İl Müftüsü Doç. Dr. Şahin Güven:

İl Müftüsü Doç. Dr. Şahin Güven, Mehmet Akif Ersoy'un, şairliğinin yanı sıra, iyi bir hafız olduğunu ve Kur'an-ı Kerim'in mealini yazdığını söyledi.

İl Müftüsü Doç. Dr. Şahin Güven:

İl Müftüsü Doç. Dr. Şahin Güven, Mehmet Akif Ersoy'un, şairliğinin yanı sıra, iyi bir hafız olduğunu ve Kur'an-ı Kerim'in mealini yazdığını söyledi.

18 Mart 2016 Cuma 05:54
36 Okunma
İl Müftüsü Doç. Dr. Şahin Güven:

İl Müftüsü Doç. Dr. Şahin Güven, Mehmet Akif Ersoy'un, şairliğinin yanı sıra, iyi bir hafız olduğunu ve Kur'an-ı Kerim'in mealini yazdığını söyledi.

İl Müftüsü Doç. Dr. Şahin Güven, Kayseri Dini Yüksek İhtisas Merkezi Konferans salonunda 'Mehmet Akif Ersoy'un Tefsir Anlayışı' konulu konferans verdi.

Mehmet Akif Ersoy'un şairliğinin yanı sıra iyi bir hafız olduğu, bununla birlikte Sebîlü'r-reşâd ve Sırâtı Müstakîm dergilerinde tefsir ile ilgili yazılar yazdığı konularına değinen İl Müftüsü Güven, "Akif'in ilmi kişiliği ve fikir adamı olma yönü, şairliği ve ademe mahkum edilmesinin arkasında kalmıştır. Cumhuriyetin ilk yıllarında Diyanet'e verilen üç görevin; bir hadis kitabı, bir tefsir kitabı ve bir de meal yazma işinden, meal yazma işi Akif'e tevdi ediliyor. Akif bunu kabul etmek istemese de Ahmed Hamdi Akseki'nin "Senden tercüme istemiyoruz, yalnızca meal istiyoruz" sözleri üzerine kabul etmiştir." diye konuştu.

Mehmet Akif Ersoy'a, 'Kur'an Şairi' dendiğini de belirten İl Müftüsü Güven sözlerini şöyle sürdürdü:

"Şiirini Kur'an'ın anlaşılmasına tercüman etmiş, demektir. Yaşadığı dönemdeki tefsir tahsiline dair şu tespitlerde bulunmaktadır. Zamanımızda tefsir-i şerif tahsilinin hayli tedenni etmiş olduğu malumdur. Adeta Kur'an-ı Kerim-i bilme, anlamak ehemmiyetsiz, faidesiz bir iş gibi telakki olunmağa başlamıştır. Ortada Kur'an-ı Kerim artık anlaşılmış, haşa daha bilinecek bir yeri kalmamış gibi bir zehab-ı batıl türemiştir. Bir mantık kitabı ile senelerce uğraşıldığı halde talebe-i ulümun Celaleyn ma'lümatı kadar olsun tefsirden bibehre oluşu şüphesiz pek büyük bir kusurdur. Ajif, meailini yazmaya 1926 yılında başladı. Daha sonra Mısır'a göç etti ve mealinin bir kısmını Elmalılı'ya gönderdi, bu nedenle de eleştiri aldı ve eleştirilerden dolayı meailini basmadığını söyledi. Türkiye'ye gelirken Yozgatlı İhsan Efendiye 'Ben geri dönmezsem mealimi yakarsın' diyerek vasiyette bulunduğunu söylemiştir. Kimi Meallerin ideolojik olduğunu 'Bana okuduğun meali söyle sana cemaatini söyleyeyim' durumuna geldiğini, bu durumun gelecek için çok tehlikeli olduğunu ve günümüzde yazılan bazı ayetlerin kes kopyala yapıştır durumunda olduğunu ifade etmiştir."

İl Müftüsü Güven, daha sonra Osmanlının son dönemi ile Cumhuriyet Türkiye'sinde yapılan meallerin durumu ile ilgili bilgiler verdi ve bu meallerden öğrencilerin nasıl istifade etmesi gerektiğine dair değerlendirmelerde bulundu.

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.