İslam İşbirliği Teşkilatı 13. Zirvesi

İslam İşbirliği Teşkilatı 13. Zirvesi

İslam İşbirliği Teşkilatı 13. Zirvesi

İslam İşbirliği Teşkilatı 13. Zirvesi

15 Nisan 2016 Cuma 12:39
28 Okunma
İslam İşbirliği Teşkilatı 13. Zirvesi
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT) üyesi ülkeler olarak, ayrım yapmadan tüm terör örgütleriyle, İslamiyeti istismar eden tüm cinayet şebekeleriyle mücadele etme konusunda mutabık kaldıklarını belirterek, "Türkiye olarak gündeme getirdiğimiz İstanbul'da, İslam İşbirliği Teşkilatı Polis İşbirliği ve Koordinasyon Merkezinin kurulması önerimizin kabul görmesinden memnuniyet duyuyoruz, hayırlı olsun diyorum." dedi.

Erdoğan, İİT Genel Sekreteri İyad Medeni ile İİT 13. Zirvesi kapsamında ortak basın toplantısı düzenledi.

Dünyanın her köşesindeki Müslümanların sorunlarıyla ilgilenmenin İİT'nin asli vazifesi olduğunu, zaten bunun için kurulduğunu ifade eden Erdoğan, başından itibaren İslam Konferansı olarak çıkan bu örgüte bu adın yakışmadığını söylediklerini vurguladı.

Erdoğan, "Bir yerde konferansı verirsin, İslamla ilgili konferans da verirsin. Ama İslam Konferansı dediğiniz saman bu farklı bir şey. Bunun bir teşkilat, örgüt haline gelmesi gerekir. Şimdi temenni ediyorum ki İslam İşbirliği Teşkilatı teşkilatlanmanın, teşkilatçılığın en önemli adımlarını atıyor ve atacaktır." diye konuştu.

Zirve toplantısı vesilesiyle salı günü başlayan yarın da sürecek çok sayıda çalışma ziyareti, resmi ziyaret ve ikili temas gerçekleştirme imkanı bulduklarını dile getiren Erdoğan, görüştükleri liderlerle hem zirve gündeminde yer alan konuları, hem de karşılıklı ilişkileri değerlendirdiklerini ve değerlendirmeye devam edeceklerini söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, zirve oturumlarında terörün ağırlıklı olarak görüşüldüğünü, mezhepçiliğin üzerinde durulduğunu, iç çatışmalarla mücadeleden kalkınmaya kadar geniş bir alanda görüş alışverişinde bulunduklarını belirterek, şöyle devam etti:

"İslam İşbirliği Teşkilatı üyesi ülkeler olarak, ayrım yapmadan tüm terör örgütleriyle, dinimizi istismar eden tüm cinayet şebekeleriyle mücadele etme konusunda mutabık kaldık. Türkiye olarak gündeme getirdiğimiz İstanbul'da, İslam İşbirliği Teşkilatı Polis İşbirliği ve Koordinasyon Merkezinin kurulması önerimizin kabul görmesinden memnuniyet duyuyoruz, hayırlı olsun diyorum. Aynı şekilde Suudi Arabistan öncülüğünde kurulan Teröre Karşı İslam İttifakı Girişiminin krizler ve tehditlerle mücadelede etkili bir yapı haline getirilmesi arzumuzu ifade ettik. Uluslararası kuruluşlardaki temsil adaletsizliği, özellikle de Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin yapısına ilişkin eleştiri ve tekliflerimizi İstanbul zirvesinde üyelerle bir kez daha paylaştık. "


- "Teşkilatın kadın kolları olsun"

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İİT'nin bir gençlik kolu, gençlik yapılanması olduğunu ifade ederek, dünyanın neredeyse yarıdan fazlasının kadın olduğunu, ama kadın noktasında bir teşkilatlanmasının bulunmadığını söyledi.

Bu teklifi görüştüğü liderlerle ve İİT Genel Sekreteri Medeni ile de paylaştığını, "bir kadın yapılanması konusunda adım atalım" dediklerini ifade eden Erdoğan, şöyle konuştu:

"Aslında 3 yıl kadar önce Mısır'da benzer bir adım atıldı. Şimdi dedik ki İİT'nin bir de kadın kolu olsun, kadın kolları olsun. Müslüman kadınlar kendi sorunlarını uluslararası birçok toplantılarda bizzat kendileri ortaya koysun. Herhangi bir konuda kadın görüşünü, kadın yaklaşımını onlar bizzat ortaya koysunlar. Kadın adına erkek niye bu beyanları, açıklamaları yapsın ki. Bunu bırakalım bizzat kadınlar kendileri yapsın. 'Bu adımın da atılması gerekir' dedik. Görüştüğüm liderlerin hemen hemen hepsi de bu konuda olumlu beyanda bulundular. Zaten sonbaharda İstanbulumuzda bir konferans var. Ben kadın konferansı olayı demiyorum. O farklı bir şey. Onları yine yapalım. Ama bir de kadın kolları diye teşkilatın bünyesinde böyle bir birimin olmasını önemsiyorum."

