bir planlı çalışma var, nerede bir şehir planı, master olanı var veya devletin planı varsa ona itiraz ediyor. Terörist deyince illa eli silahlı olmuyor" dedi.

Rahvalı, "Siyasal, dinsel, ekonomik hedefe ulaşmak için sivillere, resmi, yerel ve genel yönetimlere yönelik yıldırma ve her türlü şiddet içeren her türlü yolun kullanımına terörizm denir. Bunu yapanlara da terörist denir" görüşünü paylaştı.


- "Bir kısım ele geçirmiş, oraya çöreklenmiş"


Mimarlar Odasının sayfasına girildiğinde açılışta "İsyandayız, 10.10.2015" ibarelerinin yer aldığını anımsatan Rahvalı, şöyle devam etti:

"Milli maçımız vardı o gün hatırlıyorum, onun zaferini lezzetini yaşayamadık. Birçok vatandaşımız hayatını kaybetti. Acı bir gündü ama o günden bu yana kaç tane şehit verdik. Bugün açın Mimarlar Odasının sayfasını şehitlerden bahsetmiyor. Siz kimden yanasınız? Mimarlar Odası bu mudur? Kuruluş amacına baktığınızda meslek örgütüdür. Bir kesim orayı ele geçirmiş, çöreklenmiş. Finansal kaynağı da oradan sağlıyor, aidatlardan. Yani bence bu paralel yapılanmaların üzerine gidildiği kadar Mimarlar Odasına da bir operasyon yapılması, bu hesabın sorulması lazım. Ben buradan hakikaten savcılara suç duyurusunda bulunmak istiyorum. Mimarlara da meslek odalarına sahip çıkmalarını istiyorum. Devletin ekonomik ne kadar stratejik hedefi varsa bunlara karşı çıkan bir örgüt. Ama bugüne kadar kaynakları kıt olan bu ülkenin gecekondulara harcadığı kaynağa seyirci kalmış."

Rahvalı, "Arsa geliştirelim, master planı yapalım" gibi tekliflere Mimarlar Odasının itiraz ettiğini, bunların hiçbirisinin odaya rağmen yapılamayacağını belirterek, Mimarlar Odasının her şeye karşı olduğunu savundu.

Odanın İnternet sayfasının açılışında "İsyandayız" yazdığını hatırlatan Rahvalı, "Sen meslek örgütü müsün, siyasetçi misin, terörist misin, nesin?" sorusunu da yöneltti.

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.