HRW : Türkiye-AB anlaşması koruma alanı değil, 'ölüm tuzağı'

İnsan Hakları İzleme Örgütü (HRW), AB-Türkiye zirvesinde masaya yatırılan anlaşma tasarısının “mültecilerin, sığınmacıların ve göçmenlerin haklarını koruyan uluslararası hukuka karşı rahatsız edici bir saygısızlık timsali" olduğu uyarısı yaptı.İnsan Hakları İzleme Örgütü İcra Direktörü Kenneth Roth AB'ye üye ülkelerin hükümet liderlerine yazdığı bir mektupta, 8 Mart'ta duyurulan Ortak Eylem Planının yeni unsurlarını 17-18 Mart'ta yapılacak Avrupa Konseyi toplantısında reddetmeye çağırdı.Örgütün internet sitesinde yapılan açıklamada planın, "Yunan adalarına Türkiye'den geçi

HRW : Türkiye-AB anlaşması koruma alanı değil, 'ölüm tuzağı'

İnsan Hakları İzleme Örgütü (HRW), AB-Türkiye zirvesinde masaya yatırılan anlaşma tasarısının “mültecilerin, sığınmacıların ve göçmenlerin haklarını koruyan uluslararası hukuka karşı rahatsız edici bir saygısızlık timsali" olduğu uyarısı yaptı.İnsan Hakları İzleme Örgütü İcra Direktörü Kenneth Roth AB'ye üye ülkelerin hükümet liderlerine yazdığı bir mektupta, 8 Mart'ta duyurulan Ortak Eylem Planının yeni unsurlarını 17-18 Mart'ta yapılacak Avrupa Konseyi toplantısında reddetmeye çağırdı.Örgütün internet sitesinde yapılan açıklamada planın, "Yunan adalarına Türkiye'den geçi

15 Mart 2016 Salı 14:41
22 Okunma
HRW : Türkiye-AB anlaşması koruma alanı değil, 'ölüm tuzağı'

İnsan Hakları İzleme Örgütü (HRW), AB-Türkiye zirvesinde masaya yatırılan anlaşma tasarısının “mültecilerin, sığınmacıların ve göçmenlerin haklarını koruyan uluslararası hukuka karşı rahatsız edici bir saygısızlık timsali" olduğu uyarısı yaptı.

İnsan Hakları İzleme Örgütü İcra Direktörü Kenneth Roth AB'ye üye ülkelerin hükümet liderlerine yazdığı bir mektupta, 8 Mart'ta duyurulan Ortak Eylem Planının yeni unsurlarını 17-18 Mart'ta yapılacak Avrupa Konseyi toplantısında reddetmeye çağırdı.

Örgütün internet sitesinde yapılan açıklamada planın, "Yunan adalarına Türkiye'den geçiş yapan tüm 'düzensiz göçmenlerin' büyük ölçekli, hızlandırılmış geri gönderme işlemlerini başlatarak, Türkiye'den Yunanistan'a doğru göç ve mülteci akışını kesmeyi" hedeflediği yinelendi.

Açıklamada ayrıca, "Türkiye'ye geri gönderilen her Suriyeli için bir AB üye ülkesinin Türkiye'den başka bir Suriyeli mülteciyi yeniden yerleştirme için kabul edeceği sözüne karşılık, düzensiz yollarla gelen Suriyelileri de Türkiye'ye geri gönderecek. Geçici anlaşmada AB'nin, Suriye topraklarında 'güvenli bölgeler' denen alanların kurulması çabalarında Türkiye'yle işbirliği yapma taahhüdü de yer alıyor" denildi.

"Hızlandırılmış geri dönüş, aslında AİHS'nin yasakladığı toplu sınır dışı"

Roth'un 14 Mart'ta gönderdiği mektupta, İnsan Hakları İzleme Örgütü her üç noktaya da itiraz etti.

Planın “çelişkili bir temele dayandığına" dikkat çeken Roth, "büyük ölçekli hızlandırılmış geri dönüşler - aslında, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin (AİHS) yasakladığı toplu sınır dışı - ile geri gönderilecek kişinin uluslararası korumaya ihtiyacı olmadığının tespit edilmesine dair gereklilik arasındaki ikileme" işaret etti.

Mektubunda Roth, "AB ve uluslararası mülteci hukukuna göre iltica veya ikincil koruma talebi dikkatle değerlendirilmelidir ve bu tür bir korumaya gerek duyan hiç kimse zorla geri gönderilemez” dedi.

İkinci endişe verici konunun Yunanistan'dan Türkiye'ye geri gönderilecek her Suriyeli sığınmacının yerine, Türkiye'den bir mültecinin yeniden yerleştirme için "değiş tokuş yapılacak olması" olduğuna vurgu yapıldı.

"Yeniden yerleştirme, iltica hakkı yerine konamaz"

Roth, “Türkiye ve diğer ön saflardaki ülkelerden yeniden yerleştirme için kabul edilecek mülteci sayısında ciddi bir artış olmasını destekliyoruz ve bu olasılık Suriyeli mültecileri, yaşadıkları çileye kalıcı bir çözüm bulununcaya kadar, Türkiye'de ve diğer ilk sığınma ülkelerinde güven içinde ve insan onuruna yakışır bir biçimde ikamet edebileceklerine ikna edecektir" dedi.

Buna rağmen İnsan Hakları İzleme Örgütü'nün "mültecilerin yerleştirilmesiyle sığınmacıların zorla geri gönderilmesi arasında herhangi bir şartlılık önerisine" temkinle yaklaştığını söyledi.

Roth, "Yeniden yerleştirme, korumaya son derece yararlı bir destek olabilir; ama asla iltica hakkı yerine konamaz” diye açıkladı.

"Ölüm tuzağı"

Roth, üçüncü bir nokta olarak, AB'nin “ Suriye sınırları içinde yerel nüfusun ve mültecilerin daha güvenli bölgelerde yaşamasına olanak verecek insani koşulların geliştirilmesi için ortak girişimlerde bulunma” önerisinin de tehlikeli olduğunu söyledi.

Roth, “Bu anlaşmanın genel bağlamı - Avrupa'ya göç akınını durdurmak - bu ortak girişimin gerçek amacının Suriyeli sivilleri karşılaşabilecekleri zarar görme tehlikelerinden korumak değil, daha ziyade yerinden edilmiş kişilerin akışını kontrol altında tutmak olduğunu açıkça ortaya koyuyor” uyarısını yaptı ve ekledi:

“Bu anlaşma, koruma alanı olmaktan çok ölüm tuzağı olacağa benziyor.”

Türkiye'nin "giderek kötüleşen insan hakları durumu"na da dikkat çekilen mektupta, İnsan Hakları İzleme Örgütü'nün “mülteci ve göçmenlerin gelişini durdurmak için Ortak Eylem Planı'nı garantileme derdine düşen AB'nin, Türkiye Cumhurbaşkanı'nın insan haklarını baskı altına almasını ve Türkiye'nin demokratik çerçevesini yürürlükten kaldırmasını görmezden gelmeye hevesli olmasından derin endişe duyduğu” uyarısı yapıldı.

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.