Erdoğan, gençlerin ve kadınların teşkilat bünyesinde daha etkili bir şekilde temsil edilmesi konusundaki düşünceleri ve ısrarlarını bu zirvede de ifade etme imkanı bulduklarını dile getirdi.


- "Ortak bir Kızılay yok"

İİT üyesi ülkelerin ilk gençlik zirvesinin geçtiğimizi günlerde İstanbul'da düzenlendiğini anımsatan Erdoğan, "Kızılaylarımızın ortak bir çatı etrafında buluşarak, dünyanın en etkili yardım kuruluşu haline dönüşmesi gerektiği görüşümüzü ifade ettik. Şu anda 56 İslam ülkesinin olduğu İİT'nin ortak bir Kızılayı yok. Her ülkenin kendine has Kızılay veya farklı isimler altında bu tür kuruluşları var. Ama diyorum ki niçin böyle bir yardım kuruluşunu İİT ortak bir kuruluş haline getirmesin. Bu ortak kuruluş haline gelirse inanıyorum ki herhangi bir İslam veya gayrimüslim, hangi ülkede olursa olsun elini uzattığı zaman çok daha güçlü uzatacaktır, yardım eli oralara daha güçlü gidecektir diye düşünüyorum." diye konuştu.

Zirve sırasında üye ülkelerin dikkatine sundukları diğer bir teklifin de merkezi İstanbul olan bir Uluslararası Tahkim Müessesi kurulması olduğunu ifade eden Erdoğan, İstanbul zirvesinde kabul edilen İİT 2025 Eylem Programı'nın üye ülkelerin kalkınma çabalarına destek vereceğini, yol haritası olacak önemli bir belge olduğunu dile getirdi.

Erdoğan, başkanlığını yürüttüğü İSEDAK tarafından takibi yapılacak bu programın uygulanmasına büyük önem verdiklerini vurgulayarak, "Teşkilatın mevcut yapısı içinde Asya, Arap ve Afrika grupları mevcuttur. Bunlara bir de Bosna Hersek Devlet Başkanlığı Konseyi Başkanı değerli kardeşim Bakir İzzetbegoviç'in teklifiyle Avrupa grubunun eklenmesi söz konusu olmuştur. Türkiye olarak Avrupa kıtasında yaşayan ve sayıları 30-40 milyona yaklaşan Müslümanları temsil eden bir Avrupa Müslümanları grubunun bir an önce teşkilat bünyesinde yerini almasını arzu ediyoruz." dedi.

Erdoğan, bu hususların hayata geçirilmesi yönünde gereken adımların dönem başkanı olarak Türkiye'nin ve teşkilat sekretaryasının takibiyle süratle atılacağına inandığını kaydetti.


- "Keşmir sorunun çözülmemesi anlayamıyorum"

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, dünyanın çeşitli bölgelerinde yaşanan ve Müslümanları yakından ilgilendirdiğine inandığı birkaç hususa da değinmek istediğini söyleyerek, şöyle devam etti:

"Azerbaycanlı kardeşlerimizin, uzun yıllardır Ermeni işgalinde bulunan ve yaklaşık 25 yıldır, Birleşmiş Milletler'in Azerbaycanlı kardeşlerimizin lehinde vermiş olduğu karara rağmen, kurulan Minsk Üçlüsü'yle, Amerika, Rusya, Fransa, 25 yıldır çözüme kavuşturulamayan Karabağ meselesini ki Karabağ'da verdikleri mücadeleyi desteklediğimizi tekraren ifade ediyorum ama bu Minsk Üçlüsü'nün bunu sonuçlandırmamasını ben anlayamıyorum. Bu konuda da ciddi adımların atılması gereğini 13. İslam İşbirliği Teşkilatı Zirvesi'nin bu basın açıklamasında gündeme getirmiş oluyoruz. Kosova, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti gibi henüz İslam ülkelerinin tamamı tarafından tanınmamış devletlerle ilgili diplomatik adımların bir an önce atılması gerekiyor. Bunu da yine gündeme getirdim. Hala 56 İslam ülkesi içerisinde Kosova'yı tanımamış ülkelerin olması da bizi üzmektedir. Yani burada 'işte biz şundan dolayı tanıyamıyoruz' gibi bazı gerekçelerle bu işi ertelemelerini anlamakta zorlanıyorum. Cammu Keşmir sorununun çözümü için en doğru ve en hakkaniyetli yolun bölge halkının tercihlerine kulak verilmesi olduğuna inanıyoruz. 10 yıllardır devam eden bu Keşmir sorununun bu kadar uzatılmasını anlamak da mümkün değil. Halkın taleplerine halkın bu noktadaki tercihlerine kulak verilmeyen bir Keşmir meselesi vardır."

(Sürecek)

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.