Flaş Haber
Kapat

Kentsel Dönüşüm ve Akıllı Şehirler Kurultayı

Kentsel Dönüşüm ve Akıllı Şehirler Kurultayı

Kentsel Dönüşüm ve Akıllı Şehirler Kurultayı

Kentsel Dönüşüm ve Akıllı Şehirler Kurultayı

11 Nisan 2016 Pazartesi 09:59
Kentsel Dönüşüm ve Akıllı Şehirler Kurultayı

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Kanal İstanbul yapıldığı anda Kanal İstanbul'un her iki tarafında gerçekten İstanbul'un şanına yakışır konutlarla Kanal İstanbul'un farklılık arz etmesi gerekiyor. Buna da hep 'Olur mu canım' diyenler çıktı. Kanal İstanbul olacak. Kanal İstanbul'u yapacağız. Kim ne derse desin yapacağız" dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Haliç Kongre Merkezi'nde düzenlenen Kentsel Dönüşüm ve Akıllı Şehirler Kurultayı'nda yaptığı konuşmada, 1994 yılında İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı olduğu günden beri konut projelerine büyük önem verdiğini söyledi.

İstanbul Büyükşehir Belediyesi olarak konut projelerini gerçekleştiren KİPTAŞ'ın kendi dönemlerinde kurulduğunu ve Türkiye'de toplu konut alanında en başarılı kuruluşlardan biri olduğunu ifade eden Erdoğan, "Ardından hükümete geldiğimizde bu ilk defa rahmetli Özal döneminde kurulmuş olan TOKİ'yi yoğun bir şekilde attığımız adımlarla o isabetli bir kararla kurulan TOKİ, 2002 yılı sonuna kadar sadece 43 bin konut yapmışken, işte şu anda yapılan konut sayısı 710 bine ulaşmış vaziyette." değerlendirmesinde bulundu.

Pek çok taahhüdün içine de artık TOKİ'nin bu vesileyle girdiğini anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu:

"Ama herkes buna istihza ile yaklaşmıştı. 'Hadi canım sen de, nasıl yapacaksın'. Ben o zaman 500 bin demiştim hedefimizi ve o 500 bini hamdolsun aştık. Tıpkı göreve geldiğimizde Türkiye'de bölünmüş yol neydi biliyorsunuz. Ama o devraldığımız 6 bin 100 kilometre bölünmüş yola biz 17 bin kilometre bölünmüş yol ilave ettik ve şu anda Türkiye'nin dört bir yanı bölünmüş yollarla hamdolsun hareket halinde. Kaza riskini minimize eden bir durumumuz var ve biz toplu konutta artık özgün mimariyi, yerel mimariyi hayata geçirmenin gayreti içerisindeyiz. 2011 yılına geldik. 500 bin konutluk hedef aşıldı. Şimdi 2023'e kadar ikinci bir 500 bin hedefi var. Şimdi bu hedefi de aştık ve toplamda inşallah diyoruz ki bir milyon değil, bir milyon 200 binlik bir rakama doğru gidelim. Çünkü Kanal İstanbul. Kanal İstanbul yapıldığı anda Kanal İstanbul'un her iki tarafında gerçekten İstanbul'un şanına yakışır konutlarla Kanal İstanbul'un farklılık arz etmesi gerekiyor. Buna da hep 'Olur mu canım' diyenler çıktı. Kanal İstanbul olacak. Kanal İstanbul'u yapacağız. Kim ne derse desin yapacağız. Aynı şekilde Marmaray. 'Yok canım yapılamaz'. Olacak dedik, bitirdik ve işte bakın yaklaşık üç yıl oldu. Şu anda Marmaray'dan geçen insanların sayısı 130 milyona ulaştı. Vaka bu. Şimdi bu yıl sonuna kadar inşallah Avrasya Tüneli bitiyor ve Avrasya Tüneli açılacak. Şimdi raylı sistemle İstanbullu ve dünyalı buradan geçti. Şimdi de araçlarıyla geçecekler. Ahırkapı'dan, Haydarpaşa Lisesi'nin arkasındaki bölümden çıkacaklar. Şimdi burada inşallah yakalıyoruz. Bütün bunlar niye? İstanbul'un ulaşımı daha rahat olsun. Yavuz Sultan Köprüsü inşallah onu da 26 Ağustos'ta yetiştirmeye çalışıyoruz. 26 Ağustos'ta Yavuz Sultan Selim Köprüsü açıldığı anda, ağır vasıtalar artık birinci ve ikinci köprüden geçemeyecekler, onların hepsi oralara pas edilecek, oradan geçecekler ve böylece İstanbul ulaşımında bir rahatlama meydana gelmiş olacak."

-"Kanal İstanbul olacak. Kanal İstanbul'u yapacağız"

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye'nin 2023 yılına kadar konut itibarıyla yaklaşık 6 milyon ilave konuta ihtiyaç duyacağının hesaplandığını belirterek, TOKİ'nin ve kurumsal firmaların örnek uygulamalarıyla vatandaşların sadece içinde oturacakları değil, kalitesiyle, teknolojisiyle, çevresiyle, sosyal donatılarıyla kendisine yüksek hayat kalitesi sunacak konutlara sahip olmasını istediklerini anlattı.

