Kayseri Tıp Hukuku Günleri

Kayseri Tıp Hukuku Günleri

Kayseri Tıp Hukuku Günleri

Kayseri Tıp Hukuku Günleri

18 Mart 2016 Cuma 13:24
46 Okunma
Kayseri Tıp Hukuku Günleri

Yargıtay 13. Hukuk Dairesi Üyesi Ali Selman Erkuş, sağlık alanında açılan davaların uzun yıllar sürdüğünü belirterek "Hazırlanıp karara çıkmış bu dosyaların genellikle 8-10 yıl sürdüğünü görüyoruz. Bu adil yargılamayla da ilgili bir problem" dedi.

Erciyes Üniversitesi Hukuk Fakültesi, Kayseri Barosu ve Kayseri Tabip Odası tarafından Nurcan Çetinsaya Konferans Salonu'nda gerçekleştirilen Kayseri Tıp Hukuku Günleri'nde konuşan Erkuş, istatistiklere göre tıp alanındaki davaların büyük çoğunluğunu kadın doğum branşıyla ilgili olduğunu, daha sonra ise genel cerrahi branşının geldiğini söyledi.

Sağlık alanındaki davaların nitelikli bilirkişi sorunu ve bilirkişilerden alınacak raporlar nedeniyle uzun sürdüğünü belirten Erkuş, şöyle devam etti:

"Hazırlanıp karara çıkmış bu dosyaların genellikle 8-10 yıl sürdüğünü görüyoruz. Bu adil yargılamayla da ilgili bir problem. Daha çok Adli Tıp Kurumuna gidilmekte, adli tıp kararlarına karşı genel kurula gidilmekte, olmadığı taktirde üçlü bilirkişi heyetleri oluşturulmakta. Bunlar da kısa sürmüyor. Bundan dolayı tıbbi uygulama hatalarından doğan davalarda uzun süreçlerin olduğu bir gerçek. Bundan biz de hoşnut değiliz."

Tıp davalarında hasta ya da sağlık hizmetinden faydalanan yerine tüketici tabiri kullanıldığını aktaran Erkuş, 28 Mayıs 2014'ten sonra belirli sözleşmelerin de tüketici hukukunun alanına alındığını, bundan sonraki süreçte tıbbi hataya maruz kaldığını düşünen kişilerin artık tüketici sıfatıyla tüketici mahkemelerinde haklarını arayacaklarını anlattı.

- Bilirkişi sorunu davaları uzatıyor

Erkuş, tıp davalarının büyük çoğunluğunun bilirkişiyle çözülebildiğine işaret ederek şunları kaydetti:

"Bunlar bu konuyu anlayan tıbbi kişiler. Doktorların veya tıpla uğraşanların yargıdan şikayet etmelerinden ziyade problem kendi meslektaşlarıyla da bağlantılı bir konu. Ehil bilirkişi bulunması, bilirkişinin serbestçe görüşlerini açıklaması, büyük önem arz ediyor. Son yıllarda geliştirdiğimiz metot şöyle: Örneğin, olay kadın doğumla ilgiliyse üniversiteye 'Bu dalla ilgili 3 kişilik bir heyet oluşturun, onların görüşüyle sonuca varın' gibi bir yol gösteriyoruz. Davalarımızın büyük çoğunluğu bilirkişi konusunda tıkanmaktadır. Bilirkişiler farklı görüşler bildirse de açık olan hususlar var. Bu hususlarda cesaretle kararımızı verebiliyoruz. Özellikle hekimin yükümlülüğü açısından aydınlatma ve onama hususunda. Bu davalarda tazminat konuları yüksek boyutlara ulaşabilmekte. Bu konu yine özellikle kadın doğumla bağlantılı. Özürlü doğan bebek, ömür boyu bakılması gereken bakıma muhtaç çocukların davalarında ciddi tazminatlar gerektirmekte. Şartlar oluştuğunda ve hakikaten tıbbi hata varsa bir şekilde bu konularda tazminat hususu tarafımızdan çözülmektedir."

4 oturumdan oluşan programda hukukçular, sağlık çalışanlarına şiddetten doğan cezai sorumluluk, tıbbi müdahaleden doğan zararlar ve hastanın yükümlülükleri gibi konuları değerlendirdi.

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.