Hoca Ahmed Yesevi Yılı Anısına Divan-ı Hikmet Sohbetleri

Hoca Ahmed Yesevi yılı münasebetiyle Ahmed Yesevi Üniversitesi tarafından 'Divan-ı Hikmet Sohbeti' düzenlendi.

Hoca Ahmed Yesevi Yılı Anısına Divan-ı Hikmet Sohbetleri

Hoca Ahmed Yesevi yılı münasebetiyle Ahmed Yesevi Üniversitesi tarafından 'Divan-ı Hikmet Sohbeti' düzenlendi.

26 Nisan 2016 Salı 10:47
27 Okunma
Hoca Ahmed Yesevi Yılı Anısına Divan-ı Hikmet Sohbetleri
Hoca Ahmed Yesevi yılı münasebetiyle Ahmed Yesevi Üniversitesi tarafından "Divan-ı Hikmet Sohbeti" düzenlendi.

Ahmed Yesevi Üniversitesi tarafından, UNESCO 2016 Hoca Ahmed Yesevi yılı anısına "Divan-ı Hikmet Sohbetleri" düzenlendi. TİKA' da düzenlenen sohbete Ahmed Yesevi Üniversitesi Mütevelli Heyet Başkanı Prof. Dr. Musa Yıldız, Ahmed Yesevi Üniversitesi Mütevelli Heyet Üyesi Prof. Dr. Muhittin Şimşek ve konuşmacı olarak İstanbul Medeniyet Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. İhsan Fazlıoğlu katıldı. Programda, Gazi Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Abdülkadir Güllü, kendisinin yazdığı "Hoca Ahmed Yesevi" isimli şiiri okudu. Ardından ise İstanbul Medeniyet Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Fazlıoğlu, Hoca Ahmet Yesevi ile ilgili olarak sohbette bulundu. Konuşmanın başlığını "Hakikatli ve Siyasetli İnsan Olmanın İmkanı" olarak belirlediğini kaydeden Fazlıoğlu, "Şiir, kıyasa konu olmaz. Şiir üzerine çalışan ve şiir üzerinden o dönemin entelektüel hayatı, metafiziği, varlık anlayışı ve benzeri konularda bir metin üretecek kişinin, özellikle metin içi kavramsal örgüleri ve yargıları ciddi bir şekilde göz önünde bulundurması gerekiyor. Divan-ı Hikmet'in kavramsal ve yargısal ilişkilerini dikkate alarak bir modelleme yapacağım. Kişisel kanaatim, şiir müzikle birlikte insan olma bilincinin en üst ifadesidir. Şiir yazan bir zihni ya da bir kültürü yenmek çok zordur. Özellikle, bir fikir, entelektüel hareket şiir üretmeye başladığı zaman onun kalıcılığı ve sürekliliği artar. Türk tarihine baktığımız zaman Yunus Emre, Aşık Paşa gibi adlar bizim kalıcılığımızı arttıran, sürekliliğimizi sağlayan ve dik durmamızı, uyanıklığımızı örgütleyen metinlerdir. Ahmed Yesevi'nin Divan-ı Hikmet'i, özellikle Orta Asya dünyasında dolaştığım ve gördüğüm kadarıyla oradaki farklı siyasi teşekküller kurmakla birlikte hemen hemen tüm Türkçe konuşan halkların bir tür manevi vatanı olarak bugüne kadar gelmiştir. Yesevi'nin şikayet ettiği önemli bir konu, yalgan dediği; sahtelik, riyakarlık, yalan, yalancılık ve bunlara eşlik eden diğer kavramlardır. Özellikle söze bağlı yaşamak. Bunun karşılığı ise, ihlas, samimiyet, liyakat ve mana ile yaşamak. Dolayısıyla bütün modelin dayandığı kavram çiftleri ve bu kavram çiftlerinin özeti, söz ile yaşamak ve mana ile yaşamaktır" diye konuştu.
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.