"Bizim derdimiz bu" diyen Erdoğan, sosyal konut dedikleri dar gelirli vatandaşlara sunulacak konutların da mümkün olan en üst seviyede bu imkanlara sahip olmasının şart olması gerektiğini vurguladı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasına şöyle devam etti:

"İşte burada da tüketici kredilerindeki faizi lütfen bankalarımız daha da düşürsünler. Birbirlerine bakarak değil, katılımcı kuruluşlar bankaları baz alarak değil, onlar da lütfen bu oranları düşürsünler ki tüketici yani konut kredisi alacak olan vatandaşımız rahatlıkla oradan ödeyebileceği krediyi almış olsun. TOKİ şu ana kadar inşa ettiği konutlar ve sosyal donatılarıyla kurumsal firmalarımız imza attıkları görkemli projelerle yap-sat usulü çalışan müteahhitlerimiz bu süreçte elde ettikleri tecrübeyle artık yeni bir döneme geçmek mecburiyetindedirler. TOKİ'nin yatay mimari, mahalli kültürü, yöresel mimari konseptleriyle belediyelerle yürüttüğü ortak projelerle, bu doğrultuda takdir ettiğim adımlar attığını görüyorum. İnşallah görmeye devam edeceğiz. Tabi alan itibarıyla sıkıntılı olduğumuz yerlerde dikey mimarı kullanılabilir ama dikey mimariye gerek olmayan yerlerde bizim özgün mimarimizi, yerel mimarimizi kullanmak suretiyle gerçekten dünyaya yerleşimde farklı mesajlar vermemiz lazım. Kurumsal firmalarımızdan da benzer şekilde yeni arayışlar içinde olanların bulunduğunu biliyorum. Artık vatandaşlarımızın da bu yönde talepleri ve beklentileri ortaya çıktığı için müteahhitlerimiz de ister istemez kendilerini yenilemek durumunda kalıyorlar. Önümüzdeki dönem bu konuda yeni adımların atıldığı, yeni projelerin daha fazla hayata geçirildiği bir dönem olmalıdır diye düşünüyorum."

Şehirler geliştikçe ihtiyaçların da değiştiğini, kentsel dönüşümün böyle bir ihtiyacın ürünü olduğunu aktaran Erdoğan, aynı şekilde akıllı şehirler diye ifade ettikleri şehirle teknolojinin entegrasyonu konusunda da çok önemli ilerlemeler olduğunu dile getirdi.

- "Artık refah ülkesi bir Türkiye var"

Çarpık kentleşme, gürültü, çevre kirliliği gibi olumsuzluklardan kaçanlar için akıllı şehir uygulamalarının önemli bir alternatif haline geldiğini vurgulayan Erdoğan, ulaşımdan enerjiye, güvenlikten sosyal hizmetlere kadar geniş bir alanı kapsayan akıllı şehir uygulamalarının sağladığı kolaylıklardan hep birlikte daha fazla faydalanılması gerektiğini söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu:

"Belediyeler, otopark için ücret alırlar ama otopark yapımına gelince hiçbir projede otopark var mı? Yok mu? Bunu kontrol etmezler. Ondan sonra araçlar nerede? Araçlar, sokak içinde sokağın, sağında solunda park ederler. Allah göstermesin sık sık rastlarız bir yangın olduğu zaman itfaiye aracı o yangını söndüreceği yere dahi ulaşamaz. Geçenlerde yanılmıyorsam Bomonti'de öyle bir olay oldu ve itfaiye araçları çok çok aşağıda bir yerde kaldılar ve oradan ulaşabilmek için hortumu oraya uzatabilmek için o itfaiye erleri cansiperane bir mücadele değil bir savaş verdiler. Olmaz. Yani buralarda da belediyelerimizin Türkiye genelinde buna dikkat etmesi lazım. Bu projelere onay verilirken bir defa evlerin altındaki eğer bitişik nizamsa ona göre, ayrık nizamsa ona göre bütün otoparkların yapımını teminat altına almaları lazım. Artık refah ülkesi bir Türkiye var. Bakıyorsunuz evde beyefendinin de hanımın da bir defa birer tane arabası var. Yetmiyor. Delikanlı büyüdüyse 'Anne baba benim de bir arabamın olması lazım' diyor. Bir araba da ona. Bir daireye eskiden bir araç hesap edilirdi artık bir araç değil, iki, üç araç hesabı yapılıyor. Bunlar dışında eğer evin altında sığdıramıyorsan ben belediye başkanı kardeşlerime sesleniyorum, o zaman o mahallenin kat otoparklarının olması lazım. Biraz kendi arazilerinden feragat edeceksin orada kat otoparkı yapmak suretiyle mahalleli aracını götürecek oraya... Hele hele güvence noktasında da bu tür otoparkların olmasında fayda var. Geçenlerde Kağıthane'de 25 tane araç kundaklandı. Şimdi bunlar sokakta değil de eğer otoparklarda olmuş olsalardı bunun riski minimize olurdu. Bu adımları da atmamız gerekiyor. Bunları konuşmayalım. Artık bunları hayata geçirelim diyorum ben. Bu adımların atılması lazım."

(Sürecek)

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.