İslam İşbirliği Teşkilatı 13. Zirvesi

İslam İşbirliği Teşkilatı 13. Zirvesi

İslam İşbirliği Teşkilatı 13. Zirvesi

İslam İşbirliği Teşkilatı 13. Zirvesi

14 Nisan 2016 Perşembe 12:22
İslam İşbirliği Teşkilatı 13. Zirvesi
Sağlık Bakanı Mehmet Müezzinoğlu, bugün ellerinde kanserin İslam dünyasındaki durumuna ilişkin somut çalışmaların mevcut olmadığını belirterek. "Ancak kanserin düşük ve orta gelirli ülkelerde görülme sıklığı ve oluşturduğu sorunlar göz önünde bulundurulduğunda İslam ülkelerinin ekonomik durumları da hesaba katıldığında kanserin İslam dünyasının da önemli bir sorunu olduğunu görüyoruz." dedi.

Müezzinoğlu, İslam İşbirliği Teşkilatı 13. Zirvesi kapsamında Lütfü Kırdar Kongre Merkezi'nde düzenlenen "Kanserle Mücadelede Hanımefendilerin Liderliği Özel Oturumu"nun açılışında yaptığı konuşmasına Srebrenitsa'nın acılı annelerini, Somali'de açlıkla mücadele içinde çocuklarını beslemeye çalışan onurlu kadınları, Doğu Türkistan'da, Myanmar'da zulümlere maruz kalan anneleri, Gazze'de bombalar altında çocuklarını büyütmek zorunda olan Filistinli kadınları, Suriye'de acımasız savaş nedeniyle yerlerinden edilip çocuklarıyla Türkiye'ye ve başka ülkelere sığınmak durumunda bırakılan anneleri, İslam aleminin dört bir yanında sıkıntı ve imkansızlıklar altında çocuklarını ve ailelerine kol kanat gererek onlara hayat ışığı aşılamaya çalışan ümmetin tüm vefakar hanımlarını selamlayarak başladı.

İslam İşbirliği Teşkilatı çatısı altında sağlık alanındaki çalışmalarının her geçen gün artmasından duyduğu memnuniyeti dile getiren Müezzinoğlu, Türkiye olarak bu gelişmelere her türlü desteği verme gayreti içinde olduklarını ifade etti.

Gerek bilimsel toplantı ve organizasyonlara ev sahipliği yaparak, gerekse teşkilatın sağlık teknik kapasitesine katkıda bulunmaya çalışarak bu niyetlerini eyleme dönüştürme çabası içinde olduklarını anlatan Müezzinoğlu, burada iş birliğinin somut meyvelerinden birini daha görmekten memnun olduklarını bildirdi.

Türkiye'nin, İslam İşbirliği Sağlık Stratejik Eylem Planı'nın Hastalıkların Kontrolü ve Önlenmesi Teması'nın lider ülkesi olduğunu ve kanseri de bu konuda mücadele edilmesi gereken en önemli hastalıklardan biri olarak gördüğünü belirten Müezzinoğlu, bulaşıcı olmayan hastalıkların insan sağlığı açısından artan bir tehdit oluşturduğunu kaydetti.

Bakan Müezzinoğlu, bunlardan özellikle kanserin gerek tedavisinde yaşanan zorluklar, gerek dünya nüfusu üzerinde görülme sıklığı ve gerekse neden olduğu yüksek ölüm oranları sebebiyle diğerlerinden farklı bir öneme sahip olduğunu vurguladı.

