İzmir'deki 'askeri casusluk' davası

İzmir'deki 'askeri casusluk' davası

İzmir'deki 'askeri casusluk' davası

İzmir'deki 'askeri casusluk' davası

15 Şubat 2016 Pazartesi 12:03
19 Okunma
İzmir'deki 'askeri casusluk' davası

İzmir'de aralarında muvazzaf askerlerin de olduğu 357 tutuksuz sanık hakkında "askeri gizli bilgi ve belge bulundurma" suçlamasıyla açılan davada savcının, tüm sanıkların "örgüt" suçundan beraatini talep etmesi, sanıklar ve avukatları tarafından memnuniyetle karşılandı.

Davanın iki numaralı sanığı emekli Albay Coşkun Başbuğ, AA muhabirine yaptığı açıklamada, savcılığın mütalaasında değindiği konuları önceki duruşmalarda dile getirdiklerini ancak daha önceki mahkemenin ifadelerini görmezden geldiğini iddia ederek, kendilerini yeniden yargılayan bu mahkemenin gerçek hukuku uyguladığını söyledi.

Mahkeme heyetinin vereceği karar öncesi, savcılığın hakkında beraat talebinde bulunmasından memnuniyet duyduğunu anlatan Başbuğ, yine de mahkemenin kesin kararının beklenmesi gerektiğini vurguladı.

Başbuğ, şöyle konuştu:

"Savcı, bizim aylardır ettiğimiz feryadı kağıda döktü. Tamamı usulsüz aramalarla elde edilen bulgular, hukuka aykırı, hiçbir delil niteliği taşımıyor ve tamamı da İstanbul'daki mahkemenin de 'dijital terör' diye ifade ettiği delillerden oluşuyor. Bize de söylenecek bir şey kalmadı, söyleyeceğimiz her şeyi söyledik. Muhtemelen akşama doğru da karar çıkacak. Bizim baştan beri hep hayal ettiğimiz ve haykırdığımız beraate inşallah akşamüstü kavuşacağız."

Deliller ve davanın baştan beri kumpas olduğunu söylediklerini hatırlatan Başbuğ, üretilen sahte delillerin hesabının sorulması gerektiğini dile getirdi.

Sahte delillerin Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) kumpası olduğunu başından bu yana anlattıklarına dikkati çeken Başbuğ, "Bugün okunan mütalaa, bu iddiamızın mührü oldu. Elbet bu işi yapanlar, bu sahte delilleri oluşturanlar, usulsüz aramaları yapanlar gün, saat gelecek, yaptığının hesabını verecek" ifadelerini kullandı.

Sanık avukatlarından Murat Ergün de savcının, mütalaasında suçlamaların özünü teşkil eden "çete, bilgi, belge bulundurma, casusluk, kadınlar ve ahlaksız ilişkiler"le ilgili iddiaların tamamını reddettiğini vurguladı.

Ergün, savcının, mütalaasında askeri görevlilerin ders ve çalışma notlarını evlerine götürmelerinin Askeri Ceza Kanunu açısından aykırılık oluşturup oluşturmadığı yönündeki değerlendirmenin, askeri savcılık tarafından irdelenmesi gerektiği görüşünü dile getirdiğini anımsattı.

Mahkeme heyetinin, savcının mütalaasına karşı savunma tarafının görüşünü alacağını bildiren Ergün, cuma gününden önce karar verilmesinin zor olduğunu savundu.

Sanık avukatlarından Atilla Ertekin de "Vicdansızlıklar bugün burada sona ermektedir. Savcılık mütalaasına mahkemenin de aynı şekilde katılacağını düşünüyorum çünkü burada artık halkın mahkemesi vardır, vicdanlarını dinleyen insanlar burada bir yargılama yapmıştır" diye konuştu.

- Davanın geçmişi

TMK 10. maddesiyle görevli Savcı Zafer Kılınç'ın "askeri gizli bilgi ve belgeleri ele geçirme, bulundurma" suçlamasıyla 49'u muvazzaf asker 357 sanık hakkında hazırladığı iddianamede, sanıklar hakkında 2 yıl ile müebbet hapis arasında değişen cezalar istenmişti.

İddianamede adı geçen 831 mağdurdan, aralarında devlet memuru, asker ve MİT mensubunun da bulunduğu çok sayıda kişinin suç örgütü tarafından fişlendiği iddia edilmişti.

Örgüt lideri olduğu iddiasıyla suçlanan marina işletmecisi Bilgin Özkaynak ile Narin Korkmaz hakkında "suç işlemek amacıyla örgüt kurmak, kişisel verileri kaydetmek, devletin güvenliğine ilişkin belgeleri temin etmek" suçlarından müebbet ve dokuzar yıl, sanıklar arasında bulunan ve dönemde Koramiral olan Donanma Komutanı Oramiral Veysel Kösele hakkında da "suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olmak, yasaklanan bilgileri temin etmek" suçlamasıyla 2 ila 6 yıl hapis cezası talep edilmişti.

İzmir 12. Ağır Ceza Mahkemesinde 16 Nisan 2013'te görülmeye başlanan davada bugüne kadar 44'ü Bursa 6. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından olmak üzere tutuklu 69 sanık tahliye edilmişti.

Özel yetkili mahkemelerin kaldırılmasına ilişkin düzenlemenin ardından davanın İzmir 5. Ağır Ceza Mahkemesinde görülmesi kararlaştırılmış, 5'i asker 10 tutuklunun da bu mahkemece tahliye edilmesiyle 357 sanıklı davada tutuklu kalmamıştı.

Milli Savunma Bakanlığının 20 Ekim 2014'te görülen duruşmadaki müdahillik talebi, "suçtan zarar görme ihtimali bulunduğu" gerekçesiyle kabul edilmişti.

- Savcı ve hakim açığa alınmıştı

Geçen hafta, HSYK 2. Dairesi, iddianameyi hazırlayan Savcı Kılınç'ı "dosyanın soruşturma sürecinde usul ve yasaya aykırı işlem tesis ettiği", davaya bakan ve sanıkların tutuklanmalarına karar veren Hakim Serdar Ergül'ü de "mesleğin şeref ve onurunu bozan ve mesleğe olan genel saygı ve güveni gideren nitelikte eylemde bulunduğu" gerekçesiyle geçici olarak görevden uzaklaştırmıştı.

Davanın soruşturmasında görev yapan polislerin bazıları, FETÖ/PDY operasyonları kapsamında gözaltına alınmış, eski İzmir Emniyet Müdürü Ali Bilkay'ın da aralarında bulunduğu 27 kişi tutuklanmıştı.

İzmir 5. Ağır Ceza Mahkemesinde yapılan duruşmada mütalaasını sunan Cumhuriyet Savcısı Ali Ertan, tüm sanıkların örgüt suçundan beraatini istemişti.

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.