Müezzinoğlu, konuşmasına şöyle devam etti:

"Bugün maalesef elimizde kanserin İslam dünyasındaki durumuna ilişkin somut çalışmalar mevcut değildir ancak kanserin düşük ve orta gelirli ülkelerde görülme sıklığı ve oluşturduğu sorunlar göz önünde bulundurulduğunda İslam ülkelerinin ekonomik durumları da hesaba katıldığında kanserin İslam dünyasının da önemli bir sorunu olduğunu görüyoruz. Ve diyoruz ki gelin hep birlikte bu soruna dikkat çekelim daha sağlıklı bir dünya için bir farkındalık oluşturalım. Her birimizin muhakkak ki kanserle mücadele konusunda paylaşacak çok kıymetli tecrübeleri, birikimleri ve kapasiteleri mevcuttur. 'Kendisi için istediğini mümin kardeşi için istemeyen hakiki iman etmiş olamaz' diyen bir Peygamberin ümmeti olarak, iyilik adına bu birikimlerimizi paylaşmak ümmet olmanın bir gereğidir. 'Bir kişiye hayat veren tüm insanlığa hayat vermiş gibidir' ayeti kerimesinin mucibi gereğince bu gibi organizasyonlarda oluşacak kararlılık ve toplumsal farkındalığın vatandaşlarımızın hayatını korumada çok önemli katkılar sunacağı inancını taşıyorum."

Kanserle ilgili rakamlardan bahsetmeyeceğini ifade eden Müezzinoğlu, vatandaşlardan her geçen gün birilerini, ailelerinden, sevdiklerini alıp götüren kanserle başa çıkmanın kendilerini korkuttuğu kadar zor olmadığını anlatmaya çalışacağını dile getirdi.

Bakan Müezzinoğlu, şöyle konuştu:

"Kanseri kendi hayatımıza bizim davet ettiğimizden, onu aramızda kendimiz besleyip büyüttüğümüzden bahsetmek istiyorum. Sigara, alkol, sağlıksız beslenme, obezite, hareketsiz yaşam tarzı, savunma çemberimizi kıran kanser risk faktörleridir. Kanser bize buralardaki zayıf noktalardan saldırıyor. Öyleyse kansere karşı bizi zayıf bırakan yanlışlıkları hayatımızdan çıkaracak tedbirleri alarak, sağlıklı yaşam kültürünü benimseyip hayatımıza katarak kanserin önüne geçebiliriz. Sigarayla mücadele, sağlıklı beslenme, kötü alışkanlıklardan uzak durma bizim elimizde. Hareketli yaşamı biz başarabiliriz. Biz Türkiye olarak ne yaptık? Önce kanser kayıtçılığıyla başlatarak, Türkiye'nin 81 vilayetinde ve her birinde teşhisten itibaren kanserde hayatta kalım oranlarının takip edildiği kanser merkezlerimizi oluşturduk."

- "Kemoterapi ilaçları ve morfin üretimine başladık"

Dünya Sağlık Örgütü'nün eğitim merkezi olarak kabul ettiği dünyadaki 6 merkezden birisinin İzmir'de olduğunu dile getiren Müezzinoğlu, "Kısaca KETEM olarak adlandırdığımız Kanser Erken Teşhis ve Eğitim Merkezlerimizin sayısı 81 vilayetimizde 197'ye ulaştı. Bu yıl bunlara 40 ilave merkez daha katacağız." dedi.

Her bir merkezde kolorektal kanserler, cervix kanseri ve meme kanseri taramalarının yapıldığını anlatan Müezzinoğlu, bunların her birinde dijital mamografi cihazının bulunduğunu, bu güne kadar risk grubundaki 5 milyon kişiye tarama yaptıklarını kaydetti.

Kırsal bölgelerde tarama yapan 24 mobil araçlarının olduğunu, önleme tedbirleri kapsamında tütün, obezite, fiziksel inaktiviteye karşı kapsamlı programlar hazırladıklarını belirten Müezzinoğlu, konuşmasını şöyle sürdürdü:

"Tütün kullanımına bağlı kanserlerde ciddi azalmalar başladı. Obeziteye karşı okul kantinlerinde sağlıksız yiyecekleri yasakladık. Fiziksel aktiviteyi teşvik amaçlı bir kilometre bisiklet yolu yapan belediyelerimize bin, 5 kilometre bisiklet yolu yapan belediyelerimize de 5 bin adet, yani her bir metreye bir bisiklet hediye edecek projeleri başlattık. Dünyada Ulusal Kanser Eylem Programı olan sayılı ülkelerden biriyiz. Türkiye'de sağlık güvencesi kapsamında tüm standart tedavileri ücretsiz veriyoruz. Yerli kemoterapi ilaçları ve morfin üretimine başladık. Tüm yurtta yaşam kalitesine yönelik Palyatif Bakım Merkezleri ve Evde Sağlık Hizmetlerimiz devreye girdi. Sağlıkta Ar-Ge ve İnovasyon teşvik ve takip amacıyla Türkiye Sağlık Enstitüleri Başkanlığı (TUSEB) altında Kanser Enstitüsü'nü kurduk. Kanserli hastalar için kişiye özgü tedavi amaçlı Kanser Genom Projesi'ni başlattık."

Sağlık Bakanı Mehmet Müezzinoğlu, bütün bunların sadece gelişmiş ülkelerde yapılacak kadar büyük bütçeler gerektirmediğini, zannedildiği kadar çok pahalıya da mal olmadığını söyledi.

- " Türkiye tütünle mücadelede dünyada başarılı olmuş en iyi örnek olarak gösterilmektedir"

Bunun sadece iyi planlama, kaynakların etkili ve verimli kullanma meselesi olduğunu anlatan Müezzinoğlu, "Sahip olduğumuz imkanlarımızı ve gücümüzü birleştirerek hep birlikte daha büyük başarılar elde edebiliriz, başarıları birlikte elde edebiliriz. Biz Türkiye Cumhuriyeti Devleti olarak Ümmetin hayrına olacak işlerde, tecrübe ve birikimlerimizi sizlerle paylaşmaktan mutlu oluruz" diye konuştu.

"Hayatın kaynağı, merhametin, şefkatin, zarafetin ve nezaketin sembolü olan siz hanımefendilerin en üst düzeyde böyle bir girişimde bulunarak ümmet için bir adım atmaları bizleri daha da cesaretlendirmektedir." diyen Müezzinoğlu, cenneti anaların ayağının altına seren güzel dinin hanımefendilerini bu vesileyle tekrar tebrik ettiğini kaydetti.

Müezzinoğlu, konuşmasına şöyle devam etti:

"İslam dünyasına yönelik oluşturulmaya çalışılan umumi efkarın aksine bugün burada İslam hanımefendileri olarak atmış olduğunuz bu adımı takdirle karşılıyorum. Kanserle mücadeledeki en önemli safhalardan birisi şüphesiz ki farkındalıktır. Farkında olacağız ki mevcut durumun resmini görelim. Farkında olacağız ki çözüm için gerekli adımları atalım. Bu tablo bana çok net bir şekilde gösteriyor ki, evet kanser hastalığının ve bu hastalıkla mücadelenin öneminin farkındayız. Hep birlikte el ele kanseri yenebiliriz. Sağlık sorunlarının çözümünde farkındalık ne kadar önemliyse liderlik de bir o kadar önemlidir. Her ne kadar sistemler ve toplumlar gereken özveriyi göstermeye hazır olsalar da kararlı, teşvik edici ve sürdürülebilir bir liderlik olmadan istenilen neticeyi almak güçtür. Kısa bir örnek teşkil etmesi açısından bugün Türkiye'nin tütün kontrol çalışmalarındaki mücadelesinde Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın güçlü liderliğinin, savunuculuğunun ve oluşturduğu farkındalığın en önemli etkenlerden olduğunun altını çizmek isterim. Bu güçlü liderlik ve savunuculuk sayesinde Türkiye, tütünle mücadelede dünyada başarılı olmuş en iyi örnek olarak gösterilmektedir. Kıymetli hanımefendiler temennim odur ki, bugün sizlerin liderliğinde, İstanbul'umuzda, tohumları atılan bu güzel farkındalık gayreti en yakın zamanda tüm İslam coğrafyasına yayılacak ve kanserle mücadele konusunda gerek devletlerimiz gerekse İİT nezdindeki çalışmalar yoğunlaşarak devam edecektir."

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.